WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/4784 E.  ,  2023/6400 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/4784
Karar No : 2023/6400

TEMYİZ EDENLER (TARAFLAR):
1- DAVACI: …
VEKİLİ: Av. …

2- DAVALI: … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08/02/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük hakların iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:.. sayılı kararla; uyuşmazlıkta, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturması kapsamında elde edilen bilgi notunda, davacıya ilişkin herhangi bir bilgiye yer verilmemekle birlikte, davacının erkek kardeşine ilişkin tespitlere yer verildiği, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının olumsuz olması sonucunu doğuracak bir işlem ya da hakkında açılmış bir kamu davası sonucunda verilmiş bir mahkumiyet kararı olduğuna ilişkin davalı idarece herhangi bir bilgiye yer verilmediği, yapılan ara kararlarına karşı savcılıklarca verilen cevaplardan ve UYAP sorgusundan, davacı hakkında yapılan herhangi bir ceza soruşturması ve kovuşturmasının olmadığının da anlaşıldığı, davacının erkek kardeşleri açısından yapılan tespitlerin, Anayasa'nın 38. maddesinde de yer alan ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi gereği, davacının sorumlu tutulamayacağı anlaşılmakta olup, davacı hakkında herhangi bir tespit olmadan sadece erkek kardeşi hakkındaki tespitlere dayanarak güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğundan bahisle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı, ayrıca, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunmuş olmasının, davacının doğrudan güvenlik soruşturması yönünden sakınca taşımadığı anlamına gelmeyeceği, kendisinin terör örgütüne aidiyeti, iltisakı veya irtibatı olup olmadığı, örgütle sıkı işbirliği içinde bulunup bulunmadığı, bunları destekleyip desteklemediği, sempatizanı olup olmadığı yönünden de idarece araştırma yapılması gerekmekte olup, ancak, bu yönden bir sakınca görülmemesi halinde ilgili yönetmelikteki diğer şartlarla birlikte durumunun yeniden değerlendirileceği; öte yandan, verilen kararın davacının doğrudan atanması sonucunu doğurmayacağı, belirtilen hususlar göz önüne alınmak suretiyle idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı, davacının atanıp atanamayacağı ve hangi tarihte atanacağı belirsiz olduğundan, davacının parasal ve özlük hakkına ilişkin isteminin bu aşamada karşılanma olanağı bulunmadığı ve karar verilmesine yer olmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline ve davanın mahrum kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmı hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onikinci Dairesinin 16/12/2021 tarih ve E:2021/4593, K:2021/6881 sayılı bozma kararına uyularak; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştayın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk Devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; Anayasa Mahkemesinin anılan iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanıp, aynı tarihte yürürlüğe konulduğu, dava konusu uyuşmazlık temyiz aşamasında iken, 17/04/2021 tarihinde 7315 sayılı Kanun'un Resmi Gazete'de yayımlanmak suretiyle yürürlüğe konulduğu, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; uyuşmazlıkta, davacı hakkında verilecek iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra, davalı idarece davacının durumu yeniden değerlendirileceğinden, davacının yoksun kaldığı haklarının işlem tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında bu aşamada karar verilmesine olanak bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI:
Davacı tarafından; Söz konusu kararda mahrum kalınan parasal ve özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmemesi hukuka aykırı olup, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu yönden bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
Davalı idare tarafından; Davacının, MY 114-1 (C) Silahlı Kuvvetler İstihbarata Karşı Koyma, Koruyucu Güvenlik ve İşbirliği Yönergesinine göre yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlanması üzerine sözleşmesinin sonlandırıldığı, 4045 sayılı Kanun'un işlem tarihinde yürürlükte olduğu ve buna göre tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, harçtan muaf idareleri aleyhine yargılama giderine hükmedilmemesi gerektiği belirtilerek, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının aleyhe olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;

MADDİ OLAY:
MEBS Okulu ve Eğitim Merkezi Komutanlığında uzman erbaş olarak görev yapan davacı tarafından, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin 08/02/2019 tarihli işlemin iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu düzenlemesine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde, “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup, idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta, davacının, dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı; temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin iptali yönündeki istinaf başvurusunun gerekçeli reddi; parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük hakların iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönündeki karar hakkında ise istinaf başvurusunun reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle ödenmesine ve özlük hakların iadesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, istem hakkında verilen karar verilmesine yer olmadığı yönündeki karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kısmen reddi, kısmen gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi ve özlük haklarının iadesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın, bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 06/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.