Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2023/1551 E. , 2023/6191 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1551
Karar No : 2023/6191
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- …Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. V. …
2- …Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, …'ın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, …Mahallesinde 20/08/2016 tarihinde düğün merasimi esnasında terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bomba saldırısı sonucu yaralanması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık … için 1.000,00 TL maddi, 250.000,00 TL manevi, yaralananın eşi ... için ise 200.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 451.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, oluşan zararda idarenin kusur sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir işlem ya da eylemi olmadığı görülmekte olup, 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında, davalı idarenin olayın meydana gelmesinde hizmet kusuru bulunmadığı, bu itibarla uyuşmazlığın 5233 sayılı Kanun ile yapılan tanım ve sınırlandırılmalar çerçevesinde karara bağlanması gerektiği, 5233 sayılı Kanun'un amacı, gerekçesi ve 12. madde metninin birlikte değerlendirilmesinden, sulhnamenin imzalanmasından sonra dava açılmasının mümkün olmadığının görüldüğü, olay nedeniyle ...'ın uğradığı zararların karşılanması amacıyla yapılan başvuru üzerine Gaziantep Valiliği İl Zarar Tespit Komisyonu'nun 01/02/2017 tarihli kararı ile 5233 sayılı Kanun hükümleri uyarınca toplamda 4.034,46 TL tutarında ödeme yapılmasına karar verildiği, davacı ... ile sulhnamenin imzalandığı, sulhname ile davacı tarafların uğradığı maddi zararların tazmin edilmek suretiyle uyuşmazlığın maddi tazminat açısından ortadan kalktığı, tarafları bağlayıcı nitelik taşıyan ve imzalama aşamasında davacının iradesini fesada uğratan herhangi bir hususun bulunmadığı görülen sulhname sonucu uyuşmazlığın tekrar yargıya taşınmasının mümkün olmadığı sonucuna varıldığından maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerektiği, davacıların manevi tazminat istemine gelince, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek, idarenin sorumluluğunu ortaya koyacak ve aynı zamanda zenginleşmeye de sebebiyet vermeyecek düzeyde bir manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği gözetilerek, davacı ... için 5.000,00 TL, eşi ... için 2.500,00 TL olmak üzere toplam 7.500,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 04/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tazmin edilmesi, fazlaya ilişkin kısımlarının ise reddi gerektiği sonucuna varıldığı gerekçesiye davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile davacılardan ... için talep edilen maddi tazminat isteminin reddine, davacı ... için 5.000,00 TL ve diğer davacı ... için 2.500,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, kabul edilen manevi tazminatın idareye başvuru tarihi olan 04/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idarelerce müştereken ve müteselsilen davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, istinaf başvurusuna konu kararın hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, davanın süresinde açıldığı iddiasıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, terör saldırısı ile ilgili olarak önceden alınan istihbari bir bilginin bulunmadığı, davanın süre aşımı nedeniyle reddi gerektiği, sosyal riskin yasalaşmış hali olan 5233 sayılı Kanunda manevi tazminat düzenlenmediğinden manevi tazminatın karşılanma olanağı bulunmadığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı haline getirilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla; davalı Gaziantep Valiliği tarafından ise, sosyal riskin yasalaşmış hali olan 5233 sayılı Kanunda manevi tazminat düzenlenmediğinden manevi tazminatın karşılanma olanağı bulunmadığı, manevi tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı haline getirilemeyeceği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacılar ve diğer davalı Gaziantep Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi, davacıların temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden, ...'ın Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ... mahallesinde 20/08/2016 tarihinde gerçekleştirilen düğün merasimi esnasında terör örgütünce yapılan canlı bomba saldırısı sonucu yaralandığı, 21/08/2016 tarihi saat 00:38'te Gaziantep 25 Aralık Devlet Hastanesinde tedavisine başlanıldığı ve tedavi süreci sonucunda 17/09/2016 tarihinde hastaneden şifa ile taburcu olduğu, sonrasında olay nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararın 5233 sayılı Kanun kapsamında karşılanması istemiyle davalı idareye yapılan 03/10/2016 tarihli başvuru üzerine, Gaziantep Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ...tarih ve ...sayılı kararı ile ...'a 4.034,46 TL'nin ödenmesine karar verildiği, ... tarafından bu tutar kabul edilerek sulhname imzalandığı ve 09/02/2017 tarihinde Vali oluru ile onaylandığı görülmektedir.
Akabinde, davacılar tarafından maddi ve manevi zararlarının genel hükümler çerçevesinde karşılanması gerektiğinden bahisle, 04/12/2018 tarihinde İçişleri Bakanlığına başvuru yapılmış, başvurunun zımnen reddi üzerine de bakılan dava açılmıştır.
Öte yandan, Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin
...tarih ve ...raporu numaralı engelli sağlık kurulu raporunda; " 2 yıl önce alev yanığı, bilateral elde, sol ayakta, sternal bölgede yanık skarı mevcut, kontraktür yok " bulgu ve teşhislerine yer verilerek ...'ın % 5 oranında tüm vucut fonksiyon kaybı bulunduğu belirtilmiş, raporun geçerlilik süresi 2 yıl olarak belirlenmiştir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.
Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.
Diğer taraftan, 17/07/2004 tarihinde kabul edilip, 27/07/2004 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 5233 sayılı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Kanun'un, 1. maddesinde, ''Bu Kanunun amacı, terör eylemleri veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle maddî zarara uğrayan kişilerin, bu zararlarının karşılanmasına ilişkin esas ve usulleri belirlemektir.''; 2. maddesinin 1. fıkrasında, ''Bu Kanun, 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 1 inci, 3 üncü ve 4 üncü maddeleri kapsamına giren eylemler veya terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle zarar gören gerçek kişiler ile özel hukuk tüzel kişilerinin maddî zararlarının sulhen karşılanması hakkındaki esas ve usullere ilişkin hükümleri kapsar; 7. maddesinde, ''Bu Kanun hükümlerine göre sulh yoluyla karşılanabilecek zararlar şunlardır: a) Hayvanlara, ağaçlara, ürünlere ve diğer taşınır ve taşınmazlara verilen her türlü zararlar, b) Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde uğranılan zararlar ile tedavi ve cenaze giderleri, c) Terörle mücadele kapsamında yürütülen faaliyetler nedeniyle kişilerin mal varlıklarına ulaşamamalarından kaynaklanan maddî zararlar''; 8. maddesinin 1. fıkrasında, ''7 nci maddede belirtilen zararlar, zarar görenin beyanı, adlî, idarî ve askerî mercilerdeki bilgi ve belgeler göz önünde tutularak olayın oluş şekli ve zarar görenin aldığı tedbirlere göre, zarar görenin varsa kusur veya ihmalinin de göz önünde bulundurulması suretiyle, hakkaniyete ve günün ekonomik koşullarına uygun biçimde komisyon tarafından doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile belirlenir.''; 9. maddesinde, ''Yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara altı katı tutarını geçmemek üzere yaralanma derecesine göre, b) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından üçüncü derece olarak tespit edilenlere dört katından yirmidört katı tutarına kadar, c) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından ikinci derece olarak tespit edilenlere yirmibeş katından kırksekiz katı tutarına kadar, d) Çalışma gücü kaybı, yetkili sağlık kuruluşları tarafından birinci derece olarak tespit edilenlere kırkdokuz katından yetmişiki katı tutarına kadar, e) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır. Nakdî ödemenin tespitine esas tutulacak miktar, ödeme yapılmasına ilişkin valinin veya Bakanın onayı tarihinde geçerli gösterge ve katsayı rakamları esas alınarak belirlenir. Birinci fıkranın (e) bendine göre belirlenen nakdî ödemenin mirasçılara intikalinde 4721 sayılı Türk Medenî Kanununun mirasa ilişkin hükümleri uygulanır. Cumhurbaşkanı, nakdî ödemeye esas tutulan gösterge rakamını yüzde otuza kadar artırmaya veya kanunî sınıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu Kanun kapsamındaki zararlardan dolayı, zarar gören kişilere gerçek veya özel hukuk tüzel kişileri tarafından yapılan ödemeler sebebiyle Devlete rücu edilemez. Nakdî ödemenin şekli, tutarı, yaralanma ve engellilik derecelerinin tespitine ilişkin esas ve usuller yönetmelikle belirlenir.''; 12. maddesinde, "Komisyon, doğrudan doğruya veya bilirkişi aracılığı ile yaptığı tespitten sonra 8 inci maddeye göre belirlenen zararı, 9 uncu maddeye göre hesaplanan yaralanma, engelli hâle gelme ve ölüm hâllerindeki nakdî ödeme tutarını, 10 uncu maddeye göre ifa tarzını ve 11 inci maddeye göre mahsup edilecek miktarları dikkate alarak, uğranılan zararı sulh yoluyla karşılayacak safi miktarı belirler. Komisyonca, bu esaslara göre hazırlanan sulhname tasarısının örneği davet yazısı ile birlikte hak sahibine tebliğ edilir. Davet yazısında hak sahibinin sulhname tasarısını imzalamak üzere otuz gün içinde gelmesi veya yetkili bir temsilcisini göndermesi gerektiği, aksi takdirde sulhname tasarısını kabul etmemiş sayılacağı ve yargı yoluna başvurarak zararının tazmin edilmesini talep etme hakkının saklı olduğu belirtilir. Davet üzerine gelen hak sahibi veya yetkili temsilcisi sulhname tasarısını kabul ettiği takdirde, bu tasarı kendisi veya yetkili temsilcisi ve komisyon başkanı tarafından imzalanır. Sulhname tasarısının kabul edilmemesi veya ikinci fıkraya göre kabul edilmemiş sayılması hâllerinde bir uyuşmazlık tutanağı düzenlenerek bir örneği ilgiliye gönderilir. Sulh yoluyla çözülemeyen uyuşmazlıklarda ilgililerin yargı yoluna başvurma hakları saklıdır.'' hükümleri bulunmaktadır.
