Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2022/1154 E. , 2024/883 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2022/1154
Karar No : 2024/883
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Ortaokulunda matematik öğretmeni olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) alt bendi uyarınca tevhiden ve aynı maddenin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle Devlet Memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ...tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen .. tarih ve E.., K:… sayılı kararda; yapılan disiplin soruşturması neticesinde, davacıya kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilebilmesi için, yetkili Disiplin Kurulu kararının alınması amacıyla dosyanın Disiplin Kuruluna gönderildiği, bu aşamaya kadar ceza verilebilmesi için Kanunda belirtilen usullere uyulduğunun görüldüğü, ancak, Disiplin Kurulunun önerilen cezaya ilişkin "kabul" ya da "ret" yönünde bir karar vermesi gerekirken, bu yönde bir karar vermeksizin, tekerrür hükümlerinin uygulanması gerektiğinden bahisle dosyayı doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna gönderdiğinin anlaşıldığı, bu yönüyle, Disiplin Kurulunun yetkisinin önerilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını "kabul" ya da "ret" yönünde olduğu, ceza verilmesi teklifinin kabulüne karar verilerek dosyanın tekerrür hükümleri bakımından Yüksek Disipilin kurulu'na gönderilmesi gerekirken doğrudan gönderilmesinin usule aykırı olduğu, ayrıca, memurlara Devlet memurluğundan çıkarma cezası verilebilmesi için amirlerin bu yönde isteğinin olması, işlemin ön şart olduğu, uyuşmazlıkta, işlemin tesisinden önce amirlerin bu yönde herhangi bir isteği bulunmamasının ve disiplin kurullarının "amir" olarak bu yetkiyi kullanabileceğine dair Kanunda herhangi bir düzenleme bulunmamasına rağmen, Kanunda öngörülen yönteme aykırı olarak, amirin bu yönde isteği olmaksızın tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği; diğer yandan, her ne kadar davacının ders programına uymayıp derslerin önemli bir bölümünde öğrencilerine Said-i Nursinin Risali-i Nur kitaplarını okuttuğu eylemi sübut bulmuş ise de, davacının ders işlemekle beraber derslerin önemli bölümünde kitap okuttuğu, dolayısıyla görevini hiç yapmadığından bahsedilemeyeceği görevini tam olarak yapmadığı söz konusu eylemlerin karşılığında uygulanacak cezanın, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (C) bendinin (a) alt bendinde yer alan "Kasıtlı olarak verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak" kapsamında değerlendirilerek aylıktan kesme cezası verilmesi gerekmekte iken bu cezanın yerine aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) alt bendine göre kademe ilerlemesinin durdurulması cezası verilmesi suretiyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında şikayete konu fiillerinden dolayı maarif müfettişlerince yürütülen soruşturma neticesinde düzenlenen rapor ile 1 yıl kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının teklif edildiği, İl Milli Eğitim Disiplin Kurulunda tekerrür hükmü gereğince dosyanın Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, bu Kurul kararıyla; davacı hakkındaki iddiaların sübuta erdiği, daha öncede aynı fiili nedeniyle kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından, tekerrür hükümleri uygulanarak bir derece ağır ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemin hukuk ve mevzuata uygun olarak tesis edildiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Okulunda hakkında yapılan olumsuz propagandalar nedeniyle soruşturmaya muhatap olduğunu belirtilerek, temyiz isteminin reddi ile İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Mersin ili, Tarsus ilçesi, ... Ortaokulu eski matematik öğretmeni olan davacının, dava konusu işlem sırasında Gülek Atatürk Ortaokulunda görev yapmakta olduğu, resmi olarak yapılan tüm uyarı ve şikayetlere rağmen kasıtlı olarak matematik derslerinde ders programına uymayıp derslerin önemli bir bölümünde öğrencilerine Said-i Nursinin Risali-i Nur kitaplarını okuttuğu, okul yönetiminden izinsiz olarak velileri arayıp, okula çağırıp, aynı okul öğretmenlerinden Z.B.'yi velilere şikayet ettirmeye çalıştığı, 15/05/2019 günü görevine izinsiz ve maretsiz olarak gelmediği, 13/05/2019 günü görevine ilk iki saat gelmediği iddialarıyla davacı hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturma