Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2022/4950 E. , 2023/6676 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/4950
Karar No : 2023/6676
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR):
1) …
2) …
3) …
4) …
VEKİLLERİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR):
1) … Bakanlığı / ANKARA (… Bakanlığı)
VEKİLİ: Av. …
2) … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, Manisa ili Soma ilçesi sınırları içerisinde yer alan Eynez Maden Ocağı'nda 13/05/2014 tarihinde meydana gelen kazada yakınları …'ın hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi …, çocukları … ve …, kardeşi … için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesi … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacılardan … yönünden; dava konusu olaya ilişkin olarak açmış olduğu davasının ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla manevi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği ve bu karara ilişikin yapılan istinaf başvurusunun … Bölge İdare Mahkemesi ... Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla kesin olarak reddedildiğinden tarafları, konusu, sebebi aynı olduğundan incelenmeksizin reddine, diğer davacılar yönünden; 2015 yılında yapılan başvurunun reddine dair 27/05/2015 tarihli yazının hangi tarihte davacılara tebliğ edildiğine dair bilgi-belgenin Mahkemelerinin ara kararı ile istenilmesine rağmen davalı idare tarafından bu hususa ilişkin bilgi-belge gönderilmediği, başvuru tarihinde yürürlükte olduğu haliyle 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde, "(...) istek hakkında altmış gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren, dava süresi içinde dava açılabileceği" hüküm altına alındığı gözönünde bulundurulduğunda, başvurunun reddine dair işlemin davacılara tebliğ edilmemiş olduğunun kabulü halinde dahi, söz konusu başvurunun 60 gün içinde zımnen reddedilmiş sayılacağı ve bu tarihten itibaren de dava açma süresi içerisinde dava açılması gerektiği, uyuşmazlıkta 13/05/2014 tarihinden sonra 1 yıl içerisinde 04/05/2015 tarihli (ön) başvuru yapılmış ise de bu başvurunun reddine dair 27/05/2015 tarihli işlemin davacılara tebliğ tarihini; işlem davacılara tebliğ edilmemiş ise zımnen ret edilmiş sayılma tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde dava açılması gerekirken; Kanun'da düzenlenen 60 günlük süre geçirildikten çok sonra söz konusu olay nedeniyle tazminat ödenmesi istemi ile yeniden 04/11/2021 tarihinde yapılan ve süreyi canlandırmayan başvurunun reddedilmesi üzerine 13/01/2022 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı; süre aşımı nedeniyle işin esasının incelenmesinin hukuken mümkün olmadığı, öte yandan, davalı idarelerden Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüne 2021 yılından evvel başvuruda bulunulmamış ve işbu dava açılmadan önce Genel Müdürlüğe başvuruda bulunulmuş olmasının, "idarenin bütünlüğü" ve "idari yargı yerlerince resen inceleme yapılması" ilkeleri dikkate alındığında, işbu davanın süresi içerisinde açılıp açılmadığına ilişkin olarak yapılan değerlendirmeye etki eder bir yönünün de bulunmadığı gerekçesiyle davacılar …, …, … yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu … İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacılar tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI: Davacılar tarafından, dava konusu olaya ilişkin olarak müşteki sıfatıyla yer aldıkları … Ağır Ceza Mahkemesi nezdinden açılan E:… sayılı dosyanın henüz kesinleşmediği, Ağır Ceza Mahkemesinde görülmekte olan davada alınan bilirkişi raporu ile idarenin hizmet kusuru bulunduğunun ortaya konulduğu, bakılmakta olan davanın süresinde olduğu ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idareler tarafından davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY :
Manisa ili, Soma ilçesi, Eynez Maden Ocağında 13/05/2014 tarihinde gerçekleşen maden kazasında davacıların yakınları …'ın hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek davacılar tarafından, manevî zararların giderimi için
04/05/2015 tarihli dilekçe ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına yaptıkları başvurularının idarenin 27/05/2015 tarihli cevabı ile reddedildiği, 04/11/2021 tarihli dilekçeleri ile yaptıkları başvurularının Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemiyle ve Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğüce de cevap verme süresi içinde cevap verilmeyerek zımnen reddedilmesi üzerine müteveffanın eşi …, çocukları … ve …, kardeşi … için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun "Doğrudan doğruya tam yargı davası açılması" başlıklı 13. maddesinin 1. fıkrasında; "İdari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların idari dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gereklidir. Bu isteklerin kısmen veya tamamen reddi halinde, bu konudaki işlemin tebliğini izleyen günden itibaren veya istek hakkında otuz gün içinde cevap verilmediği takdirde bu sürenin bittiği tarihten itibaren dava süresi içinde dava açılabilir." kuralına yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda anılan usul kuralı ile idari eylemlerden hakları ihlal edilen ilgililerin, idari eylemleri öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve herhalde idari eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği hükme bağlanmıştır.
