WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 25 Haziran 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/2948 E.  ,  2024/7711 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2948
Karar No : 2024/7711

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Depolama Sanayi Gıda ve Tic. Ltd. Şti.
VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Mersin ili Serbest Bölge Müdürlüğünde faaliyette bulunan davacı şirket tarafından, ... numaralı depo işletmeciliği, ... numaralı alım satım ve ... numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatlarının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptaline karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; davacı şirket lehine verilmiş olan yargı kararlarını uygulamak suretiyle faaliyet ruhsatları yeniden geçerli hale getirilen davacının, mevzuat hükümleri gereğince bölgede kalabilmesi için faaliyetlerini yürüteceği bir üstyapıya sahip olması, üstyapının temini için gerekli işlemleri gerçekleştirmesi ve bu suretle davalı idare ile sözleşmeleri akdetmesi gerekmekte iken, lehine verilen yargı kararları kesinleşmediğinden bahisle yapılan ihtarlara ve verilen mehillere rağmen söz konusu yükümlülükleri yerine getirmediği anlaşıldığından, davacı şirket adına düzenlenen ve yargı kararı ile tekrar işler hale getirilen ... numaralı depo işletmeciliği ruhsatı ile ... alım satım ruhsatı ve ... numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatlarının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle
davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, ruhsatlarının iptaline ilişkin işlemlere karşı açılan davalarda verilen iptal kararları kesinleşmeden davalı idare tarafından hukuka aykırı taleplerde bulunulduğu, istenen belgelerin zaten mevcut olduğu, ruhsatlarının iptal edilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi istenilmektedir.

KARŞI_TARAFIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, dosyanın tekemmül ettiği görülmekle davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında bir karar verilmeksizin, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacı şirket, ... numaralı depo işletmeciliği, ... numaralı alım satım ve ... numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatları ile Mersin Serbest Bölgesinde faaliyet göstermektedir.
Davacının depo işletmeciliği ruhsatı dahilinde faaliyetini sürdürdüğü Mersin Serbest Bölgesindeki depoda 21/05/2018 tarihinde meydana gelen yangın sonucu soğuk hava deposu ve kuru depoları tamamen zayi olmuş, davalı idarece, 2012/3 sayılı Genelge kapsamında yıkım kararı alınabilmesi için 340.397,57 Dolar süresiz ve kesin teminat mektubunun getirilmesi ve 31/01/2019 tarihine kadar da işlemlerin (projeler, ruhsatlar..) tamamlanması istenilmiş, 22/01/2019 tarihinde davacı tarafından yapılan başvuru neticesinde süre 20/05/2019 tarihine kadar uzatılmış ancak teminat mektubu talebinde vazgeçilmemiş, davacının talepleri yerine getirememesi neticesinde de ... numaralı depo işletmeciliği ruhsatı ... tarih ve ... sayılı işlem ile iptal edilmiştir.
Davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve davalı idarenin istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine de anılan karar Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2024 tarih ve E:2021/7276, K:2024/7694 sayılı kararıyla onanmıştır.
Bununla birlikte, davacıya ait ... numaralı alım satım ve ... numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatları da benzer gerekçeyle Mersin Serbest Bölge Müdürlüğü'nün ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen ... tarih ve ... sayılı Bakanlık işlemi ile iptal edilmiştir.
Davacı tarafından anılan işlemin iptali istemiyle açılan davada; ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla dava konusu işlemin iptaline karar verilmiş ve davalı idarenin istinaf başvurusu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla reddedilmiştir. Davalı idare tarafından temyiz edilmesi üzerine de anılan karar Danıştay Onuncu Dairesinin 30/12/2024 tarih ve E:2020/2113, K:2021/1746 sayılı kararıyla onanmıştır.
Davalı idare tarafından, davacıya ait faaliyet ruhsatlarının iptaline karşı açılan davalarda verilen yürütmenin durdurulmasına dair kararlar üzerine davacıya ait depo işletmeciliği ruhsatı 06/12/2019 tarihi itibariyle, üretim ve alım-satım ruhsatları ise 10/01/2020 tarihi itibarıyla işler hale getirilmiş ve davacı şirket yeniden kullanıcı statüsü kazanmıştır.
Ancak, davalı idare tarafından, depo işletmeciliği için ... ada, ... parsel üzerindeki 4.182 m2 alan için açık alan kira sözleşmesi akdedilmesi, bu alanda inşa edilmesi gereken üstyapıya dair proje ve inşaat süresi ile inşa edilecek üstyapıya ilişkin bilgileri içeren faaliyet ruhsatı başvuru formunun düzenlenmesi ve sunulması gerektiği davacıya 09/12/2019 tarihli yazı ile, yine üretim ile alım-satım ruhsatları ile ilgili olarak da, ... ada, ... parsel üzerindeki 4.182 m2 alan için açık alan kira sözleşmesi akdedilmesi ve bu alanda inşa edilecek üstyapıya dair proje ile üstyapının bilgilerini içeren bir faaliyet ruhsatı başvuru formunun düzenlenmesi veya bir kapalı alan kira sözleşmesi akdedilmesi gerektiği 10/01/2020 tarihli yazı ile davacıya bildirilmiştir. Davalı idare tarafından 26/02/2020, 25/03/2020 ve 26/06/2020 tarihlerinde aynı mahiyette üç ayrı ihtar yazısı davacıya gönderilmiştir.