raporu ile; davacı hakkında iddiaların sabit olduğu gerekçesiyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) ve (ı) alt bentleri uyarınca 1 yıl kademe ilerleme durdurması cezası ile cezalandırılması, daha önce de aynı fiil ve cezası olduğundan tekerrür hükmü uygulanmak suretiyle bir üst cezasının verilmesinin uygun olacağı teklifinin getirildiği, bu teklife istinaden soruşturma dosyasının kademe ilerlemesinin durdurulması cezası yönünden karar alınmak üzere Mersin Valiliği İl Milli Eğitim Disiplin Kurulu Başkanlığına tevdi edildiği, Disiplin Kurulu kararıyla; davacının, üzerine atılı fiilleri işlediğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) alt bendi uyarınca kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı, bu cezanın sicilden silinmesine ilişkin süre henüz dolmadan aynı fiilin işlenmiş olması nedeniyle, 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tekerrür hükümlerini uygulayarak bir derece ağır disiplin cezası vermeye yetkili makamın Yüksek Disiplin Kurulu olduğu belirtilerek dosyanın doğrudan Yüksek Disiplin Kuruluna gönderilmesine karar verildiği, Mersin Valiliği işlemi ile soruşturma dosyasının herhangi bir amir görüşü belirtmeksizin Yüksek Disiplin Kuruluna gönderildiği, Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve … sayılı kararında ise; aynı fiili nedeniyle daha önce de kademe ilerlemesinin durdurulması cezası ile cezalandırıldığı anlaşıldığından, tekerrür hükümleri uygulanarak bir derece ağır ceza olan Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklifinin kabulü üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle temyizen incelenen dava açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun “Disiplin Amiri ve Disiplin Cezaları” başlıklı 124. maddesinin ikinci fıkrasında; "...Kamu hizmetlerinin gereği gibi yürütülmesini sağlamak amacı ile kanunların, tüzüklerin ve yönetmeliklerin Devlet memuru olarak emrettiği ödevleri yurt içinde veya dışında yerine getirmeyenlere, uyulmasını zorunlu kıldığı hususları yapmayanlara, yasakladığı işleri yapanlara durumun niteliğine ve ağırlık derecesine göre 125 inci maddede sıralanan disiplin cezalarından birisi verilir." hükmüne yer verildiği, aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinde; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının; "Bir daha Devlet memurluğuna atanmamak üzere memurluktan çıkarmak" olarak (D) bendinde, Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının Fiilin ağırlık derecesine göre memurun, bulunduğu kademede ilerlemesinin 1-3 yıl durdurulması olarak tanımlandığı, Kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını gerektiren fiili ve hallerden biri olan (n) bendinde; "Verilen görev ve emirleri kasten yapmamak" hükmüne, aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının C-(a) bendinde ise kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak fiilini işleyenlerin brüt aylığından 1/30 - 1/8 arasında kesinti yapılacağı hükmüne yer verildiği, aynı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendinden sonra gelen 1. paragrafta "disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrüründe bir derece ağır ceza uygulanır. Aynı derecede cezayı gerektiren fakat ayrı fiil veya haller nedeniyle verilen disiplin cezalarının üçüncü uygulamasında bir derece ağır ceza verilir." düzenlemesine, aynı Kanun'un "Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar" başlıklı 126. maddesinde ise; uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarının disiplin amirleri tarafından; kademe ilerlemesinin durdurulması cezasının, memurun bağlı olduğu kurumdaki disiplin kurulunun kararı alındıktan sonra atamaya yetkili amirler, il disiplin kurullarının kararlarına dayanan hallerde valiler tarafından; Devlet memurluğundan çıkarma cezasının ise amirlerin bu yoldaki isteği üzerine, memurun bağlı bulunduğu kurumun yüksek disiplin kurulu kararı ile verileceği; disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi olmadığı, cezayı kabul veya reddedeceği, ret halinde atamaya yetkili amirlerin 15 gün içinde başka bir disiplin cezası vermekte serbest oldukları ve özel kanunların disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullarla ilgili hükümlerinin saklı olduğu hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuçlar doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler.
