WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/2062 E.  ,  2023/5208 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/2062
Karar No : 2023/5208

DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …

DAVALILAR : 1- … Bakanlığı / …
2- … Kurumu

DAVANIN_ÖZETİ:Davacılar tarafından,
1-Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..., ilgili mevzuat çerçevesinde rücu edilir." ibaresinin iptaline ve yürütülmesinin durdurulmasına,
2-… İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı dosyasına konu takibin iptaline,
3-… İcra Müdürlüğü'nün E:… sayılı dosyasına konu takibin iptaline karar verilmesi istenilmektedir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesine uygun bulunmayan dava dilekçesinin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca hazırlanan Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, dava dilekçesi öncelikle 2577 sayılı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrası, (g) bendi gereğince anılan Kanun'un 5. maddesine uygun olup olmadığı yönünden incelenerek gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 3. maddesinde, idari davaların, Danıştay, idare mahkemesi ve vergi mahkemesi başkanlıklarına hitaben yazılmış imzalı dilekçelerle açılacağı; dilekçelerde, tarafların ve varsa vekillerinin veya temsilcilerinin ad ve soyadları veya unvanları ve adreslerinin, davanın konusu ve sebepleri ile dayandığı delillerin, davaya konu olan idari işlemin yazılı bildirim tarihinin gösterileceği, ayrıca dava konusu kararın ve belgelerin asılları veya örneklerinin dava dilekçesine ekleneceği, dilekçeler ile bunlara ekli evrakın örneklerinin karşı taraf sayısından bir fazla olacağı hükmü yer almış; "Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller" başlığını taşıyan 5. maddesi, 1. fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı; ancak, aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun'un 14. maddesi, 3. fıkrasında, dilekçelerin görev ve yetki, idari merci tecavüzü, ehliyet, idari davaya konu olacak kesin ve yürütülmesi gereken bir işlem olup olmadığı, süre aşımı, husumet ve Kanun'un 3. ve 5. maddelerine uygun olup olmadıkları yönlerinden sırasıyla inceleneceği; 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendinde, dilekçelerin 3. ve 5. maddelere uygun olmadıklarının tespiti halinde, otuz gün içinde bu maddelere uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği; aynı maddenin 5. fıkrasında da, 1. fıkranın (d) bendine göre dilekçenin reddedilmesi üzerine yeniden verilecek dilekçelerde aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hükümlerine yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca, her idari işlemin ayrı ayrı dava konusu yapılması kural ise de, maddi veya hukuki yönden birbirine bağlı olan birden çok işleme karşı aynı dilekçe ile dava açılabilmesi mümkün bulunmaktadır. Maddi veya hukuki bağlılıktan söz edebilmek için öncelikle, dava konusu işlemlerin yargısal denetiminin aynı yargı yerinin görev ve yetki alanına girmesi zorunluluk arz etmektedir. Zira, yargı yerlerinin farklılığı 5. maddenin öngördüğü anlamdaki bağlılığı ortadan kaldıran bir nedendir. Bu bağlamda, aynı dava dilekçesiyle iptali talep edilen işlemlerden kaynaklanan uyuşmazlıkların farklı yargı yerinin görev alanına girdiği hallerde, her bir işlem için ayrı dilekçelerle dava açılmak üzere dilekçenin reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Dava dosyasının incelenmesinden, Dairemizin 09/01/2023 tarih ve E:2022/8817, K:2023/6 sayılı dilekçe ret kararında; "… İcra Müdürlüğünün E:… ve E:… sayılı dosyalarına konu takiplerin iptali istemiyle açılan davanın, anılan takipler 2004 sayılı Kanun'un uygulanması sonucu tesis edildiğinden adli yargıda; düzenleyici işlem olan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin ilgili kısmının iptali istemiyle açılan davanın ise Danıştayda görülmesi gerektiği" belirtilerek dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun