Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/5373 E. , 2023/7466 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/5373
Karar No : 2023/7466
DAVACI: …
VASİSİ: …
DAVALI: Hasım gösterilmemiştir.
DAVANIN_KONUSU: Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 31/12/2019 tarih ve 16/1 sayılı "Kanun Yararına Bozma Taleplerinde Uyulması Gereken Usul ve Esaslar" konulu Genelgesinin iptali ve yürütmesinin durdurulması ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Kanun yararına bozma" başlıklı 309. maddesinin tekrar uygulamaya konulmasına karar verilmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Ehliyet yönünden davanın reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi uyarınca Tetkik Hakiminin raporu ve sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, gereği görüşüldü:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Dilekçeler üzerine ilk inceleme" başlıklı 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendinde, dava dilekçesinin, davacının dava açma ehliyeti olup olmadığı yönünden inceleneceği; aynı maddenin 6. fıkrasında, yukarıdaki hususların ilk incelemeden sonra tespit edilmesi halinde de davanın her safhasında 15. madde hükmünün uygulanacağı; "İlk inceleme üzerine verilecek karar" başlıklı 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendinde de, davacının, dava açma ehliyetinin bulunmadığı anlaşıldığında davanın reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 14. maddesinde, kısıtlıların fiil ehliyetinin bulunmadığı; 16. maddesinde, kısıtlıların, yasal temsilcilerinin rızası olmadıkça, kendi işlemleriyle borç altına giremeyecekleri; 407. maddesinde, bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkum olan her erginin kısıtlanacağı, cezayı yerine getirmekle görevli makamın, böyle bir hükümlünün cezasını çekmeye başladığını, kendisine vasi atanmak üzere hemen yetkili vesayet makamına bildirmekle yükümlü olduğu; 413. maddesinde, vesayet makamının, bu görevi yapabilecek yetenekte olan bir ergini vasi olarak atayacağı; 462. maddesi, 8. fıkrasında, vasinin dava açabilmesi için vesayet makamının izni gerektiği; 471. maddesinde ise, özgürlüğü bağlayıcı cezaya mahkumiyet sebebiyle kısıtlı bulunan kişi üzerindeki vesayetin, hapis halinin sona ermesiyle kendiliğinden ortadan kalkacağı hüküm altına alınmıştır.
Aktarılan yasal düzenlemelere göre bir yıl veya daha fazla süreli hapis cezasına mahkum olanların cezalarını çekmeye başlamaları üzerine, hükmü icra ile görevli idarenin durumu sulh hukuk mahkemesine hemen ihbar ederek vasi atanmasını sağlamakla yükümlü olduğu, kısıtlının, kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davalar dışındaki davaları vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesinin izni ile vasisi veya vasinin tayin edeceği vekili aracılığıyla açabileceği kuşkusuzdur.
Her ne kadar, Anayasa Mahkemesi'nin 22/03/2023 tarih ve E:2022/105, K:2023/54 sayılı kararıyla, 4271 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 407. ve 471. maddelerinin iptaline karar verilmiş ise de; Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı nedeniyle meydana gelecek olan hukuksal boşluğun kamu yararını olumsuz yönde etkileyecek nitelikte olduğu belirtilerek, Anayasanın 153. maddesi ve 6216 sayılı Kanun'un 66. maddesi, 3. fıkrası uyarınca, kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak (9) ay sonra yürürlüğe girmesine karar verildiğinden, iptaline karar verilen kanun hükümlerinin kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı 23/06/2023 tarihinden itibaren (9) ay boyunca (23/03/2024 tarihine kadar) yürürlükte kalacağı açıktır. Nitekim Anayasa Mahkemesinin 2013/6099 (41-42. paragraf) ve 2013/5876 (26 - 27. paragraf) başvuru numaralı kararlarında da, Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının yürürlüğünün ertelenmesi halinde, erteleme süresince iptali ertelenen kanun hükümünün yürürlükte olduğu ve bu hükmün ilgililere uygulanmasının kanunilik koşulunun ihlaline neden olmayacağı açıkça kabul edilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; 16 yıl, 8 ay hapis cezasına hükümlü bulunan davacının ... Sulh Hukuk Mahkemesinin … tarihinde kesinleşen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kısıtlandığı ve davacıya …'ın vasi olarak tayin edildiği, buna rağmen bakılan davanın, mevzuata aykırı olarak vasi tarafından veya davacının vasisinin tayin ettiği vekili tarafından açılmayıp bizzat ve doğrudan davacı asil tarafından açıldığı, Dairemizin 29/11/2022 tarih ve E:2022/5373 sayılı ara kararıyla, vasi …'a görülmekte olan davayı davacının vasisi olarak kendisinin veya tayin edeceği vekilin takip edip etmeyeceğinin sorularak davanın takip edilmesi halinde Sulh Hukuk Mahkemesinden alınmış izin belgesinin gönderilmesinin istenildiği, bu ara kararının 30/03/2023 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen, verilen süre içerisinde vasi … tarafından herhangi bir başvuruda bulunulmaması üzerine, Dairemizin 22/06/2023 tarihli ikinci ara kararı ile davayı takip etme iradesinin "ara kararı gereğinin yerine getirilmemesi durumunda dosyadaki bilgi ve belgelere göre karar verileceği" ihtarını içerecek şekilde vasiye ikinci kez sorulduğu, bu ara kararının da vasiye 08/10/2023 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen verilen süre içerisinde vasi … tarafından davanın takip edileceği yönünde bir başvuruda bulunulmadığı görüldüğünden, davacının vasisi konumunda bulunan …'ın görülmekte olan uyuşmazlığı takip iradesinin bulunmadığı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, dava açma ehliyetinden yoksun olan davacının vasisi tarafından takip edilmeyen davanın, davacının objektif ehliyet koşulunu taşımadığı gerekçesiyle ehliyet yönünden reddedilmesi gerekmektedir.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 14. maddesi, 3. fıkrası, (c) bendi ve 15. maddesi, 1. fıkrası, (b) bendi uyarınca ehliyet yönünden DAVANIN REDDİNE,
2. Davacının adli yardım talebi kabul edildiğinden dava açılırken tahsil edilmeyen ve ayrıntısı aşağıda gösterilen … TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına ve kararın kesinleşmesinden sonra davacıdan tahsili için ilgili vergi dairesi müdürlüğüne müzekkere yazılmasına,
3. Kararın bir örneğinin 7201 sayılı Kanun'un 19. maddesi uyarınca hükümlü …'a bilgi amaçlı olmak üzere tebliğini teminen Marmara 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumuna gönderilmesine,
4. Bu kararın tebliğini izleyen günden itibaren 30 (otuz) gün içinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere, 27/11/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!