Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/56 E. , 2023/7264 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/56
Karar No : 2023/7264
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
VEKİLİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı
VEKİLLERİ : ...
İSTEMİN_KONUSU : Davacılar tarafından, davacılardan ...'in, İzmit Seka Devlet Hastanesinde yapılan enjeksiyon uygulaması sonucu sol ayağından fiziksel engelli hale gelmesinde, davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğranıldığı iddia edilen zararlara karşılık toplam 10.000,00 TL maddi ve 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda; ... İdare Mahkemesince daha önce davanın reddi yolunda verilen kararın Danıştay Onuncu Dairesinin 20/11/2019 tarih ve E:2019/6088, K:2019/8264 sayılı kararıyla bozulması üzerine, bozma kararına uyularak verilen, davacıların maddi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddi, manevi tazminat istemlerinin kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 22/10/2010 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi yolunda verilen ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararın taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, idarenin hizmet kusuru sonucunda küçüğün %44 oranında sürekli engelli hale geldiği, enjeksiyonun şekil olarak doğru uygulanmasının maddi tazminatın reddi için yeterli olmadığı, kullanma talimatında ayrıca uyarı bulunmasına rağmen küçük hastaya uygulanmaması gereken ilacın uygulandığı, enjeksiyonla ilgili gerekli aydınlatmanın yapılmadığı, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasının hakkaniyet ilkesiyle bağdaşmadığı, hükmedilen tutara olay tarihinden itibaren faiz işletilmesinin gerektiği; davalı idare tarafından, gerçekleştirilen enjeksiyonun mevzuat gereği yazılı onam alınmasını gerektiren büyük cerrahi uygulamalardan olmadığı, bilirkişi raporuyla olayda idareye izafe edilebilecek herhangi bir kusurun bulunmadığının sabit olduğu, hükmedilen manevi tazminat miktarının sembolik olmasının gerektiği, ayrıca bu tazminat türüne idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilemeyeceği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davacı tarafından, savunma verilmemiş olup; davalı idare tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
A) Temyiz İstemine Konu İdare Mahkemesi Kararının, Hükmedilen Tazminat Miktarına İşletilecek Faizin Başlangıç Tarihi Dışında Kalan Kısımları Yönünden Yapılan İncelemede:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, hükmedilen tazminat miktarına işletilecek faizin başlangıç tarihi dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu yönlerden bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyiz İstemine Konu İdare Mahkemesi Kararının, Hükmedilen Tazminat Miktarına İşletilecek Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden Yapılan İncelemede:
İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun geçici 8. madde uyarınca uygulanmasına devam edilen "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise Danıştay'ın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun zarara neden olduğu ileri sürülen olay tarihinde yürürlükte olan haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren 1 yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren 5 yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır. Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından, davalı idarenin hizmet kusurundan kaynaklandığını ileri sürdükleri maddi ve manevi zararlarının ödenmesi istemiyle 22/01/2010 kayıt tarihli dilekçeyle başvuruda bulunulduğu, bu başvurunun reddi üzerine bakılan davanın açıldığı görülmektedir.
İdare Mahkemesince, hükmedilen manevi tazminat miktarına 22/10/2010 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Bu haliyle, davacılar tarafından yapılan başvurunun kayda girdiği 22/01/2010 tarihinde davalı idarenin temerrüde düştüğü açık olduğundan, hükmedilen manevi tazminat miktarına 22/10/2010 tarihinden itibaren faiz işletilmesinde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu nedenle, temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki "22.10.2010" ibaresinin "22/01/2010" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı temyize konu kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!