Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/6116 E. , 2023/8222 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/6116
Karar No : 2023/8222
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : … Taah. Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Kaymakamlığı
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından; 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 5. maddesi uyarınca iş yerinin 30 gün süre ile kapatılmasına ilişkin Çankaya Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı işleminin iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; kişilerin yaşamlarını sağlıklı bir şekilde sürdürmelerini sağlamak amacıyla insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri bulunan tütün ve tütün mamullerinin kullanımının kapalı alanlarda yasaklanması ve bu yasaklara uyulmaması halinde de ilk ihlalden itibaren geçen 12 aylık süre içinde aynı ihlal için verilen kapatma cezasını müteakiben 4 ve üzeri tekerrürlerde idari yaptırımın kapama cezası olarak uygulanması, Anayasa'nın 17. ve 56. maddeleriyle Devlete yüklenen pozitif yükümlülüğün bir yansıması olduğu gibi Dünya Sağlık Örgütü Tütün Kontrolü Çerçeve Sözleşmesine göre üzerine düşen yükümlülüğün teminini sağlayan bir yaptırım olduğu, bu nedenle, davacı şirket tarafından işletilen "Şehrazat Gazinosu" isimli iş yerinde 4207 sayılı Tütün Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 5. kez ihlal (4. tekerrür) edildiğinden bahisle davacı şirketin Çankaya Kaymakamlık makamının Oluru ile iş yerinin 30 gün süreyle kapatılması cezasıyla tecziye edilmesine ilişkin kararda hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, şekil unsuru bakımından işlemin hukuka aykırı olduğu, tekerrürden önce verilen idari yaptırım kararlarının kesinleşmediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı tarafından, Ankara ili, ... Mahallesi, … Sokak, No:… adresinde işletilen turistik eğlence merkezinde 16/05/2016 tarihinde yapılan denetimde, 4207 sayılı Kanun'un 2. maddesinde düzenlenen kapalı alanda tütün ürünlerinin tüketilmemesine ilişkin yükümlülüklerin ihlal edilmesine ilişkin fiilin 5. kez tekerrüründen dolayı Çankaya Kaymakamlığının … tarih ve … sayılı kararıyla işyerinin 30 gün süreyle kapatılması üzerine bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun “Dilekçeler üzerine ilk inceleme” başlıklı 14. maddesinde, "dava dilekçelerinin maddenin 3. fıkrasında belirtilen hususlar bakımından sırasıyla inceleneceği" belirtilmiş; “İlk inceleme üzerine verilecek karar” başlıklı 15. maddesinin 1. fıkrasının a bendinde ise, "14. maddenin 3/a bendine göre adli yargının görevli olduğu konularda açılan davaların reddine karar verileceği" hükmüne yer verilmiştir.
4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un 19/01/2008 tarih ve 26761 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 5727 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değiştirilen "Tütün ürünlerinin yasaklanması" başlıklı 2. maddesinde, tütün ürünlerinin tüketilemeyeceği yerler belirtilmiş; "Ceza hükümleri" başlıklı 5. maddesinin 16. fıkrasında ise, "Bu maddedeki cezaları gerektiren fiillerin bir yıllık dönemde tekerrürü hâlinde idari para cezası bir kat; ikinci tekerrürü hâlinde iki kat artırılarak verilir. Aynı dönemdeki üçüncü tekerrürde de iş yeri on günden bir aya kadar kapatılır." kuralına yer verilmiştir.
