Danıştay 12. Daire Başkanlığı 2018/1159 E. , 2023/5668 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2018/1159
Karar No : 2023/5668
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Bakanlığı
VEKİLİ : Hukuk Müşaviri …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dosyadaki bilgi ve belgeler, soruşturma raporu ve … Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının birlikte değerlendirilmesinden, davacının memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak fiilini işlediği sabit olduğundan, bu eylemine karşılık gelen 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : İdare Mahkemesince, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı mahkumiyet kararına atıf yapılarak üzerine atılı fiilin sabit olduğundan bahisle davanın reddine karar verildiği, anılan karar kesinleşmediğinden hükme esas alınamayacağı, cinsel suçlara ilişkin ispat yükünün Yargıtay içtihatlarıyla yer değiştirdiği ve kişinin davacının suçu işlemediğini ispat etmek zorunda kaldığı, disiplin soruşturmasının usulüne uygun yapılmadığı, işlemin sebep ve konu yönünden hukuka aykırı olduğu belirtilerek, kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan bozma nedenlerinin bulunmadığı belirtilerek, temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Uyuşmazlıkta; davacı hakkında "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı" suçlarından yargılandığı …. Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile “sanığın üzerine atılı suçları işlediğine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı deliller elde edilmediğinden atılı suçlardan beraatına” karar verildiği, fakat mağdur öğrencinin suç tarihinde 7 yaşında oluşu, bu yaşta bir çocuğun cinsel istismar isnadıyla iftira atmasının hayatın olağan akışına aykırı olması, davacıya karşı önceye dayalı husumetinin bulunmaması, gerek mağdur çocuğun gerekse annesinin ceza yargılaması boyunca devam eden istikrarlı anlatımları, ceza davasında küçük yaştaki mağdur çocuğun psikolojisinin bozulup bozulmadığına yönelik adli tıp raporu aldırılmadan karar verilmiş olması ile olaydan hemen sonra 'okul rehberlik servisi' tarafından mağdur öğrenciyle yapılan görüşme sonrasında hazırlanan rapor ve öğrenci görüşme formları birlikte değerlendirildiğinde, usul ve hukuka uygun Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul İli, Şişli İlçesi, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacı hakkında; "2014-2015 Eğitim Öğretim Yılında; kendi öğrencisi olan ...'yı ders çalıştırmak için kendi evine götürdüğü, ders çalıştırmadığı, tablet ile oynattığı, yatak odasına götürdüğü ve üzerine çıkmaya çalıştığı, dudağından öptüğü, bunları kimseye söylersen seni döverim dediği, ara sıra 1,5-2 TL verdiği; öğrencisi ...' nın evine gittiği, evin teras katında kot pantolonunun düğmesini açtığı, "M. düğmeleri kapatır mısın" dediği, sınıfta öğrencilere çizgi film izletirken ...'yı arka sıraya yanına çağırdığı, ...'nın elini kendi cinsel organına doğru götürdüğü" şeklinde farklı zaman ve mekanlarda birden fazla sayıda vukuu bulan cinsel istismar fiillerine ilişkin şikayet üzerine başlatılan soruşma sonucu, maarif müfettişlerince düzenlenen … tarih ve … sayılı soruşturma raporuyla getirilen teklif sonucunda Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi üzerine, temyizen incelenen dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, “Memurluk sıfatı ile bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak” fiili Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmıştır.
Aynı Kanunun 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturulmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkum olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
657 sayılı Kanun'un anılan hükmü kapsamında ceza mahkemesi kararlarının, disiplin cezalarına etkisinin değerlendirilmesi gerekmektedir. Disiplin cezasının sebebini oluşturan eylem ve davranışlar, aynı zamanda ceza kanununda da suç sayılabilir. Bu durumda, disiplin cezası yaptırımı ile birlikte ceza yaptırımı da uygulanabilir. Bu iki yaptırım türünün hukuki dayanağı, amaç ve sonuçları birbirlerinden farklıdır. Ceza yargılamasında suçun niteliği ve delillerin takdirinde uygulanan ilke ve kurallar ile disiplin hukuku açısından uygulanan ilke ve kurallar birbirinden farklı olduğundan, idarenin, kamu görevlisi hakkında disiplin cezası vermemesi, ceza mahkemelerince ceza verilmesine hukuki engel oluşturmayacağı gibi, aynı şekilde, ceza yargılaması sonucu beraat kararı verilmiş olmasının da, kuramsal olarak, disiplin cezası verilmesine engel teşkil etmeyeceği açıktır.
