WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 13 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/2220 E.  ,  2023/5358 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2220
Karar No : 2023/5358

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI): … Bakanlığı
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava
Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Adıyaman İli, Gerger İlçesi İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımların, düşünceyi açıklama ve yayma hürriyeti sınırını aştığı, Türkiye Cumhuriyeti Devletini ve Hükümetini hedef alan, iç savaş çıkarmak süretiyle ülkeyi kargaşaya sürüklemeye yönelik darbe teşebbüsünü kurgudan ibaretmiş gibi göstermesi ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanını ve Başbakanını darbe teşebbüsüne yönelik açıklamaları nedeniyle yalancılık ile suçlamak suretiyle yaptığı davranışların yasa ile düzenlenmiş olan devlet memurundan beklenen davranışlara aykırı eylemler olduğu, anılan bu eylemin 657 sayılı kanunun 125/E-g bendinde yer alan "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" ile aynı fıkranın (I) bendinde yer alan "Terör örgütleriyle eylem birliği içerisinde olmak, bu örgütlere yardım etmek, kamu imkân ve kaynaklarını bu örgütleri desteklemeye yönelik kullanmak ya da kullandırmak, bu örgütlerin propagandasını yapmak." kapsamında yer alan eylemler niteliğinde olduğundan, davacının üzerine atılı suçun disiplin hukuku açısından sübuta erdiği sonuç ve kanaatine varıldığı; buna göre her ne kadar dava konusu işlemde disiplin cezasına konu davacı eylemleri sadece 657 sayılı Kanunun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (I) alt bendi uyarınca değerlendirilmiş ise de, dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve ekleri birlikte değerlendirildiğinde, davacının uyuşmazlığa konu eylemlerinin "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" olarak da değerlendirilmesi gerektiği açık olup, bu hususta eksik madde tatbikinin sonucu itibarıyla dava konusu disiplin cezasını değiştirmeyeceğinden 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (I) alt bendi uyarınca tesis edilen devlet memurluğundan çıkarılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hükmedilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; dava konusu disiplin cezasının dayanağı 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (I) alt bendinin, 03/10/2016 tarih ve 676 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin 75. maddesiyle eklendiği, oysa isnat edilen eylemler anılan maddenin yürürlük tarihinden öncesine dayandığından, davacının fiili işlediği tarihten sonraki bir tarihte getirilen aleyhe düzenleme ile cezalandırıldığının anlaşılması karşısında, suç ve cezaların geriye yürütülemeyeceği yönündeki evrensel hukuk ilkesi gereğince, bu bent kapsamında cezalandırılması mümkün olmamakla beraber; davacının "Komutanlardan haberin yoktu ama çavuşuna kadar tüm darbeci listesi elinde. "bu bilgiye bu kadar kısa sürede ancak darbecinin kendisi ulaşır." "tek yaptığınız emre itaat edip sokaklara dökülmekti. ama gezi olayları gibi galeyana getirildiniz içiniz..." "Yusuf Yusuf" ve eğer darbe olsaydı Başbakan, Cumhurbaşkanı, Bakanlar ve miletvekilleri çoktan gözaltına alınmıştı böyle TVlerde canlı yayında milleti sokağa çağıramazlardı. yandaş kanallara eş zamanlı el konulurdu... internet erişimi kapatılır kimsenin organize olmasına müsade edilmezdi... bakın 2 saate kalmaz kontrol altına alındı haberi gelir", şeklinde paylaşımlar ile Cumhurbaşkanımızı ve hükümetimizi yalanlayan, ve korkaklıkla suçladığı, darbe teşebbüsünün bir kurgudan ibaret olduğunu belirten paylaşımlar yaptığı tespit edilmiştir." şeklindeki yorumlarının da memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak kapsamında görülmediği; söz konusu yorumların 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (b) alt bendinde düzenlenen "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiillerinin nitelik ve ağırlığı itibariyle benzeri olduğu kanaatine ulaşıldığından, dava konusu işlem ile bu işlemin iptali istemiyle açılan davanın reddine ilişkin idare mahkemesi kararında sonucu itibarıyla isabetsizlik görülmediğinden bahisle istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdare Mahkemesinin kararı ile gerekçesi arasında çelişki olduğu, alelade bir sebebe dayanılarak hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası verilmesinin