WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 02 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/4050 E.  ,  2023/6847 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/4050
Karar No : 2023/6847

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: ... Piyade ... Alay Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, "ahlaki zayıflık" disiplinsizliği nedeniyle "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı işlemin iptali ile statü dışında geçirdiği sürelere ilişkin aylıklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ve özlük haklarının iadesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının, daha önce "hizmete kısmi süreli devam" disiplin cezası verilen eylemlerine ek olarak tespit edilen er İ.Ş.'nin kısa süreli kaçma disiplinsizliği hakkında işlem yapmaması eylemi birlikte değerlendirilerek dava konusu disiplin cezası verilmişse de; 6413 sayılı Kanun'da "maiyetinin disiplinsizliği hakkında soruşturma yapmamak" fiilinin hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında sayıldığının ve davacının diğer eylemleri (erin annesi ile olan ilişkisi, mesajlaşması, randevulaşması, borç para alması) dolayısıyla da "hizmete kısmi süreli devam" cezasıyla cezalandırıldığı ve "Ne Bis İn İdem" prensibi gereğince bu fiiller nedeniyle ikinci kez cezalandırılamayacağının anlaşılması karşısında, davacının "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma" disiplin cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı; öte yandan, Anayasanın 125. maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü eylemlerinden ve işlemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü tutulduklarına yönelik kural uyarınca, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının ilişik kesme tarihi ile göreve iade edildiği tarih arasında geçen döneme ilişkin yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davalı idare tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Bölge İdare Mahkemesinin istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olmadığı, davacının sahip olduğu rütbe ve görevinin gereklerine aykırı olarak gösterdiği tutum ve davranışlarda bulunmak suretiyle, Türk Silahlı Kuvvetlerinin manevi şahsiyetini zedelediği, sahip olduğu rütbe ve makam itibarıyla işlediği disiplinsizlik nazara alındığında, Türk Sılahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı bir eylemde bulunduğu ve bu eylemi nedeniyle, 6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun
13. maddesi ve 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve TSK Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fikrasının (b) bendi kapsamında, “Ahlaki zayıflık” disiplinsizliğini işlediği kanaatine varılarak "Silahlı Kuvvetlerden Ayırma" disiplin cezasıyla cezalandırıldığı, tesis edilen işlemin mevzuata uygun olduğu, ayrıca muaf olmalarına karşın aleyhlerine harca hükmedilmesinin de bozma nedeni olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği işin görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" ilişkin kısmı incelendiğinde;
Davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 17/07/2018 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, söz konusu parasal hakların; "...davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlık, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesince istinaf isteminin reddi yolunda verilen İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptali ile davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının tahakkuk (hakediş) tarihlerinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalı idare tarafından davacıya ödenmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasının "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının dava açma tarihi olan 17/07/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine,, kesin olarak,18/12/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.