Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6421 E. , 2023/8610 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6421
Karar No : 2023/8610
DAVACI : … Sendikası
VEKİLİ : Av. …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / ANKARA
2- … Valiliği / …
DAVANIN_ÖZETİ : Davacı tarafından;
a) Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında imzalanan 03/11/2021 tarihli “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) İşbirliği Protokolü"nün 4. maddesinin, 7. maddesinin 1., 2., 3., 4., 5., bentlerinin, 8. maddesinin C ve D bentlerinin ve yetki yönünden Protokolün tamamının,
b) Milli Eğitim Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı ve Gençlik ve Spor Bakanlığı arasında 2023 yılında düzenlenen "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın "AMAÇ" başlığı altındaki düzenlemenin, "GENEL ESASLAR" başlığı altındaki düzenlemelerin, "GÖREV VE YÜKÜMLÜLÜKLER" başlığı altındaki "DİB Din Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Yükümlülükleri", "İl/İlçe Müftülüklerinin Yükümlülükleri", "GSB Gençlik Hizmetleri Genel Müdürlüğünün Yükümlülükleri", "İl/İlçe Gençlik Spor Müdürlüklerinin Yükümlülükleri", "ÇEDES Uygulama Mekanlarının Yükümlülükleri" alt başlıkları altında yer alan düzenlemelerin ve yetki yönünden Usul ve Esasların tamamının,
c) “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) İşbirliği Protokolü" ile "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"na dayalı olarak tesis edilen İzmir ili genelinde Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin,
iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı Kanunun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi uyarınca anılan Kanun'un 3. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. maddeye uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. maddeye uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Yargılama hukukunun temel ilkelerinden biri taleple bağlılıktır. Bu ilke uyarınca iptali istenen idari işlemle sınırlı olarak mahkemelerce inceleme yapılması gerekmekte olup, talebin incelemeye konu olabilecek nitelikte açık, her türlü tereddütten uzak, belirli ve somut olması gerektiği kuşkusuzdur.
Dava dilekçesinin incelenmesinden, dilekçe içeriğinde, dilekçenin Protokol ve Usul ve Esasların hukuka aykırılık iddialarına yer verildiği kısmında, dava konusu Protokol ile Usul ve Esasların gerek tamamının gerekse iptali istenilen düzenlemelerinin yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu iddiasına yer verildiği, dilekçenin manevi danışman görevlendirme/onay işlemlerine yönelik hukuka aykırılık iddialarına yer verilen kısmında, İzmir ili genelindeki okullarda manevi danışman adı altında yapılan görevlendirmelerin de yetki unsuru bakımından hukuka aykırı olduğu, Protokolde belirsiz düzenlemelerin olduğu, laik eğitim ilkesinin zedelendiği, dava konusu Protokol, Usul ve Esaslar ile görevlendirme işlemlerinin Anayasa'ya, 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu'na ve Tevhid-i Tedrisat Yasası'na aykırı olduğu, amaç unsuru bakımından da hukuka aykırı olduğu iddialarına yer verildiği görülmekte olup, bu haliyle dava konusu Protokol ile Usul ve Esasların iptali istenilen düzenlemelerinin salt yetki unsuru bakımından mı yoksa yetki unsuruyla birlikte idari işlemin diğer unsurları (şekil, sebep, konu, amaç) bakımından da mı iptalinin istenildiği anlaşılamamıştır.
Bu durumda, dava dilekçesinin kendi içerisinde tutarlılık göstermediği, dolayısıyla 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi (ÇEDES) İşbirliği Protokolü" ile "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın dava konusu edilen düzenlemelerinin yetki unsuru haricinde idari işlemin diğer unsurları (şekil, sebep, konu, amaç) yönünden hukuka aykırılık iddiası olması halinde bu iddiaların her bir madde, fıkra ve bent yönünden ayrı ayrı ve açıkça gösterilmesi, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış, açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1) 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca, bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde, yukarıda belirtilen hususlar netleştirilmek suretiyle düzenlenecek imzalı iki nüsha dilekçe ile dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2) Aynı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrasına göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilecek dilekçede de aynı yanlışlıkların yapılması halinde davanın reddedileceğinin davacıya duyurulmasına,
3) Davanın yenilenmesi hâlinde yeniden harç alınmamasına, davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemi halinde davacıya iadesine, 20/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!