Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/4756 E. , 2023/5279 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4756
Karar No : 2023/5279
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALILAR : 1-... Bakanlığı
2-... Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVANIN KONUSU : Bursa Polis Meslek Eğitim Merkezinden (POMEM) mezun olmadan önce girdiği sözlü sınavdan başarısız sayılan davacının, başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5., 7. ve 8. maddelerinin iptali istenilmektedir.
DAVACININ İDDİALARI : Bursa Polis Meslek Eğitim Merkezi’nden mezun olmadan önce 10/07/2020 tarihinde sözlü sınava katıldığı, sınavda sorulan sorulara tam cevap verdiği, 06/09/2020 tarihinde sınav sonuçlarının yayınlandığı ve başarısız sayıldığı, davalı idareye sınavın iptali için başvuru yaptığı halde idarenin cevap vermediği, sözlü sınavda komisyon üyelerinin hangi gerekçelerle nasıl puan verildiğinin açıklanmadığı, sorulara tam cevap verdiği halde sözlü sınavdan başarısız sayılmasının hukuka aykırı olduğu, sınavda sesli ve görüntülü kayıt alınmadığı, objektif kriterlerin tespitinin engellendiği, liyakata dikkat edilmediği, bu nedenle hukuk devleti ilkesine aykırılık olduğu, söz konusu Yönetmelik olmasa idi göreve başlayacağı, Yönetmeliğin sözlü sınava ilişkin özellikle 5., 7. ve 8. maddelerinin üzerinde durulması gerektiği, sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin hukuka ve mevzuata aykırı olduğu, bu nedenle dava konusu işlemin iptali gerektiği iddia edilmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMASI :
İçişleri Bakanlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından; Davacının girmiş olduğu Eğitim Sonu Sınavı ile ilgili Yönetmeliğin usul ve esasları kapsamında öğrencinin mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade etme yeteneği ve muhakeme gücü, öz güveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı ve liyakatı, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu yönlerinden değerlendirilmesinin sınav komisyonu tarafından Yönetmelik kriterleri doğrultusunda yapılmış olduğu, ayrıca İDDK’nın benzer konuyla ilgili vermiş olduğu kararda da, davacının girmiş olduğu sözlü sınav öncesinde, sınav komisyonunca sınavda sorulacak soruların önceden hazırlanması ve tutanağa bağlanması, her adayın soru kartı çekerek vermiş olduğu cevaplara istinaden her komisyon üyesi ayrı ayrı not verdiği, davacının 60 alarak başarısız sayıldığı, sınav Değerlendirme Karar Formunda "aday polis memuru olamaz" kararının gerekçesinin; “çekmiş olduğu kartta yazan soruyu anlamada kavramada zorluk çekerek soruya cevap veremedi. Güncel konulardan sorular soruldu, bunlara cevap veremeyerek tedirginliği arttı. Özgüvensiz tavırlar sergiledi. Kendini ifade etmede cümle kurmada zorlandı. Sorulan soruyu kavrayıp özetleme, ifade etme ve muhakeme etme gücünün zayıf olduğu görüldü” şeklindeki ibareler olduğu; sınav, ilgili Yönetmelik hükümlerince belirlenen kriterler doğrultusunda nesnel ve yargısal denetim için aranan bütün koşulları taşıdığından davanın reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ: 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun, 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinde, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanacaklara eğitim sonunda yapılacak sınavın ne şekilde yapılacağı, yani "sınavın türü" konusunda herhangi bir belirleme yapılmadığı gibi, davalı idareye sınavın ne şekilde yapılacağını belirleme konusunda tanınmış bir yetki de söz konusu değildir. Davalı idare tarafından birinci aşamada yapılan sınavları geçtikten sonra Polis Meslek Yüksek Okulunda öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru rütbesine aday memur olarak atanması amacıyla ikinci aşama olarak yapılan bir sınavda herkesin eşit koşullarda yarışmasını sağlayan yazılı sınav yerine, ölçme ve değerlendirme esaslarına uygun olmayan, objektif ve nesnel biçimde değerlendirmeye imkan tanımayan, kuşku uyandırabilecek ögeler taşıyan ve her zaman öznel değerlendirmelere neden olabilecek sözlü sınavın şeklini ve esaslarını düzenleyen dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesinde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Bu durumda, yukarıda açıklanan gerekçelerle, sınavın dayanağı olan Yönetmelik hükmünün hukuka aykırı olması nedeniyle, bu hükme dayanılarak yapılan sözlü sınavda hukuka uyarlık bulunmadığından, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin ve Yönetmeliğin 7. maddesinin üçüncü fıkrası ile 8. maddesinin iptaline, iptali istenilen diğer maddeler yönünden ise davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI : ...
