Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/697 E. , 2023/7305 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/697
Karar No : 2023/7305
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Çevre Yönetimi Genel Müdürlüğünde mutemet olarak görev yapmakta iken, 26/10/2011 tarihinde görevden uzaklaştırılan ve hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucu Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı kararı ile 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediği gerekçesiyle verilen Devlet memurluğundan çıkarma cezasına karşı açılan davada, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı iptal kararı sonrasında davalı idarede bilgisayar işletmeni olarak göreve başlatılan davacı tarafından, görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihinden itibaren memuriyetten çıkarılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararının verildiği tarihe kadar ödenmeyen 1/3 maaş kesintilerinin ve yargı kararı ile iptal edilen memuriyetten çıkarma cezasının verildiği tarihten itibaren maaşlarının ödenmesi talebiyle yaptığı 09/04/2018 tarihli başvurunun zımnen reddi üzerine 50.000,00-TL (ıslah edilmek suretiyle toplam 165.075,73-TL) tazminatın ödenmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; Mahkemelerinin 02/04/2019 tarihli ara kararı ile; davacının görevden uzaklaşırıldığı döneme (26/10/2011- 01/07/2013) ilişkin olarak maaşından yapılan 1/3 kesinti tutarı toplamının ve Devlet memurluğundan çıkarıldığı 01/07/2013 tarihi ile yeniden göreve başladığı 08/05/2018 tarihine kadar kadar mahrum kaldığı maaşlar toplamı tutarının hesaplanarak bildirilmesinin davalı idareden istenildiği, ara kararına cevaben 02/05/2019 tarihli dilekçe ile davalı idare tarafından hesaplanmak suretiyle davacıya ödenecek miktarın net 165.075,73 TL olarak bildirildiği ve aynı tarihli (02/05/2019) dilekçe ile de davacı vekili tarafından 50.000,00 TL olarak açılan tazminatın 165.075,73 TL'ye ıslah edildiği, bu durumda, davacının disiplin soruşturması nedeniyle görevden uzaklaştırılmasından kaynaklanan kesintiler ve Devlet memurluğundan çıkarıldığı 01/07/2013 tarihinden yeniden göreve başladığı 08/05/2018 tarihine kadar yoksun kaldığı 167.075,73 TL parasal haklarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinde açılan kamu davasında, Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının beraatine karar verildiği, Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarihli ve E:…, K:… sayılı kararı ile kararın davacıya ilişkin kısmının onandığının görüldüğü gerekçesiyle davanın kabulüne, 165.075,73TL'nin davacıya ödenmesine, hükmedilen 165.075,73 TL tutarındaki maddi tazminatın 50.000,00 TL'lik kısmı yönünden idareye başvuru tarihi olan 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 115.075,73TL'lik kısmı yönünden ıslah tarihi olan 02/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davalı idarece istinaf dilekçesinde öne sürülen hususların, İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden, istinaf isteminin reddi gerektiği; davacının faiz yönünden istinaf istemine gelince; davanın açıldığı tarihte fazlaya yönelik hakları saklı tutulmak kaydıyla davacının tazminat isteminin, görevden uzaklaştırıldığı dönemde yoksun kaldığı kesinti yapılan maaş tutarları toplamı ile hakkında yapılan disiplin soruşturması sonucunda Devlet memurluğundan çıkarılıp, yargı kararı üzerine görevine başlatıldığı dönemde yoksun kaldığı parasal haklarının ödenmesi ve bu kalemlere hak edilen tarihlerden itibaren yasal faiz işletilmesi şeklinde iki kalemden oluştuğu ve her iki kalemin hukuki dayanakları ve faiz işletilme tarihleri farklı olduğundan, her iki kalem için ayrı başlık altında inceleme yapılması gerektiği; davacının görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihinden memuriyetten çıkarılmasına ilişkin Yüksek Disiplin Kurulu kararının verildiği 01/07/2013 tarihine kadar ödenmeyen 1/3 maaş kesintilerinin yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden; davacının görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihinden devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 arası dönemde maaşından yapılan 1/3 kesintilerine, maaşların ödenmesi gerektiği tarihten itibaren, başka bir deyişle, kesintilerin yapıldığı tarihlerden ödemenin yapıldığı tarihe kadar yasal faizin ödenmesi gerektiği, Mahkemece