Söz konusu bildirimlere karşı davacının 30/06/2020 tarihli itiraz dilekçesiyle, kira sözleşmesinin ve istenen diğer belgelerin mevcut olduğu, yürütmenin durdurulması kararı göz önünde alındığında eski hale getirilen idari işlemlerle birlikte bu işlemlerin yansıması olan diğer işlemlerin de idarece eski haline getirilmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Ancak davalı idare tarafından, kira sözleşmesi akdedilmemesi, kira ödeme yükümlülüğü ve diğer yükümlülüklerin yerine getirilmemesi gerekçeleriyle ... numaralı depo işletmeciliği, ... numaralı alım satım ve ... numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatları yeniden iptal edilmiştir.
Bunun üzerine bakılan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun ''Amaç ve kapsam'' başlıklı 1. maddesinde, ''Bu Kanun; ihracata yönelik yatırım ve üretimi teşvik etmek, doğrudan yabancı yatırımları ve teknoloji girişini hızlandırmak, işletmeleri ihracata yönlendirmek ve uluslararası ticareti geliştirmek amacıyla serbest bölgelerin kurulması, yer ve sınırlarıyla faaliyet konularının belirlenmesi, yönetimi, işletilmesi, bölgelerdeki yapı ve tesislerin teşkili ile ilgili hususları kapsar.''; ''Faaliyet konuları ve koordinasyon'' başlıklı 4. maddesinde, ''Serbest bölgelerde, Yüksek Planlama Kurulunca uygun görülecek her türlü sınai, ticari ve hizmetle ilgili faaliyetler yapılabilir. Üretici işletmelerin talepleri hariç olmak üzere, fiyat, kalite ve standartlarla ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarına kanunlarla ve diğer mevzuatla verilen yetkiler serbest bölgelerde uygulanmaz. Serbest bölgelerde yapılan faaliyetleri değerlendirmek, bu bölgelerin geliştirilmesine ve sorunların çözümüne ilişkin stratejileri belirlemek ve önerilerde bulunmak üzere Serbest Bölgeler Koordinasyon Kurulu oluşturulmuştur.'' hükümleri yer almaktadır.
Serbest Bölgeler Uygulama Yönetmeliği'nin "Faaliyetin Geçici Olarak Durdurulması ve Faaliyet Ruhsatının İptali" başlıklı 14. maddesinde,
"c) Aşağıda belirtilen hallerde, yapılacak değerlendirme neticesinde, gerek görülmesi durumunda Faaliyet Ruhsatı Genel Müdürlük tarafından iptal edilir ve Serbest Bölge Gümrük İdaresi konu hakkında bilgilendirilir.
1) (a) bendinde belirtilen süre sonunda, aykırı işleme devam edildiğinin veya aynı bendin birden çok sayıda ihlal edildiğinin Bölge Müdürlüğünce düzenlenecek tutanakla tespit edilmesi,
2) Mücbir sebep halleri hariç 3 yıl süreyle hiçbir faaliyette bulunulmadığının Bölge Müdürlüğünce tutanakla tespit edilmesi,
3) Faaliyet Ruhsatı Müracaat Formunda beyan ve taahhüt edilen hususlara uyulmaması veya beyan edilen hususların gerçek dışı olduğunun sonradan yapılan inceleme ve denetimler sonucu tespit edilmesi,
4) Serbest bölgede faaliyette bulunulmasının kamu yararı, kamu düzeni ve/veya kamu güvenliğine aykırı olduğuna dair bulgu ve bilgiye erişilmesi,
5) Kanun, yönetmelik, tebliğ ve genelge hükümlerine uyulmadığının tespit edilmesi." düzenlemelerine yer verilmiştir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Kararların sonuçları" başlıklı 28. maddesinin 1. fıkrasında, "Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idare, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecburdur. Bu süre hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemez. Ancak, haciz veya ihtiyati haciz uygulamaları ile ilgili davalarda verilen kararlar hakkında bu kararların kesinleşmesinden sonra idarece işlem tesis edilir." hükmü yer almıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Anayasa Mahkemesi kararlarında, Anayasa’nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti, "insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet organlarına egemen kılan, Anayasa ve yasalarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devlet" olarak tanımlanmıştır.