DÜŞÜNCESİ : Dava, Bursa Polis Meslek Eğitim Merkezinden (POMEM) mezun olmadan önce girdiği sözlü sınavdan başarısız sayılan davacı tarafından, başarısız sayılmasına ilişkin işlem ile bu işlemin dayanağı olan 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği’nin 5., 7. ve 8. maddelerinin iptali istemiyle açılmıştır.
Anayasanın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabilecekleri belirtilmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanunun 23. maddesi ile eklenen 3. fıkrada, ''Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dâhil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır.'' hükmü yer almıştır.
3201 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin anılan hükmü ile polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin ''Amaç'' başlıklı 1. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla bitiren öğrencilere uygulanacak sınavlarla ilgili usul ve esasları düzenlemek amacını taşıdığı, ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde de, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, ''Sınava katılacak adaylar'' başlıklı 5. maddesinde ise, ''Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.'' şeklinde kurala yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik maddesinde, Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulacağına dair hükmün yer aldığı görülmüştür.
Bahsi geçen maddedeki düzenleme, 3201 sayılı Yasa’nın Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasının tekrarı niteliğinde olduğundan, bu maddenin iptali istenilen kısmında üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
"Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.", aynı maddenin 3. fıkrasında, "Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir." şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlara ayak uydurmak ve ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan davaya konu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
''Sınav şekli ve esasları'' başlıklı 8. maddesinde, ''(1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir. (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi İnternet sayfasında ilan edilir. (6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.'' hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Yönetmelik maddesinde; "sözlü sınav" ifadesine yer verilmiş olup, maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere de yer verildiği görülmüştür. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemelere yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Yasa hükmünde; yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye yönelik düzenlemede de hukuka aykırılık görülmemiştir.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8. maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin 3. fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlandığı ve yürürlüğe konulduğu, bu itibarla söz konusu Yönetmelik hükmünde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Davanın, sözlü sınavda başarısız sayılmaya ilişkin kısmına gelince;
Sözlü sınav, mesleğe atanacak olanların niteliklerinin saptanmasına yönelik olarak kültür ve bilginin yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığının ortaya konulabilmesi amacıyla yapılan bir sınavdır.
Ancak yapılacak olan bir sözlü sınavın objektif olduğundan söz edilebilmesi için mesleğin özelliği dikkate alınarak bütün kriterlerin ne şekilde uygulanacağına ilişkin ölçütleri, kriterlerin ağırlığını ve buna göre değerlendirme esaslarını içeren objektif bir yöntemin düzenlenmesi gerekmektedir.
