Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/3771 E. , 2023/4610 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/3771
Karar No : 2023/4610
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : …Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tunceli ili, Pertek ilçesi, 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında sözleşmeli subay olarak görev yapan davacı tarafından, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararla; dosyada bulunan soruşturma raporu, tanık ifadeleri ile davacının önceki disiplin durumu bir bütün olarak değerlendirildiğinde, 2013 yılında davacı ile ilgili olarak benzer hususlarda yapılan inceleme de, hakkında TSK'nın itibarını zedeleyecek ve ahlaki zayıflık olarak nitelendirilebilecek tutum ve davranışlarda bulunduğunun değerlendirildiği, 2014 yılında kendisine sicil veren üç farklı sicil amiri tarafından hakkında ahlaki sağlamlığının takip edilmesi gerektiği, dürüst ve güvenilir olmadığı yönünde kanaatte bulunulduğu, davacının son olarak dava konusu olayda bir astının eşi ile yakın ilişki kurduğu, bu durumun astsubayın eşi E.İ. tarafından ilk verilen ifadesinde doğrulandığı, hakkında isnat edilen fiilin sübuta erdiği, hakkında bir çok menfi kanaat bulunduğu, bu durum karşısında kamu hizmetinde istihdam edilmesinin kamu yararına açıkça aykırılık teşkil ettiği, davacının 6413 sayılı Kanun'un 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Böyle bir ceza verilmesini gerektirir fiil ve davranışlarda bulunmadığı, hakkındaki ifadelerin iftira olduğu, aleyhine verilen ifadelerin kurgulandığı izlenimi uyandırdığı, şüphe ile ceza verilemeyeceği belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Usul ve yasaya uygun kararın onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile hukuka aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı, Tunceli ili, Pertek ilçesi, 51. Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında sözleşmesli subay olarak görev yapmaktadır.
Davacı hakkında, bir astının eşiyle yakın ilişki kurduğu yolundaki başvurular üzerine başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen soruşturma raporunda; bilgisine başvurulan personelin ifadeleri ile disiplinsizliğin açığa çıkmasını sağlayan personel eşlerinin yazılı müracaatlarının değerlendirilmesinden söz konusu iddianın subuta erdiği, bu nedenle davacının 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma" cezası ile cezalandırılması gerektiği yönünde getirilen teklif doğrultusunda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma Cezası" ile cezalandırılması yolunda tesis edilen işlemin iptali istemiyle, temyizen incelenen davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
16/02/2013 tarih ve 28561 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan halinin "Disiplin Cezaları" başlıklı 11. maddesinde; "(1) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir:
a) Uyarma
b) Kınama
c) Hizmete kısmi süreli devam
ç) Aylıktan kesme
d) Hizmet yerini terk etmeme
e) Oda hapsi
f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma
(2) Uyarma, kınama, hizmete kısmi süreli devam ve aylıktan kesme cezaları disiplin amirleri tarafından; hizmet yerini terk etmeme ve oda hapsi cezaları disiplin kurulları ve disiplin amirleri tarafından; Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir." hükmüne, "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesinde; "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur. Bu cezayı alanlar, seferberlik ve savaş hâlleri haricinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamazlar.
(2) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; kuvvet komutanlıkları, Jandarma Genel Komutanlığı veya Sahil Güvenlik Komutanlığında oluşturulacak yüksek disiplin kurulları tarafından verilir ve ilgili kuvvet komutanı, Jandarma Genel Komutanı veya Sahil Güvenlik Komutanının onayı ile yerine getirilir. General ve amiraller hakkında ise Genelkurmay Başkanlığında teşkil edilecek yüksek disiplin kurulu tarafından verilir ve yerine getirilir.
(3) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; disiplin amirlerinden en az ikisinin teklifi üzerine yüksek disiplin kurulları tarafından verilebileceği gibi, eldeki bilgi ve belgelere göre yüksek disiplin kurulları tarafından resen de verilebilir. Genelkurmay Başkanının eldeki bilgi ve belgelere ya da gerekli görmesi üzerine yaptırdığı disiplin soruşturması sonucuna göre hakkında bu cezanın verilmesine kanaat getirdiği personelin dosyaları bir karar verilmek üzere doğrudan yetkili yüksek disiplin kuruluna sevk edilir.
(4) Kuvvet komutanlıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında teşkil edilecek yüksek disiplin kurulları; kurmay başkanının başkanlığında personel, istihbarat ve harekât başkanları, personel ve tayin dairesi başkanları, adli müşavir veya hukuk müşaviri, kıdem, sicil ve personel yönetimi ile ilgili şube müdüründen oluşur. Genelkurmay Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulu; Genelkurmay Başkanının başkanlığında kuvvet komutanları, Jandarma Genel Komutanı, Genelkurmay İkinci Başkanı, Genelkurmay Personel Başkanı ve Genelkurmay Adli Müşavirinden oluşur. Yüksek disiplin kurullarında kararlar oy çokluğu ile alınır. Oylar dağılırsa, hakkında tahkikat yapılanın en çok aleyhinde olan oy, çoğunluk elde edilinceye kadar kendisine daha yakın olan oya tabi olur.
(5) Yüksek disiplin kurulları; gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili birlik, kurum ve karargâhlardan bilgi almaya, hâkim veya savcı kararı gerektirmeyen durumlarda kriminal inceleme yaptırma da dâhil olmak üzere her türlü inceleme yaptırmaya, tanık ve bilirkişi dinlemeye, keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler.