Hukuk devletinin en önemli unsurlarından birisi, "hukuki güvenlik ilkesi"dir. Hukuki güvenlik ilkesi, hukuk normlarının öngörülebilir olmasını, bireylerin tüm eylem ve işlemlerinde devlete güven duyabilmesini, devletin de yasal düzenlemelerde bu güven duygusunu zedeleyici yöntemlerden kaçınmasını gerekli kılar. Diğer bir ifadeyle hukuki güvenlik ilkesi, kişilerin hukuksal ilişkiler kurarken tabi olacakları hukuk kurallarını önceden bilmeleri anlamına gelirken, "idari istikrar ilkesi" ise, bu kurallara dayanılarak kazanılan hakların korunacağı güvencesinin kişilere verilmesini ifade etmektedir.
Anayasa'nın 138. ve 2577 sayılı Kanun'un 28. maddesi uyarınca idarenin yargı kararının gereğini yerine getirmesi bir zorunluluk ise de, subjektif kazanımlar söz konusu olduğunda, bu subjektif etki ve sonuçların korunması da yukarıda değinildiği üzere hukuki güvenlik ve idari istikar ilkelerinin bir sonucudur.
İdari yargı yerlerince verilen kararların uygulanıp uygulanmaması konusunda idarenin herhangi bir takdir yetkisinin olmadığı, bu kararların doğruluğunu tartışma yetkisinin bulunmadığı, idarelerin bu alandaki yetkilerinin, bağlı yetki niteliğinde olduğu kuşkusuzdur.
Hukuka aykırı bulunan idari işlemler hakkında verilen iptal kararları, varlıklarını hukuka uygunluk karinesinden yararlanmak suretiyle sürdüren idari işlemleri tesis edildikleri tarihe kadar geriye yürür şekilde ortadan kaldırmaktadır.
Dolayısıyla, yargı kararıyla iptal edilen idari işleme bağlı olarak tesis edilen diğer işlemler de hukuka aykırı hale gelir. İptal kararlarının bu özelliği, dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durumun sağlanması gereğinden kaynaklanmakta olup, iptal kararları, iptal edilmiş olan idari işlemi hukuk aleminde hiç doğmamış hale getirmektedir.
Nitekim, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun 17/02/2021 tarih ve E:2020/572, K:2021/305; 21/02/2022 tarih ve E:2021/1511, K:2022/548; 15/06/2022 tarih ve E:2021/2270, K:2022/2177 sayılı kararları da bu yöndedir.
Uyuşmazlıkta da, davacının faaliyet ruhsatlarının iptaline ilişkin ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı işlemlerin iptali istemiyle açılan davalarda verilen iptal kararları ile işlemlerin hukuka aykırılığı saptanmış olup, bu yargı kararları üzerine iptal edilen idari işlemler, tesis edildikleri tarihten itibaren tüm hüküm ve sonuçları ile ortadan kalkmış ve hukuk aleminde hiç doğmamış hale gelmiştir.
Dolayısıyla, davalı idare tarafından söz konusu kararların uygulanması üzerine ... numaralı depo işletmeciliği, ... numaralı alım satım ve ... numaralı üretim konulu faaliyet ruhsatları ile Mersin Serbest Bölgesinde faaliyet göstermekte olan davacı şirketin ruhsatları hiç iptal edilmemiş gibi faaliyetlerine devam edebilmesi gerektiği kuşkusuzdur.
Ancak, davalı idare tarafından, söz konusu mahkeme kararlarının uygulanmasına yönelik işlem tesis edilirken dava konusu idari tasarruftan önceki hukuki durum sağlanmadan, iptal edilen ruhsatların aktif hale getirildiği belirtilmekle yetinilip davacıdan, açık alan kira sözleşmesi, üst yapı inşasına ilişkin proje ve revize edilmiş faaliyet ruhsat müracaat formu ile kapalı alan kira sözleşmesi sunulması istenilmiştir. Her ne kadar ruhsatlandırılan alanın yangında zarar gördüğünden bahisle anılan yerin inşaa ve ihyasına yönelik yeni işlemler veya imalatlar yapılması gerekiyorsa da bunların yangından önceki ruhsatların varlığına halel getirmeyecek şekilde olması gerektiği hususu tartışmadan varestedir. Zaten ruhsatların iptaline yönelik önceki işlemlerin hukuka aykırılığı yargı kararıyla ortaya konulmuştur. Bu durumda, idari yargı yerince verilmiş iptal kararlarının gereğinin ancak hukuka aykırı işlemin hukuk aleminden kaldırılmış olması nedeniyle başlangıçtaki durumuna dönülmesidir. Yangından dolayı yapılacak yeni düzenlemeler veya imalatlar ruhsatların varlığına bağlanamaz. Bu ruhsatların varlığı yeni işlem veya eylemlerin tesis edilmesine engel değildir.
Bu haliyle, davalı idarenin, mahkeme kararlarının gereğini yerine getirdiğinden söz edilmesi mümkün olmadığından, ruhsatların iptaline ilişkin dava konusu işlemlerin hukuka uygun olmadığı sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki ... İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf isteminin reddine ilişkin temyize konu .. Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan ... TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/12/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.