Dosyada bulunan sözlü sınavda başarısız sayılmaya ilişkin işlemin dayanağı olan sözlü sınav komisyonu başkanı ve üyelerince verilmiş puanlara ilişkin tutanak ve sınav sonuçlarına ilişkin bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacı hakkında sınav komisyonu üyeleri tarafından ayrı ayrı değerlendirme yapılarak puan verildiği, verilen puanların aritmetik ortalamasının yetmiş puanın altında kaldığı ve başarısız sayılma gerekçesinin değerlendirme karar formuna işlendiği anlaşıldığından, yapılan sınavda başarısız sayılmaya ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ :
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan "Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği" uyarınca, Polis Amirleri Eğitim Merkezinden mezun olan adayların sözlü sınava tabi tutulduğu, davacının, sözlü sınav sonucunda başarısız sayılması üzerine bu işlem ile Yönetmeliğin 5., 7. ve 8. maddelerinin iptali istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT :
Anayasa'nın 124. maddesinde, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzel kişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla yönetmelikler çıkarabileceği düzenlenmiştir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihte öğrenime devam edenler dahil, bu Kanun ve 4652 sayılı Polis Yüksek Öğretim Kanunu gereğince, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları için öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şarttır." hükmü öngörülmüştür.
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun Ek 1. maddesine dayanılarak hazırlanan ve 03/06/2015 tarihli ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe konulan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5. maddesinde; "Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur." hükmüne yer verildikten sonra; 7. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulması ve görevleri düzenlenmiş; 8. maddesinde ise; " (1) Soru Hazırlama Komisyonu tarafından bastırılan sorular arasından adaylara soru kartı çektirilerek cevaplaması istenir. Komisyon tarafından adaya konu ile ilgili ilave sorular sorulabilir. (2) Sınav komisyonları tarafından yapılacak sözlü sınavda adaylar; a) Mesleki bilgi düzeyi, b) Bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, c) Özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, ç) Liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu, yönlerinden yüz tam puan üzerinden değerlendirilirler. (3) Adaylar, Sınav Komisyonu üyeleri tarafından ikinci fıkranın (a) bendi için kırk puan, diğer bentlerde yazılı özelliklerin her biri için yirmişer puan üzerinden değerlendirilir ve verilen puanlar ayrı ayrı puan değerlendirme karar formuna işlenir. Komisyon üyelerinin ayrı ayrı vermiş olduğu puanların aritmetik ortalaması alınarak adayın sınav puanı tespit edilir. (4) Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir." (5) Sınav sonuçları, Merkezi Sınav Komisyonu tarafından Polis Akademisi internet sayfasında ilan edilir.(6) Başarılı olan adayların puan değerlendirme karar formları, adayın atamasına esas olacak belgelerle birlikte Personel Dairesi Başkanlığına gönderilir. (7) Sınavda başarısız olan adayların değerlendirme karar formları ilgili eğitim kurumunca Emniyet Genel Müdürlüğü merkez ve taşra teşkilatı arşiv hizmetlerine ilişkin mevzuat hükümlerine göre muhafaza edilir. (8) Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez." düzenlemelerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava, Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5., 7., ve 8. maddelerinin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Hukuk devleti ilkesinin gereklerinden biri olan hukuk güvenliği ilkesi; hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerinde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Kanunlara güvenerek hayatını yönlendiren, hukuki iş ve işlemlere girişen bireyin bu kanunların uygulanmasına devam edileceği yolunda oluşan beklentisinin mümkün olduğunca korunması hukuki güvenlik ilkesinin gereğidir.
Ancak güvenin korunması, mevcut bir hukuki durumun dokunulmazlığı anlamında da değerlendirilmemelidir. Hukuki güvenliğin mevcut bir hukuki durum için dokunulmazlık şeklinde algılanması, dinamik toplum yapısının kurallarla statik, durağan hâle getirilmesi sonucunu doğurur ki bu da toplumun çağın gerisinde kalmasına neden olabilir. Bu nedenle kanun koyucu, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabilir ve bu değişiklikler kişilerin beklentilerini etkileyebilir.
İdarelerin kendilerine tanınan düzenleme yetkisini Anayasa ve kanunlarla belirlenen sınırlar içinde kullanması gerektiği açıktır. Yasa koyucu tarafından düzenlenen Kanun metninde açık bir şekilde, eğitimlerini başarıyla tamamlayan adayların Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları gerektiği hüküm altına alınmıştır. Kanun'un uygulanmasını sağlamak üzere İçişleri Bakanlığınca hazırlanan Yönetmeliğin 5. maddesinde yukarıda belirtilen Kanun hükmü doğrultusunda düzenleme yapılmış, 7. maddesinde sınavla ilgili komisyonların oluşturulması ve görevleri ile ilgili hususlara yer verilmiş 8. maddesinde ise sınavın sözlü sınav şeklinde yapılacağı belirlenerek sınava ilişkin usul ve esaslar açıklanmıştır.
