WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/5736 E.  ,  2024/846 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/5736
Karar No : 2024/846

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : .. Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : ..
VEKİLİ : Av. ….

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E.., K.. sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, Polatlı ilçesi, Topçu ve Füze Okul Komutanlığında uzman onbaşı adayı olarak görev yapan davacının, hakkında yaptırılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz olduğundan bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin .. tarihli ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: .. İdare Mahkemesinin . tarih ve E:., K:… sayılı kararıyla; Anayasa Mahkemesinin 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile 4045 sayılı Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, bu kararın 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdiği, 4045 sayılı Kanun'un 1. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükte olduğu dönemde, anılan Yasa hükmüne dayanılarak tesis edilen dava konusu işlem, Anayasa Mahkemesinin sözü edilen iptal kararı ile ortaya çıkan hukuki durum nedeniyle yasal dayanaktan yoksun hale geldiğinden, dava konusu işlemde hukuka uygunluk görülmediği; söz konusu Anayasa Mahkemesi kararında, kamu görevlisi olacak kişilerde birtakım koşulların aranmasının ve bu kapsamda ilgililer hakkında güvenlik soruşturması yapılmasının kanun koyucunun takdirinde olduğunun vurgulandığının görüldüğü; dolayısıyla, bahsedilen kararda, güvenlik soruşturması detaylarının kanunda gösterilmesi, kişisel verilerin güvenliğine ve özel hayatın gizliliğine ilişkin güvenceleri sağlayan kuralların kanunda yer alması koşuluyla güvenlik soruşturmasının ve arşiv araştırmasının yapılabileceğinin ortaya koyulduğu, bakılmakta olan dava devam ederken 17/04/2021 tarihli ve 31457 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca davacının durumunun davalı idarece makul bir süre içinde yeniden değerlendirmeye tabi tutularak, bu değerlendirmenin sonucunda davacının sözleşmesinin feshedilip feshedilmeyeceğine ilişkin yeniden bir işlem tesis edilmesi gerektiği; diğer yandan, her ne kadar davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçundan adli işlem yapıldığı şeklinde elde edilen istihbari bilgi dayanak alınarak dava konusu işlem tesis edilmiş ise de, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde verilen ceza; ertelense, seçenek yaptırımlara çevrilse, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilse veya affa uğrasa dahi; hırsızlık suçundan dolayı mahkum olanların sözleşmesinin feshedilerek Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişiğinin kesileceğinin düzenlendiği, davacı hakkındaki savcılık dosyasının halen derdest olduğu ve hakkında henüz verilmiş bir karar bulunmadığı gibi yargılama safahatına bile geçilmediği, kişiler hakkında böylesi ağır sonuçlar doğuracak kararların alınabilmesi için öncelikle o kişiye isnat edilen suçun o kişi tarafından işlendiğinin tüm şüphelerden uzak bir şekilde ortaya konulması gerektiği; bir başka anlatımla, bir kimsenin suç teşkil eden fiili işleyip işlemediğinin, tüm bilgi ve belgelerin toplanarak yargı mercileri tarafından verilen kararlar ile ortaya konulması gerektiği, böylece davacıya isnat edilen bilişim sistemlerini kullanmak suretiyle hırsızlık suçunun, davacı tarafından işlenip işlenmediğine ilişkin herhangi bir savcılık kararı ya da mahkemeye intikal ederek yapılan yargılama sonucu verilen herhangi bir mahkumiyet kararının bulunmadığı anlaşıldığından, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, yürürlükteki mevzuat uyarınca tesis edildiği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesince verilen kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
İdare Mahkemesince verilen kararda her ne kadar; davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması sonucunda "bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle hırsızlık" suçundan adli işlem yapıldığı şeklinde elde edilen istihbari bilgi ile ilgili 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesi kapsamında bir değerlendirme yapılarak, bu iddia ile ilgili bir mahkumiyet kararının bulunmaması sebebiyle de dava konusu işlemin hukuka uygun olmadığı gerekçesine de yer verilmiş olmasında hukuki isabet görülmemiş ise de; bu husus, karardaki diğer gerekçenin hukuka uygun bulunması karşısında, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine yönelik Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:., K:… sayılı kararının gerekçesi düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de .. Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 26/02/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.