anayasal ilke olan suçta ve cezada kanunilik ilkesine aykırılık teşkil ettiği, dava konu işlemin gerekçesi olarak gösterilen eylemlerinin 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (I) alt bendine uygun olmadığı, hakkında gerçekleştirilen soruşturmada, memurlara kanunen tanınan hakların hiçbirinin sağlanmadığı, bu hakları kullanmasının önüne geçildiği, bu nedenle savunma hakkının ağır bir biçimde ihlal edildiği, davanın reddi ile istinaf başvurusunun reddine ilişkin kararlarının eksik inceleme ve değerlendirme neticesinde verilmiş olup, hukuka ve usule aykırı olduğu belirtilerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Temyize konu kararda usul ve esas bakımından hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Adıyaman İli, Gerger İlçesi İmam Hatip Lisesinde öğretmen olarak görev yapan davacının, sosyal paylaşım sitesi facebook üzerinden darbe teşebbüsünün bir kurgudan ibaret olduğu, Cumhurbaşkanını ve hükümeti yalancılıkla suçlayan paylaşımlar yaptığından bahisle hakkında açılan disiplin soruşturması sonucunda 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (l) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Kanun'un 129. maddesinde, ''Yüksek disiplin kurulları kendilerine intikal eden dosyaların incelenmesinde, gerekli gördükleri takdirde, ilgilinin özlük dosyasını ve her nevi evrakı incelemeye, ilgili kurumlardan bilgi almaya, yeminli tanık ve bilirkişi dinlemeye veya niyabeten dinletmeye, mahallen keşif yapmaya veya yaptırmaya yetkilidirler. Hakkında memurluktan çıkarma cezası istenen memur, soruşturma evrakını incelemeye, tanık dinletmeye, disiplin kurulunda sözlü veya yazılı olarak kendisi veya vekili vasıtasıyla savunma yapma hakkına sahiptir."; 130. maddesinde ise, "Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası verilemez. Soruşturmayı yapanın veya yetkili disiplin kurulunun 7 günden az olmamak üzere verdiği süre içinde veya belirtilen bir tarihte savunmasını yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır." hükümleri öngörülmüştür.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa'nın 129. maddesinin ikinci fıkrasında, memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği düzenlemesine yer verilmiş olup, gerekçesinde ise, "yapılacak disiplin kovuşturmalarında ve disiplin cezası uygulamasında ilgiliye isnad olunan hususun bildirilmesi, dinlenilmesi, savunmasını yapma imkanı tanınması bu madde ile güvence altına alınmaktadır" ifadeleri ile anayasal güvenceye bağlanan savunma hakkının içeriği belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 130. maddesinde diğer cezalar bakımından memura sadece 7 günden az olmamak üzere savunma hakkı tanınmışken memuriyetten çıkarma cezası açısından 129. maddeyle, soruşturma ile ilgili evrakın incelenmesinden veya vekili vasıtasıyla sözlü savunma yapılmasına kadar, 130. maddeden farklı olarak geniş bir savunma hakkı tanınmış bulunmaktadır. Yasa koyucu ilgili açısından en ağır sonuçları doğuran Devlet memurluğundan çıkarma cezasının verilmesinde, bu şekilde bir savunma hakkının tanınmasını memur statüsü açısından önemli bir güvence olarak öngörmüştür.
Anayasa hükmü ve 657 sayılı Kanun'un yukarıda yer verilen maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden; Devlet memurunun veya diğer kamu görevlilerinin görevine son verilmesi sonucunu doğuran disiplin cezalarının verilebilmesi için, söz konusu disiplin cezalarını vermeye yetkili merciiler tarafından, ilgili kamu görevlisinin hakkındaki iddiaları, bu iddiaların dayandığı delilleri, üzerine atılı fillerin hukuki nitelendirmesini ve önerilen disiplin cezasını öğrenmesi sağlanarak, savunma yapmasına imkan tanınmasının hukuken zorunlu olduğu anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Yüksek Disiplin Kurulunca, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilen ilgiliye 657 sayılı Kanun'un 129. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak son savunma hakkı tanınması gerektiği açık olup, uyuşmazlık konusu olayda, hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası teklif edilen davacı hakkında Yüksek Disiplin Kurulunca 657 sayılı Kanun'un 129. maddesine göre son savunması alınmadan tesis edildiği görülen dava konusu işlemde hukuka uyarlık, bu hususu göz ardı etmek suretiyle işin esasına girerek davanın reddine karar veren İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 26/10/2023 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.