Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/722 E. , 2023/7197 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/722
Karar No : 2023/7197
DAVACILAR :
1- …
2- …
…
6- …
7- …
VEKİLİ: Av. …
DAVALILAR:
1- … Bakanlığı / ANKARA (Mülga …)
VEKİLİ: Huk. Müş. …
2- … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ: Hukuk Müşaviri …
DAVANIN_KONUSU: … Vakfının galleye müstahak evlatları olan davacılar tarafından, vakfın 2012 ve 2013 yıllarına ait galle fazlasının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin ve bu işlemin dayanağı olduğu belirtilen 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin iptali istenilmiştir.
DAVACILARIN_İDDİALARI: İdare tarafından 2014 ve 2015 yıllarına yönelik galle fazlasının ödendiği; ancak 2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ödeme yapılmadığı, vakıf mallarından nasıl yararlanılacağının vakfiye ile belirlendiği, vakfiye gereğince de galle fazlası alma haklarının olduğu, önceden galleye müstahak vakıf evladı olduğu mahkeme kararı ile tespit edilen kişinin bir altsoyunun da mahkeme kararına gerek olmaksızın galle fazlası almaya hak kazanabildiği; ancak buna ilişkin Yönetmelik’teki 53. maddenin 2. fıkrasının kaldırıldığı, bu nedenle dava açmak zorunda kalındığı, vakfiyeden kaynaklı hakkın ilgili Yönetmelik maddesi ile sınırlandırılmasının hukuka aykırı olduğu, kazanılmış hakların korunması gerektiği, ödeme yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesi şartının aranmasında hukuka uyarlık bulunmadığı, dava konusu işlemin ve dayanağı Yönetmelik hükmünün iptal edilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALILARIN_SAVUNMALARI: Davalı mülga Başbakanlık ve Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından ayrı olarak verilen savunma dilekçelerinde, davanın süresinde açılmadığı, adli yargıda görülmesi gerektiği, dava konusu işlemin Yönetmelik'in 55. maddesi, 1. fıkrasına ilişkin olduğu, davacıların ise tüm maddenin iptalini istediği, önceki mevzuatta, vakfiyeye göre gelir fazlasının nasıl ödeneceğinin, Vakıflarda İntifa Haklarının Ne Suretle Tespit ve İta Edileceği Hakkında 23/12/1937 tarihli Vakıflar Nizamnamesi ve Vakıflar Nizamnamesi’ne ek Nizamname’nin 6. ve 7. maddelerinde düzenlendiği, anılan Nizamname ve ilgili mevzuat uyarınca Vakıflar Yönetmeliği’nde önceki dönemde galle fazlasının mahkeme kararının kesinleştiği tarih itibarıyla ödendiği, mevcut düzenleme sayesinde mahkeme kararının verildiği tarih itibarıyla ödeme yapıldığı, davacıların iddialarının aksine bu durumun vakıf evlatlarının yararına olduğu, Yargıtay kararlarının da kendilerini destekler nitelikte bulunduğu, öte yandan, vakıf evladı olmanın, her zaman galle fazlası bakımından hak sahibi olunacağı anlamına gelmediği, davacılara mevzuat gereği 2014 ve 2015 yıllarında ödeme yapıldığı, mevzuatın tüm vakıf evlatlarına bu şekilde uygulandığı, 5737 sayılı Vakıflar Kanunu’nun 7. maddesinde sonradan yapılan değişikliklere karşı açılan davanın Anayasa Mahkemesince reddedildiği belirtilerek davanın reddine karar verilmesi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesine göre Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davalarda, temyiz incelemesi sonucu bozulan kararlar üzerine, Danıştay İdari ve Vergi Dava Daireleri Kurullarının kararlarına uyulması zorunlu olduğundan Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin iptali gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI: …
DÜŞÜNCESİ: Dava; 26/Rebiulahır/1047 tarihli … Vakfının 2012 ve 2013 yıllarına ait galle fazlasının davacılara ödenmesi istemiyle 11.5.2016 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … gün ve … sayılı işlemi ile bu işleme dayanak alınan Vakıflar Yönetmeliğinin 55'inci maddesinin iptali istemiyle açılmıştır.