Ancak; ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı ya da suçun o kişi tarafından işlenmediği gerekçesiyle verilen beraat kararının, disiplin cezası bakımından da sadece aynı suç nev'i bakımından bağlayıcı olacağı; bir başka ifadeyle, ceza yargılamasının (beraat kararının) konusunu teşkil eden fiil, disiplin hukuku yönünden ise aynı suç kapsamında değerlendirilerek disiplin cezası verilemeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan, ceza yargılaması neticesinde suçun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle beraat eden memurun eylem, tutum ve davranışlarının bir başka disiplin suçu kapsamına girmesi halinde, disiplin hukuku yönünden başka bir disiplin cezası ile cezalandırılmasına, delil yetersizliğinden dolayı beraat eden memurun eyleminin de disiplin hukuku yönünden değerlendirilerek aynı veya farklı cezayla cezalandırılmasında hukuki bir engel bulunmamaktadır.
Dosyada bulunan bilgi ve belgeler ile UYAP sitemi üzerinden yapılan araştırma sonucunda, davacıya isnat edilen ve disiplin soruşturmasına konu olan fiillerin aynı zamanda Türk Ceza Kanunu kapsamında da suç teşkil etmesi nedeniyle davacının, "Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve çocuğun cinsel istismarı' suçlarından yargılandığı davada, ilk olarak ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile mahkumiyetine karar verildiği, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesinin .. tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile bozulduğu, bozma üzerine ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacının, üzerine atılı suçları işlediğine dair kuşku sınırlarını aşan, kesin inandırıcı ve hukuka uygun delil elde edilemediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 223. maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca delil yetersizliğinden beraatine karar verildiği, dosyanın Yargıtay ... Ceza Dairesinin … esasında kayıtlı olarak temyiz incelemesinde olduğu, dolayısıyla davacı hakkındaki yargılamanın halen devam ettiği ve kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, söz konusu ceza davasının sonucunun araştırılması ve davacı hakkındaki ceza yargılaması sonuçlandıktan sonra disiplin cezasına konu fiillerin işlenip işlenmediği konusunda yeniden bir değerlendirme yapılarak karar verilmesi gerekirken, bu husus gözetilmeksizin davacının üzerine atılı fiillerin sübut bulduğu kabul edilerek hakkında tesis edilen dava konu işlemde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi …. İdari Dava Dairesine gönderilmesine, kesin olarak, 07/11/2023 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Dava; İstanbul ili, Şişli ilçesi, ... İlkokulunda öğretmen olarak görev yapan davacının, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendi uyarınca Devlet memurluğundan çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin Milli Eğitim Bakanlığı Yüksek Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125. maddesinin birinci fıkrasının (E) bendinin (g) alt bendinde, "Memurluk sıfatıyla bağdaşmayacak nitelik ve derecede yüz kızartıcı ve utanç verici hareketlerde bulunmak" fiili, Devlet memurluğundan çıkarma cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; yine aynı Kanun'un 131. maddesinde, "Aynı olaydan dolayı memur hakkında ceza mahkemesinde kovuşturmaya başlanmış olması disiplin kovuşturmasını geciktiremez. Memurun ceza kanununa göre mahkûm olması veya olmaması halleri, ayrıca disiplin cezasının uygulanmasına engel olamaz." hükmü yer almıştır.
Ceza uygulaması ile disiplin uygulaması arasında amaç, kapsam, usul ve sonuçlar bakımından temel nitelikte farklılıklar mevcut olduğundan, kanunkoyucu, ceza uygulaması ile disiplin uygulamasını iki farklı alan olarak görmekte ve bunların birbirini etkilemesini önleyici nitelikte bir düzenleme olan 657 sayılı Kanunun 131. maddesindeki düzenlemeye yer vermiş bulunmaktadır.
Bu itibarla; disiplin hukuku açısından ve disiplin yaptırımına bağlanan fiil bakımından dosyada yer alan bilgi, belge ve soruşturma raporunun incelenmesi suretiyle uyuşmazlığın esası hakkında bir karar verilmesi gerektiği görüşüyle Daire kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!