WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/1752 E.  ,  2023/5298 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/1752
Karar No : 2023/5298

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Afyonkarahisar ili, Sandıklı ilçesi, … Köyü Camiinde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile görevine döndürülmesine ve tüm özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; imam hatip olarak görev yapan davacının kendisine başvuran kişilere para karşılığı muska yazdığı, gaipten haber verildiği izlenimini doğuracak bilgiler verdiği hususlarının tanık ifadeleriyle sabit olduğu, dini konularda halka doğru ve gerçek bilgiler vermesi ve davranışları ile örnek olması gereken davacının bu eylemlerinin din görevlisi sıfatı ile bağdaşmadığı anlaşıldığından, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5/b maddesinde düzenlenen "ortak nitelik" şartını kaybettiği sonucuna varılarak 657 sayılı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine dair dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı, öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2. maddesinin birinci fıkrasında, idarî işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat unsurlarından biri ile hukuka aykırı oldukları iddiasıyla menfaati ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları ile idarî işlem ve eylemlerden dolayı hakları muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarının idarî dava türleri arasında sayıldığı, aynı maddenin ikinci fıkrasında da, idarî mahkemelerin idarî eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremeyeceklerinin belirtildiği, dolayısıyla davacının görevine döndürülmesi şeklindeki talebinin incelenerek idarenin takdir yetkisini yok sayarak görevine döndürülmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle göreve iadesine ilişkin talebinin incelenmesinin mümkün olmadığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olması nedeniyle davacının özlük haklarının iadesine ilişkin isteminin de reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın, dava konusu işlemin iptali ile davacının özlük haklarının iadesi talebi yönünden reddine, davacının göreve iadesi talebine ilişkin kısım yönünden ise incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İlgili Yönetmelik'te aranılan çevrede bilinirlik şartının gerçekleşmediği, Ö.O.'nun şikayetinden vazgeçtiği belirtilerek, Mahkeme kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Afyonkarahisar ili, Sandıklı ilçesi, … Köyü Camiinde imam hatip olarak görev yapan davacının, Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde yer alan "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" şartını kaybettiğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98. maddesinin (b) bendi uyarınca görevine son verilmesine ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin tesis edilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinin (2) numaralı alt bendinde, memurluğa alınacaklarda aranacak özel şartlar arasında, "Kurumların özel kanun veya diğer mevzuatında aranan şartları taşımak" koşuluna yer verilmiş; 98. maddesinin (b) bendinde, memurların "memurluğa alınma şartlarından herhangi birini taşımadığının sonradan anlaşılması veya memurlukları sırasında bu şartlardan herhangi birini kaybetmesi" hali, Devlet memurluğunu sonra erdiren durumlar arasında sayılmıştır.
Diyanet İşleri Başkanlığı Atama ve Yer Değiştirme Yönetmeliği'nin 5. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, "Atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan unvanlarda; itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu şeklinde ortak bir nitelik taşımak" koşulu, Diyanet İşleri Başkanlığı kadrolarına ilk defa atanacaklarda aranacak genel şartlar arasında gösterilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesinin davacının göreve iade talebi yönünden davanın incelenmeksizin reddine yönelik olarak istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, davacının temyiz dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, davanın reddine yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı incelendiğinde;
