WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 24 Haziran 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/560 E.  ,  2024/202 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/560
Karar No : 2024/202

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının, temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Hopa Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü; Sarp Gümrük Müdürlüğünde memur olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 22/10/2018 tarih ve E:2016/7799, K:2018/4431 sayılı bozma kararına uyularak; olayda, her ne kadar davalı idarece, davacının, Öncüpınar Gümrük Müdürlüğüne sevki yapılan tırda refakatçi olarak görevlendirildiği esnada, adına Gaziantep'te oda ayrılması ve bu odanın ücretinin davacı tarafından ödenmeyerek bilgisi dışında başkaları tarafından ödenmesi ve Gaziantep - Trabzon uçağında davacı adına yer ayrılması için telefon görüşmesi yapılmasının, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunma kapsamında değerlendirilmiş ise de, gerek diğer sanıklar tarafından ceza soruşturması aşamasında verilen savunmalar ve gerekse söz konusu suç kapsamında yapılan dinlemeler sonucunda elde edilen tapelerde, davacının bahsi geçen suç örgütüne yardım ettiğine dair bir hususa rastlanmadığı gibi, davacının anılan örgüt üyelerince araçtan uzaklaştırılmaya çalışıldığı, otel ve uçak rezervasyonları yönünden bahsi geçen kişilerden bir talepte bulunmadığı, söz konusu rezervasyonların kendisinin bilgisi dışında yapıldığı, yine bunun dışında herhangi bir menfaat elde ettiğine dair bir kanıt da bulunmadığı; diğer yandan, davacının suça konu tırı güvenli bir alana park ettirdikten veyahut çıkış gümrüğüne kadar getirip teslimini sağladıktan sonra aracı terk etmesi gerekirken aracı bırakarak otele geldiği açık olmakla birlikte, söz konusu eylemi nedeniyle kaçakçılık suçuna iştirak ettiğine dair bir delil bulunmadığı, esasen bahsi geçen eyleminin 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi kapsamında olmayıp, maddenin diğer fıkraları yönünden değerlendirilmesinin gerektiği, bu durumda davacının eylemlerinin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak suçunu oluşturduğundan bahisle 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, yapması gereken işi yapmamak karşılığında kendisi veya üçüncü bir şahsa bir menfaat temin etmesi, menfaat temini olmasa bile, şüpheli bir biçimde eşyanın ortadan kaybolmasına neden olması şeklindeki eyleminin memurluk sıfatıyla bağdaşmayacağı ve işlemin bu çerçevede değerlendirilerek davacının dava konusu disiplin cezası ile cezalandırıldığı, soruşturma raporu ve eki bilgi belge ile davacının eyleminin sabit olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile davacı hakkında soruşturma konusu olayla ilgili yürütülen kamu davası sonunda verilen karara göre yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmek üzere temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Hopa Gümrük ve Muhafaza Başmüdürlüğü; Sarp Gümrük Müdürlüğünde işlem gören ve tır karnesi muhteviyatında siyah çay olan tırın Öncüpınar Gümrük Müdürlüğüne memur refakatinde sevkinin yapıldığı, anılan bu transit işleminde Sarp Gümrük Müdürlüğünde memur olan davacının görevlendirildiği, aracın B.K. isimli şoförün kullanımında Hopa'dan yola çıktığı, aracın Gaziantep iline vardığı sırada davacının Gaziantep'te bir otelde firma sahipleri tarafından rezervasyonu yapılan odada konakladığı, davacının otelde olduğu saatlerde refakat ile sorumlu olduğu aracın yükünün organize sanayi içerisinde önceden ayarlanan depoya boşaltılması aşamasında emniyet kuvvetlerince suçüstü yapılarak araç içerisindeki çay yüküne el konulduğu, el koyma işlemi aşamasında emniyet görevlilerince davacının otelden alınarak aracın boşaltıldığı mahalle getirildiği, aracın ve eşyanın gösterildiği, otelde konaklama belgesi ve üzerinde rezervasyonun yükün sahibi tarafından yapıldığı, ödemesinin de bu şahıs tarafından yapılacağı notu bulunan rezervasyon formunun bir fotokopisinin alındığı ve tutanağa bağlandığı, yine yükün sahibi ile aracın şoförü arasında yapılan telefon görüşmesinde davacı adına Gaziantep'te adına oda ayrılması ve Gaziantep-Trabzon uçağında adına yer ayrılması için ad ve soyadını yükün sahibi olan İ.Ö. adlı şahsa bildirdiğine yönelik ifadelerin yer alması üzerine, davacının tırın varış yerine kadar yanında olmakla görevli iken bu görevi yerine getirmeyerek belirtilen tarihte Gaziantep'te bir otelde konakladığı ve bu eylemlerinin yapmaması gereken bir işi yapmak suretiyle menfaat temin etmek ve rüşvet almak suçunu oluşturduğu, ayrıca bu fiili ile kaçakçılık suçuna iştirak ettiğinden bahisle, davacının bu eylemlerinin memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak niteliğinde olduğu görüşüyle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde teklif getirilmiş, getirilen bu teklif doğrultusunda dava konusu Gümrük Müsteşarlığı Yüksek Disiplin Kurulu Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı kararıyla davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanunun yukarıda metnine yer verilen hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlık konusu olayda; disiplin cezasına konu fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç olması nedeniyle, davacının "rüşvet almak" suçundan yargılandığı ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 23/01/2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.