Tam yargı davaları idari eylem nedeniyle uğranılan zararın tazminini ifade etmektedir. Bu nedenle tam yargı davasının açılabilmesi için eylemin idariliğinin ve yol açtığı zararın ortaya çıkması zorunludur.
İdari eylem, idarenin işlevi sırasında bir hareketi, bir olayı, bir tutumu; idari karar ve işlemle ilgisi olmayan, başka bir deyişle öncesinde, temelinde bir idari karar veya işlem bulunmayan salt maddi tasarrufları anlatır.
Söz konusu eylemin idariliği ve doğurduğu zarar bazen eylemin yapılmasıyla birlikte ortaya çıkarken, bazen de çok sonra, değişik araştırma, inceleme ve hatta ceza yargılaması sonucu ortaya çıkabilmektedir.
Anılan düzenlemede, öngörülen bir yıllık idareye başvuru süresinin, zarara yol açtığı ileri sürülen idari eylemin yazılı bildirim veya öğrenme tarihinden itibaren başlayacağı ifade edilmekle birlikte, zararın ortaya çıkışının veya öğrenilmesinin idari eylemin öğrenilmesinden sonraya rastladığı durumlarda söz konusu sürenin zararın öğrenildiği tarihten başlatılması hakkaniyet gereğidir. Dolayısıyla, bir idari eylemin süregelen zararlara neden olduğu durumlarda idari eylem daha önce öğrenilmiş olsa bile geçmişteki idari eylemden kaynaklandığı açık olmak kaydıyla sonradan ortaya çıkan zararlar nedeniyle, zararın ortaya çıktığı/öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl içerisinde giderilmesi için idareye başvurulabileceğinin ve reddi halinde dava açılabileceğinin kabulü gerekmektedir. Başka bir ifade ile, zararın giderilmesi talebiyle idareye yapılan başvuru tarihinden geriye doğru bir yıl içerisinde meydana gelen/öğrenilen zararlar için tam yargı davası açılabilecek, bundan daha önce meydana gelmiş/öğrenilmiş zararlara yönelik davaların ise süre aşımı nedeniyle reddi gerekecektir.
Bu itibarla, 2577 sayılı Kanunun 13. maddesinde öngörülen 1 ve 5 yıllık sürelerin eylemin idariliğinin ve/veya zararın ortaya çıktığı tarihten itibaren hesaplanması zorunludur. Aksi yorumun zarara yol açan eylemin idariliğinin ortaya çıkmasıyla kullanılması mümkün olan dava açma hakkını ortadan kaldıracağı, hak arama özgürlüğüyle bağdaşmayacağı açıktır.
Ancak; idari istikrar ve idarenin sürekli dava tehdidi altında tutulmamasını amaçlayan ve hak düşürücü nitelikteki dava açma sürelerinin de; yukarıdaki ilke ve gerekler göz önünde bulundurulup, hak arama özgürlüğü ile idari istikrar ilkesi arasındaki denge korunarak maddi olaya özgülenerek uygulanması gerekmektedir.
Bakılan davada her ne kadar mahkemece; dava konusu olayın 13/05/2014 tarihinde meydana geldiği, davacıların idareye başvurularının ise 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen 5 yıllık süre dolduktan sonra 04/11/2021 tarihinde yapıldığı, başvuruların reddi üzerine bakılan davanın 14/01/2022 tarihinde açıldığı, davacılar tarafından 14/05/2014 tarihinden itibaren her durumda beş yıl içinde idari başvuru yapılması gerekirken bu süre geçirildikten sonra başvuru yapıldığı gerekçesiyle davanın süreaşımı nedeniyle reddine karar verilmişse de dava konusu olaya ilişkin olarak davacıların müşteki sıfatıyla yer aldıkları … Ağır Ceza Mahkemesi nezdinden açılan E:… sayılı dava dosyası incelenerek, 13/05/2014 tarihinde gerçekleşen olayın "idarilik" ilişkisinin sözkonusu davada verilen kararların kesinleştiği tarihte kurulduğunun kabulü ile en son bu tarihin esas alınması ve 1 yıllık sürenin bu tarihten başlatılması gerekmektedir.
Bu durumda; bakılmakta olan davada anılan davadaki kararın kesinleşme tarihi esas alınarak davanın süresinde olup olmadığı yönünden bir inceleme yapılması gerekirken eksik inceleme ve araştırma neticesinde davanın süre aşımı nedeniyle reddi yolunda verilen Mahkeme kararına yönelik Bölge İdare Mahkemesinin istinaf isteminin reddi yolunda verilen kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Davanın kısmen incelenmeksizin reddine, kısmen süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 08/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!