Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/4009 E. , 2023/7764 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/4009
Karar No : 2023/7764
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ... - 12- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesinde, 06/04/2005 tarihinde İlköğretim 8. sınıf öğrencisi olan davacılardan ...'in arkadaşları ile olayın bir gün öncesinde ders saatinde okulun yakınında bulunan askeri güvenlik bölgesine girerek, satmak amacıyla buradan getirdikleri askeri hurdanın patlaması sonucunda sağ bacağını ve sağ gözünü kaybetmesi olayında davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlarına karşılık ... için 200.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi, baba ... ve anne ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL maddi, 20.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve... için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminat ile 8.070,00 TL tedavi giderinin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin E:2010/2573, K:2014/198 sayılı bozma kararı üzerine müterafik kusur yönünden ısrar edilerek, diğer yönlerden bozma kararına uyularak, olayın yerleşim yerine yakın askeri güvenlik sahasında patlamamış hurda malzemesinin bulunması nedeniyle meydana geldiği, davalı idarenin sunduğu güvenlik hizmetinin yeterince iyi yürütülmediği, zararın hizmet kusuru ilkesi çerçevesinde tazmini gerektiği, olay tarihinde davacı ...'in 14 yaşında olması, bu yaştaki bir çocuğun bütün gün anne ve babasının gözetiminde bulunmasının hayatın olağan akışına aykırı olması ve olay günü arkadaşları ile birlikte okulda oyun oynarken buradan ayrılarak olayın gerçekleştiği yere gitmesi hususları dikkate alındığında, olayın meydana gelmesinde anne ve babaya kusur yüklenemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine, davacı ... için 165.846,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, baba ... için 8.070,00 maddi (tedavi gideri), 10.000,00 TL manevi, anne ... için 10.000,00 TL manevi, kardeşler ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihi olan 24/01/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte idarece davacılara ödenmesine, davacılardan baba ... ve anne ... için maddi tazminat istemi yönünden feragat nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 23/03/2022 tarih ve E:2021/3535, K:2022/955 sayılı kararı ile temyize konu kararın ısrar edilen kısmın onanmasına ve uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi için dosyanın Dairemize gönderilmesine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; Mahkemece 2009 tarihli bilirkişi raporu ile maddi tazminata hükmedildiği, maddi tazminat miktarının yürürlükteki asgari ücretin değişmesinden dolayı yeniden belirlenmesi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının da düşük olduğu ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu olayda idarelerine izafe edilebilecek herhangi bir hizmet kusurunun bulunmadığı, maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının yüksek olduğu, manevi tazminata dava tarihinden itibaren değil mahkeme kararından itibaren faiz işletilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup, davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesinde İlköğretim 8. sınıf öğrencisi olan davacılardan olay tarihi itibarıyla 14 yaşındaki ...'in, ders saatinde arkadaşları ile birlikte okulun yakınında bulunan askeri güvenlik bölgesine girerek, askeri malzemeleri aldıkları, boş bir arazide sakladıkları, ertesi gün hurda malzemelerin arkadaşlarından biri tarafından okula getirildiği, davacı ... ve diğer arkadaşlarıyla birlikte hurda malzemeleri satmak amacıyla hurdacıya götürdükleri, hurdacının kabul etmemesi üzerine anılan davacının çuvalın içinden çıkarttığı demir boruyu kaldırıma vurması ile lav roketinin motor parçası olan borunun patlaması sonucunda sağ bacağını ve sağ gözünü kaybettiği, Adli Tıp Kurumunun 19/11/2008 tarihli raporunda davacı ...'in %63 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş sayılacağının belirtildiği, davacılar tarafından olayda davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğradıkları maddi ve manevi zararların karşılanması istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
A) Temyize Konu Kararın, Davacılar ... ve ... Yönünden İncelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun ''Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik'' başlıklı 26. maddesinde, dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verileceği, yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçelerin iptal edileceği hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
UYAP üzerinden yapılan sorgulama sonucu düzenlenen nüfus kayıt örneğinin incelenmesinden; davacılardan ...'in 07/04/2017 tarihinde, ...'in ise 25/03/2018 tarihinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen; münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda; İdare Mahkemesince, davacılardan ... ve ...'in vefat etmiş olduğu ve uyuşmazlığın yalnız öleni ilgilendiren bir dava niteliğinde bulunmadığı gözetilerek, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen mirasçıların başvurmasına kadar dosyanın davacılar ... ve ... yönünden işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekmektedir.
B) Temyize Konu Kararın, Davacılar ... ve ... Dışındaki Diğer Davacılar Yönünden Manevi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın davacılar ... ve ... dışındaki diğer davacılar yönünden manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
C) Temyize Konu Kararın, Davacılar ... ve ... Dışındaki Diğer Davacılar Yönünden Manevi Tazminatın Faiz Başlangıç Tarihine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlık bakımından ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Bakılmakta olan davada da davacılar tarafından dava dilekçesinde dava tarihinden itibaren değil, olay tarihinden itibaren faiz istendiği dikkate alındığında Danıştay'ın yerleşik içtihatlarında yer aldığı üzere, idareye başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken dava tarihinden itibaren faize hükmeden İdare Mahkemesi Kararının bu kısımında hukuki isabet bulunmamaktadır.
