WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 19 Haziran 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4476 E.  ,  2025/959 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4476
Karar No : 2025/959

DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...

DAVALI : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

DAVANIN KONUSU : Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ... Bölümü mezunu olan davacı tarafından, 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenlik mülakat sınavına girmeye hak kazanamamasına ilişkin işlem ile Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. bölümünün 2. kısmının 3, 4, 5, 6 ve 7. başlıklarında bulunan "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" atanabileceklerine ilişkin düzenleyici işlemin iptali istenilmektedir.

DAVACININ İDDİALARI : 15/03/2021 tarihli 2021 Mart Sözleşmeli Öğretmen atama duyurusuna istinaden 2019 KPSS puanıyla (61,94) din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine atanmak için başvuru yaptığı, sözlü sınava girmeye hak kazanamadığının açıklandığı, KPSS sıralamasında din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliği alanında 33. sırada olduğu, düzenleyici işlemin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, kendi alanında 33. sırada olmasına karşın kendi alanına farklı alanlardan başvuru yapıldığından sözlü sınava girmeye hak kazanamadığı belirtilerek dava konusu düzenleyici ve bireysel işlemlerin iptali gerektiğini ileri sürülmektedir.

DAVALI İDARENİN SAVUNMASI : Düzenleyici işlemin üst hukuk normlarına uygun olduğu, 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenliğe başvuru neticesinde din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine sözlü sınavına çağrılan aday sayısısının 1805 olarak belirlenen kontenjanın 3 katı kadar aday sayısı olan 5415 olduğu, sözlü sınava katılmaya hak kazanan en son sıradaki adayın KPSS puanının 71,92481, davacının KPSS puanının ise 61,9436 olduğundan bahisle sözlü sınava katılmak için yeterli KPSS puanına sahip olmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.

DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği Bölümü mezunu olan davacı tarafından, 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenlik mülakat sınavına girmeye hak kazanamamasına ilişkin işlem ile Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. Bölümünün 2. Kısmının 3, 4, 5, 6 ve 7. başlıklarında bulunan "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının "din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine" atanabileceklerine dair düzenleyici işlemin iptali istemiyle açılmıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 20/02/2014 tarihli ve 9 sayılı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları'nın "Atamalarda Dikkate Alınacak Hususlar" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." düzenlemesine yer verilmiştir.
Hukuk Devleti, en kısa tanımıyla, vatandaşların hukuki güvenlik içinde bulundukları, Devletin eylem ve işlemlerinin hukuk kurallarına bağlı olduğu bir sistemi ifade eder. Anayasa Mahkemesinin çoğu kararlarında Hukuk Devleti; însan haklarına ve hakları koruyucu adil bir hukuk düzeni kuran ve bunu devam ettirmekle kendisini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetime bağlı olan devlet" şeklinde tanımlanmıştır. Anayasa'nın 10. maddesinde belirtilen eşitlik ilkesi ise, birbirleriyle aynı durumda olanlara aynı kuralların uygulanmasını ve ayrıcalıklı kişi ve toplulukların yaratılmasını engellemek amacına hizmet eder. Bu itibarla aynı hukuksal durumda olanlar için yapılan farklı düzenlemeler Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırılık oluşturur.
Hizmete alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka hiç bir ayrımın gözetilmeyeceğini kurala bağlayan Anayasa'nın 70. maddesi uyarınca kamu görevlileri hakkında yasalarda öngörülen kısıtlamaların hizmetin etkin ve verimli bir biçimde yürütülmesi amacına uygun olması gerekmektedir.
1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun 43. maddesinde, öğretmenliğin, Devletin, eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği olduğu tanımlamasına yer verilmiş, öğretmenlik mesleğine hazırlığın genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanacağı, aynı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında, öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak niteliklerin Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunacağı; aynı maddenin dördüncü fıkrasında da, hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine hangi seviye ve alanda öğretim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebileceğinin Yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüş, 3797 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı'nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun'un 8. maddesinde de, bu yetkinin Bakanlık adına Talim ve Terbiye Kurulunca kullanılacağı kurala bağlanmıştır.