Dava konusu düzenlemede; adayların mesleki bilgi düzeyi, bir konuyu kavrayıp özetleme, ifade yeteneği ve muhakeme gücü, özgüveni, ikna kabiliyeti ve inandırıcılığı, liyakati, temsil kabiliyeti, davranış ve tepkilerinin mesleğe uygunluğu açısından değerlendirileceğinin belirtildiği, davalı idare bünyesinde çalışacak personelin seçiminde objektif kriterlerin esas alındığı görülmektedir.
Dava konusu olayda; iptali istenen Yönetmelik maddelerinin dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 6638 sayılı Kanun'un 23. maddesiyle eklenen Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan "...öğrenimine devam edenler dahil..." ibaresinin Anayasaya aykırı olduğu iddiasıyla açılan davada, Anayasa Mahkemesinin 04/05/2017 tarihli, E:2015/41, K:2017/98 sayılı kararıyla; öğrencilerin memuriyet hakkını kazanılmış bir hak olarak elde etmedikleri, zira bunların henüz memuriyete atanmadıkları ve memuriyetin bunlar yönünden bütün sonuçlarıyla fiilen elde edilmiş kişisel bir hakka dönüşmediği, kanun koyucunun, Anayasa’da öngörülen kurallar çerçevesinde diğer alanlarda olduğu gibi kamu görevine giriş koşullarıyla ilgili olarak da kamu yararı amacıyla bazı değişiklikler yapabileceği, bu değişikliklerin kişilerin beklentilerini etkileyebileceği, kişilerin meşru beklentileri aleyhine bir düzenleme yapılması söz konusu olmadığından kuralın kişilerin çalışma hürriyeti ve haklarına yönelik hukuki güvenliklerini ihlal eden bir yönü bulunmadığı ve anılan düzenleme emniyet hizmetlerinin daha iyi işlemesi amacıyla yapıldığından Anayasaya aykırı olmadığı gerekçesiyle iptal talebinin reddine karar verildiği görülmektedir.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesine 6638 sayılı Kanun ile eklenen üçüncü fıkrada, polis eğitim kurumlarında ya da Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerin, polis memuru ve komiser yardımcısı rütbelerine aday memur olarak atanmaları; öğrenim süresini başarıyla tamamlamaları ve eğitim sonunda Polis Akademisi Başkanlığınca yapılacak sınavda başarılı olmaları şartına bağlanmış, söz konusu sınavın şeklini ve sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususu idareye bırakılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1. maddesinin anılan hükmüne dayanılarak hazırlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin ''Kapsam'' başlıklı 2. maddesinde, bu Yönetmeliğin, polis eğitim kurumlarında veya Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrencilerin Emniyet Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanabilmeleri için yapılacak sınavla ilgili usul ve esasları kapsadığı belirtilmiş, ''Sınava katılacak adaylar'' başlıklı 5. maddesinde, ''Polis eğitim kurumları ve Emniyet Genel Müdürlüğü adına diğer yükseköğretim kurumlarında öğrenim gören öğrencilerden öğrenim süresini başarıyla tamamlayan öğrenciler, Emniyet Genel Müdürlüğü kadrolarına polis memuru veya komiser yardımcısı olarak atanmalarından önce sınava tabi tutulur.'' şeklinde kurala yer verilmiştir.
Yönetmeliğin 5. maddesindeki düzenleme, 3201 sayılı Kanun'un Ek 1. maddesinin üçüncü fıkrasında öngörülen düzenleme ile aynı nitelikte olduğu anlaşıldığından, iptali istenilen 5. maddedeki düzenlemede üst hukuk normuna aykırılık bulunmamaktadır.
