Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/7530 E. , 2023/5955 K.
"İçtihat Metni"T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/7530
Karar No : 2023/5955
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- …
2- …
VEKİLLERİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı / …
VEKİLİ : Av. …
2- … Genel Müdürlüğü / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından; çocukları 2004 doğumlu …'in, 16/09/2009 tarihinde Ulukışla-Konya seferini yapan trenin Konya şehir içerisinden geçişi esnasında meydana gelen kazada hayatını kaybettiğinden bahisle olayda davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunduğu ileri sürülerek uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık baba … için 40.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, anne … için 40.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 130.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla; Danıştay Onuncu Dairesinin 10/11/2015 tarih ve E:2012/3862, K:2015/4817 sayılı bozma kararına uyularak, olay yerinin meskun mahal olması nedeniyle ve olay tarihinde vefat eden çocuğun yaşı dikkate alınarak davalı idarelerin olayın meydana gelmesinde %50 oranında kusuru bulunduğu ve davacıların uğradıkları zarardan müteselsilen sorumlu olduğu, davacıların tazminini istediği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanabilmesi için bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hükme esas alınabilecek nitelikte bulunan bilirkişi raporunda, davalı idarelerin kusur oranı (% 50) dikkate alınarak davacıların çocuklarının desteğinden yoksun kalmalarından kaynaklanan 10.234,95 TL tazminatın …'e, 11.546,55 TL tazminatın …'e dava tarihinden itibaren faizi ile birlikte ödenmesine, manevi tazminat istemleri yönünden ise; davacıların dava konusu olay nedeniyle duyduğu elem ve ıstırabın kısmen de olsa giderilebilmesi için her bir davacı için ayrı ayrı 12.500,00 TL olmak üzere toplam 25.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren faizi ile ödenmesine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davacılar tarafından; talep edilen manevi tazminat miktarının zenginleşmeye sebep olmayacak bir miktar olduğu, talepleri gibi karar verilmesi gerektiği, maddi tazminat yönünden ise on yıl önce alınan bilirkişi raporuna göre karar verildiği, yeni tarihli destekten yoksun kalma hesabı yapılması gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı … Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından; hemzemin geçitte alınacak önlemlerin …'nin sorumluluğunda olduğu, hemzemin geçidi kesen yolun Belediyelerinin sorumluluğunda olmadığı, davanın husumetten reddedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı … Genel Müdürlüğü tarafından; savcılıkça yapılan soruşturmanın takipsizlikle neticelendiği, vefat edenin kusurlu fiili ile illiyet bağının kesildiği, manevi tazminata faiz yürütülmesinin doğru olmadığı ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI :Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ :İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren, 2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca Danıştay Sekizinci ve Onuncu Dairelerinden oluşan Müşterek Kurulca; Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden davacıların ve davalı … Genel Müdürlüğünün yürütmenin durdurulması istemleri hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin, gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; davacıların çocuğu, 2004 doğumlu …'in, 16/09/2009 tarihinde Ulukışla-Konya seferini yapan trenin Konya şehir içerisinden geçişi esnasında meydana gelen kazada hayatını kaybettiği, davacılar tarafından anılan olay nedeniyle uğradıkları zararın karşılanması istemiyle 15/03/2010 tarihinde davalı …Genel Müdürlüğüne yapılan başvurunun reddedilmesi üzerine uğradıkları iddia edilen zararlara karşılık baba … için 40.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi, anne … için 40.000,00 TL maddi, 25.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 130.000,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasa'nın 125. maddesinde; idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır. Kamu hizmetinin görülmesi sırasında kişilerin uğradıkları özel ve olağandışı zararların idarece tazmini, Anayasa'nın 125. maddesi gereğidir.
İdare kural olarak, yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları ödemekle yükümlü olup; idari eylem ve işlemlerden doğan zararlar, idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 266. maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın, Maddi Tazminata İlişkin Kısımının İncelenmesi:
İdare Mahkemesince; davacıların maddi zararlarının tespiti için alınan 02/02/2011 tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak maddi tazminata hükmedildiği, Mahkeme kararının, Danıştay Onuncu Dairesinin kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak, 02/02/2011 tarihli bilirkişi raporu ile hesaplanan maddi tazminat miktarları üzerinden müterafik kusur indirimi yapılarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Buna göre; davacıların maddi zarar miktarlarının 02/02/2011 tarihinde düzenlenen güncel olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak belirlenmesi ve buna göre hüküm kurulması hakkaniyete uygun bulunmamaktadır.
