Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6711 E. , 2023/8720 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6711
Karar No : 2023/8720
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ... (Yalnızca vefat eden davacılar ...ve ...'nun mirasçısı sıfatıyla)
VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ...Bakanlığı / ANKARA
VEKİLLERİ : Huk. Müş. Av. ...
Huk. Müş. Av. ...
DAVALI YANINDA MÜDAHİL : ...
VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararının, taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nun geçirdiği trafik kazasından sonra götürüldüğü Mersin Devlet Hastanesi acil polikliniğinde yapıldığı ileri sürülen hatalı tıbbi müdahale sonucunda 27/12/2000 tarihinde vefat ettiğinden bahisle destekten yoksun kalmaları nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen toplam 73.000,00 TL (miktar artırımı ile birlikte 405.703,39 TL) maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Daha önce davanın reddi yolunda verilen ısrar kararının Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 16/05/2018 tarih ve E:2016/3474, K:2018/2416 sayılı kararıyla bozulması üzerine, ... İdare Mahkemesince bozma kararına uyularak davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen tazminatın tamamına idareye başvuru tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi ve davayı takip etmeyen yasal mirasçılar yönünden isimlerinin belirtilmesi suretiyle yargılama gideri yönünden hüküm kurulması gerektiği, davalı idare tarafından, dava konusu olayda tazmin şartlarının gerçekleşmediği, idareleri aleyhine harca hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Taraflarca savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : İdare Mahkemesi kararının kısmen düzeltilerek onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
A) Temyize Konu Kararın Esas Yönünden İncelenmesi:
İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar esas yönünden usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Yasal Faizin Başlangıç Tarihi Yönünden İncelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmaya devam eden "Kararın bozulması" başlıklı 49. maddesinin 2. fıkrasında, temyiz incelemesi sonunda karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise Danıştayın kararı düzelterek onayacağı hükme bağlanmıştır.
Aynı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup; anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargı mercilerinde dava açılması halinde ise adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay’ın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un 5. maddesi ile de 2577 sayılı Kanun'a Geçici 7. madde olarak, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Belirtilen açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu; aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da davalı idareye başvurunun yapıldığı 23/02/2001 tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğinden, temyize konu Mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan "73.000,00-TL'sinin idareye başvuru tarihi olan 23/02/2001 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, geriye kalan 305.090,13-TL'sinin ise ıslah dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği 04/05/2021 tarihinden itibaren" ibaresinin "idareye başvuru tarihi olan 23/02/2001 tarihinden itibaren" şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.
C) Temyize Konu Kararın, Vefat Eden Davacıların Mirasçılarından ...ve ...Yönünden İncelenmesi:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "Tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik" başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında, "Dava esnasında ölüm veya herhangi bir sebeple tarafların kişilik veya niteliğinde değişiklik olursa, davayı takip hakkı kendisine geçenin başvurmasına kadar; gerçek kişilerden olan tarafın ölümü halinde, idarenin mirasçılar aleyhine takibi yenilemesine kadar dosyanın işlemden kaldırılmasına ilgili mahkemece karar verilir. Dört ay içinde yenileme dilekçesi verilmemiş ise, varsa yürütmenin durdurulması kararı kendiliğinden hükümsüz kalır."; 2. fıkrasında, "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir.
" hükmü yer almaktadır.
2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 2. fıkrasında yer alan "Yalnız öleni ilgilendiren davalara ait dilekçeler iptal edilir." hükmünden kastedilen, münhasıran ölenin şahsına sıkı sıkıya bağlı olan, başkalarına devir ve temliki veya miras yoluyla intikali mümkün olmayan haklarla ilgili davalardır. Bunun dışında, Türk Medeni Kanunu hükümleri uyarınca, ölene ait bulunan bütün haklar, mallar ve borçlar mirasçılara geçeceğinden, dava açılmakla mamelekî niteliğe dönüşen haklar da, ölenin malvarlığının bir bölümünü oluşturacağından, açılmış bulunan bu tür davaları ölenin mirasçılarının takip etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Dosyanın incelenmesinden, davacılardan ...'nun 28/02/2006 tarihinde, ...'nun ise 24/09/2018 tarihinde vefat ettiği, mirasçılarından ...ile davacılardan ..., ..., ...ve ...tarafından 15/07/2020 tarihli dilekçeyle davayı takip etmek için başvuruda bulunulduğu, mirasçılardan ...ve ...tarafından davanın takip edileceğine dair herhangi bir beyanda bulunulmadığı, bu husustaki ara kararına da cevap verilmediği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; miktar artırımı dilekçesinde, hesaplanan maddi zararın tamamının talep edilmesi nedeniyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine verilmesi hukuka uygun ise de, 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası uyarınca davayı takip hakkı kendisine geçen ...ve ...yönünden dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken, bu kısım yönünden hüküm kurulmamasında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Tarafların temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu ...İdare Mahkemesinin ...tarih ve E: ..., K: ...sayılı kararının davacılar yönünden yukarıda belirtilen şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, vefat eden davacılar ...ile ...'nun mirasçılarından ...ve ...yönünden 2577 sayılı Kanun'un 26. maddesinin 1. fıkrası hükmünün uygulanmasını teminen BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesi, 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/12/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!