WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 08 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2023/1043 E.  ,  2023/7454 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2023/1043
Karar No : 2023/7454

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :
1- …
2- …
3- …
4- …
VEKİLİ : Av. …

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. V. …
Hukuk Müşaviri Av. …

TEMYİZ EDEN
(DAVALI YANINDA MÜDAHİLLER) : 1- …
VEKİLİ : Av. …
2- …
VEKİLİ : Av. …
3- … Sigorta A.Ş.
VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN_KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca ve davalı idare yanında müdahiller tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun safra kesesi taşı sebebiyle 24/03/2017 tarihinde Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan ameliyat ve tedavi süreci neticesinde hayatını kaybetmesinde davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu iddiasıyla eş ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 625.434,00 TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; çocuk ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 108.930,00 TL) maddi, 150.000.00 TL manevi; çocuk ... için 1.000,00TL (miktar artırımı ile 64.516,00TL) maddi, 150.000,00 TL manevi; çocuk ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; dava konusu olay kapsamında düzenlenen Adli Tıp Kurumu raporunda, ayrıca davalı idare yanında müdahil Dr. ... hakkında yürütülen yargılama neticesinde ... Asliye Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dosyasında Hacettepe Üniversitesinden alınan raporda; muris ...'ya uygulanan tedavinin tıp kurallarına uygun olmadığının belirtilmesi nedeniyle olayda davalı idarenin hizmet kusurunun bulunduğu gerekçesiyle davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile ... için 625.434,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise miktar artırım tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), ... için 108.930,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise miktar artırım tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte), ...'ya 64.516,00 TL (1.000,00 TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise miktar artırım tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü, kısmen reddi ile ... için 75.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerine yönelik olarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; ... İdare Mahkemesi kararının, davacıların maddi tazminat taleplerinin aynen, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, toplam 1.023.880,00 TL maddi ve manevi tazminatın davalı idareden alınarak davacılara ödenmesine ilişkin kısmına karşı davalı idare ve davalı idare yanında müdahil Bekir Serdar Aksoy tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine, davalı idarenin istinaf başvurusunun vekalet ücreti yönünden kabulüne, Mahkemece reddedilen (375.000,00 TL) manevi tazminat miktarı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (davalı lehine belirlenen ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 10/2 maddesi uyarınca davacı taraf lehine hükmedilen ücreti geçemeyeceğinde) 24.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı idareye verilmesine, hükmedilen maddi tazminat miktarı (798.880,00 TL) üzerinden Mahkemesince Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar lehine 56.994,00 TL vekalet ücretine hükmedildiğinden tekrar vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğu, manevi tazminata faiz işletilmesi gerektiği, davalı idare ve davalı idare yanında müdahiller tarafından, olayda hizmet kusurunun bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporlarının eksik ve hatalı olduğu, olay kapsamında yeni bir bilirkişi raporu düzenlenmesi gerektiği, maddi tazminat hesabının hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın fahiş olduğu ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar ve davalı idare yanında müdahiller tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :
A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına işletilen yasal faizin başlangıç tarihine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İstinaf" başlıklı 45. maddesinin 3. fıkrasında, "Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir." hükmüne yer verilmiş; "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına, 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu nedenle, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden, Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının bu kısmının düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet görülmemiştir.
Bu durumda; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; "Davacıların, hükmedilen maddi tazminata işletilen yasal faizin başlangıç tarihine yönelik istinaf istemlerinin kabulüne; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, İstanbul 4. İdare Mahkemesinin 30/03/2021 tarih ve E:2019/2011, K:2021/467 sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan;
' a. ...'ya 625.434,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise ıslah tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine,
b. ...'ya 108.930,00-TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise ıslah tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine,
c. ...'ya 64.516,00 TL (1.000,00TL'lik kısmı için davalı idareye başvuru tarihinden itibaren, kalan kısım için ise ıslah tarihi olan 05/02/2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte) maddi tazminatın ödenmesine,' ibaresinin,
'a. ...'ya 625.434,00 TL
b. ...'ya 108.930,00 TL
c. ...'ya 64.516,00 TL
maddi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine...' şeklinde düzeltilmesine..." ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
B) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, İdare Mahkemesi Kararının, davacı tarafından ödenen nispi karar harcının yarısının davacılar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden Kanuna bağlı (1) sayılı Tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı Tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı Tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı Tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, geri kalanının kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.
Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı Tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.
Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle de Bölge İdare Mahkemesince, İdare Mahkemesi kararının, davalı idarece ödenmesi gereken bakiye nispi karar harcının yarısının davacılar üzerinde bırakılmasına ilişkin kısmının düzeltilmemiş olmasında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu durumda, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının; "Davacıların, nispi karar harcına yönelik istinaf istemlerinin kabulüne; 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, istinaf istemine konu İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan, '...davacı tarafından ödenen 4.837,18-TL nispi karar harcının yarısı olan 2.418,59-TL'nin davalı idare tarafından davacıya verilmesine,...' ibaresinin '...davacı tarafından ödenen 4.837,18 TL nispi karar harcının davalı idare tarafından davacılara verilmesine,...' şeklinde düzeltilmesine..." ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesi gerekmektedir.
C) Temyize Konu Bölge İdare Mahkemesi Kararının, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmemesine ilişkin kısmı yönünden incelenmesi:
Faiz; en basit biçimiyle, idarenin tazmin borcu bağlamında; kişilerin, idarenin eylem ve/veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip, yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun, uyuşmazlığa ilişkin ön karar başvurusunda bulunulduğu tarihteki haliyle 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği; bu isteklerinin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabileceği kuralı yer almaktadır.
Anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Öte yandan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." kuralı yer almıştır. Anılan hükümde usul hukuku kuralı olan taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiştir. Söz konusu ilke uyarınca hakimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olup ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıktır. Ayrıca söz konusu Kanun hükmü, emredici hüküm olduğundan mahkemece kendiliğinden dikkate alınması gerekmektedir.
Uyuşmazlıkta, dava dilekçesinde idareye başvuru tarihinden itibaren faiz isteminde bulunulmasına rağmen, İdare Mahkemesince, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmediği, Bölge İdare Mahkemesi kararının gerekçesinde ise hükmedilen manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiği belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında bu hususta hüküm kurulmadığı görülmektedir.
Buna göre, Bölge İdare Mahkemesince, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına, taleple bağlılık ilkesi gereği idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerekirken, bu tazminat tutarı yönünden faize ilişkin hüküm kurulmamasında hukuka uyarlık görülmemiştir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idare ve davalı idare yanında müdahillerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulü ile kısmen reddi yolunda verilen … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurularının kısmen kabulü, kısmen reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:..., K:… sayılı kararının, hükmedilen manevi tazminata faiz işletilmemesine ilişkin kısmının BOZULMASINA, diğer kısımlarının ise yukarıda belirtildiği şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 23/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.