WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 12. DAIRE

A- A A+

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2020/1681 E.  ,  2023/6358 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2020/1681
Karar No : 2023/6358

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri ...

İSTEMİN KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Tekirdağ ili, Süleymanpaşa Belediye Başkanlığında ... müdürü olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla; dava konusu olayda, yapılan UYAP sorgulamasında davacıya isnat edilen söz konusu fiiller nedeniyle hakkında ''basit yaralama'' suçundan ceza davası açıldığı, yargılama sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması"na karar verildiği, yine ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararı ile ''Görevi Kötüye Kullanma'' suçundan "Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması", ''Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık'' suçundan ''Beraat'', ''Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme'' suçundan ''Ceza Verilmesine Yer olmadığına'' karar verildiği, anılan kararlar, dosya içeriğinde yer alan ... tarih ve ... sayılı soruşturma raporu, tanık ve müşteki ifadeleri, adli muayene raporları, davacının yazılı ve kurul huzurundaki sözlü savunması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının maiyetinde bulunan O.K. isimli personelini odasında bıçakla elinden ve boğazını sıkmak suretiyle yaraladığı fiilinin sabit olduğu; yine korunması, kollanması ve çalışır durumda tutulması kendi sorumluluğunda olan Süleymanpaşa Belediyesine ait olan güvenlik kameraları kayıt cihazını parmak iziyle giriş yaparak güvenlik ortamından alıp 24/06/2017- 28/06/2017 tarihleri arasında evinde tutma fiilinin; kendisine H.Ö. tarafından dayatılan usulsüz ihalelerin ve şifrelerin yetkisiz personele teslim edilmesi gibi usulsüzlüklerin ispatı ve haklılığının ortaya konulması amacıyla işlediği yönündeki ikrarıyla ortaya konulduğu, davacının üzerine atılı bulunan disiplin ihlallerini işlediğinin sübuta erdiğinden dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine
karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Karara konu iddia ve teklifin kim tarafından getirildiği, disiplin soruşturması yapılıp yapılmadığı, yapıldıysa hangi soruşturma raporuna dayanıldığının karar içeriğinde belirtilmediği, hakkındaki disiplin soruşturması olurunun disiplin amiri olmayan dolayısıyla yetkisi bulunmayan Büyükşehir Belediye Başkanı tarafından verildiği, olurun içeriğinin doğrudan soruşturma emrine ilişkin olmaması sebebiyle ortada yasal bir disiplin soruşturmasının da bulunmadığı, eksik soruşturma ile karar verildiği, soruşturmanın objektif ve tarafsız bir biçimde yürütülmediği, şüpheleri giderici ve savunmalarını doğrulayıcı hiçbir araştırma yapılmadığı, delil ve gerekçeleri ortaya konulmadan işlem tesis edildiği, kararın belirtilen nedenlerle savunma haklarını kısıtlar nitelikte olduğu, inceleme ve denetlemeye elverişli olmadığı, orantılılık ilkesinin ihlal edildiği, üzerine atılı suçların sübuta ermediği, eşitlik, objektiflik, tarafsızlık ve gereklilik ilkelerinin ihlal edildiği, isnat edilen eylemler ile cezalandırmaya ilişkin maddenin örtüşmediği, bir alt cezanın uygulanmasından kaçınma gerekçesinin hukuka aykırı olduğu, işlemin hukuka aykırı olarak tesis edildiği belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı ile aynı müdürlük personeli O.K. arasında yaralamalı kavga olayının gerçekleştiği, bu olay sonrasında güvenlik kamerası kayıtlarına zarar verdiği, böylece memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak ve amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak fiillerini işlediğinin sübuta erdiği belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının, "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Kanun'un 125/E-(f) maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı hakkında temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bu kısmının onanması ile, temyiz isteminin kısmen kabulü ile davacının "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Kanun'un 125/E-(g) maddesi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmının, hem ceza davasına hem de disiplin cezasına konu olan bu görevi kötüye kullanma fiili yüz kızartıcı suç kapsamında olmadığından bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Tekirdağ ili, Süleymanpaşa Belediye Başkanlığında ... müdürü olarak görev yapan davacı hakkında, kendisiyle aynı yerde görev yapan O.K. isimli personelini odasında bıçakla elinden ve boğazını sıkmak suretiyle boynundan yaraladığı, olay sonrasında korunması ve çalışır durumda tutulması kendi sorumluluğunda olan belediye binasının güvenlik kameralarının kayıt cihazını, parmak iziyle giriş yaparak güvenlik ortamından alıp 24/06/2017 - 28/06/2017 tarihleri arasında evinde tutmak suretiyle belediye binasının güvenlik tedbirlerinden mahrum kalınmasına neden olduğu iddialarıyla