WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/4542 E.  ,  2023/5063 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4542
Karar No : 2023/5063

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3. maddesinin 9. fıkrası uyarınca … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... Plastik Sanayi A.Ş. adına verilen 1.253.563,556.-TL idari para cezasının kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre düzenlenen … tarih ve … cilt/sıra nolu ödeme emrinin iptali istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; tahsili aranılan kamu alacağının vadesinin (17/12/2009) rastladığı 2009 yılını takip eden 2010 takvim yılı başından itibaren 5 yıl içinde en son 31/12/2014 tarihine kadar tahsil edilmesi gerekirken, söz konusu alacak zaman aşımına uğradıktan sonra 29/04/2019 tarihinde düzenlenip, 07/05/2019 tarihinde davacıya tebliğ edilen dava konusu ödeme emrinde hukuka uygunluk görülmediği, öte yandan; Mahkemenin 29/07/2019 tarihli ara kararı uyarınca gönderilen bilgi ve belgelerden; dava konusu ödeme emrine dayanak olan para cezasının asıl borçlu olan ... Plastik Sanayi A.Ş.'ye tebliğ belgesine rastlanmadığı belirtilmiş olup, söz konusu para cezası şirket mal varlığından tahsil edilmeye çalışılmadan, doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına düzenlenen dava konusu ödeme emrinde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince; davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, asıl amme borçlusu mükellef şirket adına 17/03/2010 tarihli ödeme emri düzenlenmiş olup, bu ödeme emrinin 05/06/2012 tarihinde şirkete tebliğ edildiği, şirketin 04/02/2009 tarihinde iflasına karar verildiği, mal varlığı araştırmasında da malvarlığına rastlanılmadığı, borç ödemeden aciz belgesi düzenlendiği, bu nedenle borçlu şirketin kanuni temsilcisi adına dava konusu ödeme emrinin düzenlendiği ileri sürülmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçeli onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un "Kanuni Temsilcilerin Sorumluluğu" başlıklı mükerrer 35. maddesinde, tüzel kişilerle küçüklerin ve kısıtlıların, vakıflar ve cemaatler gibi tüzel kişiliği olmayan teşekküllerin mal varlığından tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen veya tahsil edilemeyeceği anlaşılan amme alacaklarının, kanuni temsilcilerin ve tüzel kişiliği olmayan teşekkülü idare edenlerin şahsi mal varlıklarından bu Kanun hükümlerine göre tahsil edileceği, bu madde hükmünün, yabancı şahıs veya kurumların Türkiye’deki mümessilleri hakkında da uygulanacağı, tüzel kişilerin tasfiye haline girmiş veya tasfiye edilmiş olmalarının, kanuni temsilcilerin tasfiyeye giriş tarihinden önceki zamanlara ait sorumluluklarını kaldırmayacağı, temsilcilerin, teşekkülü idare edenlerin veya mümessillerin, bu madde gereğince ödedikleri tutarlar için asıl amme borçlusuna rücu edebilecekleri düzenlenmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... Plastik Sanayi A.Ş. ile birlikte ayrıca davacı adına da idari para cezası verilmesine ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve K:… sayılı idari yaptırım kararının davacıya 11/08/2009 tarihinde tebliğ edildiği, şirkete tebliğ edilmemesine karşın davacı ile birlikte şirketin de idari para cezasına itiraz ettiği, ... Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … değişik iş numaralı kararıyla itirazların reddedilmesi üzerine idari para cezasının 17/12/2009 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine de şirket adına düzenlenen ödeme emrinin şirketin ... Asliye Ticaret Mahkemesince iflasına karar verilmesi nedeniyle 05/10/2012 tarihinde İstanbul 1. İflas Dairesi Müdürlüğüne tebliğ edildiği, malvarlığının şirketin borçlarını ödemeye yetmeyeceğinin anlaşılması sonucu 08/02/2019 tarihli Borç Ödemeden Aciz Belgesi düzenlendiği, söz konusu borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre … tarihli ve … cilt/sıra nolu ödeme emrinin düzenlenmesi neticesinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.

