Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2024/178 E. , 2024/41 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2024/178
Karar No : 2024/41
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...(...) ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Üniversitesi-...Rektörlüğü
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_ÖZETİ : ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMALARIN_ÖZETİ : Savunma alınmamıştır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlendikten sonra, gereği görüşüldü:
Dava; davacının İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Servisi'nde geçirmiş olduğu mide küçültme ameliyatı ve sonrasındaki tedavi sürecinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 520.000,00 TL tazminatın zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılmıştır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ...İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı karara karşı davacı ve davalı idarece yapılan istinaf başvurularının, ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararıyla Danıştaya temyiz yolu açık olmak üzere reddine karar verildiği; davacı ve davalı idare tarafından Danıştaya hitaben verilen 20/12/2023 ve 26/12/2023 kayıt tarihli dilekçeler ile İstanbul Bölge İdare Mahkemesi 7. İdare Dava Dairesinin anılan kararının aleyhlerine ilişkin olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulmasının istenildiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanunla eklenen geçici 8. maddesinde, 6545 sayılı Kanunla idari yargıda kanun yollarına ilişkin getirilen hükümlerin 2576 sayılı Kanun'un anılan Kanunla değişik 3. maddesine göre kurulan bölge idare mahkemelerinin tüm yurtta göreve başlayacakları 20/07/2016 tarihinden sonra verilen kararlar hakkında uygulanacağı; aynı Kanun'un "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 6. fıkrasında, bölge idare mahkemelerinin 46. maddeye göre temyize açık olmayan kararlarının kesin olduğu; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin bu maddede sayılan davalar hakkında verdikleri kararların Danıştayda temyiz edilebileceği; "Temyiz dilekçesi" başlıklı 48. maddesinin 6. fıkrasında, temyizin kesin bir karar hakkında olması halinde kararı veren merciin temyiz isteminin reddine karar vereceği; aynı maddenin 7. fıkrasında ise, temyizin kesin bir karar hakkında olduğunun anlaşıldığı hallerde altıncı fıkrada sözü edilen kararın Danıştayın ilgili dairesince kesin olarak verileceği kurala bağlanmıştır.
Öte yandan; 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, konusu yüzbin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar hakkında verilen kararların temyiz edilebileceği hükme bağlanmış olup aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, temyizen incelenerek bozulması istenilen bölge idare mahkemesi kararının verildiği 2023 yılı için temyiz sınırı 581.000,00 TL olarak belirlenmiş bulunmaktadır.
Her ne kadar, Anayasa Mahkemesinin 26/07/2023 tarih ve E:2023/36, K:2023/142 sayılı kararıyla 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinin iptaline karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğinden, iptaline karar verilen kanun hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 13/10/2023 tarihinden itibaren 9 ay boyunca (13/07/2024 tarihine kadar) yürürlükte kalacağı açıktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2013/6099 (41 - 42. paragraf) ve 2013/5876 (26 - 27. paragraf) başvuru numaralı kararlarında da, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlüğünün ertelenmesi halinde, erteleme süresince iptali ertelenen kanun hükümünün yürürlükte olduğu ve bu hükmün ilgililere uygulanmasının kanunilik koşulunun ihlaline neden olmayacağı açıkça kabul edilmiştir.
Bu durumda, toplam 520.000,00 TL tazminatın ödenmesi istemiyle açılan davanın değerinin temyiz sınırının altında kaldığı ve 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer almadığı görüldüğünden, İstanbul Bölge İdare Mahkemesince istinaf başvurularının reddi yönünde verilen karar kesin olup, temyizen incelenmesine hukuki olanak bulunmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, tarafların TEMYİZ İSTEMLERİNİN REDDİNE, Bölge İdare Mahkemesince kesin olan karara karşı temyiz yolunun açık olduğunun belirtilmesi nedeniyle temyiz aşamasında davacı tarafından ödenmiş olan ...TL harcın ve posta avansı miktarından artan kısmın istemi halinde davacıya iadesine,18/01/2024 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.
(X) KARŞI OY :
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz" başlıklı 46. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir." kuralı yer almış; maddenin devamında, temyiz edilebilecek kararlar; açılan davanın konusu esas alınarak belirlenmiş; aynı fıkranın (b) bendinde, "Konusu yüz bin Türk lirasını aşan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan davalar"da verilen kararların temyiz edilebileceği kurala bağlanmış; aynı Kanun'un ek 1. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca, bu Kanun'da öngörülen parasal sınırlar; her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların, o yıl için 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulandığından, davanın açıldığı 14/09/2017 tarihinde temyiz parasal sınırının 103.000,00 TL olduğu görülmüştür.
2577 sayılı Kanun'un yukarıda aktarılan maddelerinde, konusu belli bir para olan tam yargı davalarında verilen kararlardan hangisinin, 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendi uyarınca temyize tabi olup olmadığının; "verilen kararlara göre" değil, açılan davalardaki parasal miktara göre belirleneceği hükme bağlandığından; bu husustaki değerlendirmenin dava açma tarihinde yürürlükte bulunan temyiz parasal sınırının esas alınarak yapılması gerekmektedir.
Aksi uygulamanın, 2577 sayılı Kanun'da belirtilen parasal sınırlar yıl itibarıyla yeniden değerleme oranında arttırıldığından, davanın açılmasından sonraki yargılama sürecine göre kararın temyiz edilebilme durumunun değişmesi nedeniyle, kanun yollarına başvurma açısından, kanuni açıklığın bulunmadığı sonucunu doğuracağı açıktır.
Dosyanın incelenmesinden; davacının İstanbul Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Servisi'nde geçirmiş olduğu mide küçültme ameliyatı ve sonrasındaki tedavi sürecinde idarenin hizmet kusurunun bulunduğundan bahisle uğradığı ileri sürülen zararlara karşılık 20.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 520.000,00 TL tazminatın zararın gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın 14/09/2017 tarihinde açıldığı; ... İdare Mahkemesince davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen ...tarih ve E: ..., K: ... sayılı karara karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının, ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdare Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla reddedilmesi üzerine davacı ve davalı idarece bu kararın aleyhlerine ilişkin kısımlarının bozulması istemiyle temyiz başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Davanın açıldığı 14/09/2017 tarihinde temyiz parasal sınırının ...TL; davada istenilen tazminat tutarının ise ...TL olduğu ve bu miktarın davanın açıldığı 2018 tarihindeki temyiz parasal sınırının üzerinde olduğu görüldüğünden; bakılan dava 2577 sayılı Kanun'un 46. maddesinde sayılan davalar arasında yer aldığından, temyizen incelenerek bozulması istenen Bölge İdare Mahkemesi kararına karşı temyiz yolunun açık olduğu sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, temyiz istemlerinin incelenmesi gerektiği oyu ile temyiz isteminin reddine ilişkin Daire kararına katılmıyorum.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!