bulunmadığı gerekçesiyle reddine karar verildiği, bu kararın 14/03/2023 tarihinde tebliğ edilmesi üzerine davacılar vekili tarafından dava dilekçesinin yenilendiği, 10/04/2023 havale tarihli yenilenen dava dilekçesinin incelenmesinden; dilekçenin "konu" kısmında Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi, 1. cümlesinin iptali istemine yer verildiği, ancak dilekçenin "sonuç ve istek" kısmında anılan Yönetmelik maddesinin "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..., ilgili mevzuat çerçevesinde rücu edilir." ibaresinin iptali isteminin yanı sıra, … İcra Müdürlüğünün E:… ve E:… sayılı dosyalarına konu takiplerin de iptaline karar verilmesinin talep edildiği görülmektedir.
Uyuşmazlığın, ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlem niteliğindeki Güvence Hesabı Yönetmeliği'nin 16. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..., ilgili mevzuat çerçevesinde rücu edilir." ibaresinin iptali istemine ilişkin kısmının, ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceğinde; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümleri uyarınca yürütülen icra takiplerinin iptali istemlerine ilişkin kısmının görüm ve çözümünün ise adli yargı merciilerinin görevinde olduğunda duraksama bulunmamaktadır.
Bu durumda, … İcra Müdürlüğü'nün E:… ve E:… sayılı dosyalarına konu takiplerin iptali istemiyle açılan davanın, anılan takipler 2004 sayılı Kanun'un uygulanması sonucu tesis edildiğinden adli yargıda; düzenleyici işlem olan Güvence Hesabı Yönetmeliğinin ilgili kısmının iptali istemiyle açılan davanın ise Danıştayda görülmesi gerektiği açık olup; adli ve idari yargı olmak üzere iki ayrı yargı düzeninde görülmesi gereken, bu nedenle yargı kolları yönünden aralarında hukuki birlik bulunmayan işlemlere karşı tek dilekçe ile açılan davanın tamamının Danıştayda görülmesine olanak bulunmadığından, adli yargı yerinde görülmesi gereken dava ile idari yargı yerinde görülmesi gereken Yönetmeliğin ilgili hükmünün iptali istemli davanın ayrı ayrı dilekçelerle açılması gerekmektedir.
Bu haliyle, dava dilekçesinin 2577 sayılı Kanun'un 5. maddesine uygun biçimde düzenlenmediği anlaşılmakta olup; davacılar tarafından, adli yargı yerinde görülmesi gereken dava ile idari yargı yerinde görülmesi gereken Yönetmeliğin ilgili hükmünün iptali istemli davanın ayrı ayrı dilekçelerle doğru yargı kolunda açılması gerekmektedir.
Öte yandan; dava dilekçesinin "konu" kısmında Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde yer alan "Sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..." ibaresinin iptali istemine; "sonuç ve istek" kısmında ise, Güvence Hesabı Yönetmeliğinin 16. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde yer alan "Hesaptan yapılan ödemeler nedeniyle, sorumlunun sonradan belli olması halinde bu kişilere..., ilgili mevzuat çerçevesinde rücu edilir." ibaresinin iptali istemine yer verilmiş olup, dava dilekçesinin yenilenmesi halinde uyuşmazlığa konu Yönetmeliğin hangi kısım/kısımlarının dava konusu edildiğinin açık, net, tereddüde yol açmayacak ve dilekçenin bütününde tutarlı olacak şekilde belirtilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15. maddesi, 1. fıkrası, (d) bendi uyarınca bu kararın tebliğinden itibaren 30 (otuz) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde, yukarıda belirtilen hususlar göz önüne alınarak gerekli harç ve posta ücreti yatırılmak suretiyle Dairemiz nezdinde dava açmakta serbest olunmak üzere DAVA DİLEKÇESİNİN REDDİNE,
2. 2577 sayılı Kanun'un 15. maddesi, 5. fıkrası hükmüne göre dilekçenin reddi üzerine yeniden verilen dilekçede aynı yanlışlıklar yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacılara duyurulmasına,
3. Davanın yenilenmemesi durumunda yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcı ile posta gideri avansından artan miktarın istemleri halinde davacılara iadesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.