Öte yandan, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 1. maddesinde, “Bu Kanunda; toplum düzenini, genel ahlâkı, genel sağlığı, çevreyi ve ekonomik düzeni korumak amacıyla; a) Kabahatlere ilişkin genel ilkeler, b) Kabahatler karşılığında uygulanabilecek olan idari yaptırımların türleri ve sonuçları, c) Kabahatler dolayısıyla karar alma süreci, d) İdari yaptırıma ilişkin kararlara karşı kanun yolu, e) İdari yaptırım kararlarının yerine getirilmesine ilişkin esaslar, belirlenmiş ve çeşitli kabahatler tanımlanmıştır.” hükmüne yer verilerek Kanunun amaç ve kapsamı belirlenmiş; 2. maddesinde, “kabahat” deyiminden, Kanunun karşılığında idari yaptırım uygulanmasını öngördüğü haksızlığın anlaşılacağı; 5560 sayılı Kanun’un 31. maddesi ile değişik 3. maddesinde, “(1) Bu Kanunun; a) İdari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerinin, diğer kanunlarda aksine hüküm bulunmaması halinde, b) Diğer genel hükümlerinin, idari para cezası veya mülkiyetin kamuya geçirilmesi yaptırımını gerektiren bütün fiiller hakkında uygulanacağı”; 16. maddesinde, kabahatler karşılığında uygulanacak olan idari yaptırımların “idari para cezası” ve “idari tedbirler”den ibaret olduğu; “idari tedbirler”in de mülkiyetin kamuya geçirilmesi ve ilgili kanunlarda yer alan diğer tedbirler olduğu belirtilmiş; “Saklı tutulan hükümler” başlıklı 19. maddesinde, “(1) Diğer kanunlarda kabahat karşılığında öngörülen belirli bir süre için; a) Bir meslek ve sanatın yerine getirilmemesi, b) İşyerinin kapatılması, c) Ruhsat veya ehliyetin geri alınması, d) Kara, deniz veya hava nakil aracının trafikten veya seyrüseferden alıkonulması, gibi yaptırımlara ilişkin hükümler, ilgili kanunlarda bu Kanun hükümlerine uygun değişiklik yapılıncaya kadar saklıdır.” kuralına; “Başvuru yolu” başlıklı 27. maddesinin 1. fıkrasında, “idari para cezası ve mülkiyetin kamuya geçirilmesine ilişkin idari yaptırım kararına karşı, kararın tebliği veya tefhimi tarihinden itibaren en geç on beş gün içinde, sulh ceza mahkemesine başvurulabilir. Bu süre içinde başvurunun yapılmamış olması halinde idari yaptırım kararı kesinleşir.” kuralına yer verilmiş; 27. maddesine 5560 sayılı Kanun ile eklenen 8. fıkrasında ise, idari yaptırım kararının verildiği işlem kapsamında aynı kişi ile ilgili olarak idari yargının görev alanına giren kararların da verilmiş olması halinde; idari yaptırım kararına ilişkin hukuka aykırılık iddialarının, bu işlemin iptali talebiyle birlikte idari yargı merciinde görüleceği kurala bağlanmış; bu maddenin gerekçesinde de bu hükümle, Kabahatler Kanunu’ndaki düzenlemelerin ortaya çıkardığı bağlantı sorununa çözüm getirilmesinin amaçlandığı ifade edilmiş; anılan Kanun’un ikinci kısmında yer alan 32 ila 43. maddelerinde, Türk Ceza Kanunu kapsamı dışında kalan çeşitli kabahatler sayılarak, bu eylemlere yaptırımlar öngörülmüştür.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Uyuşmazlık; davacıya ait iş yerinde tütün ve tütün mamullerinin içilmesine izin verildiğinden bahisle, 4207 sayılı Kanun'un 5. maddesine istinaden iş yerinin 30 gün süre ile kapatılmasına ilişkin işlemden kaynaklanmıştır.
5326 sayılı Kabahatlar Kanunu'nun yayımından sonra dava konusu iş yerinin kapatılması işlemine dayanak teşkil eden 4207 sayılı Tütün Ürünlerinin Zararlarının Önlenmesi ve Kontrolü Hakkında Kanun'un yukarıda yer verilen hükümlerinde iş yerlerinin kapatılmasına ilişkin işlemlerin hangi şartlarda yapılabileceği belirtilmiş, ancak bu işlemlere karşı başvurulabilecek kanun yoluna ilişkin düzenleme yapılmamıştır.
Bu haliyle dava konusu işlemin 5326 sayılı Kanun'un 16. maddesinde belirtilen idari yaptırım niteliğinde olduğu, 4207 sayılı Kanun'da idari yaptırımlara karşı itiraz konusunda görevli mahkemenin gösterilmediği, Kabahatler Kanunu'nun 5560 sayılı Kanunla değişik 3. maddesinde ise, idari yaptırım kararlarına karşı kanun yoluna ilişkin hükümlerin, diğer kanunlarda aksine bir hüküm bulunmaması halinde uygulanacağının açıkça belirtildiği dikkate alındığında uyuşmazlığın 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 3. ve 27/1. maddeleri gereği adli yargı bünyesinde bulunan sulh ceza mahkemesince çözümlenmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.
Nitekim, Uyuşmazlık Mahkemesinin 27/03/2023 tarih ve E:2023/159, K:2023/266 sayılı kararı da bu tür uyuşmazlıklarda adli yargının görevli olduğu yönündedir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, davanın görev yönünden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası hakkında karar verilmesinde usul hükümlerine uygunluk görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının görev yönünden BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 25/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!