Anılan Kanun'a dayanılarak çıkarılan Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hallerinde yapılacak ödemeler" başlıklı 21. maddesinde de, "Yaralanma, engelli hale gelme ve ölüm hâllerinde (7000) gösterge rakamının memur aylık katsayısı ile çarpımı sonucunda bulunan miktarın; a) Yaralananlara, altı katı tutarını geçmemek üzere, onda birinin doktor veya sağlık kurulu raporu ile belirlenen iş ve güce engel olma süresi ile çarpımı sonucunda belirlenecek tutarda, b) Çalışma gücü kaybı derece ve oranları için ekli cetvelde (EK-D) belirlenen katı tutarında, c) Ölenlerin mirasçılarına elli katı tutarında, nakdî ödeme yapılır." kuralı bulunmaktadır.
A) Temyize Konu Kararın Davacıların Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Olay sonucu ...'ın yaralanması sonucu açılan davada İdare Mahkemesince ... ve eşi ...'ın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile ... için 5.000,00 TL, eşi ... için 2.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş ve manevi tazminata yönelik davacıların istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle ...'ın uzun süre yanık tedavisi gördüğü ve vücudunda yanık izler kaldığı da dikkate alındığında davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı kanaatine varıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
B) Temyize Konu Kararın ...'ın Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Gaziantep ili, Şahinbey ilçesi, ...Mahallesinde 20/08/2016 tarihinde düğün merasimi esnasında terör örgütünce gerçekleştirilen canlı bomba saldırısının kamu düzenini bozmayı amaçlayan bir terör eylemi olduğu, olaya özgü olarak davalı idarelere ulaşan herhangi ihbar ve istihbari bilginin bulunmadığı göze alındığında idarelerinin hizmet kusuru sorumluluğundan söz edilemeyeceği, ayrıca idari eylem ile davacının uğradığı zarar arasında illiyet bağı bulunmaması; bir başka ifadeyle zararın, idareye tümüyle yabancı üçüncü kişiler olan terör örgütü mensuplarınca gerçekleştirilmesi karşısında; davalı idarenin kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyeceği, maddi zarar miktarının 5233 sayılı Kanun'un 9. maddesi ile Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesine göre hesaplanması gerektiği yönündeki değerlendirmeler Dairemizce de yerinde görülmüştür.
Bu doğrultuda, olay nedeniyle oluşan zararın miktarına ilişkin değerlendirmeye geçilmesi gerekmektedir. Terör eylemi sonucu yaralanan kişilerce açılan maddi tazminat davalarında, davacıda çalışma gücü kaybı da meydana gelmiş ise 5233 sayılı Kanun uyarınca davacıya ödenmesi gereken maddi tazminat miktarının, olay sonucu hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının yanında çalışma gücü kaybının dikkate alındığı 21. maddesinin (b) bendi uyarınca hesaplanacak tazminat tutarının toplanması suretiyle belirlenmesi gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, ...'ın yaptığı başvuru üzerine Gaziantep Valiliği 1 No'lu Zarar Tespit Komisyonunun ...tarih ve ...sayılı kararı ile ...'a 4.034,46 TL'nin ödenmesine karar verildiği, bu tutarın hastanede kalınan süre ve istirahat raporu süresinin dikkate alındığı Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendine göre hesaplandığı ve bunun sonucunda ... tarafından bu tutar kabul edilerek sulhname imzalandığı ve 09/02/2017 tarihinde Vali oluru ile onaylandığı dikkate alındığında uyuşmazlığın Yönetmeliğin 21. maddesinin (a) bendi uyarınca sona erdiği görülmekte ise de sulhname imzalandıktan sonra alınan Gaziantep Dr. Ersin Arslan Eğitim ve Araştırma Hastanesinin ...tarih ve ...numaralı 'Engelli Sağlık Kurulu Raporunda' ...'ın % 5 oranında tüm vucut fonksiyon kaybı bulunduğunun belirtildiği görüldüğünden Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendi dikkate alınarak ayrıca bir değerlendirme yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, belirtilen raporun geçerlilik süresi 2 yıl olup, bu süre dolduğundan öncelikle davacı ...'ın sağlık kuruluşuna başvurması sağlanarak Terör ve Terörle Mücadeleden Doğan Zararların Karşılanması Hakkında Yönetmeliğin 22. maddesi uyarınca, 20/02/2019 tarihli ve 30692 sayılı Resmî Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren "Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik" hükümleri gözetilerek davacının sürekli bir şekilde engel oranının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi, engel oranının tespit edilmesi halinde, son işlem tarihi olan İçişleri Bakanlığına yapılan başvurunun zımnen reddi tarihindeki memur aylık kat sayısı ile (7000) gösterge rakamının çarpımı sonucunda bulunan miktarın; Yönetmeliğin 21. maddesinin (b) bendine göre iş gücü kaybı oranının Ek-D cetvelde karşılık gelen katı ile çarpımı sonucu bulunacak tutarın ödenmesi gereken maddi tazminat olarak tespit edilmesi ve davalı idarelerce bu tutarın ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir.
Bu itibarla, eksik inceleme sonucu verilen ...'ın maddi tazminat isteminin reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının reddine yönelik temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesi kararının anılan kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE, davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu ...Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ...Bölge İdare Mahkemesi ...İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 31/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!