WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/4195 E.  ,  2024/81 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4195
Karar No : 2024/81

TEMYİZ EDENLER (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDENLER (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / …
VEKİLİ : 1. Hukuk Müş. Yrd. V. …
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …

İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacılar tarafından, müşterek çocukları …'nın Adana ili, Seyhan ilçesi … Caddesi üzerinde 11/10/2015 tarihinde meydana gelen protesto gösterileri sırasında silahla başından vurularak vefat etmesi nedeniye uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte ödenmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davanın kabulüne, 200.000,00 TL manevi tazminatın 2577 sayılı Kanunun 15/2 maddesi gereğince 11/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi .. İdari Dava Dairesince, Danıştay Onuncu Dairesinin bozma kararına uyularak istinaf başvurusunun kabulüne, … İdare Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, her davacı için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın 2577 sayılı Kanun'un 15/2 maddesi gereğince 11/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalı idareler tarafından davacılara ödenmesine, fazlaya dair istemin ise reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, bireysel başvuru sonucu soruşturma aşamasında kovuşturmaya geçildiği, olayın kolluk kuvvetlerinin sivillerin bulunduğu yere hiçbir önlem almadan yaptıkları atışlar sonucu meydana geldiği, ağır hizmet kusuru bulunduğu, talep edilen miktarın sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağı, talebin makul belirlendiği, hükmedilen tutarın yaşanılan travma ve psikolojik buhran ile orantılı olmadığı, tazmin işlevini görmediği, öte yandan hükmedilen tutarın davalı idarelerin keyfilik ve haksız uygulamalardan kaçınmasını sağlamaktan uzak olduğu, evinin kapısının önünde duran bir vatandaşın rastgele açılan ateş sonuç vefat etmesinin karşılığının daha yüksek manevi tazminat belirlenerek emsal teşkil etmesi gerektiği, hükmedilen miktarın hakkaniyete ve ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, kararın bireyi koruma saikinden çıkarak devleti koruma saiki ile verildiği, bireylerin hakları arama kanalının işlevsiz kılındığı iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, kusursuz sorumluluğun istisnai bir sorumluluk türü olduğu, her olaya uygulanamayacağı, 5233 sayılı Kanuna göre ödeme yapıldığı da dikkate alındığında yeniden tazminata hükmedilmesinin sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı, olayın idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluğunu doğuracak bir olay olmayıp terör eylemi olduğu, olayın 5233 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, sosyal risk ilkesine göre manevi zarardan sorumluluklarının bulunmadığı, manevi tazminatın şartlarının oluşmadığı, hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye yol açacağı iddialarıyla; davalı Adana Valiliği tarafından ise, davada süre aşımı bulunduğu, 5233 sayılı Kanuna göre ödeme yapıldığı, kolluğun ateşi sonucu olayın meydana geldiği iddiasının dayanağının bulunmadığı, 5233 sayılı Kanunda manevi tazminatın düzenlenmediği, 5233 sayılı Kanun ile getirilen aylık bağlama ve iş imkanının davacıların acılarını bir nebze de olsa dindirmek için getirildiği, manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerektiği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davalı … Valiliğinin yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin işin gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Kararın Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize Konu Kararın Hükmedilen Manevi Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.
Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatın ödendiği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, ön karar alınmadan idari yargıda dava açılmışsa mercine tevdi kararının davalı idareye tebliğ tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, davacılar tarafından 11/10/2016 tarihli dilekçe ile 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinin aradığı ön karar başvurusu yapılmadan genel hükümler uyarınca dava açıldığı, bunun üzerine … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile ön karar başvurusu yapılmadan dava açıldığı gerekçesiyle 2577 sayılı Kanun'un 15/1-e maddesi uyarınca dava dilekçesi ve eklerinin davalı İçişleri Bakanlığına tevdiine karar verildiği, bu kararın 12/12/2016 tarihinde davalı İçişleri Bakanlığına tebliğ edildiği, akabinde Bakanlıkça dilekçenin Adana Valiliğine iletildiği, Adana Valiliğinin 04/01/2017 tarihli yazısı ile tazminat taleplerinin reddedilmesi üzerine 08/02/2017 tarihinde kayıtlara giren dilekçe ile işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, hükmedilen manevi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihi yönünden, davacıların genel hükümlere göre olan tazminat talebinin davalı idarelere ilk kez ulaştığı ve davalı idarelerin genel hükümler uyarınca tazminat talebinden haberdar olarak temerrüde düştüğü ilk tarih olan … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…. sayılı merciine tevdi kararının davalı İçişleri Bakanlığına tebliğ edildiği 12/12/2016 tarihinin esas alınması gerekirken, temyize konu karar ile hükmedilen manevi tazminata 11/10/2016 tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan "2577 sayılı Kanun'un 15/2 maddesi gereğince 11/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle" ibaresinin, "… İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı merciine tevdi kararının davalı İçişleri Bakanlığına tebliğ edildiği 12/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin REDDİNE, davalı idarelerin esasa yönelik temyiz istemlerinin REDDİNE, faiz başlangıç tarihine yönelik temyiz istemlerinin KABULÜNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Davacıların adli yardım talebi kabul edilmiş olduğundan ödenmeyen temyiz yargılama giderlerinin tahsili için Mahkemesince Vergi Dairesi Müdürlüğüne müzekkere yazılmasına, davalı idareler tarafından yapılan temyiz yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın … İdare Mahkemesine gönderilmesine, 07/02/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.