Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4995 E. , 2023/5387 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4995
Karar No : 2023/5387
TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI): … Başkanlığı
VEKİLİ: I. Hukuk Müşaviri Vekili …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta iken istifa eden davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (l) alt bentleri ile dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … karar sayılı işleminin iptali ile yoksun kaldığı tüm haklarının (özlük, maaş, sosyal hak) yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından … esası ile yürütülen soruşturma sonucu düzenlenen … tarih ve … sayılı iddianamenin kabul edilerek ... Ağır Ceza Mahkemesinin … sayılı dosyasında ''FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan 10 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırıldığı, UYAP entegrasyon ekranlarının incelenmesinden, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı soruşturma dosyasında ''Haberleşmenin gizliliğini lhlal etmek'' suçundan şüpheli sıfatıyla, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının … sayılı dosyasında ''FETÖ/PDY silahlı terör örgütüne üye olma'' suçundan şüpheli sıfatıyla soruşturulduğu, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … sayılı dosyasında ''Anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs'', ''Cumhurbaşkanına suikast'', ''Silahlı terör örgütüne üye olma'', ''Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs'', Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs'', suçlarından yargılamalarının devam ettiği hususları da dikkate alındığında, davacının davalı Kurumda görev yaptığı süre zarfında FETÖ/PDY terör örgütü ile eylem ve fikir birliği içerisinde olduğunun, yasa dışı örgüt menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğinin, eylemlerinin milli güvenliği ve kamu düzenini ihlal ettiğinin disiplin soruşturması sürecinde temin edilen bilgi ve belgelerle sabit olduğu, bu fiilin 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (l) alt bentlerinde belirtilen fiillerle örtüştüğü sonucuna varıldığından, davacının sabit olan eylemlerine uyan ceza ile cezalandırılmasına yönelik dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği, öte yandan, her ne kadar davacının 14/02/2013 tarihi itibarıyla görevinden çekilerek kamu görevlisi sıfatının sona erdiğinden bahisle disiplin cezası verilemeyeceği ileri sürülmekte ise de, kamu görevinden çıkarılan, istifa eden veye görevden çekilmiş sayılan kişiler yönünden görev sırasında yaptıkları eylemler nedeniyle karar tarihinde kamu görevlisi sıfatı bulunmasa bile disiplin cezası verilebileceği açık olduğundan, bu iddiaya itibar edilmediği, diğer taraftan, davacı hakkında, TİB veri tabanlarında Türkiye Cumhuriyeti milli güvenliğinin önemli isimlerine ait kriptolu telefonlara ait yasa dışı dinleme yapılması sebebiyle Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen ceza soruşturması kapsamında davalı idarece ilk olarak 02/02/2015 tarihinde disiplin soruşturmasına başlanıldığı, FETÖ tarafından gerçekleştirilen 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında davacının görev yaptığı süre içerisinde yeni bilgilere ulaşıldığının 22/12/2016 tarihli Yüksek Disiplin Kurulu kararı ile tespit edilmesi üzerine … tarih ve … sayılı olur ile yeni bir soruşturmaya başlanıldığı, soruşturma sırasında davacı vekilince verilen savunma yazısında 14/02/2013 tarihinden itibaren ilgili Kurumda görev yapmadığının belirtildiği, sözkonusu soruşturma neticesinde öğrenilen yeni vakıalar üzerine temadi bir suç olan terör örgütü ile bağlantılı eylemleri nedeniyle soruşturma ve ceza verme zamanaşımı içerisinde (18/07/2017) disiplin cezası verildiği görüldüğünden, davacının savunmasının alınmadığı ve zamanaşımı sürelerinin geçtiği yönünde ileri sürülen iddiaların yerinde olmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, Danıştay Onikinci Dairesinin 19/11/2019 tarih ve E:2019/1870, K:2019/8897 sayılı bozma kararına uyularak; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesinin kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Devlet memurluğundan çıkarma cezası gerektiren fiillerde 6 ay içinde disiplin soruşturmasının açılması ile fiil ve hallerin işlendiği tarihten itibaren iki yıl içinde ceza verilmesi gerektiği, soruşturma açma ve ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığı, disiplin soruşturmasının objektif olmadığı ve somut hiçbir tespitin bulunmadığı, savunması alınmadan Devlet memurluğundan çıkarıldığı, 657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde düzenlenen haklarının kullandırılmadığı belirtilerek, temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Soruşturma ve ceza zamanaşımı sürelerinin geçirilmediği, terör örgütüne üye olma ve örgüt adına suç işlemenin temadi suç olduğu, disiplin soruşturması aşamasında görevlendirilen soruşturmacılar tarafından davacının savunmasının alındığı, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğu, temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacı, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Başkanlığında uzman olarak görev yapmakta iken 14/02/2013 tarihinde sunduğu dilekçe ile istifa etmiştir.
Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının … tarih ve … sayılı yazısında, Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve … sayılı yazısına atıfla, TİB kadrolarında bulunan ve Gölbaşı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen … sayılı soruşturma kapsamında şüpheli sıfatıyla gözaltına alınarak tutuklanmaları istemiyle mahkemeye sevk edilen bazı kurum personeli hakkında … tarihli ve … sayılı makam oluru ile soruşturma açılması uygun görülmüş, Başkanlık makamının … tarih ve … sayılı oluru ile de, … sayılı iddianamede adı geçen personelin yanında, davacı dahil, hakkında dava açılan bir kısım personelin de … tarih ve … sayılı makam oluru kapsamında yürütülen soruşturmaya dahil edilmesine karar verilmiş, konuyla ilgili düzenlenen 24/06/2016 tarihli soruşturma raporunda; savcılık iddianamesi, TİB kurumsal görüşü, iddianameye giren bilirkişi raporları ile tanık ifadeleri, kurum tarafından yapılan soruşturma raporlarında kişilerin sabit olan eylemleri, eylemlerinin içeriği, gerçekleşme biçimi, yeri ve zamanı itibarıyla kişilerin birlikte ve örgütlü bir şekilde hareket ettiği, ''TİB'de yapılanan yasadışı örgüt ile fikir ve eylem birliği içerisinde oldukları'', yasadışı örgüt menfaatleri doğrultusunda hareket ettikleri, eylemlerinin milli güvenliği ve kamu düzenini ihlal ettiği ve böylece ''ideolojik veya siyasi amaçlarla kurum içinde örgütlenmek, kurum huzur, sükun ve çalışma düzenini bozmak, toplu olarak kamu hizmetlerinin yürütülmesini engellemek veya bunları tahrik ve teşvik etmek'' eylemi ile nitelik ve ağırlığı itibariyle benzer eylemlerde bulundukları kanaatinin hasıl olduğundan bahisle bir kısım kurum personelinin Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, davacı yönünden ise, müstafi sayıldığı 14/02/2013 tarihi itibarıyla 2 yıllık sürenin geçmesi nedeniyle herhangi bir idari değerlendirmenin yapılmaması gerektiği ifade edilmiş ancak, 15/07/2016 FETÖ darbe girişimi ile ilgili gelişmeler kapsamında yeni maddi vakalar bulunduğundan dolayı, davacı da dahil bu kişilerin durumunun soruşturulması gerekliliği yönünden yeniden değerlendirme yapılması gerektiği, Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararında belirtilmiş, davacı hakkında 15/07/2015 tarihli darbe girişimi kapsamında yeni maddi vakıalar bulunması nedeniyle, durumunun yeniden soruşturulmasına karar verilmesi üzerine, … tarih ve … sayılı olur ile başlatılan soruşturma sonucunda düzenlenen 22/03/2017 tarihli soruşturma raporu ile, 15/07/2016 tarihinde gerçekleşen darbe girişiminde aktif rol oynadığı, iddianamede yer alan suçlar ile 670 ve 672 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamelerde yapılan tespitlerin örtüştüğü belirtilerek, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (a) ve (l) alt bendi ile dördüncü fıkrası uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılması teklif edilmiş ve davacının, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … karar sayılı işlemi ile Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği hükme bağlanmıştır.
Anılan Anayasa hükmünün gerekçesinde, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadelerine yer verilerek, disiplin cezaları ile ilgili olarak anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında Devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girilerek verilen davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!