Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2019/3838 E. , 2023/5018 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2019/3838
Karar No : 2023/5018
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Ankara ili, ... ilçesi, ... Kolordu Komutanlığında astsubay olarak görev yapan davacının, 6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun 11. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi, 13. maddesi ile 20. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Kara Kuvvetleri Komutanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; bir kısım şahısların tarihi eser ticareti yapmak üzere İzmir'de buluşacağı yönündeki bir ihbar üzerine, … İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yürütülen takip neticesinde anılan şahıslarla birlikte göz altına alındığı, olay tarihinde Van ili, ... ilçesinde astsubay olarak görev yapmakta olan davacının, olay günü alınan ifadesindeki; Vandan yola çıkarak Manisa'ya geldiği saatin çok geç olması sebebiyle bir arkadaşında kaldığı yönündeki beyanının aksine, yetkili Yüksek Disiplin Kurulunda alınan sözlü ifadesinde o gece arabasında kaldığı; arkadaşının evinde uyuyakaldığı, uyandıktan sonra H. A. ile haberleşerek İzmir'e gittikleri yönündeki beyanının aksine, Yüksek Disiplin Kuruluna hitaben hazırladığı yazıda adı geçen kişiyle, eşi işe gittikten sonra evde otururken haberleştiği, Van'dan 3 gün istirahat izniyle geldiği yönündeki beyanının aksine, Yüksek Disiplin Kuruluna hitaben hazırladığı yazıda 8 gün istirahat izniyle geldiğini; Sulh Ceza Mahkemesi tarafından alınan ifadesindeki, eşinin Manisa'ya geleceğinden haberinin olmadığı yönündeki beyanının aksine, disiplin soruşturması kapsamında alınan savunmasında eşinin geleceğini bildiğini belirttiği; disiplin soruşturması kapsamındaki savunmasında, davacı tarafından, olay günü eşinin işte, çocuğunun okulda olduğu belirtilmişse de, 12/01/2014 tarihi haftasonu tatili olan Pazar gününe isabet ettiğinden ... Anaokulunda okul öncesi öğretmeni olarak görev yapan eşinin işte, çocuğunun da okulda olduğunun doğrulanmış olmadığı; davacının, (personel tanıtma kartına göre) Van ... Devlet Hastanesinin 11/01/2014 tarihli istirahat raporuna istinaden sağlık mazereti sebebiyle 3 gün izinli olduğu halde Van'dan karayoluyla Manisaya geldiği, hem 1500 kilometreden fazla olan bu karayolunda mezkur aracı tek başına kullandığı, hem de izin süresinin çok kısa olmasına ve sağlık mazeretinin bulunmasına rağmen, Manisa'ya gelir gelmez akrabalık bağı dahi bulunmayan adı geçen kişilerle birlikte İzmirde vakit geçirdiği dikkate alındığında; oğluna hediye almak ve araba satın almak isteğiyle hareket ettiğinin kabul edilemeyeceği; davacının yukarıda değinilen çelişkili ifadelerinin bu durumu değiştirmeyeceği, dolayısıyla adı geçen kişilerle birlikte tarihi eser ticareti yapmak suretiyle Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte ağır suç teşkil eden fiilde bulunduğunun kabulü gerektiği, bu itibarla yürüttüğü görevin önem ve özelliği ile değinilen hususlar birlikte göz önünde bulundurulduğunda, disiplin hukuku yönünden "hizmete engel davranışlarda bulunmak" fiilini işlediğinin anlaşıldığı, bu durumda, davacının, Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı; öte yandan, davacı tarafından, işleme esas teşkil eden fiile ilişkin ceza yargılamasının temyiz aşamasının beklenmediği, masumiyet karinesinin ihlal edildiği iddia edilmekte ise de, ceza mahkemesinin kişinin isnat edilen eylemi işlediğine dair kararlarının disiplin makamları açısından doğrudan bağlayıcı olmadığı, yetkili Yüksek Disiplin Kurulu tarafından, sadece anılan Mahkemenin ceza dosyası kapsamında verilen mahkumiyet kararının değil aynı zamanda, davacının eylemi ile ceza ve disiplin soruşturması kapsamındaki çelişkili ifadelerinin birlikte göz önünde bulundurularak olay ve olguların disiplin hukuku kuralları çerçevesinde yeniden değerlendirildiği görüldüğünden, davacının bu iddialarına itibar edilmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Dava konusu disiplin cezasının göreviyle ilgili olmadığı, görevi dışında gerçekleşen adli vakaya ilişkin olduğu, hakkında ... Asliye Ceza Mahkemesince verilen mahkumiyet kararının henüz kesinleşmediği, Yargıtayda temyiz aşamasında olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacının, Van ili, ... ilçesi, ... Motorlu Piyade Tugay Komutanlığında görev yaptığı dönemde, "H. A., V. S. ve ... adlı şahısların … plakalı araç ile İzmir'e geleceği, ellerinde tarihi eser bulunduğu, İ. Ş. adlı şahısla Gaziemir bölgesinde, bu şahıs aracılığıyla tarihi eserlerin satışının yapılması için buluşacakları" yönündeki ihbar üzerine, 12/01/2014 tarihinde ... İl Emniyet Müdürlüğü tarafından yapılan takip sonucunda davacı ile ihbarda adı geçen şahıslar yakalanarak göz altına