WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/4677 E.  ,  2023/8139 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4677
Karar No : 2023/8139

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. ...
Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKAR
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, Hatay ili Hassa ilçesi 1. Hudut Bölük Komutanlığı'nda zorunlu askerlik görevini ifa ederken 06/06/2018 tarihinde saat 20:30 sıralarında verilen temizlik görevini yerine getirirken omzunun üzerine düşerek yaralanması neticesinde omzunun çıktığı ve engelli hale gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 407.548,80 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, dava konusu olayda davacının tuvaletleri/lavabo temizlediği esnada ayağının kayması sonucu düşüp yaralandığı, temizlik işini yaparken gerekli dikkat ve özeni göstermediği, olayın meydana gelmesinde ihmal ve kusurunun bulunduğu, bu hususun dosyada mevcut ifadesi ile de kabul ve beyan ettiği anlaşıldığından, davacının müterafik kusurunun bulunduğu, davacının uğradığını iddia ettiği maddi zararın kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanması gerektiği ancak ortaya çıkan tazminatın, davacının kusurlu durumun olayın meydana gelmesindeki etkisi dikkate alınarak takdiren %40 oranında müterafik kusur nedeniyle indirilmesi gerektiği, Çankırı Devlet Hastanesinden alınan 03/09/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda davacının %24 daimi maluliyetinin olduğunun belirlendiği, dosya üzerinden yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda davacının %24 maluliyeti nedeniyle 407.548,80 TL maddi zararının bulunduğunun belirlendiği, bilirkişi raporu hükme esas alınabilir nitelikte bulunarak ve davacının miktar artırım dilekçesi ve %40 müterafik kusuru gözetilerek 244.529,98 TL maddi tazminat isteminin kabulüyle idareye başvuru tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin isteminin reddine, dava konusu olay nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkin olarak takdiren 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 26/09/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve taraflarca ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :
Davacı tarafından, davalı idarece akşam saatlerinde iş güvenliğini sağlanmadan, gerekli özen gösterilmeyerek kaygan ve ıslak zeminde yerleri silme ve temizleme emri vermesi nedeniyle meydana gelen olayda %100 kusurlu olduğu, kendisine izafe edilen %40 müterafik kusurun kabul edilemez olduğu, dava konusu olay neticesinde %24 meslekte kazanma gücünü kaybetmesi dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı ileri sürülmektedir.
Davalı idare tarafından, dava konusu olayda idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı gibi kusursuz sorumluluğunu gerektiren bir durumun da bulunmadığı, davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI: Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosyanın tekemmül ettiği görülerek davalı idarenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Hatay ili Hassa ilçesi 1. Hudut Bölük Komutanlığı'nda zorunlu askerlik görevini ifa ederken 06/06/2018 tarihinde saat 20:30 sıralarında verilen temizlik görevini yerine getirirken omzunun üzerine düşerek yaralanması neticesinde omzunun çıktığı ve engelli hale gelmesinde idarenin hizmet kusuru bulunduğunu ileri süren davacı tarafından, 1.000,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 407.548,80 TL) maddi, 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
Kusursuz (objektif) sorumluluk, kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağan dışı zararların idarece tazmini esasına dayanmakta olup; kusur sorumluluğuna oranla ikincil derecede bir sorumluluk türüdür. Başka bir anlatımla idare, hukuka uygun olarak yürüttüğü hizmetin doğrudan sonucu olan, idari faaliyet ile nedensellik bağı kurulabilen, istisnai bir risk sonucu oluşan, özel ve olağan dışı zararları kusursuz sorumluluk ilkesi gereği tazmin etmekle yükümlüdür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Maddi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Davacının zorunlu askerlik görevini ifa ederken verilen temizlik görevini yerine getirdiği esnada düşmesi neticesinde yaralanmasında idareye atfı kabil bir hizmet kusuru bulunmamakla birlikte zararın, zorunlu askerlik hizmetinin ifası sırasında verilen bir görevin yapılması sırasında meydana geldiği, dolayısıyla görevden kaynaklandığı anlaşılmakla, uğranılan zararın idare tarafından kusursuz sorumluluk ilkesi gereğince karşılanması gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinden, davacının engel durumunun tespiti amacıyla Çankırı Devlet Hastanesinin 03/09/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda %24 daimi engel oranı, Muş Devlet Hastanesinin 08/09/2022 tarihli sağlık kurulu raporunda %36 daimi engel oranı, İstanbul Haseki Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 26/05/2023 tarihli sağlık kurulu raporunda %49 üç yıl süreli olarak engel oranı tespiti yapılmıştır.
