WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6914 E.  ,  2023/4823 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6914
Karar No : 2023/4823

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, istinaf isteminin kabulüne ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Komutanlığında uzman erbaş adayı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylık sürecinin sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin 29/05/2019 tarihli ve bila sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve maddi hakların yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; uyuşmazlıkta "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma" suçu dolayısıyla başlatılan soruşturmada, davacı hakkında, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, kamu davasının "suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşması" halinde açıldığı, davacının anılan suçu işleyip işlemediği hususunun şüphe boyutunda kaldığı, davacının anılan suçu işleyip işlemediğinin kesin olmadığı, bu hale göre ise davacı hakkında "masumiyet karinesi"nin devam etmekte olduğu, dolayısıyla, davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz değerlendirilmesine esas alınan sebebin yeterli olmadığı, bu durumda, hakkında yapılan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında, Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı faaliyetlerde veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğu yönünde herhangi bir tespite yer verilmeyen, ideolojik herhangi bir faaliyeti bulunmayan ve herhangi bir suçtan hüküm giymemiş olan davacının, salt "kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alma, kabul etme veya bulundurma ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanma" suçu dolayısıyla başlatılan soruşturmada hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği gerekçesiyle, hakkındaki güvenlik soruşturması olumsuz değerlendirilip adaylık süreci sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasa'nın 125. maddesi uyarınca, idarenin hukuka aykırı bulunarak iptal edilen işlemleri nedeniyle kişilerin uğradığı zararların yine aynı idareler tarafından karşılanması gerektiğinden, davalı idare tarafından, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının -davacının aynı dönemde herhangi bir gelir elde edip etmediği hususu araştırılarak gelir elde etmiş ise elde ettiği gelirlerin mahsup edilmesi suretiyle- bakılan davanın açıldığı 31/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının ödenmesi isteminin kabulüne, ödenmesine karar verilen özlük ve maddi haklarının, bakılan davanın açıldığı 31/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine dair yapılan kanuni düzenlemenin (4045 sayılı Kanun'un 1. maddesine eklenen ikinci fıkrası) Anayasa Mahkemesince iptal edildiği ve bu kararın da Resmi Gazete'de yayımlanarak 28/04/2020 tarihinde yürürlüğe girdiği anlaşıldığından, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasa'ya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; öte yandan, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı üzerine, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı ve aynı tarihte yürürlüğe girdiği, Kanun'un 13. maddesinin sekizinci fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesiyle, 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde, davalı idarece, 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nda öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, davacı hakkında yeniden bir değerlendirme yapılabileceği; bu itibarla, iş bu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, yeni yapılan yasal düzenleme olan 7315 sayılı Kanun hükümlerinde öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara göre davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açık olduğundan, bu aşamada davacının dava konusu işlem nedeniyle oluştuğu ileri sürülen zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine imkan bulunmadığı gerekçesiyle "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmına yönelik davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine; "...dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının ödenmesi isteminin kabulüne, ödenmesine karar verilen özlük ve maddi haklarının -davacının aynı dönemde herhangi bir gelir elde edip etmediği hususu araştırılarak gelir elde etmiş ise elde ettiği gelirlerin mahsup edilmesi suretiyle- bakılan davanın açıldığı 31/05/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesine...'' ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılmasına ve tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Anayasa'nın 125. maddesi gereği, Bölge İdare Mahkemesi kararının "tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı" yolundaki kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuşur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
... Komutanlığında uzman erbaş adayı olarak görev yapan davacının, hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığından bahisle adaylık sürecinin sonlandırılarak ilişiğinin kesilmesine ilişkin 29/05/2019 tarihli ve bila sayılı işlemin iptali ile işlem nedeniyle mahrum kalınan özlük ve maddi hakların yasal faiziyle birlikte davalı idarece ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemle birlikte işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmına yönelik istinaf isteminin gerekçeli olarak reddedildiği; işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının ödenmesi istemi yönünden ise istinaf istemi kabul edilerek, kararın bu kısmı kaldırılmak suretiyle anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali, davacının dava konusu işlem nedeniyle yoksun kaldığı özlük ve maddi haklarının ödenmesine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idare tarafından yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi, hükmedilen parasal ve özlük haklarına ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılması ve bu istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, parasal ve özlük hakları istemi ile ilgili kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 11/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.