Davacılar tarafından verilen dava dilekçesinde Vakıflar Yönetmeliğinin 55'inci maddesinin tümünün iptalinin istenildiği belirtilmiş olmakla birlikte; dilekçenin içeriğinden hukuka aykırılık iddialarının, anılan maddenin 1'inci fıkrasına yönelik olduğu ve dava konusu edilen 55'inci madde ile davacı arasında oluşan menfaat ilgisi göz önüne alınarak, bu aşamada uyuşmazlık 1'inci fıkraya hasren incelenmiştir.
4721 sayılı Medeni Kanunun 101'inci maddesinde "Vakıf"; gerçek veya tüzel kişilerin yeterli mal ve hakları belirli ve sürekli bir amaca özgülemeleriyle oluşan tüzel kişiliğe sahip mal toplulukları olarak tanımlanmıştır.
5737 sayılı Vakıflar Kanununun 3'üncü maddesinde, "Mazbut vakıf"; Bu kanun uyarınca Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar ile mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve 2762 sayılı Vakıflar Kanunu gereğince Vakıflar Genel Müdürlüğünce yönetilen vakıflar, "Mülhak vakıf" ise mülga 743 sayılı Türk Kanunu Medenisinin yürürlük tarihinden önce kurulmuş ve yönetimi vakfedenlerin soyundan gelenlere şart edilmiş vakıflar şeklinde tanımlanmış; aynı maddenin f bendinde, "galle fazlası"nın, mazbut ve mülhak vakıflarda, hayrat ve akarlarının onarımından ve vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı, ifade ettiği belirtilmiştir.
Aynı Kanunun "Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar" başlıklı 7'nci maddesinde, "On yıl süreyle yönetici atanamayan veya yönetim organı oluşturulamayan mülhak vakıflar, mahkeme kararıyla Genel Müdürlükçe yönetilir ve temsil edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamaz.
İlgililerin vakfiye şartlarına göre intifa hakları saklıdır.
İntifa haklarına ilişkin talepler galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer.
Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir." kuralı yer almıştır.
Vakıflar Yönetmeliğinin dava konusu edilen "Galle fazlasının ödenmesi" başlıklı 55'inci maddesinde de,
"(1) Vakıf evladı veya ilgililerinin galle fazlasını almaya hak kazandıkları tarih ilk derece mahkemesi karar tarihi olup, galle fazlasına ilişkin ödeme mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yapılır.
(2) Galle fazlası, mazbut vakıflarda Genel Müdürlük onayından, mülhak vakıflarda ise kesin hesabın tasdikinden sonra 15 gün içerisinde yıllık olarak ödenir.
(3) İntifa hakkı ödemeleri yapıldıktan sonra ilk defa başvuranlara o yıl ödeme yapılmaz. Ancak hak kazandığı yılın veya yılların evlat hissesi, mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip ödeneceği, esası getirilmiştir.
Yönetmelik maddesinde, bu haliyle dayanağı Yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Öte yandan, 2012 ve 2013 yıllarına ait galle fazlasının davacılara ödenmesi istemiyle 11.5.2016 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin iptali istemine gelince;
Dosyanın incelenmesinden; Vakıflar Umum Müdürlüğü İdare Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla mazbut vakıflar arasına alınan Diyarbakır'da kurulu 26/Rebiulahır/1047 tarihli … Vakfının gallesine müstehak vakıf evladı olduklarının tespitine ilişkin … Asliye Hukuk Mahkemesinin … gün … sayılı kararının kesinleşmesinden sonra, yasada öngörülen düzenlemeye uygun olarak 13.1.2014 tarihinden itibaren davacılara galle fazlası ödeme yapıldığı anlaşılmakla; 2012 ve 2013 yıllarına ait galle fazlasının davacılara ödenmesi istemiyle 11.5.2016 tarihinde yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemde hukuka aykırılık görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Dairemizin 08/02/2021 tarih ve E:2016/4618, K:2021/304 sayılı davanın reddi yolundaki kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/03/2022 tarih ve E:2021/2501, K:2022/731 sayılı kararı ile kısmen onanmasına, kısmen gerekçeli olarak onanmasına, kısmen bozulmasına karar verilmesi üzerine, bozulan kısımla sınırlı olarak gereği yeniden görüşüldü:
MADDİ OLAY VE HUKUKİ SÜREÇ:
... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacıların, … Vakfının gallesine müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verilmiştir. (Dava tarihi: 06/03/2013)
Bu karar Yargıtay ... Hukuk Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile onanmıştır. Karar düzeltme isteminin reddi üzerine de yerel mahkemenin kararı 23/02/2016 tarihinde kesinleşmiştir.