06/05/2010 tarihli ve 27573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Atama Şartları" başlıklı 11/a. maddesinde, mezun olduğu yükseköğretim programının Talim ve Terbiye Kurulu'nun öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atanacağı alana uygun olması gerektiği öğretmenliğe atanacaklarda aranılan özel şartlar arasında sayılmıştır. Söz konusu maddeler ile boş bulunan kadrolara uygun kişileri atamak ve bu konuda gerekli düzenlemeleri yapmak konusunda idareye kamu yararı ve hizmet gerekleri ile sınırlı olmak üzere takdir yetkisi tanınmıştır.
Ancak; idareye tanınan bu takdir yetkisinin, idarenin keyfi olarak hareket edebileceği anlamına gelmeyeceği de izahtan varestedir. Zira, takdir yetkisi ancak hukuk kuralları içinde hareket özgürlüğü demek olduğundan, yasa koyucu tarafından idareye tanınan bu yetkinin başta kamu yararı olmak üzere hizmet gereklerine, hukuk devleti, hukuk güvenliği ve kazanılmış haklara riayet ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Hukuk devleti ilkesinin ön koşullarından biri olan hukuk güvenliği ile kişilerin hukuki güvenliğinin sağlanması amaçlanmaktadır. Hukuk güvenliği ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılmaktadır.
Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 20/02/2014 tarihli ve 9 sayılı kararı ile Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullara atanacak öğretmenlerin mezun oldukları yükseköğretim kurumları ve branşlara göre atanabilecekleri okullar ile atamalarına esas teşkil eden branş ve bölümler sayılmış olup, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi derslerine davacının mezun olduğu Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği mezunlarının yanı sıra İlahiyat Fakültesi mezunlarının da atanabileceğine yer verilmiştir.
Her ne kadar, dava konusu düzenleme ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanmalarının engellenmediği, adı geçen dersleri pedagojik formasyon alınması şartıyla İlahiyat Fakültesi mezunlarının da verebilmesinin sağlanmasına yönelik düzenleme yapıldığı görülse de, davacının mezun olduğu bölümün ilgili Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 7/2. maddesinde sınırlı olarak sayılan bölümler arasında yer almaması nedeniyle İlahiyat Fakültesi mezunlarının doğrudan davacının özel ihtisas alanına başvurabildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 20/02/2014 tarihli ve 9 sayılı kararının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları'nın "Atamalarda Dikkate Alınacak Hususlar" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasındaki eksik düzenleme nedeniyle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine öncelikle Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği bölümü mezunlarının atanması gerekirken, bu fakülte mezunlarının İlahiyat Fakültesi mezunları ile birlikte değerlendirilmesi, hem hukuk devleti ve eşitlik ilkesine aykırı olacağı, hem de devlete olan güven duygusunu sarsacağından, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın 20/02/2014 tarihli ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. Bölümü 2. Satırında yer alan Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine atanacaklara ilişkin kısmında ve bu karar uyarınca tesis edilen 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenlik mülakat sınavına girmeye hak kazanamamasına ilişkin işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı'nın Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. Bölümünün 2. Kısmına dair düzenleyici işlem ile bu karar uyarınca tesis edilen işlemin iptali gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
Dava, Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ... Bölümü mezunu olan davacı tarafından, 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenlik mülakat sınavına girmeye hak kazanamamasına ilişkin işlem ile "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının, "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" atanabileceklerine ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. bölümünün 2. kısmının 3, 4, 5, 6 ve 7. başlıklarında bulunan düzenlemelerin iptali istemiyle açılmıştır.

