Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/3401 E. , 2023/7158 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/3401
Karar No : 2023/7158
TEMYİZ İSTEYEN TARAFLAR :
1- DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
2- DAVALI : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Edirne 54.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında sözleşmeli Astsubay Tnk. Üçvş. olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dava konusu işlem, davacının "maiyetinin gözetiminde ihmal göstermek" eyleminden cezasının bulunması ve amirinin kendisi hakkında menfi kanaatinin bulunması gerekçeleri yönünden incelendiğinde; "maiyetinin gözetiminde ihmal göstermek" eyleminden dolayı 18/01/2014 yılında aylıktan kesme cezası ile cezalandırıldığı, amirinin menfi kanaatinin ise 2015 yılına ilişkin olduğu, ancak davacının, 2007 yılından 2020 yılına kadar davalı idare bünyesinde görev yaptığı, 2015 yılından sonra 2016-2017-2019-2020 yıllarında amirlerinin müspet kanaatlerinin bulunduğu, başka herhangi bir disiplin cezası olmadığı gibi sicil notlarının 2015 yılı dışında "çok iyi", 2015 yılında da "iyi" nitelikte bulunduğu hususları göz önüne alındığında anılan sebeplerin davacının sözleşmesinin yenilenmemesine gerekçe oluşturamayacağı açık olup, dava konusu işlemin belirtilen sebeplerle tesis edilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı; dava konusu işlemin, davacının güvenlik soruşturması sonucunda edinilen istihbari mahiyette bilgiler dikkate alınarak tesis edilmesi yönünden incelenmesinden; 4045 sayılı Güvenlik Soruşturması, Bazı Nedenlerle Görevlerine Son Verilen Kamu Personeli ile Kamu Görevine Alınmayanların Haklarının Geri Verilmesine ve 1402 Numaralı Sıkıyönetim Kanununda Değişiklik Yapılmasına İlişkin Kanun’un 1. maddesinin ikinci fıkrasının Anayasa Mahkemesi'nin 28/04/2020 tarihli ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarihli ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edildiği, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesinin bahsedilen kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, davanın, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi talebi yönünden incelenmesinden; bu kararın davacının sözleşmesinin yenilenmesi sonucu doğurmayacağı, durumunun idarece yeniden değerlendirileceği dikkate alındığında, bu aşamada davacının parasal hak kaybının varlığından söz edilemeyeceğinden, dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu, Bölge İdare Mahkemesince işlemin iptaline karar verildiği, ancak işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi yönünden davanın reddi yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının tazminat istemi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmasının ayrıca önem arz ettiği, hal böyle iken idarenin takdir yetkisini davacıyı istihdam etmeme yönünde kullanmasında herhangi bir yanlışlık ve hukuka aykırılık bulunmadığı gibi işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin de idarenin takdir yetkisini kullanması hususunda yol gösterici verileri temin etme imkanının sağladığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, dava konusu işlemin iptali yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI :
Davacı tarafından, davalı idarenin temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının onanması, davacının temyiz isteminin kabulü ile davacının yoksun kaldığı parasal hakların ödenmesi talebine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;
MADDİ OLAY:
Edirne 54.Mekanize Piyade Tugay Komutanlığında sözleşmeli Astsubay Tnk. Üçvş. olarak görev yapan davacının, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin … sayılı işlemin iptali ile yoksun kaldığı özlük ve parasal haklarının ödenmesi istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, bu kısım yönünden davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptaline, işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine karar verilmesi istemi yönünden ise davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının davacının yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemi yönünden davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/12/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!