Davacılar tarafından 2012 ve 2013 yıllarına ait galle fazlalarının ödenmesi istemiyle 11/05/2016 tarihinde bölge müdürlüğüne başvurulmuş, bu başvuru Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin 1. fıkrası uyarınca dava konusu Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemi ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine, anılan işlemin ve dayanağı olduğu belirtilen 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
Dairemizin 08/02/2021 tarih ve E:2016/4618, K:2021/304 sayılı davanın reddi yolundaki kararının, davacıların temyiz başvurusu üzerine Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 03/03/2022 tarih ve E:2021/2501, K:2022/731 sayılı kararı ile Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin 2. ve 3. fıkrasına ilişkin kısmının onanmasına, Vakıflar Yönetmeliği'nin 55. maddesinin 1. fıkrasına ilişkin kısmının gerekçeli olarak onanmasına, Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işlemine ilişkin kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir. Böylece Dairemiz kararının düzenleyici işleme ilişkin kısmı kesinleşmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında, Danıştay dava daireleri kararlarına karşı Danıştay'da temyiz yoluna başvurulabileceği; 2575 sayılı Kanun'un 38. maddesinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği kurala bağlanmış; 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin 4. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerinin ilk derece mahkemesi olarak verdiği kararların temyizen bozulması halinde ısrar imkanı tanınmamıştır.
Bu nedenle, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun kısmen bozma kararına uyularak bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmesi gerekmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
27/02/2008 tarih ve 26800 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun "Tanımlar" başlıklı 3. maddesinde, "(...) Galle fazlası: Mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfın hayrat ve akarlarının onarımı ile vakfiyelerindeki hayrat hizmetlerin ifasından sonra kalan miktarı, İntifa hakkı: Mazbut ve mülhak vakıflarda, vakfiyelerindeki şartlara göre ilgililere bırakılmış galle fazlaları ve hakları, ifade eder."; "Genel Müdürlükçe yönetilecek ve temsil edilecek vakıflar" başlıklı 7. maddesinde, "On yıl süreyle yönetici atanamayan veya yönetim organı oluşturulamayan mülhak vakıflar, mahkeme kararıyla Genel Müdürlükçe yönetilir ve temsil edilir. Bu Kanunun yürürlüğe girmesinden önce mazbut vakıflar arasına alınan vakıflarla, bu Kanuna göre mazbut vakıflar arasına alınan vakıflara bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılamaz. İlgililerin vakfiye şartlarına göre intifa hakları saklıdır. İntifa haklarına ilişkin talepler galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren beş yıl geçmekle düşer. Mazbut vakıflarda intifa hakları, galle fazlası almaya hak kazanıldığını gösteren mahkeme kararının kesinleştiği tarihten itibaren, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlı olmak ve galle fazlasının mevcudiyeti şartıyla Genel Müdürlükçe belirlenir."; "İntifa hakkı" başlıklı 75. maddesinde ise, "Mazbut ve mülhak vakıfların vakfiyelerindeki şartlar doğrultusunda, ilgililerin hakları saklıdır. Bu hakların kullanılmasına ilişkin usûl ve esaslar yönetmelikle düzenlenir." hükümlerine yer verilmiştir.