Ancak, karara esas alınan bilirkişi raporunda Çankırı Devlet Hastanesinin 03/09/2019 tarihli sağlık kurulu raporunda belirlenen %24 daimi engel oranının dikkate alındığı görülmüş olup, davacı tarafından sunulan sonraki tarihli sağlık kurulu raporlarında davacının maluliyet oranındaki artışın dikkate alınarak davacının sadece dava konusu olay nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı oranını gösteren detaylı sağlık raporunun Adli Tıp Kurumu'ndan temin edilmesi gerekmektedir.
Davacının günlük yaşamını Adli Tıp Kurumundan alınacak sağlık raporundaki çalışma gücü kaybı oranı dikkate alınarak, belirlenecek iş gücü kaybı oranında daha fazla güç (efor) sarf ederek sürdüreceği, bu fazladan sarf edilen efordan kaynaklanan aktif dönemdeki, daha açık bir anlatımla zarar tarihinden olay gerçekleşmeseydi yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihe kadar olan dönemdeki maddi zararın (2022 yılına kadar asgari geçim indirimi -AGİ- dahil, 2022 yılından itibaren AGİ hariç) net asgari ücret tutarı kadar olacağı, dolayısıyla aktif dönem efor kaybı tazminatının, net asgari ücrete meslekte kazanma güç kaybı oranı uygulanmak suretiyle hesaplanması gerektiği sonucuna varılmaktadır.
Ayrıca, güç (efor) kaybına dayanan maddi tazminatın hesabında, davacının yasal olarak emekliye ayrılacağı tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel bakiye yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif devrede de, güç kaybı nedeniyle daha fazla efor sarf ederek yaşamını devam ettirmesi söz konusu olacağından, pasif dönem zararının da aynı usulle (AGİ hariç net asgari ücret tutarına maluliyet oranının uygulanması suretiyle) hesaplanması gerekmektedir.
Aktif dönemin işleyecek devre zararı ile pasif dönem zararı hesaplanırken, bilirkişi raporunun düzenlendiği tarihte bilinen net asgari ücret miktarı, her yıl %10 artırılmak ve %10 iskontoya tabi tutulmalıdır.
Öte yandan dava konusu olayda idarenin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan davacıya müterafik kusur izafe edilemeyeceği ve davacı için belirlenecek maddi tazminat tutarından kusur oranında indirim yapılamayacağı da pek tabiidir.
Bu durumda, Bölge İdare Mahkemesince, yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda davacının aktif ve pasif dönemde efor (güç) kaybından kaynaklanan maddi zararının bilirkişi marifetiyle hesaplanarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, davalı idarenin kusursuz sorumluluğunun kabulü ile davacının maddi tazminat isteminden müterafik kusur indirimi yapılmasında hukuki isabet görülmemiştir.
B) Bölge İdare Mahkemesi Kararının, Davacının Manevi Tazminat İstemine İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
Temyiz konusu Mahkeme kararında, dava konusu olay nedeniyle davacının 200.000,00 TL manevi tazminat isteminin 15.000,00 TL'lik kısmı kabul edilmiş ise de; manevi tazminatın dava konusu olay nedeniyle davacının duyduğu elem ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olayın davacının zorunlu askerlik hizmetini yerine getirirken gerçekleşmesi, genç yaşta malul hale gelmesi göz önünde bulundurulduğunda Mahkemece davacı için takdir edilen manevi tazminat yaşanan olay karşısında yetersiz olduğu sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
3. Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 12/12/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.