yapılan ara kararına verilen cevapta, davacının anılan döneme ilişkin yoksun kaldığı 1/3 oranındaki maaş kesintileri tutarının toplam 10.516,64 TL olduğu belirtildiğinden, anılan miktara kesintinin yapıldığı her ay için ayrı ayrı olmak üzere kesinti tarihlerinden itibaren yasal faizin ödenmesi gerektiği; Yüksek Disiplin Kurulununca memuriyetten çıkarma cezasının tesis edildiği 01/07/2013 tarihi ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali yolunda verilen yargı kararı üzerine davacının görevine başlatıldığı 08/05/2018 tarihi arasında mahrum kaldığı maaşlarının yasal faiziyle birlikte ödenmesi istemi yönünden; davacının dava dilekçesindeki talebi de göz önünde tutulmak ve taleple bağlı kalınmak suretiyle, ıslah talebinde bulunulduktan sonra arttırılan miktara uygulanacak faiz tarihinin de, dava açılırken belirtilen miktara uygulanan faiz tarihiyle aynı tarih olarak uygulanmasının hakkaniyet gereği olduğu, aksine bir anlayışla, tazminat tutarının ıslah edilen kısmına, idarenin temerrüde ancak ıslah talebi dilekçesi ile düşürüldüğünden bahisle ıslah dilekçesi tarihinden itibaren faiz işletilmesi durumunda, ıslah müessesesinin uygulanmadığı dönemde davacılar için ortaya çıkan mağduriyetin, bu kez faiz uygulama tarihi yönünden ortaya çıkacağı hususunda hiçbir kuşku bulunmadığı, ıslah yoluna başvurulmasının sebebinin dava açma tarihi itibarıyla tazminat tutarının öngörülememesi olduğu, gerçekte tazminata neden olan bir zararın var olup miktarının belirlenebilir ve likit olmadığı, davacının bakılan tam yargı davasını açma sebebinin, devlet memurluğundan çıkarma cezasının yargı yerince iptal edilmesi olduğu, dolayısıyla; davacının, Devlet memurluğundan çıkarılması işlemi yargı kararıyla hukuka aykırı bulunduğuna göre, açıkta kaldığı dönemde yoksun kaldığı parasal haklar yönünden bir zararının olduğu ancak bu zararın miktarını davacının dava açma tarihinde öngörmesinin mümkün olmaması nedeniyle, tazminat miktarının üst sınırı yargılama sırasında ortaya çıkacağından, bu miktara işletilecek yasal faizin de dava tarihinde belirtilen miktara uygulanacak faiz tarihi ile aynı olması gerektiği; öte yandan, iptal kararı üzerine açılan tam yargı davalarında yoksun kalınan parasal haklara işletilecek faizin başlangıcının, zararın doğduğu ilk işlem tarihi itibarıyla tahakkuk edecek her ay için hesaplanarak ödenmesi gerektiği, bu durumda; davacının, Yüksek Disiplin Kurulunca memuriyetten çıkarma cezasının tesis edildiği 01/07/2013 tarihi ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali yolunda verilen yargı kararı üzerine görevine başlatıldığı 08/05/2018 tarihi arasında mahrum kaldığı parasal hakların tutarı olan 154.559,09 TL'nin zararın doğduğu 01/07/2013 tarihinden itibaren tahakkuk edecek her ay için ayrı ayrı hesaplanarak faiz ödenmesi gerektiği gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminin reddine; İdare Mahkemesince kabulüne karar verilen tazminat miktarlarına uygulanacak faiz başlangıç tarihleri yönünden davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılmasına, davanın kabulü ile davacının görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihinden Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 arası dönemde maaşından yapılan 1/3 kesintileri toplamı olan 10.516,64 TL'nin her ay için ayrı ayrı olmak üzere kesintinin yapıldığı tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 tarihi ile cezanın iptali yolunda verilen yargı kararı üzerine görevine başlatıldığı 08/05/2018 tarihi arasında mahrum kaldığı maaşları toplamı olan 154.559,09 TL'in zararın doğduğu 01/07/2013 tarihinden itibaren tahakkuk edecek her ay için ayrı ayrı hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının yargı kararı üzerine görevine iade edildiği ancak kararın henüz kesinleşmediği, kararın usule ve hukuka aykırı olduğu belirtilerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince; 29/10/2021 tarih ve 31643 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 85 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 1. maddesi uyarınca davalı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı hasım mevkine alınarak işin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2577 sayılı Kanunun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde; kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükme bağlanmıştır.
