Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2021/280 E. , 2022/5463 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/280
Karar No : 2022/5463
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Kahramanmaraş ili, Türkoğlu ilçesi … Camii imam hatibi olan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının ifa ettiği görevin niteliği dikkate alındığında, din görevlisi olduğundan herhangi bir memurdan daha fazla resmi sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene layık olarak hareket etmek zorunda olduğunun açık olduğu, toplumun örf ve ananeleri ile ahlaki ilkelerine uygun bir hayat sürmeyi ilke edinmesi gerektiği, mesajlaşma yoluyla söz konusu bayanın sorunlarını çözmeye çalıştığı ve duygusal içerikli mesaj atmadığı iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki Türkoğlu Cumhuriyet Başsavcılığının … soruşturma sayılı dosyasında verdiği ifadesinde de 2015 yılı Ağustos ayına kadar normal şekilde mesajlaştıklarını, bu tarihten itibaren sevgili olarak mesajlaşmaya devam ettiklerini, herşeyin karşılıklı gönül rızası ile olduğunu beyan ettiği, bir kanaat önderi olarak bayanın ailesiyle irtibata geçip sorunları hakkkında ailesini bilgilendirebileceği, ailesinin duyarsız kalması durumunda resmi makamları haberdar edebileceği açık iken bu yolu seçmediği, bayanın zaaflarından faydalanma kastı ile hareket ettiği, mesajlarda geçen ifadelerin bir hocanın öğrencisine atacağı mesajlardan olmadığı, bayanın yaşının küçük olduğu, hata yapmaya müsait olduğu, davacının evli ve çocuklu olduğu, buna rağmen toplumun yerleşik değerlerine ve icra ettiği mesleğin icaplarına uygun davranmadığının usule uygun olarak yapılan soruşturma ile sabit olduğundan Yönetmeliğin 5. maddesinde yer alan itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin islam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiği açık olan davacı hakkında tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Soruşturmada adı geçen lise öğrencisi kız çocuğunun kendisinden hoşlandığına yönelik mesaj atması üzerine kendisini uyardığı, psikolojisinin bozuk olduğunu farkettiğinden ve intihar edeceğine yönelik mesajlar atmasından dolayı intihar etmesinden korktuğu için eşinin de bilgisi ve isteğiyle mesajlarına karşılık verdiği, iddia edildiği gibi duygusal bir ilişkisinin olmadığı, eğer olsaydı eşine haber vermeyeceği, hatta bir kısım mesajları kendisinin değil eşinin attığı, bu konu ile ilgili Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma neticesinde hakkında takipsizlik kararı verildiği, isnat edilen fiil nedeniyle kendisine hem kınama cezası verildiği, hemde görevine son verilerek iki kez cezalandırıldığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Mahkeme kararının hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile hukuka ve usule uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin reddine,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 14/11/2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının "Özel şartları" belirleyen (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" kuralına yer verilmiş; 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "Memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan her hangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren haller arasında sayılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, Kahramanmaraş İli, Türkoğlu İlçesi, … Mahallesi, ... Camii imam-hatibi olarak görev yapan davacı hakkında, aynı mahallede ikamet eden lise öğrencisi bir kız çocuğu ile mesajlaştıkları iddiaları üzerine soruşturma yapıldığı, davacı hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda özetle; lise öğrencisi bir kız çocuğunun 2014 yılı yaz aylarında ramazan bayramını kutlamak için davacıya mesaj atmasıyla taraflar arasında mesajlaşmanın başladığı, kişisel problemleri nedeniyle dertleşebileceği kişi olarak gördüğü davacıya duygusal olarak yakınlaştığı, bunu ifade eden mesaj atması üzerine davacının önce karşı çıkıp tepki göstermesine rağmen daha sonra kendisinin de duygusal olarak bağlandığı; bazı dönemlerde söz konusu mesajlaşmaya ara vermelerine rağmen yeniden bazı yazışmalar olduğu, 2015 yılı Mart ve Ekim aylarında okul idaresince öğrencinin telefonuna el konulması üzerine mesajlaşmaların tespit edildiği, davacının duygusal içeriği olan mesajlar attığı, daha sonra hediye olarak t-sihirt gönderdiği ve kullanması için bir GSM hattı verdiği, davacının üzerine atılı iddiaların sübuta erdiğinden bahisle, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan ortak niteliği kaybettiği gerekçesiyle 657 sayılı Yasa'nın 98. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca görevine son verilmesinin teklif edilmesi üzerine, … tarih ve … sayılı Başkanlık oluru ile davacının görevine son verildiği ve bu işlemin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Anayasa’nın 20. maddesinde, herkesin özel hayatına saygı gösterilmesi hakkına sahip olduğu ve özel hayatın gizliliğine dokunulamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir. "Özel hayat"; gerek özel hukukta ve gerekse kamu hukukunda, kişinin girilmesine ya da müdahale edilmesine açık veya zımni rızasının olup olmadığı yönünden hukuki denetime tabi olup, özellikle, kişinin bire bir özel (sır) yaşam alanını, gizli tutmak istediği, bir başka kişi ya da kişilerin bilmesini istemediği konuları içermektedir. Bu itibarla, hukuken çok sıkı biçimde korunan, dokunulamayan bu alana idari makamlarca doğrudan müdahale edilmesi veya bu alanı sınırlayıcı idari yaptırım kararlarının uygulanması imkanı bulunmamaktadır.
Bakılan uyuşmazlıkta; davacının üzerine atılı bulunan ve soruşturma konusu olan eylemin özel hayatına ilişkin olduğu; kendisini şikayet eden ...'nın şahsına ait özel yazışma dökümlerini elde ettiği, söz konusu yazışma kayıtları soruşturma raporuna esas alınarak yapılan teklif uyarınca davacı hakkında nitelik kaybı nedeniyle işlem tesis edilmiş olduğu dikkate alındığında, davacının yürütmekte olduğu kamu göreviyle, bir başka ifadeyle mesleki faaliyetiyle bir ilgisinin olmadığı, davacının atanmasında itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinde İslam törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğuna dair ortak nitelik şartını taşımadığından bahisle imam hatiplik görevine son verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediğinden, davanın reddi yolunda verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi karının bozulması gerektiği görüşüyle aksi yöndeki çoğunluk kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!