WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/849 E.  ,  2023/6086 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/849
Karar No : 2023/6086

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması davalı idare tarafından; yargılama giderleri ve vekâlet ücretine yönelik kısmının bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, uzlaştırmacı siciline kayıt olmak amacıyla yapılan başvurunun UYAP sistemi üzerinden reddine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında devam eden ceza soruşturması sonucunda takipsizlik kararı verildiği, bu takipsizlik kararının kesinleştiği, başkaca herhangi bir ceza soruşturması veya kovuşturması bulunmadığı, davacının terör örgütleri ile irtibatlı ve iltisaklı olduğuna ilişkin hukuken kabul edilebilir başkaca bir bilgi veya belgenin de dosyaya sunulamadığı anlaşıldığından, davacının terör örgütleriyle iltisaklı veya irtibatlı olmamak şartını taşımadığından bahisle uzlaştırmacı siciline kayıt başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu Ankara 23. İdare Mahkemesi kararının iptale ilişkin kısmının hukuka ve usûle uygun olduğu; yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmı bakımından ise; yargılama sonucu bir tarafa yargılama giderlerinin yükletilmesinin nedeni, o tarafın dava açmak ya da dava açılmasına sebebiyet vermek suretiyle karşı tarafın gider yapmasına neden olması olduğu, dava dosyasındaki bilgi ve belgelerin incelenmesinden, dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte davacı hakkındaki takipsizlik kararının kesinleşmediği, dava açıldıktan sonra takipsizlik kararının kesinleştiğinin anlaşıldığı, bu durumda, davanın açıldığı sıradaki tarafların haklılık durumu davanın esasının incelenmesine bağlı olduğundan, dava konusu işlemin hukuka aykırı olup olmadığı yönünde işin esası hakkında değerlendirme yapılmadığı ve davacı veya davalı idareden hangisinin haklı olduğu tespit edilmediğinden, tarafların yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılması ve vekâlet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının esasına yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine yönelik kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının bu kısmı kaldırılarak mahkeme safhasına ait 168,10 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, tarafların haklılık durumu bakımından değerlendirme yapılamadığından taraflar lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
Davalı idare tarafından, Ceza Muhakemesinde Uzlaştırma Yönetmeliği'nin 48. maddesindeki şartları taşımayan davacı tarafından yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin hukuka uygun olduğu, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılması gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
Davacı tarafından, davanın açılmasına idarenin neden olduğu ve işlemin iptaline karar verildiği, bu nedenle, yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin idareye yükletilmesi gerektiği, Bölge İdare Mahkemesi kararının söz konusu kısmının hukuka aykırı olduğu ve bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacı tarafından ise davalı idarenin temyiz dilekçesine karşı savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin reddi, davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının esasına ilişkin kısmının onanması, yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

A) Temyiz İstemine Konu Kararın Esasına İlişkin Kısmının İncelenmesi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME;
Bölge İdare Mahkemesinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının İdare Mahkemesi kararının esasına ilişkin kısmına yönelik yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin kısmı usûl ve hukuka uygun olup davalı idarenin dilekçesinde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyiz İstemine Konu Kararın Yargılama Giderleri ve Vekâlet Ücretine İlişkin Kısmının İncelenmesi:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararlarda bulunacak hususlar" başlıklı 24. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde, kararlarda, yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği hüküm altına alınmış; aynı Kanun'un 31. maddesinin yargılama giderleri konusunda yollamada bulunduğu 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun yerine yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 323. maddesinde, vekâlet ücretine yargılama giderleri arasında yer verilmiş ve 326. maddesinde, Kanun'da yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştıracağı belirtildikten sonra, 331. maddesinde, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği düzenlemesine yer verilmiş; böylece, kural olarak, yargılama giderlerinin davada haksız çıkan tarafa yükletilmesi esası benimsenmiştir.
1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukuki yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği; 168. maddesinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren bir tarifenin hazırlanacağı, avukatlık ücretinin takdirinde, hukukî yardımın tamamlandığı veya dava sonunda hüküm verildiği tarihte yürürlükte olan tarifenin esas alınacağı kurala bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan davada, davacı tarafından uzlaştırmacı siciline kayıt olmak amacıyla yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptaline karar verilmiş, kararın bu kısmına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan kısmı da Dairemizce onanmıştır.
Belirtilen hukuksal durum karşısında, bakılan uyuşmazlıkta davanın açılmasına sebebiyet verenin idare olduğu, yapılan yargılama sonucunda iptali istenen işlemin hukuka aykırılığının yani davacının dava açmakta haklılığının mahkemece verilen iptal kararı ile ortaya konulduğu, anılan iptal kararının Dairemizce uygun bulunarak onanmasına karar verildiği, bu durumda artık davacının, davada haksız çıkan taraf olarak kabulüyle yargılama giderlerinden sorumlu tutulmasına olanak bulunmadığına göre yargılama giderlerinin ve vekâlet ücretinin tamamının davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla davalı idarenin yargılama giderlerine ilişkin istinaf isteminin kabulüyle yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ilişkin Ankara Bölge İdare Mahkemesi 10. İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE, davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararının esasına ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bu kısmının ONANMASINA,
3. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin kısmına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bu kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım ile sınırlı olmak üzere yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.