Anılan Kanun maddesinin taslak gerekçesinde; temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.
Fazlaya ilişkin hakkın saklı tutularak belirli bir bedel üzerinden açılan tazminat davalarında, yargılama aşamasında ilgili yargı mercii tarafından konuya ilişkin yaptırılan bilirkişi incelemesi vs. araştırmalar neticesinde bulunan yeni değer, davacı tarafından 2577 sayılı Kanun'un 16. maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca ıslah edilerek, talebe konu tazminat miktarı, belirlenmiş olan yeni değer üzerinden güncellenebilmektedir.
İlgili yargı mercii tarafından, güncellenen bu değerin tazminine karar verilirken, hükmedilecek tazminata yürütülecek faiz yönünden, faizin niteliği gereği ikili bir ayırım yapılması ve "davanın ilk açıldığı zaman belirtilen tazminat miktarına", dava tarihinden veya dava tarihinden önce davacı tarafından idareye bir başvuru yapılmış ve bu başvuru tarihinden itibaren faiz ödenmesi yönünde bir talepte bulunulmuş ise idareye başvuru tarihinden itibaren; "tazminatın ıslah ile artırılan diğer kısmına" ise, ıslah dilekçesinin karşı tarafa tebliğ edildiği tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekmektedir.
Bakılan uyuşmazlıkta, Bölge İdare Mahkemesince; davacının görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihi ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı 01/07/2013 tarihi arasındaki dönemde, maaşından yapılan 1/3 kesintilerin toplamı olan 10.516,64 TL'nin her ay için ayrı ayrı olmak üzere kesintinin yapıldığı tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırıldığı 01/07/2013 tarihi ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasının iptali yolunda verilen yargı kararı üzerine görevine başlatıldığı 08/05/2018 tarihi arasında mahrum kaldığı maaşların toplamı olan 154.559,09 TL'in zararın doğduğu 01/07/2013 tarihinden itibaren tahakkuk edecek her ay için ayrı ayrı hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesine şeklinde karar verildiği görülmekle, yasal faizin başlangıcı açısından verilen kararda hukuki isabet görülmemiştir.
Ancak, bu husus, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, kararın hüküm fıkrasının, "Davanın kabulü ile davacının görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihinden, devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 tarihine kadar maaşından yapılan 1/3 kesintilerin toplamı olan 10.516,64 TL'nin davalı idareye başvuru tarihi olan 09/04/2018 itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 tarihi ile cezanın iptali yolunda verilen yargı kararı üzerine görevine başlatıldığı 08/05/2018 tarihi arasında mahrum kaldığı maaşlarına yönelik maddi tazminatın 50.000,00-TL'lik kısmı yönünden idareye başvuru tarihi olan 09/04/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, 115.075,73TL'lik kısmı yönünden ıslah tarihi olan 02/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine", şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kabulü ile ...TL'nin davacıya ödenmesi, hükmedilen …-TL tutarındaki maddi tazminatın 50.000,00-TL'lik kısmı yönünden idareye başvuru tarihi olan 29/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, ...TL'lik kısmı yönünden ıslah tarihi olan 02/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan davalı idarenin istinaf başvurusunun reddi; anılan kararda kabulüne karar verilen tazminat miktarlarına uygulanacak faiz başlangıç tarihleri yönünden davacının istinaf isteminin kabulü ile kararın bu kısmının kaldırılması, davanın kabulü ile davacının görevden uzaklaştırıldığı 26/10/2011 tarihinden Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 arası dönemde maaşından yapılan 1/3 kesintileri toplamı olan … TL'nin her ay için ayrı ayrı olmak üzere kesintinin yapıldığı tarihlerden itibaren yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi, davacının Devlet memurluğundan çıkarılma cezası ile cezalandırıldığı 01/07/2013 tarihi ile Devlet memurluğundan çıkarılma cezasının iptali yolunda verilen yargı kararı üzerine görevine başlatıldığı 08/05/2018 tarihi arasında mahrum kaldığı maaşları toplamı olan … TL'in zararın doğduğu 01/07/2013 tarihinden itibaren tahakkuk edecek her ay için ayrı ayrı hesaplanarak yasal faiziyle birlikte ödenmesi yolundaki … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının hüküm fıkrasının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, kesin olarak, 28/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!