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri uyarınca, atanmalarında dini öğrenim şartı esas alınan alanlarda görev yapan personelin; 657 sayılı Kanun'un 48. maddesinin (B) bendinin (2) numaralı alt bendi ile aynı Kanun'un 98. maddesinin (b) bendi uyarınca Yönetmelik'te aranılan "itikat, ibadet, tavır ve hareketlerinin İslâm törelerine uygunluğunun çevresinde bilinir olduğu'' şeklindeki ortak nitelik şartını kaybettiğinden bahisle görevine son verme işleminin tesisi için, ''İslam törelerine uygun olmayan bir eylemin bulunmasının'' yanında, diğer bir şart olarak ''bu eylemin çevresinde bilinir olmasının" da gerektiği, ancak bu iki şartın birlikte gerçekleşmesi durumunda görevine son verilebileceği açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacı hakkında "üfürükçülük ve nüshacılıkla uğraştığı, şahsına müracaat eden kişilere gaipten haber verildiği izlenimini doğuracak bilgiler verdiği ve menfaat temini için bu işleri meslek haline getirdiği" iddialarıyla başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda özetle; şikayetçi Ö.O.'nun ifadesinde; annesi ve eşinin rahatsızlıklarına çare bulmak için muska yazdığını duyduğu davacıya müracaat ettiği, davacının tedavi için aktardan malzeme alacağını söyleyerek kendisinden para istediği, parayı elden almadığı, sonrasında davacının annesinin durumunda bir iyileşme olmayınca parasını geri istediği, şikayetçi olduktan sonra davacının aldığı parayı geri verdiği; şikayetçi F.B.'nin ifadesinde; halasının rahatsızlığı nedeniyle davacıdan yardım istediği; davacının halasının evine gelerek çeşitli ayetler yazdığı, bu işlemi yaparken safran kullandığını ve pahalı olduğunu söyleyerek 300 TL para talep ettiği, herhangi bir fayda görmeyince parayı geri istediği, iade etmeyince şikayet dilekçesi verdiği, bunun üzerine davacının aldığı parayı halasına iade ettiği ve yazdığı muskaları aldığı şeklinde beyanlarda bulunduğu; tanık M.T.'nin ifadesinde; rahatsızlığı nedeniyle davacı ile tanıştığı, davacının kendisinde büyü olduğunu söylediği, davacıya para teklif ettiği ama almadığı, bankada çalışan F. isimli şahsa 450 TL bırakmasını istediği, kendisine üç adet yazılı kağıt verdiği, bir kutunun içine toprak ve altın koyarak yirmi gün boyunca saklamasını istediği, sonrasında kutuyu altınla birlikte davacıya verdiği, yaklaşık iki ay sonra davacıdan altını vermesini istediği, davacının altını iade etmediği, muhakkik ifadesinden sonra altını bir esnafa bıraktığı ve altını esnaftan aldığı, 450 TL'yi ise iade etmediği şeklinde beyanlarda bulunduğu; davacıya isnat edilen üfürükçülük ve nüshacılıkla uğraştığı, şahsına müracaat eden kişilere gaipten haber verildiği izlenimini doğuracak bilgiler verdiği ve menfaat temini için bu işleri meslek haline getirdiği iddialarının sübuta erdiğinden ortak nitelik şartını kaybettiği sonucuna varılarak 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 98/b maddesi uyarınca Başkanlıktaki görevinin sona erdirilmesine yönelik getirilen teklif doğrultusunda … tarih ve … sayılı işlemle davacının görevine son verildiği anlaşılmıştır.
Uyuşmazlıkta, davacının ortak niteliği kaybettiğinden bahisle işlem tesis edilmiş ise de, dosyada yer verilen bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacıya atfedilen eylemin alenileştiğinin, mesleğine ya da sosyal çevresine yansılamaları olduğunun kabulü için yeterli olacak şekilde, şikayetçiler dışında tanık ifadesi bulunmadığı, davacıya isnat edilen eylemin çevresinde bilinir olduğu hususunun her türlü şüpheden uzak, somut, inandırıcı ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulamadığı sonucuna ulaşıldığından, görevine son verilmesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamıştır.
Bu durumda, davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf isteminin reddi yolunda verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle kısmen reddi, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davanın incelenmeksizin reddine yönelik kısmının ONANMASINA oybirliğiyle,
3. Bölge İdare Mahkemesi kararının dava konusu işlemin iptali ve özlük haklarının iadesi talebi yönünden davanın reddine yönelik İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA oyçokluğuyla,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/10/2023 tarihinde, kesin olarak karar verildi.

(X)KARŞI OY : Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının; dava konusu işlemin iptali ile davacının özlük haklarının iadesi talebi yönünden davanın reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının da onanması gerektiği görüşüyle, Daire kararının bozmaya ilişkin kısmına katılmıyoruz.