Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/7247 E. , 2023/6750 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/7247
Karar No : 2023/6750
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
VEKİLİ : Av…
İSTEMİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacının bilirkişilik yapmaktan yasaklanmasına ilişkin İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararına yapmış olduğu itirazın reddine yönelik … tarih ve … itiraz sayılı kararının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararı ile davacı hakkında yapılan şikayet başvurusu üzerine yapılan araştırmada, davacının Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinde kayıtlı olmadığı, geçmiş listelerde de bilirkişilik kaydına rastlanılmadığının tespit edilmesine karşın halihazırda bilirkişi olarak görevli bulunmayan ve daha önceki yıllarda da bilirkişi olarak görev yapmamış davacının, Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 10. maddesinde düzenlenen saygınlık ve güven ilkesini ihlal ettiği gerekçesiyle 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun ilgili maddeleri uyarınca bilirkişilik yapmaktan yasaklanmasına ilişkin … tarih ve … karar numaralı İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu Başkanlığı kararına ilişkin işlemin yetki unsuru bakımından hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesince, istinafa konu İdare Mahkemesi kararı usûle ve hukuka uygun bulunarak davalı idarenin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENİN_İDDİALARI : Davalı idare tarafından, bilirkişilik siciline ve listesine kayıtlı olmayan ve daha önce de bir kaydı bulunmayan davacının sosyal medya profilinde bilirkişi olduğuna yönelik paylaşımlar yaptığı, gerçekte sahip olmadığı bir unvanı kullandığı, bu şekilde Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 10. maddesinde düzenlenen saygınlık ve güven ilkesini ihlal ettiği, bu kapsamda tesis edilen işlemlerin hukuka uygun olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
İstanbul Bilirkişilik Bölge Kuruluna, davacının sosyal medyada kendisini bilirkişi olarak tanıttığı; ancak bilirkişi olmadığı, eğer bilirkişi ise reklam yasağını ihlal ettiği yönünde yapılan ihbar neticesinde davacıya savunma davetiyesi çıkarılmışsa da davacı tarafından yazılı savunma yapılmamıştır.
Bunun üzerine, İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun … tarih ve … sayılı kararı ile davacının Bölge Kurulu listesinde kayıtlı bilirkişi olmadığı, geçmiş listelerde de kaydına rastlanılmadığı, buna karşılık sosyal medya hesaplarında kendisini bilirkişi olarak tanıttığı, bu yönüyle Bilirkişilik Yönetmeliği'nin 10. maddesi ve ve 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun 13. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi yollamasıyla 14. maddesinin 6. fıkrası uyarınca bilirkişilik yapmaktan yasaklanmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı tarafından yapılan itiraz ise İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun … tarih ve … itiraz sayılı kararı ile reddedilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, 12/08/2020 tarihinde kayda giren dilekçe ile İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulunun … tarih ve .. itiraz sayılı kararının iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
24/11/2016 tarih ve 29898 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan 6754 sayılı Bilirkişilik Kanunu'nun;
"Bilirkişilik sicilinin ve listesinin tutulması ile bilirkişinin görevlendirilmesi" başlıklı 12. maddesinde,
"(1) Bilirkişilik sicilinde aşağıdaki hususlar ile gerekli görülen diğer bilgiler yer alır:
a) Bilirkişinin adı ve soyadı ile iletişim bilgileri
b) Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası
c) Yerleşim yeri
ç) Mesleği
d) Temel ve alt uzmanlık alanları
e) Çalıştığı kurum veya kuruluşun adı
f) Bilirkişilik temel eğitim tarihi
g) Hazırlanan rapor sayısı
(2) Bilirkişilik sicili, bölge kurulları ile hâkim ve Cumhuriyet savcılarının erişimine açılır.
(3) Bilirkişilik siciline kayıtlı kişilerin ad ve soyadları, temel ve alt uzmanlık alanları ve meslekleri gösterilmek suretiyle bölge kurulu bilirkişi listesi oluşturulur. Bu listeler alenidir.
(4) Bilirkişiler, sicile kaydolmak şartıyla yemin ederek göreve başlar.
(5) Adli ve idari yargıda görev alacak bilirkişiler, bölge adliye mahkemelerinin yargı çevreleri esas alınmak suretiyle bilirkişilik bölge kurulları tarafından hazırlanan listelerden görevlendirilir. Ancak kendi bölge kurulu bilirkişi listesinde ilgili uzmanlık alanında bilirkişi olmasına rağmen diğer bir bölgedeki bilirkişinin, görevlendirme yapılan yere daha yakın bir mesafede bulunması durumunda, bu listeden de görevlendirme yapılabilir.
(6) Bölge kurulunun hazırladığı listede bilgisine başvurulacak uzmanlık dalında bilirkişi bulunmaması hâlinde, diğer bölge kurulları bilirkişilik listelerinden, burada da bulunmaması hâlinde, 10 uncu maddenin (d), (e) ve (f) bentleri hariç birinci fıkrasında yer alan şartları taşımak kaydıyla listelerin dışından bilirkişi görevlendirilebilir. Listelerin dışından görevlendirilen bilirkişiler, bölge kuruluna bildirilir.
(7) Yüksek mahkemelerin ilk derece mahkemesi olarak baktıkları işlerde, tüm bölge kurulları bilirkişilik listelerinde kayıtlı bilirkişiler arasından görevlendirme yapılabilir." hükmüne;
"Bilirkişilik sicilinden ve listesinden çıkarılma" başlıklı 13. maddesinde,
"(1) Bilirkişiler, aşağıdaki şartlardan birinin gerçekleşmesi hâlinde sicilden ve listeden çıkarılır:
a) Bilirkişiliğe kabul şartlarının kaybedilmesi veya sicile kabul tarihinde gerekli şartların bulunmadığının sonradan tespit edilmesi.
b) Kanuni bir sebep olmaksızın bilirkişilik yapmaktan kaçınılması veya raporun belirlenen süre içinde mazeretsiz olarak verilmemesi.
c) Bilirkişilik görevi ve bu görevin gerektirdiği etik ilkelerle bağdaşmayan, güven duygusunu sarsıcı tutum ve davranışlarda bulunulması.