Bu bakımdan disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurullar açıkça belirlenmiştir. Her idari işlemde olduğu gibi disiplin cezasının tesisinde de işlemin yetkili makam tarafından yapılması, yetkilerin kanunun çizdiği sınırlar içinde şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarına uygun olarak kullanılması idare hukukunun bilinen ilkelerindendir.
Disiplin cezası vermeye yetkili mercilerce disiplin suçu sayılacak eylemlerin işlenildiğinin öğrenilmesi halinde, bu kişiler hakkında soruşturma emri verilerek, soruşturmacı görevlendirilmesiyle başlatılacak soruşturma sonucunda olayın değerlendirilmesi ile hazırlanacak soruşturma raporunda; adli, idari ve disiplin yönünden soruşturulan kişi hakkında soruşturmacı kanaat teklifinin de yer alması gerektiği, soruşturmacı tarafından soruşturmaya konu eylemin sübut bulup bulmadığı ve mevzuatta hangi disiplin cezasını gerektirdiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda disiplin dosyasının Disiplin Amiri, Disiplin Kurulu veya Yüksek Disiplin Kurulu tarafından değerlendirileceği; ancak, disiplin cezası vermeye yetkili Disiplin Amiri ve Disiplin Kurullarının soruşturmacının teklifi ile bağlı olmadığı, söz konusu merciler tarafından, önlerine gelen dosyaların kendi görev alanında olmadığı kanaatine varılması halinde disiplin dosyasının görevli görülen merciye gönderilebileceği, başka bir ifadeyle, Bakanlık Disiplin Kurulunun, davacının fiilleri hakkında soruşturmacı tarafından yapılan nitelendirmeye katılmak zorunluluğu bulunmadığı gibi, davacının eylemlerinin 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinden sonra gelen 1. paragrafta belirtilen eylemin tekerrürünü oluşturduğu kanaatine ulaştığı takdirde konunun yetkili Kurul tarafından görüşülmesi gerektiği yönünde karar almasını engelleyen bir düzenlemenin bulunmadığı; bununla birlikte 657 sayılı Kanun'un 126. maddesindeki "...Disiplin kurulu ve yüksek disiplin kurulunun ayrı bir ceza tayinine yetkisi yoktur. Cezayı kabul veya reddeder" şeklindeki düzenlemenin, kurulların kendi yetki alanlarındaki cezalar bakımından uygulanabilecek bir hüküm olduğu, disiplin cezası vermeye yetkili disiplin amiri ve disiplin kurullarının kendi yetkisinde görmediği bir ceza ve bu cezaya dayanak olan fiile ilişkin dosyayı yetkili gördüğü Disiplin Amiri veya Kurula göndermesinin, idarenin kuruluş ve görevleriyle bir bütün olduğu yönündeki Anayasa kuralının gereği olduğu, aksi düşüncenin, Disiplin Kurulunu, kendi yetkisinde görmediği bir ceza teklifi hakkında kabul veya ret yönünde bir karar vermesi sonucuna götüreceği, bu durumun da kabul veya ret şeklinde tesis edilen idari işlemin yetki bakımından hukuka aykırı olmasına neden olacağı sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun, 125. maddesinin birinci fıkrasının (D) bendinin (n) alt bendi gereğince kademe ilerlemesinin durdurulması cezasını ikinci defa işlediği gerekçesiyle, 125. maddenin ikinci fıkrasında yer alan, disiplin cezası verilmesine sebep olmuş bir fiil veya halin cezaların özlük dosyasından silinmesine ilişkin süre içinde tekerrürü halinde bir derece ağır ceza uygulanacağına ilişkin düzenleme uyarınca, davacının eylemlerinin tekerrür oluşturduğu gerekçesiyle dosyanın dosyanın Milli Eğitim Bakanlığı personel Genel Müdürlüğüne, Bakanlık iç yazışmasıyla Yüksek Disiplin Kuruluna doğrudan gönderilmesinde usul hükümlerine aykırılık görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu işlemin iptali yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunda, Bölge İdare Mahkemesince davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenmeden verilen temyize konu istinaf başvurusunun reddi yolundaki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin .. tarih ve E:.., K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 27/02/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!