Aynı Kanun'un 7. maddesine eklenen ve yukarıda alıntısı yapılan 4. ve 5. fıkraların iptalinin de istenildiği başvuru üzerine Anayasa Mahkemesince verilen 09/05/2013 tarih ve E:2011/42, K:2013/60 sayılı kararın 4. fıkraya ilişkin kısmında, "(...) Dava konusu kuralla, hakkın kullanılması için hak düşürücü süre öngörülmüş olup, kişilerin, vakıf evladı veya ilgilisi olduğuna ve galle fazlası almak için vakfiyede belirtilen nitelikleri haiz vakıf evladı arasında bulunduğuna ilişkin dava açmalarını ve mahkeme kararlarının uygulanmasını engellenmediği gibi kuralın, süresinde başvuruda bulunan vakıf evladının intifa haklarını almalarını engelleyen bir yönü de bulunmamaktadır. (...)"; 5. fıkraya ilişkin kısmında ise "(...) intifa hakkını, vakfın son beş yıl içindeki malvarlığı, gelirleri ve giderleri ile sınırlayan dava konusu kuralın, bireysel yarar ile kamu yararı arasında açık ve hakkaniyete aykırı bir dengesizlik oluşturmadığı gibi mülkiyet hakkının özünü zedeleyen bir yönü de bulunmamaktadır. (...)" gerekçelerine yer verilerek anılan fıkraların Anayasa'ya aykırı olmadığına hükmedilmiştir.
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'na dayanılarak hazırlanan ve 27/09/2008 tarih ve 27010 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Vakıflar Yönetmeliği'nin "Başvuru şekli" başlıklı 53. maddesinde, "(1) Vakıf evlatları veya ilgilileri dilekçe ile vakfiye şartı gereği vakıf evladı veya ilgilisi olduğunu ve galle fazlası almaya hak kazandığını gösteren mahkeme kararıyla; a) Vakıf evladı veya ilgilisi olduğu mülhak vakıf yöneticisine, b) Vakfiyesinde galle fazlası ödenmesine ilişkin şart bulunan mazbut vakıflarda, ilgili bölge müdürlüğüne veya Genel Müdürlüğün internet sitesindeki online başvurular kısmında yer alan galle fazlası talep formunun doldurulması şekli ile; Genel Müdürlükçe temsilen yönetilen mülhak vakıflarda ise ilgili bölge müdürlüğüne, başvuru yaparlar. (3) Vakfiyede batın tertibi veya bunun gibi herhangi bir şart mevcut ise, bu şartın mahkeme kararı ile ispatı gerekir. (4) Vakıf yöneticisi; galleye müstahak vakıf evladında meydana gelen değişiklikleri Ek-25’teki formu doldurarak ilgili bölge müdürlüğüne vermek zorundadırlar."; "Galle fazlasının hesabı" başlıklı 54. maddesinde, "(1) Mahkeme kararı ile galle fazlası almaya hak kazanan vakıf evladı veya ilgilisi bulunan vakıflarda; % 15 ihtiyat akçesi, hayır şartı giderleri, yönetim ve temsil payı, tevliyet ücreti ile vakıf için yapılan diğer giderler, vakfın gerçekleşen gayri safi gelirinden düşüldükten sonra vakıf evlatlarına veya ilgililerine ödenecek galle fazlasının miktarı belirlenir. (2) Galle fazlasının hesaplanmasında o yıla ait gelirin tamamı dikkate alınır. (3) Vakfın onarıma ihtiyacı olan taşınmazı varsa, o yıl için gerçekleşen gayri safi gelirinden yönetim ve temsil payı veya tevliyet ücreti ile kanuni giderler ayrıldıktan sonra kalan miktar onarıma ayrılır. (4) Temsilen yönetilen mülhak vakıflarda ayrıca tevliyet ücreti kesilmez."; "Galle fazlasının ödenmesi" başlıklı dava konusu 55. maddesinde, "(1) Vakıf evladı veya ilgililerinin galle fazlasını almaya hak kazandıkları tarih ilk derece mahkemesi karar tarihi olup, galle fazlasına ilişkin ödeme mahkeme kararının kesinleşmesinden sonra yapılır. (2) Galle fazlası, mazbut vakıflarda Genel Müdürlük onayından, mülhak vakıflarda ise kesin hesabın tasdikinden sonra 15 gün içerisinde yıllık olarak ödenir. (3) İntifa hakkı ödemeleri yapıldıktan sonra ilk defa başvuranlara o yıl ödeme yapılmaz. Ancak hak kazandığı yılın veya yılların evlat hissesi, mahkeme kararının kesinleşmesini müteakip ödenir.", "Galle fazlasının izleneceği hesaplar" başlıklı 56. maddesinde, "(1) Galle fazlasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararının ilgili bölge müdürlüğüne ya da mülhak vakıf yöneticiliğine tebliğ edilmesi halinde, galle fazlası karar tarihinden itibaren ilgililerine ödeninceye kadar emanet hesaplarda izlenir. (2) Vakfın; yıllık gayri safi gelirinden kesilen ihtiyat akçesi, vakfa ait ayrı bir hesapta izlenir. (3) İhtiyat akçesi oranı Meclis kararıyla değiştirilebilir. (4) (Ek:RG-30/11/2011-28128) İhtiyat akçesi hesabında biriken ve kullanılmayan paralar ile vakfı adına yeni gayrimenkul satın alınabilir."; "Galle fazlasının talep edilmemesi" başlıklı 57. maddesinde, "(1) Emanet hesabına alınan galle fazlaları, alacağın doğduğu tarihten itibaren beş yıl içerisinde talep edilmemesi halinde vakfının hesabına gelir kaydedilir." ve "Yürütme" başlıklı 185. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelik hükümlerini Vakıflar Genel Müdürlüğünün bağlı bulunduğu Bakan yürütür." düzenlemeleri yer almaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin incelenmesi:
Vakıf hukukunda esas olan ve vakfedenin iradesini gösteren davacıların galleye müstahak vakıf evladı oldukları … Vakfına ait vakfiyede, vakfın nesli kesilinceye kadar herhangi bir hayır hizmetinin olmadığı ve gallenin yani belirli giderler düştükten sonra kalan gelirin tamamının vakıf evlatlarına verileceğinin belirtildiği, öte yandan, vakfiyede gallenin dağıtımı usulü yönünden batın esasının (nesil/kuşak esası) kabul edildiği, buna göre bir üst kuşaktan hayatta kalan biri olması halinde gallenin alt kuşaklara ödenmemesi esasının belirlendiği görülmektedir.
Uyuşmazlıkta, davacılar tarafından bir üst kuşaktan hayatta kalan son kişi olan ...'nun 2012 yılında vefat etmesi üzerine galleye müstehak vakıf evladı olduklarının tespiti amacıyla 06/03/2013 tarihinde açılan davada, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile … Vakfının gallesine müstahak vakıf evladı olduklarının tespitine karar verildiği ve anılan kararın temyiz ve karar düzeltme aşamalarından geçerek kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Buna göre, vakfedenin iradesini gösteren vakfiye hükümleri uyarınca, davacıların galleye müstehak vakıf evladı olduklarının mahkeme kararıyla tespit edildiği tarihten itibaren vakfiyede yer verilen şart uyarınca, bir üst kuşaktan hayatta kalan son kişinin vefat ettiği 2012 yılından itibaren galle fazlasının taraflarına ödenmesi gerekirken, davacılar tarafından, vakfın 2012 ve 2013 yıllarına ait galle fazlasının ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun, galle fazlasını almaya hak kazanılan tarihin ilk derece mahkemesi karar tarihi olduğundan bahisle davacılar hakkında mahkeme kararıyla yapılan tespitin 2014 yılında olduğu gerekçesiyle anılan tarihten önceki döneme ilişkin gallenin ödenmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Dava konusu Vakıflar Genel Müdürlüğü Diyarbakır Vakıflar Bölge Müdürlüğünün … tarih ve … sayılı işleminin İPTALİNE,
2. Dava netice olarak kısmen iptal, kısmen ret ile sonuçlandığından; davacılar tarafından yapılan ve ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin tarafların haklılık durumlarına göre belirlenen 1/2'si olan … TL'nin davacılar üzerinde bırakılmasına, 1/2'si olan … TL'nin ise davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
3. Dairemizin 08/02/2021 tarih ve E:2016/4618, K:2021/304 sayılı davanın reddi yolundaki ilk kararında davalı idareler lehine vekalet ücretine hükmedildiği için bu aşamada yeniden vekalet ücretine hükmedilmemesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacılara verilmesine,
5. Posta gideri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacılara iadesine,
6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, 21/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!