Davacıların maddi tazminat miktarlarının tespiti için alınacak güncel bilirkişi raporunda; bakiye ömrün belirlenmesinde ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 Ulusal Mortalite Tablosu esas alınarak, destek yaşasaydı evleninceye kadar gelirinden anne ve babanın her birine %25, evlendikten sonra %16, ilk çocuk olduktan sonra %14, ikinci çocuk olduktan sonra %12,5 oranında pay ayıracağı kabul edilmeli, her anne ve babanın çocuğunu belli bir yaşa kadar (yüksek öğrenim görmeyeceğinin kabulü halinde 18 yaş, yüksek öğrenim göreceği kabul edildiği takdirde 25 yaş) büyütüp yetiştirme ödevi olduğundan, yapılacak araştırmada eşlerin sürekli ve düzenli bir geliri olup olmadığı, anne-babadan birinin kamu görevlisi olup olmadığı, ailenin sosyo ekonomik düzeyi gibi hususlar değerlendirilerek küçüğün yüksek öğrenim görüp görmeyeceği ve bu kapsamda ailenin yetiştirme gideri ayırmayı sonlandıracağı muhtemel tarih ile çocuğun aileye destek olmaya başlayacağı muhtemel tarihin takdir edilmesi gerekmekte olup ailenin yetiştirme gideri ayırmayı sonlandıracağı muhtemel tarih ile çocuğun aileye destek olmaya başlayacağı muhtemel tarih buna göre tespit edilmeli, müteveffanın yüksek öğrenim görüp görmeyeceği göz önünde bulundurularak yetiştirme giderleri hesaplanmalı, bu hesaplama yapılırken de gelir getirici bir işte çalışmadığından davacı annenin tazminat miktarından indirim yapılmamalı, yalnızca baba yönünden hesaplanacak tazminat miktarından asgari ücretin %5 (yüzde beşi)'i oranında yetiştirme gideri indirilmelidir.
Bu durumda 2022 yılı ve sonrasına yönelik asgari ücrete ve asgari geçim indirimine ilişkin olarak yapılan değişiklikler de dikkate alınarak bu konuda uzman bir bilirkişiden yeniden rapor alınması, ayrıca hukuki denetime elverişli olabilmesi açısından bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın tablo halinde raporda yer alması gerekmekte olup buna göre belirlenen maddi tazminat tutarlarına müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle yeniden karar verilmesi gerekmektedir.
B) Temyize Konu Kararın, Manevi Tazminata İlişkin Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin mal varlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlamaktadır. Tam yargı davalarının ve manevi tazminatın belirtilen niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın, zararın ve varsa idarenin kusurunun ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri hak ihlallerinin bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı olacak şekilde belirlenmesi, bununla birlikte olayın meydana geliş şekli, idari faaliyetin niteliği, zararlı sonuca etkisi ve idarenin sorumluluk sebebi gözetilerek hakkaniyetli ve makul bir tutarı aşmaması gerekmektedir.
Buna göre, manevi tazminat takdir edilirken, davacı yönünden, manevi tatmin duygusunu sağlamaya yetecek, zarara yol açan idari faaliyet sonucu duyulan elem ve ızdırabın kişi üzerindeki etki ve ağırlığını karşılayacak düzeyde olmasına; davalı yönünden ise, hakkaniyet sınırlarını aşmayan, ölçülü, adil dengeyi sağlayacak ve aşırı mali külfet oluşturmayacak makul bir seviyede olmasına dikkat edilmesi gerektiği açıktır.
İdare Mahkemesince, davacıların ayrı ayrı 12.500,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, kalan kısmının reddine karar verilmiş ise de; dava konusu olayın davacılar üzerinde yarattığı etki ve yaşadıkları sıkıntılar göz önünde bulundurulduğunda; Mahkemece davacılar için takdir edilen manevi tazminat miktarının, duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa giderecek düzeyde olmadığı görülmektedir.
Bu durumda, Mahkemece, manevi tazminatın, amaç ve niteliği dikkate alınarak davacıların talep ettikleri manevi tazminat miktarı makul ve hakkaniyete uygun olduğundan davacıların manevi tazminat istemlerinin tamamının kabulü gerekmektedir.
Bu itibarla, davacıların maddi ve manevi tazminat istemleri hakkında yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda yeniden karar verilmesi gerektiğinden hukuki isabet bulunmayan İdare Mahkemesi kararının tamamen bozulması gerektiği sonucuna varılmıştır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarelerin temyiz isteminin REDDİNE, davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harçlarının istemleri halinde ayrı ayrı davacılara ve davalı … Genel Müdürlüğüne iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/10/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!