Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2020/2091 E. , 2023/6253 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/2091
Karar No : 2023/6253
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı, Strateji Müdürlüğünde gelir uzmanı olarak görev yapmakta iken 20/04/2018 tarihinde emekliye ayrılan davacının, çalıştığı dönemdeki fiileri nedeniyle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararla; disiplin cezaları, kamu görevlilerinin mevzuata, çalışma düzenine, hizmetin gereklerine aykırı fiillerine karşı düzenlenen idari yaptırımları olup, kamu hizmetlerinden sürekli uzaklaştırılmak gibi ağır sonuçlara neden olabilen disiplin cezalarının, ağırlığı ve önemi sebebiyle Anayasa'nın 38. maddesindeki suç ve cezalara ilişkin kurallara tabi tutulduğu, "Kanunsuz suç ve ceza olmaz" ilkesi uyarınca, ceza yaptırımına bağlanan her bir fiilin tanımının yapılması ve kanunun ne tür fiilleri suç sayarak yasakladığının hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirtilmesi gerektiği, sözü edilen suç tanımlaması yapıldıktan sonra, suçun karşılığı olan cezanın ve suç sayılan fiili gerçekleştiren kamu görevlisinin hangi disiplin kuralını ihlal ettiğinin açık bir şekilde ortaya konulmasının da zorunlu olduğu, sözkonusu fiil, mevzuatta öngörülen tanıma uymuyorsa verilen disiplin cezasının hukuka aykırı olacağının açık olduğu; uyuşmazlıkta, davacıya isnat edilen fiilin sabit olduğu anlaşılmakta ise de, bu fiilin, "yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" disiplin suçu kapsamında olmadığının açık olduğu, bu haliyle davacının fiilinin, anılan Kanun hükmündeki suç tanımına uymadığı, bir başka ifadeyle, disiplin hukukunda yer alan tipiklik şartının gerçekleşmediği anlaşıldığından, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge idare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı hakkında düzenlenen soruşturma raporunda, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması gerektiği kanaatinin belirtildiği, davacının disiplin hükümleri bakımından üzerine atılı fiili işlediği sonucuna ulaşıldığı, ceza davasında suçu işlediğinin sabit görülerek verilen 5 ay hapis cezasının hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik kararının uygulanmasına karar verildiği; 657 sayılı Kanun'un 131. maddesi gereğince davacıya ceza kovuşturmasının sonucunda ceza verilip verilmemesinin disiplin cezasının verilmesini etkilemeyeceği, ceza mahkemesi kararı beklenilmeden bir sonuca varılmış olmasının herhangi bir hukuka aykırılık teşkil etmediği, verilen disiplin cezasının Kanun'a uygun olduğu, davacı hakkında tesis edilen Devlet memurluğundan çıkarma cezası işleminde herhangi bir takdir hatası, keyfilik ya da usul hatası bulunmadığı belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Davacının, Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı, Strateji Müdürlüğünde gelir uzmanı olarak görev yapmakta iken 20/04/2018 tarihinde emekli olmuştur. Emekli olmadan önce ve görevde iken, sosyal medya (facebook) hesabından, ... tarihinde "... " isimli facebook kullanıcısının yapmış olduğu "günün özetini yapmışlar..." başlıklı paylaşımını kendi sayfasında paylaşması; ayrıca, 2016 yılı içerisinde "Bizim onlara gösterdiğimiz hoşgörüyü onlar bize göstermeyecekler., Şimdi anladınız mı? Bir gecede nasıl şeriat gelir., Bu nasıl bir oyun, Askerle polisi askerle halkı karşı karşıya getiriliyor., İç savaş çıkarmaya çalışıyorlar., İç savaş çıkarma derdindeler., Sokağa çıkma, oyuna gelme., Biz çıkınca çapulcu, Onlar çıkınca demokrasiye sahip çıkan kahraman halk oluyorlar. Hiçbir diktatör iç savaş çıkarmadan gitmez. Viladimir İlyiç Lenin. ... yalnız değildir, Omuz ver Haziran" şeklinde paylaşımlarda bulunması nedeniyle hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporunda; davacının, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" eylemi kapsamında değerlendirilerek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünde getirilen teklif doğrultusunda, Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı tesis edilmiştir.
Bunun üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 6. maddesinde, Devlet memurlarının, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'na ve kanunlarına sadakatla bağlı kalmak ve milletin hizmetinde Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını sadakatla uygulamak zorunda oldukları; 7. maddesinde, Devlet memurlarının herhangi bir kişinin yararını veya zararını hedef tutan bir davranışta bulunamayacakları, görevlerini yerine getirirlerken dil, ırk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din ve mezhep gibi ayırım yapamayacakları; 8. maddesinde de, Devlet memurlarının, resmî sıfatlarının gerektirdiği itibar ve güvene lâyık olduklarını hizmet içindeki ve dışındaki davranışlarıyla göstermek zorunda oldukları belirtilmiştir.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı maddenin dördüncü fıkrasında da, "Yukarıda sayılan ve disiplin cezası verilmesini gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibariyle benzer eylemlerde bulunanlara da aynı neviden disiplin cezaları verilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dava konusu uyuşmazlık, davacı Antalya Vergi Dairesi Başkanlığı, Strateji Müdürlüğünde gelir uzmanı olarak görev yapmakta iken üzerine kayıtlı sosyal medya (facebook) hesabından, … tarihinde "… " isimli facebook kullanıcısının yapmış olduğu "günün özetini yapmışlar..." başlıklı paylaşımını alarak; ayrıca, 2016 yılı içerisinde başka içerikleri de kendi sayfasında paylaştığının öğrenilmesi üzerine hakkında başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendi uyarınca, "Yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" eyleminde bulunduğu ve bu eyleminin de sabit olduğu değerlendirilerek, davacının Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırıldığı; söz konusu paylaşımların siyasi ve ideolojik propaganda mahiyetinde olduğu; anılan paylaşımların sabit görülerek 5 ay hapis cezası verildiği ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve denetimli serbestlik kararı verildiği ve bu kararın istinaf kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği; davacının anılan paylaşımlarının ifade özgürlüğü sınırlarını aşıp aşağılama noktasına vardığı anlaşılmış olduğundan ve üzerine atılı Türk milletini alenen aşağılama suçunu işlediğinden, anılan paylaşımların siyasi ve ideolojik propaganda mahiyetinde olduğu; … Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla da tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, dava konusu işleme esas olan ve 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde yer alan "yasaklanmış her türlü yayını veya siyasi veya ideolojik amaçlı bildiri, afiş, pankart, bant ve benzerlerini basmak, çoğaltmak, dağıtmak veya bunları kurumların herhangi bir yerine asmak veya teşhir etmek" fiilinin, davacının eylemleriyle birebir örtüşmediği açık ise de; 657 sayılı Kanun'un 125. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve hallere nitelik ve ağırlıkları itibarıyla benzer olan eylemlere de aynı cezanın verileceği" yolundaki düzenlenme uyarınca, davacının sosyal medya paylaşımlarının nitelik ve ağırlığı itibarıyla 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (b) alt bendinde sayılan fiillerle benzer mahiyette olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, Devletin bölünmez bütünlüğüne karşı siyasi ve ideolojik amaçlı propaganda yaptığı, Türk milletini, Cumhuriyeti ve TBMM'yi alenen aşağılama suçunu işlediği anlaşılan davacının, Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık; dava konusu işlemin iptaline dair İdare Mahkemesinin kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davalı idarenin temyiz isteminin kabulüne,
2. Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge idare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge idare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/11/2023 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!