Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/3698 E. , 2023/5949 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/3698
Karar No : 2023/5949
DAVACILAR : 1- …
2- …
3- …
4- …
5- …
DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / …
2- … Başkanlığı / …
3- … Bakanlığı / …
DAVANIN_ÖZETİ :Davacılar tarafından İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okulların önemli bir kısmına “manevi danışman” görevlendirilmesine ilişkin işlemlerin, bu uygulama işlemine dayanak oluşturan davalı idareler tarafından imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İşbirliği Protokolü” ile aynı idarelerce düzenlenen “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları”nın iptali ve yürütmesinin durdurulması istenilmiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ :…
DÜŞÜNCESİ :2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Onuncu ve Sekizinci Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 3. fıkrasının (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 3. ve 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; 14. maddesinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olup olmadıkları hususu ilk inceleme konuları arasında sayılmış; 15. maddesinde de, dilekçelerin, 3. ve 5. maddelere uygun olmaması halinde otuz gün içinde uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanlıkları tamamlanmak üzere reddine karar verileceği kuralı getirilmiştir.
Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesi yönünden incelenmesi:
İptal davalarında iptali istenilen işlem ya da işlemlerin sayı, tarih, tebliğ tarihi belirtilmek ve menfaat bağı kurulmak suretiyle işlemin tamamının mı, yoksa belli kısımlarının mı iptalinin istenildiğinin hukuka aykırılık sebepleriyle birlikte açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
Birçok maddeden oluşan bir düzenleyici işlemin tümünün, yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık sebebiyle iptalinin istenebilmesi mümkün ise de, yargı yerince, dava konusu düzenlemeyi yapan idarenin yetkili bulunması ve işlemde şekil yönünden hukuka aykırılık görülmemesi halinde, tek tek maddelerin incelenmesine geçileceğinden, davacı tarafından incelenecek her maddeye veya düzenlemeye yönelik olarak menfaat ilgisinin ve hukuka aykırılık sebeplerinin gösterilmiş olması gerekmektedir. Bu nedenle bir düzenleyici işlemin tümüne yönelik yetki veya şekil yönünden hukuka aykırılık iddialarıyla birlikte düzenlemenin bir kısmının veya tamamının aynı anda dava konusu edilmesi halinde, yukarıda da açıklandığı üzere, dilekçede istemin açık, tereddüt yaratmayacak şekilde belirtilmiş olması, her bir madde veya kısım ile menfaat ilgisi kurulması ve hukuka aykırılık sebeplerinin ortaya konulması gerekmektedir.
Bu çerçevede, bir düzenleyici işleme karşı açılan iptal davasında, idari işlemin unsurları açısından hukuka aykırılık bulunduğu iddiasıyla düzenleyici işlemin belirli maddelerinin iptali istenebileceği gibi, düzenleyici işlemin tamamının iptalinin istenebilmesi de mümkündür. Ancak her durumda iptali istenilen maddelerin tereddüte yer bırakmayacak şekilde açıkça belirtilmesi ve maddelerin davacının menfaatini nasıl etkilediği konusunun ortaya konulması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" ile "sonuç ve istem" kısmında, İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okulların önemli bir kısmına “manevi danışman” görevlendirilmesine ilişkin işlemlerin, bu uygulama işlemine dayanak oluşturan davalı idareler tarafından imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İşbirliği Protokolü” ile aynı idarelerce düzenlenen “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları”nın iptali istemlerine yer verildiği, ancak dava konusu Protokol'ün 11 maddeden oluştuğu, Uygulama Usul ve Esaslarının da 15 sayfadan oluştuğu ve dilekçe içeriğinde söz konusu Protokol ile Uygulama Usul ve Esaslarının kısım/kısımlarına yönelik hukuka aykırılık sebepleri belirtilmeyip iptali istenilen maddelerin/kısımların açıkça ortaya konulmadığı, ayrıca İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan tüm görevlendirme/onay işlemlerinin iptal edilmesi isteminde bulunulmuşsa da, bu görevlendirme/onay işlemlerinin tarih ve sayısının açık bir şekilde belirtilmediği görülmektedir.
Bu haliyle, dava konusu Protokol ile Usul ve Esasların hangi maddelerinin/kısımlarının iptalinin istenildiği ve iptal istemine konu görevlendirme/onay işlemlerinin hangi işlemler olduğu anlaşılamamaktadır.
Bu durumda, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun düzenlenmediği sonucuna varılmış olup, öncelikle "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İş Birliği Protokolü"nün ve "Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları"nın yetki veya şekil yönünden tamamının iptalinin istenebileceği açık olmakla birlikte, eğer Protokol ile Uygulama Usul ve Esaslarında yer verilen düzenlemelerin sebep, konu ve maksat yönlerinden de iptali isteniyorsa işlemlerin anılan unsurlar (sebep, konu, maksat) yönünden hangi kısımlarının dava konusu edildiğinin açıkça gösterilmesi, dava konusu Protokole dayanılarak İzmir ilindeki Milli Eğitim Bakanlığı'na bağlı okullarda "manevi danışman" adı altında yapılan görevlendirme/onay işlemlerinin açık ve net olarak ortaya konulması, hukuka aykırılık sebepleri ve bu düzenlemelerin davacının menfaatini ne şekilde etkilediğinin iptali istenen her bir kısım yönünden ayrı ayrı açıklanması, istemin dava dilekçesinin konu, içerik ve sonuç kısımlarında uyumlu bir şekilde belirtilmesi suretiyle 2577 sayılı Kanun'un 3. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığına hitaben yazılmış açık ve anlaşılabilir bir dilekçeyle dava açılması gerekmektedir.
Dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesinin 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği; 2. fıkrasında, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği belirtilmiştir.
Birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak ve menfaatlerinde iştirak bulunması zorunludur.
Uyuşmazlıkta; dava konusu edilen İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğüne bağlı okulların önemli bir kısmına “manevi danışman” görevlendirilmesine ilişkin işlemlerin, bu uygulama işlemine dayanak oluşturan davalı idareler tarafından imzalanan “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi İşbirliği Protokolü” ile aynı idarelerce düzenlenen “Çevreme Duyarlıyım, Değerlerime Sahip Çıkıyorum Projesi Uygulama Usul ve Esasları”nın iptali istemiyle davacılar tarafından birlikte dava açılmış ise de, davacılar tarafından hak veya menfaatlerinde iştirak bulunduğunun ortaya konulamadığı görülmekte olup, bu sebeple her bir davacının davaya konu edilen işlemlere ilişkin olarak menfaatinin nasıl etkilendiğinin ortaya konulması suretiyle ayrı ayrı dilekçelerle dava açılması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun olmadığı sonucuna varılmış olup, davacıların, dava konusu işlemlerin iptali istemiyle 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun olarak yenilenen, Danıştay Başkanlığı'na hitaben yazılmış ayrı ayrı dilekçelerle dava açması gerekmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren (30) otuz gün içinde 3. ve 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenecek dilekçelerle, gerekli harç ve masrafları yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde ayrı ayrı dava açmakta serbest olmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesinin 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına,
3. Yapılan yargılama giderlerinin davacıların üzerinde bırakılmasına,
4. İstemleri hâlinde kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile artan posta ücretinin davacılara iadesine, 26/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!