İdare Mahkemesi kararında her ne kadar ara kararına cevaben gönderilen belgelerde dava konusu ödeme emrine dayanak olan para cezasının asıl borçlu olan ... Plastik Sanayi A.Ş.'ye tebliğ belgesine rastlanmadığı belirtildiğinden söz konusu para cezasının şirketin mal varlığından tahsil edilmeye çalışılmadan doğrudan kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlenmesinde bu yönüyle de hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesine de yer verilmiş ise de; … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından idari para cezasını içeren … tarih ve K:… sayılı idari yaptırım kararına karşı davacı ile birlikte asıl borçlu şirket tarafından da itiraz edildiği, (dolayısıyla idari para cezasından şirketin haberdar olduğu) ... Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … değişik iş numaralı kararıyla itirazlarının reddedilmesi üzerine idari para cezasının 17/12/2009 tarihinde kesinleştiği, bunun üzerine asıl borçlu şirket adına düzenlenen ödeme emrinin, şirketin iflasına karar verilmiş olması nedeniyle 05/10/2012 tarihinde İstanbul 1. İflas Dairesi Müdürlüğüne tebliğ edilerek asıl borçlu şirketten amme alacağının tahsil edilmeye çalışıldığı, 08/02/2019 tarihinde de şirket hakkında borç ödemeden aciz belgesi alındıktan sonra kanuni temsilci sıfatıyla davacı adına ödeme emri düzenlendiği görüldüğünden, idare mahkemesi kararının anılan gerekçesinde ve İdare Mahkemesi kararına davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair temyize konu kararda bu yönden hukuki isabet görülmemiştir.
Bu itibarla, dava konusu ödeme emrinin iptaline ilişkin olarak verilen İdare Mahkemesi kararına karşı davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında sonucu itibarıyla hukuki isabetsizlik bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen gerekçe ile ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 04/10/2023 tarihinde oy çokluğuyla kesin olarak karar verildi.

(X)-KARŞI OY :
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Zamanaşımının Kesilmesi" başlıklı 154. maddesinde, "Aşağıdaki durumlarda zamanaşımı kesilir: 1. Borçlu borcu ikrar etmişse, özellikle faiz ödemiş veya kısmen ifada bulunmuşsa ya da rehin vermiş veya kefil göstermişse. 2. Alacaklı, dava veya def’i yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa." hükmüne yer verilmiştir.
Zamanaşımının kesilmesiyle daha önce işlemiş olan süre ortadan kalkarak hiç işlememiş gibi bir sonuç doğurur. Böylece kesilme sonunda zamanaşımı süresi uzamış olur. Yeni süre, kesilmeden sonra tekrar işlemeye başlar. Bu süre, kesilen ilk süre kadardır.
Dava dosyasının incelenmesinden; ... Plastik Sanayi A.Ş. ile birlikte ayrıca davacı adına da idari para cezası verilmesine ilişkin … Cumhuriyet Başsavcılığının … tarih ve K:… sayılı idari yaptırım kararının davacıya 11/08/2009 tarihinde tebliğ edildiği, asıl borçlu şirkete tebliğ edilmemesine karşın davacı ile birlikte asıl borçlu şirketin de idari para cezasına itiraz ettiği, … Sulh Ceza Mahkemesinin … tarih ve … değişik iş numaralı kararıyla itirazları reddedilmesi üzerine idari para cezasının 17/12/2009 tarihinde kesinleştiği, şirketin 04/02/2009 tarihinde iflasına karar verildiğinin anlaşılması üzerine davalı idare tarafından şirket adına düzenlenen ödeme emrinin 05/10/2012 tarihinde İstanbul 1. İflas Dairesi Müdürlüğüne tebliğ edilerek borcun iflas masasına kaydının yapıldığı, malvarlığının şirketin borçlarını ödemeye yetmeyeceğinin anlaşılması üzerine de 08/02/2019 tarihli Borç Ödemeden Aciz Belgesi düzenlendiği, söz konusu borcun asıl borçlu şirketten tahsil edilemeyeceğinden bahisle davacı adına 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre ... tarihli ve ... cilt/sıra nolu ödeme emrinin düzenlenmesi neticesinde bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Bu durumda; Türk Borçlar Kanunu'nun 154. maddesinin 2. fıkrası uyarınca 5 yıllık zamanaşımının kesildiği, asıl borçlu şirketin borcu ödeyemeyeceğini bildiren ve 08/02/2019 tarihinde düzenlenen borç ödemeden aciz belgesi ve şirket yetkililerine rücu imkanının doğduğu bildirilen 21/02/2019 tarihli yazıdan itibaren kesilen 5 yıllık zamanaşımı süresinin yeniden işlemeye başlayacağı ve borcun 31/12/2024 yılında zamanaşımına uğrayacağı sonucuna varılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenle, davalı idarenin temyiz isteminin kabul edilerek dava konusu işlemin iptaline ilişkin … İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin kararının bozulması gerektiği oyu ile Daire kararına katılmıyorum.