Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6930 E. , 2023/6155 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6930
Karar No : 2023/6155
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Milli Savunma Bakanlığı Diyarbakır İnşaat Emlak Bölge Başkanlığında sivil memur olarak görev yapan davacının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici nitelikte olan "Kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak", "Suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" ve "Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçlarını işlediği sabit olduğundan bahisle, fiillerine uyan 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi ile Türk Silahlı Kuvvetlerinde Görevli Devlet Memurları Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Yönetmeliği'nin 13. maddesinin beşinci fıkrasının (g) alt bendi gereğince Devlet memurluğundan çıkarılmasına yönelik tesis edilen Milli Savunma Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 30/03/2010 tarih ve 2010/19 sayılı kararının iptali ile işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; uyuşmazlıkta, davacının "İhaleye fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak" suçlarından sanık sıfatıyla yargılandığı davada, anılan suçları işlediğinin sabit olmadığından bahisle … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla beraatine hükmedildiği ve bu ilamın … Bölge Adliye Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kesinleştiğinin görüldüğü, her ne kadar ceza yargılaması sonucunda verilen kararlar kural olarak memurun disiplin cezasıyla cezalandırılmasına engel teşkil etmemekte ise de, yerleşik yargısal içtihatlar doğrultusunda, ceza yargılaması sonucu suçun unsurlarının oluşmadığı/suçun sabit olmadığı gerekçesiyle verilen beraat kararı, disiplin cezası bakımından da aynı suç nev'i için bağlayıcı olduğundan, aynı niteliği haiz eylem nedeniyle davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına yönelik tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi gereğince, dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığından davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüyle, davacının dava konusu edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hakediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesince; disiplin soruşturmalarının yapılmasında izlenecek yöntem, ceza verilecek fiiller ve ceza vermeye yetkili makam ve kurulların pozitif olarak mevzuatla belirlenerek, doktrin ve yargısal içtihatlarla da konu ile ilgili disiplin hukuku ilkelerinin oluşturulduğu, disiplin cezalarının sağlıklı ve objektif olmasının cezayı veren disiplin amirlerinin olayı objektif değerlendirebilmeleriyle mümkün olduğu, disiplin cezası verilebilmesi için kusurlu halin tespitinden sonra belli yasal süreler içerisinde ilgili memur hakkında tarafsız bir soruşturmacı görevlendirerek disiplin soruşturmasının açılması, söz konusu soruşturmada memurun lehe ve aleyhine olan tüm delillerin toplanarak ekleriyle birlikte bir soruşturma raporunun oluşturulması ve böylelikle memurun hangi fiili, nerede, ne zaman, nasıl, ne şekilde işlediğinin somut, hukuken kabul edilebilir delillerle şüpheye yer vermeyecek şekilde ortaya konularak yetkili disiplin amiri veya disiplin kurulu tarafından bir disiplin cezasının verilmesinin gerektiği, Dairelerinin 05/01/2021 tarihli ara kararı ile davalı idareden istenilen, dava konusu işlemin tesisine esas teşkil eden disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen soruşturma raporu veya idari tahkikat raporu gönderilmediğinden, dava konusu işlemin disiplin soruşturması veya idari tahkikat yapılmadan tesis edildiği kanaatine varıldığı, bu durumda, davalı idarede sivil memur olarak görev yapan davacı hakkında işlediği ileri sürülen fiilleri ile ilgili olarak bir soruşturmacı tayin edilmek suretiyle usulüne uygun bir disiplin soruşturması yapılmadan, salt davacının savunması alınarak disiplin cezasının tesis edilmesi işleminde bu yönüyle hukuka uygunluk bulunmadığından, iptaline dair İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmadığından bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Kamu hizmetinin gerekli saygınlığı yitirmiş ajanlar eliyle yürütülmesinin, bireylerin idareye olan güven duygularının sarsılmasına, kişi ile idare ilişkilerinde arzu edilmeyen olumsuz bazı gelişmelere neden olabileceği, böyle bir tehlikenin meydana gelmesini önlemek için, sorumluların Devlet memurluğundan çıkarılması suretiyle ayıklanmasının öngörüldüğü, davacı hakkında da kamu kurum ve kuruluşlarının ihalesine fesat karıştırmak, suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçlarından kamu davası açıldığı hususu, mevcut tüm delillerle birlikte değerlendirildiğinde, suça vücut veren eylemlerinin memuriyet sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler olduğuna kuşku bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği, ayrıca muafiyete rağmen yargılama giderleri arasında harca hükmedilmesinin de hukuka aykırılık oluşturduğu belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, İdare Mahkemesi kararının bu
kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "davacının dava konusu edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine'' ilişkin kısmına gelince;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 11/06/2010 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine'' şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "davacının dava konusu edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 11/06/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine'' şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline, davacının tazminat isteminin kabulüyle, davacının dava konusu edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:.., K:… sayılı kararının, hüküm fıkrasındaki ''davacının dava konusu edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının hak ediş tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine'' ilişkin ibaresinin, ''davacının dava konusu edilen işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 11/06/2010 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine'' şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine, 29/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!