Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/90 E. , 2024/29 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/90
Karar No : 2024/29
DAVACI : …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI : … Başkanlığı
DAVANIN_ÖZETİ :Davacı tarafından, Antrenör Eğitimi Talimatının 7. maddesi, 1. fıkrası, (ç) bendininin iptali istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; Kanun'un 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Sporun geliştirilmesi ve tahkim" başlıklı 59. maddesi, 3. fıkrasında, "Spor federasyonlarının spor faaliyetlerinin yönetimine ve disiplinine ilişkin kararlarına karşı ancak zorunlu tahkim yoluna başvurulabilir. Tahkim kurulu kararları kesin olup bu kararlara karşı hiçbir yargı merciine başvurulamaz." hükmü yer almaktadır.
3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu'nun 29/03/2011 tarih ve 6215 sayılı Kanunla değişik Ek 9. maddesinde, spor dalı ile ilgili faaliyetleri ulusal ve uluslararası kurallara göre yürütmek, gelişmesini sağlamak, sporcu sağlığı ile ilgili konularda gerekli önlemleri almak, teşkilatlandırmak, federasyonu uluslararası faaliyetlerde temsil etmek ve Tahkim Kurulu kararlarını uygulamakla görevli ve yetkili, özel hukuk hükümlerine tâbi bağımsız spor federasyonları kurulacağı; bu federasyonların, Cumhurbaşkanı kararı ile kurulup, kararın Resmi Gazetede yayımlanması ile tüzel kişilik kazanacağı; federasyonun organlarını oluşturan kurulların oluşumu, görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usul ve esaslarının ana statüyle düzenleneceği; federasyon genel kurulunun iptalinin asliye hukuk mahkemesinden istenebileceği; spor federasyonları ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan konularda 04/11/2004 tarih ve 5253 sayılı Dernekler Kanunu ile 22/11/2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu hükümlerinin uygulanacağı hükme bağlanmış iken, anılan hükümler 7405 sayılı Kanun ile 26/04/2022 tarihi itibarıyla yürürlükten kaldırılmış; 7405 sayılı Kanun'un 2. maddesi, 1. fıkrası, (n) bendinde, spor federasyonu, spor dalı ile ilgili faaliyetleri yürütmek üzere kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle kurulan, organları seçimle gelen ve idari ve mali özerkliğe sahip federasyonlar şeklinde tanımlanmış; 26. maddesi, 1. fıkrasında, spor federasyonlarının, spor dalı ile ilgili faaliyetleri yürütmek üzere kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile kurulacağı ve kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin Resmî Gazete’de yayımlanması ile tüzel kişilik kazanacağı; 46. maddesinde, spor federasyonları ile ilgili olarak bu Kanunda hüküm bulunmayan konularda, spor federasyonlarının kendi kuruluş kanunları, 21/05/1986 tarihli ve 3289 sayılı Gençlik ve Spor Hizmetleri Kanunu ile 4721 sayılı Kanun ile 5253 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanacağı; Geçici 1. maddesi, 7. fıkrasında, Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte; 3289 sayılı Kanun uyarınca kurulan bağlı ve bağımsız spor federasyonlarının, bu Kanuna göre kurulmuş spor federasyonu olarak kabul edileceği ve diğer kanunlarda bağlı ve bağımsız spor federasyonlarına yapılan atıfların spor federasyonlarına yapılmış sayılacağı düzenlemelerine yer verilmiştir.
Yine 3289 sayılı Kanun'un Ek 9. maddesinde, Spor Genel Müdürlüğü bünyesinde "Tahkim Kurulu" adı altında bir itiraz merci teşekkül ettirilmiş olup; kurulun görev ve yetkileri aynı maddede tahdiden sayılmıştır. Kanun hükmünde, "Tahkim Kurulu, federasyon ile kulüpler, sporcular, hakemler, teknik direktör ve antrenörler; kulüpler ile teknik direktörler, antrenörler ve sporcular; kulüpler ile kulüpler arasında çıkacak ihtilaflarla, federasyonlarca verilecek kararlar ile disiplin veya ceza kurulu kararlarını, ilgililerin itirazı üzerine inceleyerek sonuçlandırır. Tahkim Kurulu; itiraz üzerine Genel Müdürlük ile federasyonlar ve federasyonların birbirleri arasında çıkacak ihtilafları inceleyerek sonuçlandırır." denilmektedir.
Dosyanın incelenmesinden; davacı tarafından ilk olarak, 2. kademe temel antrenörlük belgesi verilmesi istemiyle yaptığı başvurunun reddine ilişkin Türkiye Cimnastik Federasyonu Başkanlığı'nın 02/08/2023 tarihinde e-posta aracılığıyla gönderilen işlemi ile bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 14/12/2019 tarih ve 30978 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Antrenör Eğitimi Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemiyle Dairemizin E:2023/5635 sayılı esasına kayden dava açıldığı, bu davada Dairemizin 18/10/2023 tarih ve K:2023/5711 sayılı kararıyla dava dilekçesinin reddine karar verildiği, bunun üzerine yenilenen dilekçede sadece Türkiye Cimnastik Federasyonu Antrenör Eğitimi Talimatının 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemine yer verildiği görülmektedir.
Bununla birlikte, yukarıda aktarılan mevzuat hükümleri uyarınca Türkiye Cimnastik Federasyonu tarafından düzenlenen Antrenör Eğitimi Talimatına yönelik iptal isteminin Tahkim Kurulunca karara bağlanması zorunlu olup, Danıştay tarafından incelenmesine hukuken olanak bulunmamaktadır.
Öte yandan; davacının, Dairemizin E:2023/5635 sayılı esasına kayıtlı ilk dava dilekçesinde Gençlik ve Spor Bakanlığınca çıkarılan Antrenör Eğitimi Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali istemine de yer verildiği ve söz konusu istemin Danıştay tarafından ilk derece incelenecek davalardan olduğu gözetildiğinde, anılan Yönetmelik hükmünün işbu davada iptalinin istenilip istenilmediği hususunun tereddüde yer açmayacak şekilde ortaya konulması gerekmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin, 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmıştır.
Bu durumda, davacı tarafından öncelikle, işbu davada iptal istemine konu düzenleyici işlemin, Danıştayın incelemekle görevli bulunduğu Gençlik ve Spor Bakanlığı Antrenör Eğitimi Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi mi, yoksa Tahkim Kurulunun incelemekle görevli bulunduğu Türkiye Cimnastik Federasyonu Türkiye Cimnastik Federasyonu Antrenör Eğitimi Talimatının 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendi mi olduğu hususunun açıklığa kavuşturulması; Gençlik ve Spor Bakanlığı Antrenör Eğitimi Yönetmeliği'nin 7. maddesinin 1. fıkrasının (ç) bendinin iptali isteniliyorsa söz konusu maddenin iptali isteminin davacının menfaatini ne şekilde etkilediği hususu da açık ve net bir şekilde gösterilerek, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında tutarlı ve uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir iki nüsha dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğ tarihinden itibaren 30 (otuz) gün içerisinde yukarıda belirtilen eksiklikler giderilmek suretiyle 3. maddeye uygun şekilde düzenlenecek imzalı dilekçe ile harç yatırılmaksızın yeniden dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 18/01/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!