alınmış, mezkur araç ile bu araçta bulunan ve tarihi eser olduğu değerlendirilen (sikke, motifli takı objesi, insan figürü, boynuzlu at figürü, insan figürlü madalyon, kadın figürlü obje gibi) 15 adet objeye el konulmuş, sonrasında davacı ile diğer şahıslar hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan ceza soruşturması neticesinde, tarihi eser ticareti yapmak isnadıyla açılan ceza davasında verilen karar ile birlikte bu durumun sıralı disiplin amirleri tarafından öğrenilmesini takiben davacı hakkında disiplin soruşturması başlatılmış, Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda bulunduğu, bu eylemi nedeniyle 'hizmete engel davranışlarda bulunmak' disiplinsizliğini işlediğinden bahisle davacının silahlı kuvvetlerden ayırma cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
6413 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri Disiplin Kanunu'nun "Disiplin soruşturması ve yetkiler" başlıklı 7. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Maiyetinden birinin disiplinsizlik teşkil edebilecek bir fiilini veya mesleğe aykırı tutum ve davranışını herhangi bir şekilde öğrenen disiplin amirleri, olayın araştırılması gerektiğine kanaat getirirse, yazılı olarak görevlendireceği soruşturmacılar vasıtasıyla ya da şahsen disiplin soruşturması yapar." hükmüne yer verilmiş; "Disiplin cezaları" başlıklı 11. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Subay, astsubay ve uzman erbaşlar ile sözleşmeli erbaş ve erler hakkında verilebilecek disiplin cezaları ağırlık derecesine göre aşağıda belirtilmiştir: ...
f) Silahlı Kuvvetlerden ayırma
(2) ...Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası yüksek disiplin kurulları tarafından verilir.
" hükmü düzenlenmiş; dava konusu işlem tarihi itibariyle yürürlükte olan "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası" başlıklı 13. maddesinde, "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası, personelin tabi olduğu mevzuat hükümlerine göre Türk Silahlı Kuvvetlerinden ilişiğinin kesilmesi veya durumuna göre sözleşmesinin feshedilmesi sonucunu doğurur. Bu cezayı alanlar, seferberlik ve savaş hâlleri haricinde Türk Silahlı Kuvvetlerinde herhangi bir şekilde görev alamazlar. ...
(3) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezası; disiplin amirlerinden en az ikisinin teklifi üzerine yüksek disiplin kurulları tarafından verilebileceği gibi, eldeki bilgi ve belgelere göre yüksek disiplin kurulları tarafından resen de verilebilir. Genelkurmay Başkanının eldeki bilgi ve belgelere ya da gerekli görmesi üzerine yaptırdığı disiplin soruşturması sonucuna göre hakkında bu cezanın verilmesine kanaat getirdiği personelin dosyaları bir karar verilmek üzere doğrudan yetkili yüksek disiplin kuruluna sevk edilir. ...
(6) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasının verilmesine ilişkin sürecin; disiplin amirlerinin teklifi ile başlatılması hâlinde süreci başlatan disiplin amiri tarafından, diğer durumlarda ise yetkili komutanlıklar vasıtası ile yüksek disiplin kurulları tarafından hakkında karar verilecek personelin savunması alınır. Yazılı savunma haricinde, yüksek disiplin kurulu tarafından gerek görülmesi veya personelin talepte bulunması hâlinde personel sözlü olarak da ifade vermeye çağrılabilir. ..." hükmüne yer verilmiş; "Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler" başlıklı 20. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır: ...
c) Hizmete engel davranışlarda bulunmak: Devletin ve Türk Silahlı Kuvvetlerinin itibarına zarar verecek nitelikte tutum ve davranışlarda veya ağır suç veya disiplinsizlik teşkil eden fiillerde bulunmaktır. ..." hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dava konusu olayda, davacının disiplin cezası ile cezalandırılmasına ilişkin eylemi aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında suç teşkil ettiğinden, ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda Ceza Kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden suç, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, Disiplin Hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de Disiplin Hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP sitemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununa Aykırılık" suçundan yargılandığı davada, ... Asliye Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile 3 yıl hapis ve 4.000.00- TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı lehine bozulduğu, dolayısıyla davacı hakkındaki yargılamanın halen devam ettiği ve kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra, disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu kabul edilerek hakkında tesis edilen dava konu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 17/10/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!