"Komisyonların oluşturulması ve görevleri" başlıklı 7. maddesinin 2. fıkrasında, "Soru Hazırlama Komisyonu; rütbece en kıdemli üyenin başkanlığında 5 rütbeli personel ve hazırlanacak soru sayısı ve ders konuları dikkate alınarak yeterli sayıda öğretim elemanından oluşur. Komisyon, adaylara sorulacak soruları belirler ve ayrı ayrı kartlara basımını sağlar.", 3. fıkrasında, "Sınav komisyonu; emniyet müdürü rütbesinde bir başkan ve üç rütbeli personel ile bir öğretim elemanından oluşur. Bu komisyon, soru hazırlama komisyonu tarafından hazırlanan sorularla sözlü sınav yapmakla görevli ve yetkilidir. İhtiyaca göre her bir polis eğitim kurumunda ve Başkanlıkta birden fazla sınav komisyonu oluşturulabileceği gibi birden fazla polis eğitim kurumu için de tek bir komisyon görevlendirilebilir." açıklaması yapılmıştır.
Kamu hizmetinin etkin ve verimli şekilde yürütülebilmesi için gerekli önlemleri almakla ve bu kapsamda polis memuru ve komiser yardımcısı atamalarını kurala bağlama, kadro açıklarını kapatma, vatandaşın emniyet hizmetlerinden yararlanma hakkını korurken liyakatli personeli göreve getirme, buna göre planlar yaparak kanunlara uygun genel düzenleyici işlemler ihdas etme ile yükümlü olan idarenin, gelişen durumlar nedeniyle ortaya çıkan ihtiyaçları karşılayabilmek amacıyla düzenleyici işlemler üzerinde gerekli değişiklikleri yapma hususunda takdir yetkisi bulunduğu dikkate alındığında ve Yönetmelik kapsamında yapılan sınavlarda, sınava tabi tutulan personel sayısının fazla olması nedeniyle sınavın, makul sürede sonuçlandırılabilmesi için sınavın birden çok komisyon marifetiyle yürütülmesinin bir zorunluluk olarak ortaya çıkmış olması karşısında, emniyet hizmetlerini etkin kılmak amacıyla hazırlanan dava konusu Yönetmeliğin 7. maddesinin iptali istenilen kısımlarındaki düzenlemelerin idareye tanınan takdir yetkisinin sınırları içinde, üst hukuk normları ile hizmet gereklerine uygun olarak hazırlandığı anlaşılmaktadır.
''Sınav şekli ve esasları'' başlıklı 8. maddesinin 4. fıkrasında, "Adayın sınavda başarılı olabilmesi için yüz tam puan üzerinden en az yetmiş puan alması gerekir. Başarısız olan adayın aldığı puan ve gerekçesi puan değerlendirme karar formuna işlenir. Sınav sonuçları merkezi sınav komisyonuna bildirilir.", 8. fıkrasında da, "Sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemez.'' kurallarına yer verilmiştir.
Dava konusu Yönetmeliğin 8. maddesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde maddede "sözlü sınav" ibaresine ve maddenin içeriğinde ise mülakata ilişkin düzenlemelere yer verildiği görülmüştür. Sözlü sınav, amacı bakımından yazılı sınava benzemekte olup, bilgi ölçme amacıyla yapılmaktadır. Ancak, sözlü sınava ilişkin benzer düzenlemelere yer veren bazı yasa ve yönetmeliklerde sözlü sınava tabi tutulacak adayların bilgi yanında mesleki ehliyete yönelik diğer özel niteliklere de sahip olunup olunmadığı yönünden değerlendirmeye tabi tutulacağına ilişkin düzenlemeler yer verildiği, dolayısıyla yazılı sınavın tamamlayıcısı olan sözlü sınavın ölçme ve değerlendirme bakımından mülakatı da kapsadığı sonucuna varılmaktadır.