(6) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının verilmesine ilişkin sürecin; disiplin amirlerinin teklifi ile başlatılması hâlinde süreci başlatan disiplin amiri tarafından, diğer durumlarda ise yetkili komutanlıklar vasıtası ile yüksek disiplin kurulları tarafından hakkında karar verilecek personelin savunması alınır. Yazılı savunma haricinde, yüksek disiplin kurulu tarafından gerek görülmesi veya personelin talepte bulunması hâlinde personel sözlü olarak da ifade vermeye çağrılabilir. Firar ve izin tecavüzü gibi ilgilinin bulunamaması nedeniyle savunma almayı imkânsız hâle getiren zorunlu hâller ile 21 inci madde gereğince verilecek Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasında savunma alınmaz.
(7) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası alan yedek subaylar, ilgili kanunlara göre belirlenen kalan askerlik hizmetlerini er rütbesi ile tamamlarlar.
(8) Türk Silahlı Kuvvetlerinde sözleşmeli statü ile görev yapan personelin sözleşmelerinin feshine ilişkin özel kanunlarındaki hükümler ile Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma ve çıkarmaya ilişkin diğer kanunlarda düzenlenmiş hükümler saklıdır." hükmüne, "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinde; "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:
...
b) Ahlaki zayıflık: Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmaktır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava dosyasının incelenmesinden; davacının, bir astının eşiyle yakın ilişki kurduğu yolundaki başvurular üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde düzenlenen 12/06/2015 tarihli rapor ve 18/06/2015 tarihli ek raporda özetle; aynı birlikte görev yapan personel eşleri F.E. ile B.Ö.'nün 11/06/2015 günü saat 15.30 sıralarında E.K.'nın ev toplamasına yardım etmek maksadıyla kitap kolisi almak için Pertek Kışlası içerisinde bulunan ,,, Otel Misafirhanesine ait depoya gittikleri, depoyu açmaya çalıştıkları esnada deponun içeriden kilitlendiğini farkettikleri, aradan bir müddet geçince davacının depodan çıktığı, akabinde tekrar depoya girmeye çalıştıkları ancak kapının tekrar arkadan kilitlendiği, ikinci denemelerinde kapının açıldığı ve içeride P.Asb.Kd.Çvş.E.İ.'nin eşi E.İ.'nin bulunduğunu gördükleri, daha sonra söz konusu bayanların E.K.'nın evine gittikleri, hemen arkalarından E.İ.'nin geldiği ve durumu yanlış anladıklarını ifade ettiği, fakat devam eden konuşmalarda davacı ile görüştüklerini itiraf ettiği, tüm bu hususların bayanlar tarafından eşlerine anlatılması üzerine personel tarafından durumun Tabur Komutanına iletildiği, evli olan davacının maiyetindeki bir astsubayın eşi ile tenha ve gözlerden uzak bir yer olduğuna şüphe bulunmayan misafirhanenin deposunda gizlice görüşmesi ancak farkedilmesi, astsubayın eşi olan E.İ.'nin olaydan sonra davacı ile üç aydır görüştüklerini dosyada ifadesi bulunan tanıklara beyan etmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, bu eylemin Türk aile ve ahlak yapısına kesinlikle aykırı olduğu, davacının Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunduğu kanaatine yer verildiği; davacı hakkında sıralı amirleri tarafından düzenlenen belge ile TSK Disiplin Kanunu'nun 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası verilmesinin teklif edildiği, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun …tarih ve … sayılı kararı ile davacının 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun 13. maddesi ile 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden ayırma cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın Kara Kuvvetleri Komutanı ve Milli Savunma Bakanı tarafından onaylandığı, işlemin 06/11/2015 tarihinde davacıya tebliğ edilerek ilişiğinin kesilmesi üzerine temyizen bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Olayda, davacı ile aynı yerde görev yapan personel ve eşlerinin, şahit oldukları olay ve geçmiş zaman izlenimlerine dayalı değerlendirmelerini içeren, meydana gelen olay üzerine yaptıkları müracaat ve verdikleri ifadeler dikkate alınarak hazırlanan 12/06/2015 tarihli soruşturma raporu ve E.İ. tarafından 13/07/2015 tarihinde Yüksek Disiplin Kuruluna hitaben verdiği dilekçesinde, personel eşleri tarafından zorlama yoluyla alındığını belirttiği, …tarih ve …sayılı tutanaktan ve olaya şahit olduklarını belirten diğer personel eşlerinin beyan dilekçelerinden anlaşıldığı üzere, 12/05/2016 tarihli soruşturma raporundan sonraki gün olan 13/06/2015 tarihinde E.İ.'nin beyanı esas alınarak düzenlenen 18/06/2015 tarihli ek soruşturma raporuna dayalı olarak getirilen disiplin amirleri kanaat ve teklifi uyarınca işlem tesis edildiği görülmekte ise de, gerek olayın ertesi günü düzenlenen 12/06/2016 tarihli, gerekse de E.İ.'nin zorlama yoluyla alındığını belirttiği 13/06/2016 tarihli beyanı üzerine düzenlenen 18/06/2016 tarihli soruşturma raporlarında, davacının ileri sürdüğü hususlarda herhangi bir değerlendirme yapılmadığı, davacıya isnat edilen fiili işleyip işlemediği hususunun hiçbir şüphe bırakmayacak şekilde ortaya konulabilmesi amacıyla, olayın mağduru olan E.İ.'nin soruşturma kapsamında ifadesine başvurulmadığı anlaşıldığından, eksik inceleme ve araştırma sonucu hazırlandığı sonucuna varılan soruşturma raporlarına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 09/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!