Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/6184 E. , 2023/4354 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/6184
Karar No : 2023/4354
TEMYİZ EDEN TARAFLAR :
1- DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
2- DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının taraflarca aleyhe olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İzmir Deniz Er Eğitim Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığının Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilmesi üzerine, 04/10/2019 tarihli sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile göreve iadesine ve işlem nedeniyle uğradığı zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; davacının, güvenlik soruşturmasının "Resmi belgede sahtecilik" suçundan yargılamasının olduğu bilgisi nedeniyle olumsuz sonuçlandığı ve sözleşmesinin feshedildiği belirtilmiş olsa da; davacının anılan suçtan ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla beraat ettiği, güvenlik soruşturması ve arşiv araştırmasında kendisiyle ilgili başka herhangi bir olumsuz bilgiye rastlanmayan, Devletin güvenliğini tehlikeye düşürebilecek yasa dışı faaliyetlerde veya kurumun güvenliğini ihlal edebilecek tutum ve davranışlar içerisinde bulunduğu yönünde hukuken kabul edilebilir somut bir tespite yer verilmeyen, ideolojik herhangi bir faaliyeti bulunmayan ve herhangi bir suçtan hüküm giymemiş olan davacı hakkında yapılan güvenlik soruşturmasının -yalnızca yukarıda bahsedilen durum nedeniyle- olumsuz değerlendirilmesi hukuken olanaklı olmadığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, hukuka aykırılığı yargı kararı ile tespit edilen idari işlemden kaynaklanan zararların idarece tazmin edilmesi, Anayasa'nın 125. maddesi ve hukuk devleti ilkesinin bir gereği olup; iptal edilen dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının parasal haklarının tazminine ilişkin isteminin kabulüne, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının(fesihten sonra çalışması var ise kazancın mahsup edilerek) dava tarihinden (25/11/2019) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu işlemin dayanağını oluşturan güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması sonucunda elde edilen ve davalı idarece kullanılan davacıya ait kişisel veri niteliğindeki bilgilere, güvenlik soruşturması yapmakla görevli birimler tarafından ulaşılabileceğine ve bu kapsamdaki bilgileri alabileceğine ilişkin kanuni düzenlemenin, Anayasa Mahkemesi'nin 28/04/2020 tarih ve 31112 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 19/02/2020 tarih ve E:2018/163, K:2020/13 sayılı kararı ile iptal edildiği, Anayasa'nın 153. maddesinde yer alan, Anayasa Mahkemesi kararlarının bağlayıcı olduğuna dair hüküm ile Danıştay'ın yerleşmiş içtihatlarıyla istikrarlı bir şekilde belirtildiği üzere, Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa'ya aykırılığı saptanmış hükümler dikkate alınarak çözümlenmesinin, Anayasa'nın üstünlüğü ve hukuk devleti ilkesine aykırı olacağı hususu göz önünde bulundurulduğunda, Anayasaya aykırılığı nedeniyle iptal edilmiş olan Kanun hükmüne göre elde edilen kişisel verilere dayanılarak güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması olumsuz sonuçlandığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı; Anayasa Mahkemesi'nin söz konusu iptal kararının akabinde, 17/04/2021 tarih ve 31457 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanunu'nun 13. maddesinin 8. fıkrası ile 4045 sayılı Kanun'un yürürlükten kaldırıldığı ve 14. maddesi ile 4045 sayılı Kanun'a yapılan atıfların bu Kanun'a yapılmış sayılacağı düzenlemesine yer verilmiş olduğu hususları gözetildiğinde; davalı idarece, 7315 sayılı Kanun'da öngörülen temel ilkelere, usul ve esaslara uygun olarak, iptal kararının uygulanması aşamasında ya da göreve başlatıldıktan sonra davalı idarece davacının durumunun yeniden değerlendirileceği, bu itibarla, iş bu kararın tek başına davacının hiçbir işleme gerek olmadan doğrudan kamu görevine atanması sonucunu doğurmayacağı, davacının durumu hakkında davalı idarece yeniden bir değerlendirme yapılacağı açık olduğundan, bu aşamada davacının dava konusu işlem nedeniyle oluşan zararının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında karar verilmesine imkan bulunmadığı, Mahkeme Kararının "dava konusu işlemin iptaline" ilişkin kısmına yönelik davalı idarenin istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine; "davacının parasal haklarının tazminine ilişkin isteminin kabulüne, yoksun kaldığı parasal haklarının (fesihten sonra çalışması var ise kazancın mahsup edilerek) dava tarihinden (25/11/20219) itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine'' ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun ise kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılmasına, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından; Dava konusu işlemin iptaline karar verildiği, ancak işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yolunda verilen kararın hukuka aykırı olduğu belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının tazminat istemi yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından; Ülkenin güvenliği ve savunulmasından sorumlu olan Türk Silahlı Kuvvetlerine alınacak personelin güvenilirliğinin her türlü şüpheden uzak olarak ortaya konulmasının ayrıca önem arz ettiği, hal böyle iken idarenin takdir yetkisini davacıyı istihdam etmeme yönünde kullanmasında herhangi bir yanlışlık ve hukuka aykırılık bulunmadığı gibi işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümlerinin de idarenin takdir yetkisini kullanması hususunda yol gösterici verileri temin etme imkanının sağladığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu ve harçtan muaf oldukları, harçlar sebebiyle aleyhlerine yargılama giderine hükmedilemeyeceği belirtilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali ile harçlar yönünden bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMASI :
Davacı tarafından; savunma verilmemiştir.
Davalı idare tarafından; savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının, dava konusu işlemin iptaline yönelik kısmının onanması, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönündeki kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY:
İzmir Deniz Er Eğitim Komutanlığında sözleşmeli er olarak görev yapan davacının, arşiv araştırması ve güvenlik soruşturmasının olumsuz sonuçlandığının Deniz Kuvvetleri Komutanlığının ... tarih ve ... sayılı işlemi ile bildirilmesi üzerine 04/10/2019 tarihli sözleşmesinin feshedilmesine ilişkin işlemin iptali ile göreve iadesine ve işlem nedeniyle uğradığı zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu kurala bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “İptal ve Tam Yargı Davaları” başlıklı 12. maddesinde; “İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11'inci madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.” hükmü öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Davalı idarenin temyiz istemi yönünden;
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davalı idarenin temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Davacının temyiz istemi yönünden;
İdare kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir. İdarenin yürütmekle görevli olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya eksiklik şeklinde tanımlanabilen hizmet kusuru; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır.
2577 sayılı Kanunun yukarıda aktarılan 12. maddesinde, idari işlem nedeniyle haklarının ihlal edildiği iddiasında bulunan ilgililere seçimlik hak tanımış ve bu kişilerin önce iptal davasını açarak sonra tam yargı davası (veya her iki davayı birlikte) açabilecekleri gibi iptal davası açmadan doğrudan tam yargı davası da açabilecekleri belirtilmiştir.
Uyuşmazlıkta; davacının dava konusu işlemin iptali ile birlikte işlem nedeniyle uğradığı zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı, Bölge İdare Mahkemesi kararıyla, dava konusu işlemin iptaline, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve dava konusu uyuşmazlık birlikte incelendiğinde, dava konusu işlemin hukuka aykırı bulunarak iptaline karar verilmesi nedeniyle davacının işlem nedeniyle uğradığı zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin isteminin kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı zararların yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemi hakkında kabul hükümü kurulması gerekirken, anılan istem hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde verilen Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddi ile dava konusu işlemin iptali ile davacının tazminat isteminin kabulüne ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının gerekçeli olarak reddi ve davacının yoksun kaldığı parasal haklarının (fesihten sonra çalışması var ise kazancın mahsup edilerek) dava tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin kısmına yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile kararın anılan kısmının kaldırılmasına, tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına ilişkin ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Davacının temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın, "tazminat talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığı" yolundaki kısmının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 21/09/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!