Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/3376 E. , 2023/6224 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/3376
Karar No : 2023/6224
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Komutanlığı
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mardin ili, Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı Merkez Jandarma Karakol Komutanlığında jandarma uzman çavuş olarak görev yapan davacı tarafından, 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. ve Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesi uyarınca, sözleşmesinin yenilenmemesi suretiyle feshedilmesine ilişkin 31/12/2018 tarihli işlemin iptali ile yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; 2 yılı aşkın süredir görevinden uzak kalan ve bu süreçte hakkında mevcut bulunan iddialar nedeniyle yürütülen tahkikat sonuçlandırılamayan davacıdan istifade edilemeyeceğinden hareketle ve takdir yetkisi çerçevesinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı; öte yandan, dava konusu işlemin hukuka uygun olduğuna karar verildiğinden, davacının yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi yönündeki talebinin de reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacının görevden uzaklaştırılması ve sonrasında sözleşmesinin yenilenmeyerek feshi işlemlerinin tek sebebi olduğu anlaşılan ceza kovuşturması sonunda ... Ağır Ceza Mahkemesi'nin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında "Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etmek suretiyle silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan, suç kastının bulunmadığından bahisle beraat kararı verildiği, anılan kararın istinaf kanun yoluna başvurulmadan kesinleştiğinin görüldüğü, böylece sebep unsuru olabilecek başkaca bir bilgi ya da belgenin bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu; öte yandan dava konusu işlemin iptaline karar verildiğinden, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tahakkuk ettiği tarihlerinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı idarece davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle istinaf başvurusunun kabulüne, istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tahakkuk tarihlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizleriyle birlikte davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Sözleşmenin yenilenmemesinin gerekçesi olarak gösterilen sebebin beraat kararı ile kalktığını beyan etmişse de, dosya kapsamına sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere idari işlemin tesis edildiği vakitte henüz verilmiş bir beraat kararı bulunmadığı, davacı hakkındaki kovuşturmanın önemine binaen kurumun görevinden uzaklaştırma kararı almasının gerekli olduğu, davacının sözleşme feshi işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesinin bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın dava konusu işlemin iptaline ilişkin kısmı, usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının, tahakkuk tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin hüküm fıkrasına gelince;
İdare hukukunun yerleşik içtihatlarından olan "taleple bağlılık" ilkesi uyarınca, idari yargı mercilerinde açılan davalarda, idare mahkemelerinin davacının istemi ile bağlı olduğu, istemi genişletecek veya daraltacak biçimde karar veremeyeceği tartışmasızdır.
Dosyanın incelenmesinden; dava dilekçesinde özlük haklarının iadesi isteminde bulunulmadığı halde, temyize konu Mahkeme kararında, davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verildiği anlaşılmakta olup, davacının talebi aşılarak özlük haklarının iadesine hükmedilmesinde usul kurallarına uyarlık bulunmamaktadır.
Diğer yandan; davacının işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklara uygulanacak "yasal faizin başlangıç tarihi"nin, dava açma tarihi olan 28/01/2019 tarihi esas alınarak, bu tarihten itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte idarece davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken; söz konusu parasal hakların; "tahakkuk tarihinden işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasında hukuka ve Danıştay içtihatlarına uygunluk bulunmamakta ise de; bu yanlışlıklar; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan eksiklik ve yanlışlık kapsamında olduğundan, Bölge İdare Mahkemesi kararının, "Dava konusu işlem nedeniyle davacının yoksun kaldığı parasal hakların, dava açma tarihi olan 28/01/2019 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde düzeltilerek onanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,
2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü, İdare Mahkemesi kararının kaldırılması, dava konusu işlemin iptali ve işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tahakkuk tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının hüküm fıkrasındaki "davacının yoksun kaldığı parasal ve özlük haklarının tahakkuk tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" ilişkin ibaresinin, "davacının yoksun kaldığı parasal haklarının, dava tarihi olan 28/01/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine" şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!