Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/5400 E. , 2023/7046 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/5400
Karar No : 2023/7046
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
6- …
7- …
8- …
9- …
10- …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Huk. Müş. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN_KONUSU: Şırnak ili, Cizre ilçesinde, 04/09/2015-12/09/2015 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasağının sürdüğü dönemde, 09/09/2015 tarihinde, telefon etmek amacıyla gittiği komşusundan dönerken vurulan gelinine yardım ettiği sırada kim tarafından ateşlendiği belli olmayan kurşunun isabet etmesi sonucu yakınları ...'i kaybeden davacılar tarafından, olayda idarenin sorumluluğunun bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık; eşi ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 215.211,46 TL) maddi, annesi ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 21.421,19 TL) maddi, kızı ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 20.247,42 TL) maddi, kızı ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 56.589,53 TL) maddi, kızı ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 37.028,26 TL) maddi, kızı ... için 5.000,00 TL (miktar artırımı ile 20.245,26 TL) maddi, kızları ..., ... ve oğulları ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL maddi tazminatın işletilecek yasal faiziyle birlikte, eşi ... için 140.000,00 TL, annesi ... ve çocuklarının her biri için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; vefat olayında idarenin hizmet kusurunun veya kusursuz sorumluluğunun bulunmadığı, ancak sosyal risk ilkesi çerçevesinde sorumluluğunun olduğu, öte yandan, Cizre ilçesinde sokağa çıkma yasağının devam ettiği esnada davacılar yakını müteveffa ...'in telefon görüşmesi yapmak için komşusunun evine gitmesi nedeniyle zararın meydana gelmesinde %50 oranında müterafik kusurunun bulunduğu gerekçesiyle, maddi tazminat istemleri yönünden; hesap bilirkişisi incelemesi sonucu düzenlenen ve hükme esas alınabilecek nitelikte görülen 20/07/2019 tarihli bilirkişi raporu ile miktar artırım dilekçesi dikkate alınarak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, eş ... için 107.605,73 TL, kız ... için 10.123,71 TL, kız ... için 28.294,76 TL, kız ... için 18.514,13 TL, kız ... için 10.122,63 TL maddi tazminatın, 1.000,00'er TL'lik kısımlarının idareye başvuru tarihinden, kalan kısımlarının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 07/10/2019 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davacılara ödenmesine, oğlu ...'e 1.806,46 TL maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, adı geçen davacıların fazlaya ilişkin maddi tazminat istemleri ile diğer davacıların maddi tazminat istemlerinin reddine; manevi tazminat istemleri yönünden; eş ... için 25.000,00 TL, davacı çocukların her biri için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 145.000,00 TL manevi tazminatın adı geçen davacılara ödenmesine, adı geçen davacıların fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine; davacılardan ... hakkında 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mahkumiyet hükmü verildiği, bu durumun davacının terör olgusunun büyüyüp gelişmesine katkıda bulunduğunu, terör olaylarının meydana gelmesinde kendisinin de kusurlu olduğunu gösterdiği, bu nedenle adı geçen davacının terör olayı neticesinde uğramış olduğu zararların sosyal risk ilkesi gereğince karşılanma olanağının bulunmadığı gerekçesiyle adı geçen davacının maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; Danıştay Onuncu Dairesinin 22/12/2022 tarih ve E:2022/986, K:2022/6442 sayılı, İdare Mahkemesi kararının davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile hükmedilen manevi tazminata yasal faiz işletilmemesi yolundaki kısmına yönelik tarafların istinaf başvurularının reddine ilişkin kısmı, davacı ...'ın maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısma yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli olarak reddine yönelik kısmı ile davacılar ... ve ...'in manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine ilişkin kısmının onanmasına, davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in maddi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının bozulmasına yönelik kararının bozmaya ilişkin kısmına uyulmak suretiyle davalı idarenin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli olarak reddine, davacılardan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'in maddi tazminat istemlerine ilişkin istinaf başvurularının kısmen kabulüne, kısmen gerekçeli olarak reddine, 32.640,65 TL maddi tazminatın, adı geçenlere miras hisseleri oranında ve 29/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ve fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI :
1- Davacılar tarafından, tazminat istemlerinin 5233 sayılı Kanun kapsamında incelenerek bu Kanun kapsamında hüküm tesis edilmesinin hukuka aykırı olduğu, müteveffa ...'in olayda müterafik kusurunun olmadığı, ayrıca eksik inceleme ve değerlendirme sonucu manevi tazminata hükmedilmesinin kabul edilemeyeceği, yine davacı baba yönünden maddi ve manevi tazminata hükmedilmiş iken bu yönde vekalet ücretine hükmedilmemesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
2- Davalı idare tarafından, meydana gelen olayın öncesinde ve sonrasında idarece üzerine düşen gerekli dikkat ve özenin gösterildiği, zararı doğuran olayın bir terör eylemi olduğu ve idarelerinin hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluğunun olmadığı, 5233 sayılı Kanun kapsamında olan olayda koşullar oluşmadığından manevi tazminat taleplerinin de reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARININ_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Bölge İdare Mahkemesi kararının faiz başlangıcı yönünden düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı dışındaki kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, 32.640,65 TL maddi tazminatın, 29/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir."; "Temyiz" başlıklı 46. maddesinde, "Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin aşağıda sayılan davalar hakkında verdikleri kararlar, başka kanunlarda aksine hüküm bulunsa dahi Danıştayda, kararın tebliğinden itibaren otuz gün içinde temyiz edilebilir..." ve "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasında, "Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; ... b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar." hükümleri yer almaktadır.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
Öte yandan, davacılar tarafından dava dilekçesinde yasal faizin hangi tarihten itibaren işletilmesi gerektiğine ilişkin açık bir talebe yer verilmemesi halinde faizin dava açma tarihinden itibaren işletilmesi gerektiğinde duraksama bulunmamaktadır.
Dosyanın incelenmesinden, 24/10/2016 tarihinde bakılan davanın açıldığı, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz istenildiği ibaresine yer verilmeksizin talep edilen maddi tazminat tutarlarının sadece yasal faiziyle ödenmesine karar verilmesi istenilmesine rağmen, Bölge İdare Mahkemesince faizin, dava açma tarihi olan 24/10/2016 tarihinden itibaren işletilmesi gerekirken, idareye başvuru tarihi olan 29/06/2016 tarihinden itibaren işletildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "32.640,65 TL maddi tazminatın, vefat edenin mirasçılarından olan davacılardan eş ve çocukları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras hisseleri oranında ve 29.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" ibaresinin "32.640,65 TL maddi tazminatın, vefat edenin mirasçılarından olan davacılardan eş ve çocukları olan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'e miras hisseleri oranında ve dava tarihi olan 24/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarenin esasa ilişkin temyiz isteminin REDDİNE, faizin başlangıç tarihine ilişkin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Adli yardım istemi kabul edildiğinden ödenmemiş olan temyiz yargılama giderlerinin davacılardan tahsili için Mahkemesince müzekkere yazılmasına, bu aşamada davalı idarece yapılan yargılama giderlerinin davalı idare üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin istemi halinde davalı idareye iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 16/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!