WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/1461 E.  ,  2023/5632 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1461
Karar No : 2023/5632

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ
İSTEYEN (DAVALI) : Sağlı...k Bakanlığı
VEKİLİ : Av. ...

MÜDAHİL (DAVALI YANINDA) : ...

İSTEMİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının kısmen onanmasına kısmen bozulmasına dair Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2019/8418, K:2022/852 sayılı kararının; taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı tarafından, İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde 10/01/2011 tarihinde gerçekleştirilen katarakt ameliyatında hizmet kusuru nedeniyle gözünü kaybettiği iddiasıyla, 40.000,00 TL (miktar artırımı ile 96.316,66 TL) maddi ve 250.000,00 TL manevi tazminatın ameliyat tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti : ...İdare Mahkemesinin, Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, ameliyat ortamında sterilizasyon kusuru olduğunun belirtildiği, buna göre, meydana gelen zararın davalı idarenin hizmet kusurunda kaynaklandığı, ancak davacının maddi zararının ispatlanamadığı ve varsayımsal olduğu gerekçesiyle maddi tazminat isteminin reddi, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, Danıştay (Kapatılan) Onbeşinci Dairesinin 28/01/2016 tarih ve E:2015/223, K:2016/295 sayılı kararıyla, maddi tazminat isteminin reddine yönelik kısmı ile hükmedilen manevi tazminata dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine yönelik kısmının bozulması, diğer kısımlarının ise onanması üzerine, bozma kararına uyularak verilen 19/12/2018 tarih ve E:2016/1855, K:2018/1663 sayılı kararıyla; davacının zararının 27/09/2018 tarihli bilirkişi raporuyla 96.316,66 TL olarak hesaplandığı, hükmedilen manevi tazminata davalı idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle 96.316,66 TL maddi tazminat talebinin kabulüne, 40.000,00 TL maddi tazminata davalı idareye başvuru tarihinden, 56.316,66 TL maddi tazminatın miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihten itibaren işletilecek faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, ilk kararda hükmedilen 50.000,00 TL manevi tazminat tutarına ise davalı idareye başvuru tarihi olan 09/03/2011 tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiştir.
Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvuruları üzerine Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2019/8418, K:2022/852 sayılı kararı ile temyize konu kararın, hükmedilen manevi tazminat tutarına davalı idareye başvuru tarihinden itibaren faiz işletilmesine yönelik kısmının onanmasına, maddi tazminat isteminin kabulüne yönelik kısmının ise bozulmasına karar verilmiştir.

KARAR DÜZELTME
TALEP_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, maddi tazminat miktarının dahi gerçek zararını karşılamaya yetecek nitelikte olmadığı, sağ gözündeki görme kaybı oranının %100 olduğu, Adli Tıp Kurumu'nca muayene edilerek bu hususun tespitinin gerektiği, davalı idare tarafından, iddia edilen zararın kanuni deliller ile ispatlanmaksızın tazminata hükmedilmesi hâlinde sebepsiz zenginleşmeye yol açılacağı, harçtan muaf olduğu, ileri sürülerek Danıştay Onuncu Dairesince verilen kararın düzeltilmesi istenilmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca ve davalı yanında müdahil tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Davacının karar düzeltme isteminin artırılan maddi tazminat miktarına işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden kabulü, esas yönünden reddi ile davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Davacının ve Davalı İdarenin Esasa İlişkin Karar Düzeltme İstemlerinin İncelenmesi:
Danıştay dava daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında, ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam edilen) 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir.
Kararın düzeltilmesi dilekçelerinde öne sürülen hususlar ise, anılan maddede yazılı nedenlerden hiçbirine uymamaktadır.
Bu nedenle, Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2019/8418, K:2022/852 sayılı kararının; yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısım dışında kalan hususlara yönelik kararın düzeltilmesi istemlerinin reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Davacının Karar Düzeltme İsteminin Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi;
Davacının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2019/8418, K:2022/852 sayılı kararı maddi tazminatın artırılan kısmına yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden kaldırılarak, bu kısıma ilişkin olarak temyiz istemi yeniden incelendi;

İNCELEME VE GEREKÇE :
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan maddi tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı 09/03/2011 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, İdare Mahkemesince verilen gerekçeli kararın hüküm fıkrasının "56.316,66 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 07/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin karar düzeltme isteminin reddine,
2. Davacının karar düzeltme isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile Danıştay Onuncu Dairesinin 21/02/2022 tarih ve E:2019/8418, K:2022/852 sayılı kararının artırılan maddi tazminat miktarına yürütülecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden kaldırılmasına, davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne,
3. Davanın kabulüne ilişkin ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının hüküm fıkrasının "... TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 07/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden alınarak davacıya ödenmesine" ilişkin kısmının BOZULMASINA,
4. Bozulan kısma ilişkin yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 16/10/2023 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.