D) Temyize Konu Kararın, Davacı ...'in Maddi Tazminat İsteminin Kısmen Kabulüne, Kısmen Reddine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
a) Sürekli/kalıcı çalışma gücü kaybı yönünden;
Sürekli/kalıcı çalışma gücü kaybı (sürekli iş göremezlik) tazminatı, tedavi ve iyileşme (geçici iş göremezlik) sürecinin tamamlanmasını müteakip kişide tedavi ile geçmeyen, bir başka ifadeyle yaşamı süresince kalıcı ve sürekli hale gelen çalışma gücü kaybının tazminini amaçlamaktadır. Dolayısıyla sürekli çalışma gücü kaybı tazminatının başlangıç tarihi, geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihtir.
Uyuşmazlıkta, davacının kalıcı çalışma gücü kaybı zararını, 18 yaşını ikmal ettiği tarihten 5510 sayılı Kanun'a göre içtihadi emeklilik yaşı olarak belirlenen 60 yaşını ikmal ettiği tarihe kadar geçen aktif dönem boyunca beden gücünde meydana gelen azalma oluşturmaktadır.
UYAP üzerinden yapılan araştırmada davacı ...'in SGK Hizmet Dökümüne göre 06/11/2014 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalıştığı görülmektedir.
Bu itibarla, davacının aktif dönemdeki çalışma gücü kaybı tazminatı hesaplanırken, rapor tarihine kadar ki dönem için gerçek geliri tespit edilmeli, asgari ücretin üzerinde gelir elde ettiği tespit edilirse bu ücret, aksi halde (2022 yılına kadar AGİ dahil, 2022 yılından sonra AGİ hariç olmak üzere) asgari ücret esas alınmalı, rapor tarihinden 60 yaşına kadar ki dönem için ise en son geliri (gerçek geliri veya net asgari ücret) her yıl %10 artırılarak ve %10 iskontoya (progresif rant yöntemine) tabi tutularak belirlenmelidir.
b) Efor (güç) kaybı yönünden;
Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında, kural olarak, 18 yaşından küçükken kalıcı sakatlığa uğrayan kişinin, gelir getirici herhangi bir faaliyette bulunmadığı olay/zarar tarihi ile 18 yaş arası dönemde ve 5510 sayılı Kanun'a göre içtihadi emeklilik yaşı olarak belirlenen 60 yaşını ikmal ettiği tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif dönemde efor kaybı zararı doğmaktadır. Bu çerçevede kişinin efor kaybı tazminatının,
- olay/zarar tarihinden 18 yaşını ikmal ettiği tarihe kadar olan dönem için -bir çalışmanın karşılığı olmaması/günlük yaşamsal faaliyetlerin karşılığı olması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete sakatlık oranının uygulanması,
- 5510 sayılı Kanun'a göre içtihadi emeklilik yaşı olarak belirlenen 60 yaşını ikmal ettiği tarihten TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosuna göre belirlenen muhtemel yaşam süresinin sonuna kadar geçen pasif dönem için de -yine bir çalışmanın karşılığı olmaması/günlük yaşamsal faaliyetlerin karşılığı olması nedeniyle- AGİ hariç net asgari ücrete sakatlık oranının uygulanması suretiyle hesaplanması gerekmektedir.
Buna göre, İdare Mahkemesince, yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda, yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenecek rapora göre davacı ...'in maddi tazminat istemi hakkında yeniden bir karar verilmesi gerektiğinden, temyize konu kararın bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
E) Temyize Konu Kararın, Tedavi Giderine İlişkin Kısmı Yönünden İncelenmesi:
Dava dilekçesinde 8.070,00 TL tedavi gideri talebinde bulunulduğu, Mahkemece baba... için 8.070,00 TL tedavi giderine hükmedildiği anlaşılmakta olup, tedavi giderinin dava konusu olayda yaralanan davacı adına hükmedilmesi gerektiği, ayrıca davacı babanın maddi tazminat isteminden feragat ettiği de göz önüne alındığında 8.070,00 TL tedavi giderinin davacı ... adına hükmedilmesi gerekirken davacı baba... adına hükmedilmesine ilişkin İdare Mahkemesi kararının bu kısmında da hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan; bozma kararı üzerine maddi tazminat istemi hakkında yeniden karar verilirken hükmedilecek tutara işletilecek yasal faizin başlangıç tarihinin idareye başvuru tarihi olarak esas alınması gerektiği tabiidir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1.Tarafların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE
2. ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının davacılar ... ve ... dışındaki diğer davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,
3. 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesi hükümlerinin uygulanmasını teminen ... ve ... yönünden BOZULMASINA,
4. Davacılar ... ve ...dışındaki diğer davacılar yönünden manevi tazminatın faiz başlangıç tarihine ilişkin kısmı ile davacı ...'in maddi tazminat istemi yönünden BOZULMASINA,
5. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
6. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 04/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!