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT :
Dava konusu edilen Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Kararı'nın yürürlüğe girdiği tarihte ve dava konusu bireysel işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte bulunan 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'nun "Öğretmenlik" başlıklı 43. maddesinde, öğretmenliğin, Devletin, eğitim, öğretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleği olduğu tanımlamasına yer verilmiş, öğretmenlik mesleğine hazırlığın genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon ile sağlanacağı, aynı Kanun'un 45. maddesinin birinci fıkrasında, öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon bakımından aranacak niteliklerin Milli Eğitim Bakanlığınca tespit olunacağı; aynı maddenin dördüncü fıkrasında da, hangi derece ve türdeki eğitim, öğretim, teftiş ve yönetim görevlerine hangi seviye ve alanda öğretim görmüş olanların ne gibi şartlarla seçilebileceğinin Yönetmelikle düzenleneceği öngörülmüştür.
Anılan maddeler, 14/02/2022 tarih ve 31750 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Öğretmenlik Meslek Kanunu ile kaldırılmış; ancak aynı şekilde 7354 sayılı Kanun'un 3. maddesinin birinci fıkrasında, "öğretmenlik, eğitim ve öğretim ile bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas mesleğidir. Öğretmenler bu görevlerini, Türk Millî Eğitiminin amaçları ve temel ilkeleri ile öğretmenlik mesleği etik ilkelerine uygun olarak ifa etmekle yükümlüdür." hükmüne, üçüncü fıkrasında "Öğretmenlik mesleğine hazırlık; genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon/öğretmenlik meslek bilgisi ile sağlanır." hükmüne yer verilmiş olup; "Öğretmenlerin nitelikleri ve seçimi" başlıklı 4. maddesinde de; öğretmen adaylarında genel kültür, özel alan eğitimi ve pedagojik formasyon/öğretmenlik meslek bilgisi bakımından aranacak niteliklerin Millî Eğitim Bakanlığınca tespit olunacağı; öğretmenlerin, öğretmen yetiştiren yükseköğretim kurumlarından ve bunlara denkliği kabul edilen yurt dışı yükseköğretim kurumlarından mezun olanlar arasından seçileceği düzenlemesine yer verildiği; "Aday öğretmenlik" başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında " Özel mevzuatında yer alan hükümler saklı kalmak üzere, aday öğretmenliğe atanabilmek için 14/07/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48. maddesinde sayılan şartlara ek olarak, yönetmelikle belirlenen yükseköğretim kurumlarından mezun olma, 07/04/2021 tarihli ve 7315 sayılı Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Kanununa göre güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması yapılmış olma ve Millî Eğitim Bakanlığınca ve/veya Ölçme, Seçme ve Yerleştirme Merkezi Başkanlığı tarafından yapılacak sınavlarda başarılı olma şartları aranır." hükmüne yer verilmiştir.
Davaya konu 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Karar tarihinde yürürlükte bulunan 06/05/2010 tarih ve 27573 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmenlerinin Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliğinin "Atama Şartları" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde," Mezun olduğu yükseköğretim programının Talim ve Terbiye Kurulunun öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atanacağı alana uygun olmak." şartı getirilmiştir.
Anılan Yönetmeliği yürürlükten kaldıran 17/04/2015 tarih ve 29329 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Milli Eğitim Bakanlığı Öğretmen Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin "Tanımlar" başlıklı 4. maddesinin (c) bendinde, "Alan" tanımı, "Bakanlık tarafından belirlenen ve aday öğretmen ve öğretmenlerin mezun oldukları yükseköğretim programına bağlı olarak atanabilecekleri alanları," olarak yapılmış olup; 5. maddesinin ikinci. fıkrasının (a) bendinde de atama şartları arasında, "Mezun olunan yükseköğretim programının, Bakanlığın öğretmenliğe atanacakların tespitine ilişkin kararına göre atama yapılacak alana uygun olması," düzenlemesine yer verilmiştir.
14/09/2011 tarih ve 28054 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 652 sayılı Milli Eğitim Bakanlığının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin "Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı" başlıklı 28. maddesinin altıncı fıkrasının (a) bendinde; "Eğitim sistemini, eğitim ve öğretim plan ve programlarını, ders kitaplarını hazırlatmak, hazırlananları incelemek veya inceletmek, araştırmak, geliştirmek ve uygulama kararlarını Bakan onayına sunmak." Talim Terbiye Kurulu'nun görevleri arasında yer almıştır.
Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığının Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esasları Hakkındaki 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı kararının eki niteliğinde bulunan çizelgenin 16. bölümünün 2. kısmının 3, 4, 5, 6 ve 7. başlıklarında "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" mezunlarının "din kültürü ve ahlak bilgisi öğretmenliğine" atanabilecekleri kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Eğitim ve öğretimi geliştirme ve değerlendirme ile ilgili görev ve hizmetleri yürütmekle görevli olan Talim ve Terbiye Kulunun üst hukuk normlarıyla kendisine verilen düzenleme yetkisi içerisinde, alan öğretmenliklerine kaynak teşkil edecek Yüksek Öğretim programlarının tespitinin Talim Terbiye Kurulunun takdirinde olduğu anlaşılmaktadır.
İdarelerin sahip oldukları takdir yetkisini, mutlak ve sınırsız bir şekilde değil, objektif bir şekilde, üst hukuk normlarına, kamu yararı ve hizmet gereklerine, hukukun genel ilkeleri ile adalet ve eşitlik ilkelerine uygun olarak kullanmaları gerekmektedir.