ç) 3 üncü maddede belirtilen temel ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunulması.
d) Bölge kurulu tarafından yapılacak performans değerlendirmeleri sonucunda yeterli bulunulmaması.
e) Bilirkişilik süresinin dolmasına rağmen süresi içerisinde yenileme talebinde bulunulmaması.
f) Bilirkişinin sicilden çıkarılmayı talep etmesi.
(2) Birinci fıkranın (b), (c), (ç) ve (d) bentlerinde belirtilen hâllerde ihlalin niteliğine göre sicilden ve listeden çıkarma yaptırımı yerine uyarma veya bir yıla kadar geçici süreyle listeden çıkarma yaptırımı uygulanabilir." hükmüne;
"Denetim ve inceleme" başlıklı 14. maddesinde,
"(1) Bilirkişiler, görevleriyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladıkları raporların ilgili mevzuata uygunluğu bakımından bölge kurulları tarafından resen veya başvuru üzerine denetlenir.
(2) Hâkim veya Cumhuriyet savcısı, görevlendirdiği bilirkişinin göreviyle ilgili tutum ve davranışlarının veya hazırladığı raporun mevzuata uygun olmadığına ilişkin kanaat edinmesi durumunda, bu hususu bölge kuruluna bildirir.
(3) Bölge kurulları, bilirkişi raporlarını özel veya teknik bilgi yönünden denetleyemez.
(4) Bilirkişi raporlarının özel veya teknik bilgi yönünden içeriğine ilişkin bölge kurullarına başvuru yapılamaz; yapılan başvurular incelenmeksizin reddedilir.
(5) Bölge kurulu yaptığı inceleme sırasında yargı mercilerinden, kamu kurum ve kuruluşlarından, meslek odalarından, özel hukuk tüzel kişilerinden ve gerçek kişilerden inceleme konusuyla ilgili bilgi ve belge talep edebilir. İlgililerce bu talebin yerine getirilmesi zorunludur.
(6) Bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olmayıp da 12 nci maddenin altıncı fıkrası uyarınca görevlendirilenler ile listeye kaydolmaktan muaf tutulanlar, 3 üncü maddede belirtilen temel ilkeler ile etik ilkelere aykırı olarak bilirkişilik faaliyetinde bulunduklarının tespit edilmesi hâlinde, bölge kurulu kararıyla bilirkişilik yapmaktan yasaklanabilir. Bu karar, ilan edilmek üzere Daire Başkanlığına bildirilir." hükmüne,
"İtiraz ve dava hakkı" başlıklı 15. maddesinde,
"(1) Bölge kurulu kararlarına karşı, kararın tebliğ veya ilan tarihinden itibaren otuz gün içinde kararı veren bölge kuruluna itiraz edilir. Bölge kurulunun itiraz üzerine verdiği kararlara karşı yetkili idare mahkemesine dava açılabilir." hükmüne yer verilmiştir.
03/08/2017 tarih ve 30143 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilirkişilik Yönetmeliği'nin;
"Saygınlık ve Güven" başlıklı 10. maddesinde,
"(1) Bilirkişi, görevinin saygınlığını ve kişilerin adalete olan güvenini zedeleyen veya şüpheye düşüren her türlü tavır ve davranıştan kaçınır.
(2) Bilirkişi, kendisine tevdi olunan görevin her türlü kişisel veya özel menfaatin üzerinde olduğu bilinciyle hareket eder; görevini layıkıyla yerine getirir.
(3) Bilirkişi, görev almak amacıyla her türlü öneri veya girişimden kaçınır." hükmüne yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bilirkişilik Kanunu'nun 14. maddesinin 6. fıkrası, bilirkişilik sicili ve listesinde kayıtlı olmayıp da 12. maddesinin 6. fıkrası uyarınca (liste dışından) görevlendirilenler ile listeye kaydolmaktan muaf tutulanların bilirkişilik yapmaktan yasaklanmasını düzenlemektedir.
Somut olayda, davacının İstanbul Bilirkişilik Bölge Kurulu listesinde kayıtlı olmadığı, geçmiş listelerde de bilirkişilik kaydına rastlanılmadığı veya liste dışından bilirkişilik yapmış kimselerden olmadığı; buna karşılık sosyal medyada kendisini "iş ve sosyal güvenlik bilirkişi" olarak tanıttığı, gerçekte sahip olmadığı bir unvanı kullanarak hukuki bilgiye ulaşmak isteyen kişileri yanıltıcı sosyal medya paylaşımları yaptığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, her ne kadar, davacının mevcut statüsü anılan Kanun hükmü kapsamına girmese de davacının bilirkişi gibi hareket etmesi nedeniyle toplum nezdinde bilirkişi sanılabileceği, bu durumun uyuşmazlıkların çözümünde bilirkişiye başvurulması hâlinde karar verici makamların yargısal faaliyetlerine etki etmeyecek olsa bile hukuki bilgiye ulaşmak isteyen kimseleri yanıltabileceği, bilirkişilik müessesesine karşı olumsuz algı oluşturabileceği dikkate alındığında; kamu yararı gözetilerek idari tedbir niteliğinde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE,
2. Dava konusu işlemin iptaline ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesine gönderilmesine, 09/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!