Dava konusu Yönetmeliğin dayanağı olan Kanun hükmü ile yapılacak sınavın şekli, sınavın yapılış ve değerlendirilmesi aşamasına ilişkin usul ve kuralları belirleme hususunun idareye bırakıldığı da gözetildiğinde, mesleki bilgi düzeyinin ölçülmesinin yanı sıra mesleğin gerektirdiği özel niteliklere, mesleğe uygun tavır ve davranışlara, yeteneğe ve kültürel birikime sahip olup olmadığını belirlemeye dair düzenlemelerde ve 8. maddesinin 4. fıkrasında, sınavda başarılı olma koşulu belirlenirken puanlamada belli bir ölçünün esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı gibi, Yönetmeliğin aynı maddesinin 8'inci fıkrasında yer verilen, sınav komisyonu kararlarına itiraz edilemeyeceği yolundaki hükmün, idari itiraz yolunu kapatmaya ilişkin olduğu, Anayasal bir hak olan dava açma hakkını da etkilemeyeceği açıktır.
Bu durumda, Yönetmeliğin dava konusu 8'inci maddesinin, dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun Ek 1'inci maddesinin 3'üncü fıkrası hükmüne uygun olarak hazırlanarak yürürlüğe konulduğu sonucuna ulaşıldığından, iptali istenilen Yönetmeliğin bu kısmında da hukuka aykırılık görülmemiştir.
Yukarıda açık metinlerine yer verilen mevzuat hükümleri ile Anayasa Mahkemesi'nin anılan kararı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin sınava tabi tutulacak adaylara ilişkin 5. maddesinde, soru hazırlama komisyonu, sınav komisyonu ve merkezi sınav komisyonunun oluşturulmasının ve görevlerinin düzenlendiği 7. maddesi ile sınava ilişkin usul ve esasların düzenlendiği 8. maddesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
Dava, davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin iptali istemi yönünden incelendiğinde;
Olayda, Bursa Polis Meslek Eğitim Merkezinde eğitimini tamamlayan davacıya 10/07/2020 tarihinde yapılan sözlü sınavda 72 numaralı sorunun sorulduğu, davacının sözü edilen soruya verdiği cevaplar dolayısıyla mesleki bilgi düzeyi kriterine tüm sınav komisyon üyelerince (40) puan üzerinden (35)' er puan takdir edildiği; ancak, "Aday polis memuru olamaz" kararına gerekçe olarak; "Çekmiş olduğu kartta yazan soruyu anlamada kavramada zorluk çekerek soruya cevap veremedi, güncel konulardan sorular soruldu, bunlara da cevap veremeyerek tedirginliği arttı, özgüvensiz tavırlar sergiledi, kendini ifade etmede cümle kurmada zorlandı, sorulan soruları kavrayıp özetleme, ifade etme ve muhakame gücünün zayıf olduğu görüldü." yazıldığı, başka bir deyişle, verilen not ile gerekçenin birbiriyle uyuşmadığı ve bu hali ile takdir yetkisinin objektif olarak kullanılmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapılan sözlü sınav neticesinde başarısız sayılması işleminde hukuka uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu 03/06/2015 tarih ve 29375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Emniyet Genel Müdürlüğü Kadrolarına Polis Memuru ve Komiser Yardımcısı Rütbelerine Aday Memur Olarak Atanacaklara Uygulanacak Sınav Yönetmeliği'nin 5., 7., ve 8. maddelerinin iptali istemi yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının sözlü sınavda başarısız sayılmasına ilişkin işlemin İPTALİNE,
3. Dava kısmen iptal, kısmen retle sonuçlandığından, ayrıntısı aşağıda gösterilen ... - TL yargılama giderlerinin yarısı olan ... - TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, yargılama giderlerinin diğer yarısı olan ... - TL'nin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen ...- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, ...- TL vekâlet ücretinin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra taraflara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 25/10/2023 tarihinde oybirliğle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!