Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3494 E. , 2023/6114 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3494
Karar No : 2023/6114
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Tekirdağ İli, Çorlu ilçesi, ... Kolordu Bölge Bando Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava dosyasında bulunan ve Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının talebi üzerine düzenlenen 12/06/2014 tarihli bilirkişi raporu, 15/10/2014 tarihli iddianame, kantin heyetinde çalışan erbaş/erlerin ifadeleri, kantin başkanlığına mal satan şirket çalışanlarının ifadeleri, 2013 yılı ve 2014 yılı kantin heyetlerinde görevlendirilen personelin ifadeleri, KTBK Komutanlığı Girne Askeri Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan bilirkişi raporları ve dosya içeriğinde yer alan diğer bilgi ve belgelerden; 2013 yılı kantin heyetinde muhasip üye olan davacının, ay sonunda yapılan sayım ve tartı sonuçlarına göre sayım ve tartı çizelgelerini hazırlaması gerekirken mal sayım ve tartı çizelgelerindeki bazı mallarda miktar ve fiyat yükseltmek suretiyle oynama yaparak, kantin sermayesinde değişikliğe (şişirmeye) sebep olduğu, şişirilmiş sermayeye ve gerçeğe aykırı olarak hazırlanan sayım ve tartı çizelgelerine bağlı olarak aylık bilançoları tanzim ettiği, 2013 yılında kantine satılmak üzere alınmış olan mallardan, birçok parçadan oluşan hediyeli ve tek barkodlu malların bir kısmınının satış öncesi birbirinden ayırarak, barkodlu olmayanlara barkod üretilerek satış yapılmasına müsaade ettiği, evsafını yitirmiş mallara ilişkin hazırlanan tutanakta var olmayan malları tutanakta gösterdiği, bulunan bazı malların ise fiyat ve miktarlarında değişiklik (şişirme) yaptığı, merkez kantin başkanlığına mal veren firma yetkililerinden açıklarının kapanmasına yönelik komisyon istediği, görev gereği tutulması gereken evrakların usulüne uygun ve doğru tutmadığı anlaşıldığından, sahip olduğu rütbe ve makam dikkate alındığında, Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak eylemlerinin karşılığı olarak silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Verilen cezada zamanaşımı süresinin dolduğu, ceza davasının bekletici mesele yapılmadığı, soruşturma ve kovuşturma sürecinde ortaya çıkan fiili durumların dikkate alınmadığı, kantin görev döneminden sonra devralan heyetin kantini sayarak devraldığı, sayım ve tartı çizelgelerinde oynama yaptığı iddiasının gerçek dışı olduğu, kantine mal satan firmaların kendilerinden mal alınmayınca asılsız ithamlarda bulundukları, evsafını yitiren malzemelerle ilgili olarak kendisinin bir sorumluluğunun bulunmadığı, zimmet suçunun oluşmadığı, ceza yargılamasında görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyet hükmünün kurulduğu, bu suçun silahlı kuvvetlerden ayırma cezası gerektirmeyeceği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyize konu kararın usul ve yasaya uygun olduğu belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Tekirdağ İli, Çorlu ilçesinde bulunan ... Kolordu Bölge Bando Komutanlığında astsubay başçavuş olarak görev yapan davacının, Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığında kantin heyetinde muhasip üye olarak görev yaptığı döneme ilişkin usulsüzlükler tespit edildiğinden bahisle, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) ve (c) bentleri uyarınca silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … tarih ve … sayılı işlemin iptali istemiyle temyizen bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, "(1) Subay, astsubay, uzman jandarma ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir: ... f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma" hükmüne; 20. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır: ... b) Ahlaki zayıflık: Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmaktır. c) Hizmete engel davranışlarda bulunmak: Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmaktır. ..." hükmüne; Türk Silahlı Kuvvetleri Yüksek Disiplin Kurulları Yönetmeliği'nin 9. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır: ... b) Ahlaki zayıflık: Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara düşkün olmak veya Türk Silâhlı Kuvvetlerinin itibarını sarsacak şekilde yüz kızartıcı, utanç verici veya toplumun genel ahlak yapısına aykırı fiillerde bulunmaktır. c) Hizmete engel davranışlarda bulunmak: Devletin ve Türk Silahlı kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmaktır. ..." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
6413 sayılı Kanunun anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden de aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Bir memura isnat olunan disiplin cezasına konu fiillerin, Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre cezalandırılmasının gerekli olması durumunda, disiplin cezası hakkında karar verilmesi için mevcut deliller yeterli görülmeyerek ceza mahkemesi kararına ihtiyaç duyulduğu kanaati hasıl olmuş ise, disiplin cezasına konu fiilin hukuki denetiminden önce ceza mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenmesi gerekmektedir.
2014 yılı Ocak ayında Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri (KTBK) Komutanlığı Merkez Kantin Başkanlığının açık verdiğinin anlaşılması üzerine görevlendirilen idari tahkikat heyetinin, tespit edilen açığın 2013 yılında görev yapan kantin heyetinden kaynaklandığı kanaatine varması sonucunda, konu ile ilgili soruşturma yapmak üzere KTBK Komutanlığı Askeri Savcılığının görevlendirildiği, Askeri Savcılığın şüpheli/tanık ifadelerini aldıktan ve bilirkişi raporu hazırlattıktan sonra … tarih ve E:…, K:… sayılı iddianameyi düzenlediği, anılan iddianamenin Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı … Askeri Mahkemesinin 07/08/2014 tarihli kararıyla iade edilmesi üzerine Askeri Savcılık tarafından … tarih ve E:…, K:… sayılı iddianame düzenlenerek davacı ve diğer ilgili personel hakkında iştirak halinde ihtilasen zimmet suçunu işlediklerinden bahisle kamu davası açıldığı, kamu davası açılması sonrasında davacının, iddianamede bahsi geçen eylemi nedeniyle "ahlaki zayıflık" ve "hizmete engel davranışlarda bulunmak" disiplinsizliklerini işlediğinden bahisle yüksek disiplin kuruluna sevk edildiği, yüksek disiplin kurulunca askeri savcılık tarafından yapılan soruşturma dosyasındaki bilgi ve belgeler değerlendirilerek, davacının 2013 yılı kantin heyetinde kasa sorumlusu olarak görev yaptığı dönemde gerçekleştirdiği ya da iştirak ettiği eylemlerin iyi ahlak sahibi olmak vasfına ters düştüğü, eylemleri sırasında emrinde bulunan erbaş ve erler nezdinde toplum içinde güvenilir ve saygın bir kurum olan TSK'nın itibarının sarsılmasına neden olacağı değerlendirilerek "ahlaki zayıflık" ve "hizmete engel davranışlarda bulunmak" disiplinsizliklerini işlediğinden bahisle silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bakılan davanın temyiz aşamasında UYAP sistemi üzerinde yapılan inceleme sonucunda; Kapatılan Kara Kuvvetleri Komutanlığı Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı Askeri Savcılığının … tarih ve K:… sayılı iddianamesiyle açılan kamu davasına ilişkin dosyanın, askeri mahkemelerin kapatılması üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesine gönderildiği, yürütülen yargılama sonucunda anılan Mahkemenin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının görevi kötüye kullanmak suçundan neticeten 6.000-TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği; mahkumiyet kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin E:… sayılı dosyasında yargılamanın devam ettiği ve mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği görülmektedir.
Bu durumda, davacının işlediği iddia edilen fiiller sebebiyle yargılandığı ceza davasının sonucunun araştırılması ve ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin verilen Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın İstanbul Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak 28/11/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!