WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Temmuz 2026

DANIŞTAY 10. DAIRE

A- A A+

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2022/3448 E.  ,  2023/5235 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2022/3448
Karar No : 2023/5235

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...
VEKİLİ : Av. ...

TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1- ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...

2- ... Bakanlığı
VEKİLİ : ...

DİĞER DAVALI :... Valiliği
VEKİLİ : Av. ...

İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararının davacı, davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

DAVANIN_KONUSU : Davacı tarafından, 18/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda çocukları ... ile ... 'nun vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık 1.000,00 TL (miktar artırımı ile 177.668,72 TL) maddi ve 200.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.

YARGILAMA SÜRECİ :
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:... , K:... sayılı kararıyla, davacının manevi tazminat isteminin her bir çocuk için 50.000,00 TL olmak üzere 100.000,00 TL'lik kısmının kabulüne, maddi tazminat istemi ile fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, kabul edilen toplam 100.000,00 TL manevi tazminatın başvuru dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 07/03/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, idareye başvuru tarihinden önceki döneme ilişkin yasal faiz işletilmesi talebinin ise reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince, maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısma yönelik davacı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne kısmen reddine, manevi tazminat isteminin kısmen kabulüne ilişkin davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine, manevi tazminat isteminin kısmen reddine ilişkin davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine, 33.620,30 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren, 23.620,30 TL'lik kısmının ise miktar artırım dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 31/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, bu yönden İdare Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacı tarafından, uzun süre roket tehdidine maruz kalınmasına rağmen önlem alamayan idarelerin kusurlu olduğu, genel hükümlere göre tazminat hesaplanması gerektiği, aslında olay nedeniyle 3 çocuğunun vefat ettiği, ancak tercüman hatası ile 2 çocuk için talepte bulunulduğu, eşinin Suriye’de vefat ettiği, vefat edenin başka mirasçısı kalmadığından 5233 sayılı Kanuna göre çıkan tutarın yarısının verilmesinin isabetsiz olduğu, hükmedilen tazminatın düşük belirlendiği iddialarıyla, davalı İçişleri Bakanlığı tarafından önlenemez nitelikteki olayda idarelerinin sorumluluğunun bulunmadığı, manevi tazminata hükmetme koşullarının oluşmadığı, hükmedilen menevi tazminatın sebepsiz zenginleşmeye neden olacak seviyede olduğu iddialarıyla, davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından ise, idarelerinin olayda sorumluluğunun bulunmadığı, hasım mevkiinden çıkarılmaları gerektiği, manevi tazminatın daha düşük takdir edilmesi gerektiği, manevi tazminata faiz işletilemeyeceği, işletilse dahi başlangıcının karar tarihi olması gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMALARI : Davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmakta olup davacı ile Milli Savunma Bakanlığı ve Kilis Valiliği tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
A) Temyize Konu Kararın Maddi ve Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın bu kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Hükmedilen Maddi Tazminata İşleyecek Faizin Başlangıç Tarihine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar" başlıklı 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda Danıştay'ın, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırım suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda; temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında yer alan "33.620,30 TL maddi tazminatın 10.000,00 TL'lik kısmının idareye başvuru tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren, 23.620,30 TL'lik kısmının ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ tarihi olan 31/07/2019 tarihinden" ibaresinin "33.620,30 TL tazminatın tümünün idareye başvuru tarihi olan 07/03/2017 tarihinden itibaren" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının esasa yönelik temyiz istemi ile davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin REDDİNE, davacının maddi tazminata işleyecek faizin başlangıç tarihine yönelik temyiz isteminin KABULÜNE
2. Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının yukarıda belirtilen şekilde düzeltilerek ONANMASINA,
3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine,
4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.