Bakılan davada; "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" lisans programlarının, "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" lisans programları ile karşılaştırılarak, "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil etmesi bakımından, Anayasa'nın 10. maddesinde düzenlenmiş eşitlik ilkesine uygunluk bakımından eşdeğerliklerinin ve "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği"ne atanmak bakımından "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" programlarına öncelik hakkı verilmesini gerektiren bir hususun bulunup bulunmadığının tespiti gerekmektedir.
Bu sebeple, Dairemizde aynı düzenlemelerin iptali istemiyle açılan bir başka davada verilen 07/11/2022 tarih ve E:2021/7361 sayılı ara kararı ile Yüksek Öğretim Kurulu Başkanlığından; "İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi" lisans programlarının 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Milli Eğitim Bakanlığı Talim ve Terbiye Kurulu Kararının eki çizelgenin 16. bölümünde yer alan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil eden "İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" lisans programları ile hangi konularda farklılıklar içerdiğinin, alınan derslerin ve verilen öğretmenlik eğitiminin içeriği açısından (Bakanlık ve Yükseköğretim Kurulu (YÖK) iş birliği ile açılan/açılacak olan Ortaöğretim Alan Öğretmenliği Tezsiz Yüksek Lisans ya da Pedagojik Formasyon Programı/Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifikası Programını başarı ile tamamlayanlar için) birbirine eşdeğer olup olmadıklarının bilimsel gerekçelerle karşılaştırmalı olarak, benzerlik ve farklılıkların orantısal olarak da gösterilmesi suretiyle ayrıntılı bir şekilde açıklanması istenilmiştir.
Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı Eğitim ve Öğretim Dairesi Başkanlığınca, ara kararına cevaben gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazıda; söz konusu talebin 18/01/2023 tarihli Yükseköğretim Yürütme Kurulu toplantısında incelendiği ve Üniversiteler Kurul Başkanlığının 23 Aralık 2022 tarihli toplantısında uygun görülen rapor da dikkate alınarak; 2547 sayılı Kanun'un 2880 sayılı Kanun'la değişik 43/b maddesi uyarınca; 9 sayılı TTK Kararı eki çizelgenin 16. bölümünde yer alan "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil eden İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi lisans programlarının pedagojik formasyon dersleri ve içeriklerinin kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından incelendiğinde İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği lisans programlarında yer alan pedagojik formasyon dersleri ile eşdeğer olduğuna ve anılan fakültelerin "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil etmesinin uygun olduğuna karar verildiği, 2014-2015 eğitim öğretim döneminden itibaren İlahiyat/İslami İlimler Fakülteleri bünyesindeki İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği programlarına öğrenci alımının durdurulduğu, 2017-2018 öğretim yılından itibaren anılan fakülteler bünyesinde eğitim öğretim sürecinde pedagojik formasyon derslerinin seçmeli dersler kapsamında lisans programı içerisinde yer aldığı, ilköğretim ve ortaöğretim düzeyinde öğretmen ihtiyacının söz konusu Fakültelerden karşılanmakta olduğunun belirtildiği görülmüştür.
Öte yandan, Milli Eğitim Bakanlığı Talim Terbiye Kurulu tarafından alınan 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın, "Öğretmenlik Alanları, Atama ve Ders Okutma Esaslarının Atamalarda Dikkat Edilecek Hususlar Başlıklı" 7. maddesinin ikinci fıkrasında, "Türkçe, Sosyal Bilgiler, İlköğretim Matematik, Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan mezun olanlarla, ihtiyacın karşılanamaması durumunda Türkçe alanına Türk Dili ve Edebiyatı; Sosyal Bilgiler alanına Tarih ve Coğrafya; İlköğretim Matematik alanına Matematik; Fen Bilimleri/Fen ve Teknoloji alanına Fizik, Kimya ve Biyoloji alan öğretmenliklerine kaynak teşkil eden programlardan da mezun olanların ataması yapılabilir." düzenlemesine yer verildiği ve anılan düzenlemede sınırlı sayıda bölüm sayıldığı, sayılan bölümler arasında "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği"nin yer almadığı görülmektedir. Böylece, gerekli görülen alanlar bakımından öncelik hakkına ilişkin düzenleme yapan Talim Terbiye Kurulu, eki çizelgelerdeki bölümlerde de öncelik hakkına ilişkin aynı iradeyi sürdürmüştür (Bkz: 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın eki çizelge; 84. Bölümü; Türk Dili ve Edebiyatı alanı). Bu bakımdan, Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği" bakımından herhangi bir öncelik düzenlemesine yer vermeyen 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'ın anılan maddesi ile dava konusu edilen eki çizelgenin 16. bölümündeki düzenlemenin, kanun sistematiği içinde birbiriyle uyumlu olarak getirildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil eden İlahiyat Fakültesi, İlahiyat Bilimleri Fakültesi, Uluslararası İslam ve Din Bilimleri Fakültesi, Dini İlimler Fakültesi ve İslami İlimler Fakültesi lisans programlarının pedagojik formasyon dersleri ve içeriklerinin kazanılan yetkinlikler ve program çıktıları açılarından İlköğretim Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği ile Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği lisans programlarında yer alan pedagojik formasyon dersleri ile eşdeğer olduğu, düzenlemenin kendi sistematiği içinde, 20/02/2014 tarih ve 9 sayılı Karar'da yer alan diğer düzenlemelerle uyum içerisinde olduğu sonucuna ulaşıldığından, anılan fakültelerin "Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliğine" kaynak teşkil etmesine ilişkin dava konusu düzenleyici işlemde ve buna bağlı olarak davacının, 2021 yılı Mart Dönemi Sözleşmeli Öğretmenlik mülakat sınavına girmeye hak kazanamamasına ilişkin bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVANIN REDDİNE,
2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen ...-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde davacıya iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/02/2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.