ilgili olarak disiplin soruşturması açılmış, idarece yapılan disiplin soruşturması neticesinde hazırlanan 27/04/2017 tarih ve 2017/09 sayılı soruşturma raporuyla; davacı ile O.K. arasında yaşanan bıçakla yaralama ve belediye binasının güvenlik kameralarının kayıt cihazını parmak iziyle girerek güvenlik ortamından alıp evinde tutma fiillerinin sübut bulduğu sonucuna ulaşılarak, davacının "amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" ve "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiillerini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması teklif edilmiş, davacı, İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun ... sayılı yazısına istinaden yazılı olarak son savunmasını sunmuş ve 27/07/2017 tarihli oturumda Kurul huzurunda sözlü savunması alınmış, neticeten davacının sübuta erdiği kabul edilen fiillerinin karşılığı olarak, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) ve (g) alt bentleri uyarınca İçişleri Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun 28/12/2017 tarih ve 109 sayılı kararıyla devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
Öte yandan, davacı hakkında basit yaralama suçundan açılan davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla verilen 2.240,00-TL adli para cezası hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu karara karşı Ağır Ceza Mahkemesine yapılan itiraz reddedilerek kesinleştiği; görevi kötüye kullanma, kamu kurum ve kuruluşlarındaki eşya hakkında hırsızlık ve suç delillerini yok etme, gizleme veya değiştirme suçlarından açılan davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, ''Görevi Kötüye Kullanma'' suçundan 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği, ''Kamu Kurum ve Kuruluşlarındaki Eşya Hakkında Hırsızlık'' suçundan beraat kararı verildiği, ''Suç Delillerini Yok Etme, Gizleme veya Değiştirme'' suçundan ''Ceza Verilmesine Yer olmadığına'' karar verildiği ve bu kararların, ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesince istinaf başvurularının reddine karar verilmesi üzerine kesinleştiği anlaşılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendinde; "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak," fiili; (g) alt bendinde; "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanun'un 131. maddesinde ise, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması, disiplin kovuşturmasını geciktirmez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması hallerinin, ayrıca disiplin cezası uygulanmasına engel olmayaz." kuralına yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bölge İdare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkün olup, temyize konu kararın, davacının "Amirlerine, maiyetindekilere ve iş sahiplerine fiili tecavüzde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçede ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu kararın, "Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kısmı yönünden incelendiğinde;
09/05/2014 tarih ve 28995 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 16/01/2014 tarih ve E:2013/110, K:2014/8 sayılı ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinin, Anayasa'ya aykırı olmadığı yönündeki kararında; "Dava konusu kuralda belirsiz olduğu ileri sürülen “memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerin” tümünün önceden öngörülmesinin ve tespitinin olanaksız olduğu ve söz konusu hareketlerin tek tek ortaya konulmasının mümkün olmadığı, normun daha kesin ve açık bir düzenlemeye olanak tanımaması nedeniyle kullanıldığı anlaşıldığından anılan kavramların kullanılmasında belirlilik ilkesine aykırılık bulunmamaktadır.
Fıkrada genel bir belirleme yapılmış ve disiplin cezası gerektiren hareketlerin, memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici olması gerektiği düzenlenerek çerçeve çizilmiştir. Kaldı ki, itiraz konusu kural dayanak alınarak tesis edilen idari işlemlere karşı yargı yolu açık olup belirsiz olduğu ileri sürülen kavramlar ve bu kavramların belirttiği hareketler yargı kararları yoluyla da somutlaştırılmaktadır. Bu nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 2. maddesine aykırı değildir."...
"İdarenin faaliyetleri çok çeşitli, karmaşık ve değişken olduğundan disiplin cezasını gerektirecek fiillerin tümünün kanunda tek tek belirlenmesi güçtür. Kuralın incelenmesinden de görüleceği üzere memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketler denilmek suretiyle disiplin cezası gerektiren fiil ve hareketlerin çerçevesinin çizildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, itiraz konusu kural, Anayasa'nın 38. ve 128. maddelerine aykırı değildir." gerekçesine yer verilmiştir.
Konuyla ilgili Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 02/07/1996 tarih ve E:1996/3-144, K:1996/171 sayılı kararında, "Yüz kızartıcı suç"un, yasalarda tanımlanmadığı ve tek tek sayılmadığı, toplumun yapısına göre zaman zaman değişikliğe uğrayan bu suçların tek tek sayılmasının olanaksız olduğu, "...gibi yüz kızartıcı suçlar" denildiğinde maddede sayılmamış olan diğer yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanacağı belirtilmiştir.
