WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 03 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2022/1521 E.  ,  2023/6632 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1521
Karar No : 2023/6632

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Hakkari ili, Çukurca ilçesi, 2. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapmakta iken, güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; dosyada mevcut tüm bilgi ve belgeler ile ara kararı cevabının birlikte değerlendirilmesinden; davacının sözleşmesinin feshine dayanak gösterilen güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen, davacının babası ve erkek kardeşi ile ilgili istihbari bilginin doğrulanamadığı, davacı hakkında başkaca bilgi ve belgenin olmadığı, davacının kendisi, babası ve erkek kardeşi hakkında yapılan sorgulamalarda da herhangi bir soruşturma ve kovuşturma kaydına rastlanmadığı, bu haliyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde açıkça ortaya konulamayan istihbari bilginin tek başına davacının sözleşmesinin feshedilmesine dayanak alınmasının hukuken kabul edilemeyeceği hususları göz önüne alındığında, davacının sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; kaldı ki, istihbari bilginin doğrulanması halinde dahi salt bu tespitlerin davacının güvenlik soruşturmasını olumsuz kılmayacağı, zira, davacının babası ve erkek kardeşi ile aynı ortamda bulunduğu, babası ve kardeşi ile aynı veya benzer davranışları sergilediği yönünde de somut bir tespitin yapılmadığının anlaşıldığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesinin son fıkrasında yer alan, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükmü karşısında; hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanunun 1 inci maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; diğer taraftan, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu uyarınca, davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirilebileceği, İdare Mahkemesince verilen karar sonucu itibarıyla hukuka uygun olup, kaldırılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliği gereğince, yetkili kurumdan gelen belgelerin mevzuat esaslarına göre görevli aday değerlendirme kurulunca değerlendirilerek davacı adayın güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğuna karar verildiği, davacı hakkında güvenlik soruşturmasının mevzuata uygun olarak yapıldığı, takdir yetkisinin en uygun adaydan yana kullanılması sırasında hiçbir şahıs hakkında suçlamada bulunulmadığı, hiç kimsenin bir başkasının fiilinden sorumlu tutulmadığı, görevli kurumlar tarafından gönderilen bilginin kullanılması sırasında idarelerinin gelen bilginin gerçekliği ve/ veya yargı kararı ile sabit olup olmadığı hususunda inceleme yapma sorumluluğunun bulunmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, idareleri harçtan muaf olduğu halde aleyhe harca hükmedildiği ileri sürülmüştür.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının özlük hakları ve faiz talebi olmadığı halde özlük haklarına ve faize hükmedilmemesi gerektiğinden, kararın kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
Hakkari ili, Çukurca ilçesi, 2. Hudut Tugay Komutanlığında sözleşmeli piyade er olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasında ilgili birimlerce gönderilen; "davacının babasının 2015 ve 2018 yıllarında Osmaniye ilinde PKK/KCK terör örgütüne müzahir şahıslarla birlikte parti seçim bürosunda ve örgüte müzahir bir şahsın ikametinde düzenlenen toplantıya katıldığı, erkek kardeşinin ise 2015 yılında Osmaniye'de PKK/KCK terör örgütüne müzahir şahıslarla seçim kutlamasına katıldığı" hususlarındaki bilgi notunun aday değerlendirme kurulunca olumsuz olarak değerlendirilmesi neticesinde, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle sözleşmesinin … tarih ve … sayılı işlem ile feshedilerek ilişiğinin kesilmesi üzerine, temyizen incelenmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Her ne kadar 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun uygulanacağı haller arasında sayılmasa da usul hukuku ilkelerinden biri olması nedeniyle idari yargı düzeninde de uygulanması gereken taleple bağlılık ilkesini düzenleyen 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesinin birinci fıkrasında; "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez." düzenlemesine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
İdare ve vergi Mahkemeleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu kararın, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların ödenmesine ilişkin kısmında 49. maddede belirtilen bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, kararın bu kısmına yönelik temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
Kararın, özlük hakları ve yasal faize ilişkin kısımı incelendiğinde;
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, mahkemeler davacının istemi ile bağlı olup, istemi genişletecek biçimde karar vermeleri mümkün değildir.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının, dava dilekçesinde özlük hakları ve faiz istemi bulunmadığı halde, İdare Mahkemesince, dava konusu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; taleple bağlılık ilkesi gereği, İdare Mahkemesince, davacının talebi aşılarak yoksun kalınan özlük hakların yasal faiziyle birlikte ödenmesine hükmedilmesinde usul kurallarına uygunluk bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen reddi ile; dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal ve özlük hakların idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline, bu işlem nedeniyle yoksun kalınan parasal hakların ödenmesine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin kısmen kabulü ile, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; İdare Mahkemesi kararının "işlem nedeniyle yoksun kalınan özlük hakların idareye başvuru tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine" ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.