Buna karşın, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5525 sayılı Kanun kapsamına ilişkin bir uyuşmazlıkta verdiği 12/11/2014 tarih ve E:2012/482, K:2014/3992 sayılı kararında, "Burada yer verilen 'gibi yüz kızartıcı suçlar' ibaresindeki 'gibi' sözcüğü, yüz kızartıcı suç olarak anılan Kanunda sayma yoluyla belirtilen 'Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit veya nitelikli zimmet, irtikâp, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas suçlarından biri'ni ifade etmek üzere kullanılmıştır. Aksi yorumla, 'gibi' sözcüğünün, 'sayılanlara benzer suçları' ifade ettiğinin kabul edilmesi, Anayasa'nın 128. maddesinin ikinci fıkrası ile 657 sayılı Kanunun 18. maddesi uyarınca memurların memurluklarının sona erdirilmesine ilişkin durumların bizzat kanunda düzenlenmesi gerektiğine ilişkin memur güvencesine aykırı olduğu gibi; idarelere, Kanunda gösterilen suçlar dışında benzer suçların yüz kızartıcı suç sayılması konusunda, ölçütleri belirsiz, geniş bir takdir yetkisi tanınması sonucunu da doğurabilecektir." ifadelerine yer vererek, 5525 sayılı Kanunda sayma yoluyla belirtilen eylemler arasında yer verilmeyen "intihal" fiilinin yüz kızartıcı suç olarak kabul edilemeyeceğine ve bu fiile dayanılarak verilmiş dava konusu disiplin cezasının, nitelik itibarıyla 5525 sayılı Kanunun kapsamına girdiğine karar vermiştir.
Ancak, İdari Dava Daireleri Kurulu 04/03/2013 tarih ve E:2009/652, K:2013/751 sayılı bir diğer kararında, "cinsel taciz ve sarkıntılık" fiili nedeniyle hakkında kamu görevinden çıkarma cezası verilen davacının fiilinin, 5525 sayılı Kanunda sayılan suçlardan olmamasına rağmen şeref ve haysiyet kırıcı suçlar kapsamında olduğu, dolayısıyla 5525 sayılı Kanun ile öngörülen disiplin affından faydalanacak disiplin cezaları kapsamında bulunmaması nedeniyle dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar veren İdare Mahkemesinin ısrar kararını onamıştır.
Görüldüğü üzere, bu konudaki tartışmalar ve görüşler çeşitlilik arz etmekle birlikte, yüz kızartıcı suçların neler olduğunun yasaları uygulamakla görevli yargı organlarınca saptanması genel kabul görmüş bir kural niteliğindedir. Yargı organlarınca bu değerlendirme yapılırken de verilen disiplin cezasının sebebi, niteliği ve kapsamı göz önüne alınmalıdır.
Bilindiği üzere, ceza hukuku ile disiplin hukuku farklı kural ve ilkelere tabi disiplinler olmakla birlikte, kamu görevlisinin fiili, suç tanımına uymasının yanı sıra disiplin sorumluluğunu da gerektirebilir. Böyle bir durumda ceza muhakemesi ve disiplin soruşturması ayrı ayrı yürütülmekte ise de, ceza mahkemesinde yargılama konusu suçun yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığı yönünde yapılacak bir değerlendirmenin ve verilecek hükmün, disiplin hukuku açısından kamu görevlisine yöneltilen suçlamanın yüz kızartıcı ve utanç verici bir suç olup olmadığının tespiti için disiplin makamlarına ve idari yargı mercilerine karine teşkil edeceği kuşkusuzdur.
Bakılan uyuşmazlıkta, Süleymanpaşa Belediye Başkanlığında bilgi işlem müdürü olan davacının disiplin soruşturmasına konu olan fiili nedeniyle yargılandığı ceza davasında, ... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, ''Görevi Kötüye Kullanma'' suçunu işlediğinden neticeten 5 ay hapis cezasıyla cezlandırılmasına, davacı hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süreyle denetim süresine tabi tutulmasına karar verildiği; disiplin cezasına da konu olan fiilin yüz kızartıcı suç kapsamında olmadığı, görevi kötüye kullanma suçuna karşılık geldiği ceza mahkemesi kararıyla ortaya çıktığına göre, disiplin soruşturmasının içeriği bilgi ve belgeler yeniden değerlendirildiğinde, fiilin disiplin hukuku açısından 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde öngörülen memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak yüz kızartıcı ve utanç verici hareket olarak değerlendirilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının, davacının "memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle 657 sayılı Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararının bu kısmına ilişkin istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kısmen reddi ile temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (f) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
2. Kısmen kabulü ile temyize konu kararın; davacının 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca devlet memurluğundan çıkarma cezası ile cezalandırılması yönünden davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/12/2023 tarihinde kesin olararak, oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY :

Davanın reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının aynen onanmasına karar verilmesi gerektiği düşüncesiyle karara katılmıyorum.