Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6297 E. , 2023/5240 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6297
Karar No : 2023/5240
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) :
1- …
2- ...
3- ...
4- Kendisine asaleten ...'ya velayeten ...
VEKİLİ : Av. …
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1… Bakanlığı
VEKİLİ : Av. …
2- … Bakanlığı
VEKİLİ : 1. Huk. Müş. Yrd. …
3- … Valiliği / …
VEKİLİ : Av. …
İSTEMLERİN_KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, 12/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları ...'nın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 30.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi; çocuklar ..., ... için ayrı ayrı 35.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 850.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla, davacıların yakınının ölümüne neden olayla ilgili herhangi bir istihbari bilgi bulunmadığından ve olayın gelişimi bakımından idareyi kusurlandıracak sebebin olmaması nedeniyle davalı idarelerin kusur sorumluluğundan bahsetmeye hukuken olanak bulunmadığı, olayın, Devlete ve Anayasal düzeni yıkmaya yönelik olması, zarar gören bireye karşı kişisel husumetten kaynaklanmaması başka bir ifadeyle zarara uğrayan kişinin kendi kusur ve eylemleri sonucu değil toplumun bir bireyi olması nedeniyle zarar gördüğünden ortaya çıkan bu zararının özel ve olağan dışı niteliği de dikkate alınarak terör olaylarını önlemekle yükümlü olduğu halde önleyemeyen idarelerce sosyal risk ilkesine göre topluma pay edilmesi suretiyle tazmininin hakkaniyete ve sosyal devlet ilkesine uygun olacağı, "sosyal risk ilkesi" gereğince olayda davacıların yakını ...'nın ölümü nedeniyle davacıların uğradığı manevi zararın tespiti gerektiği, manevi değerlerinde meydana gelen eksilme ile duyulan acı, üzüntü ve sarsıntı karşılığı olarak, takdiren müteveffanın babası ... için 50.000,00 TL, annesi ... için 50.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL, olmak üzere toplam 250.000,00 TL tazminatın davacılara ödenmesi gerektiği, davanın maddi tazminat istemine ilişkin kısmına gelince, davacılardan eş ...'nın hak sahibi ve hak sahiplerinin yetkili temsilcisi sıfatıyla yaptığı maddi tazminat ödenmesi istemli başvuru üzerine Kilis Valiliği Zarar Tespit Komisyonu Başkanlığı'nın 10/05/2016 tarih (Mahkeme Kararında sehven 15/06/2016 yazılmıştır.) ve 110 sayılı kararıyla adı geçenin sulhname imzalamaya davet edilmesi sonucu ölümden kaynaklanan tüm maddi zararların 31.086,00 TL olduğu taraflarca kabul edildiği ve sulhnamenin hak sahibi ve yetkilli temsilcisi sıfatıyla imzalandığının anlaşıldığı, 5233 sayılı Kanunun amacı, gerekçesi ve 12. madde metninin birlikte değerlendirilmesinden, sulhnamenin imzalanmasıyla maddi tazminat konusundaki uyuşmazlık ortadan kalktığı için davacıların maddi tazminat talebinin reddine hükmetmek gerektiği gerekçesiyle, müteveffanın babası ... için 50.000,00 TL, annesi ... için 50.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ... için 50.000,00 TL, ... için 50.000,00 TL olmak üzere toplam 250.000,00 TL manevi tazminat isteminin kabulüne, davacıların maddi tazminat istemleri ile fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerinin reddine, davacılar için kabul edilen toplam 250.000,00 TL manevi tazminatın başvuru dilekçesinin idareye tebliğ edildiği 16/02/2017 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, başvuru dilekçesinin idareye tebliğinden önceki döneme ilişkin yasal faiz işletilmesi taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinafa konu kararın, maddi tazminata ilişkin kısmı yönünden davacıların istinaf başvurularının incelenmesinden, istinaf başvurusuna konu kararın, maddi tazminatın kabule ilişkin kısmının sonucu ve gerekçesi itibarıyla hukuka ve usule uygun olduğu, kararın manevi tazminata ilişkin kısmı yönünden davacılar ve davalıların istinaf başvurularının incelenmesinden, davacılar yakınının toplumun bütününe yönelik gerçekleştirilen terör eylemi sonucu hayatını kaybetmesi sonucu, davacıların yaşadığı elem ve ızdırap nedeniyle maruz kaldığı özel ve olağanüstü nitelikteki manevi zararlarının sosyal risk ilkesi gereğince karşılanması gerektiği, bu yönüyle istinafa konu İdare Mahkemesi kararının gerekçesi yerinde görülmüş ise de, zarara yol açan olayın oluş şekli, davalı idarelerin hizmet kusurunun bulunmaması (tazminat sorumluluğunun nedeninin sosyal risk ilkesi olması), davacıların iktisadi ve toplumsal durumu ile Dairelerinin benzer olaylardaki kararlarında takdir ettiği tazminat miktarları birlikte değerlendirildiğinde, İdare Mahkemesince hükmedilen manevi tazminatın murisin anne-baba ve çocukları için yüksek belirlendiği, buna göre, manevi tazminatın amaç ve niteliği ile belirtilen ölçütler dikkate alındığında davacılar yakınının hayatını kaybetmesi nedeniyle duyulan acı, üzüntü ve manevi sarsıntının kısmen de olsa karşılanması amacıyla, takdiren müteveffanın babası ... için 25.000,00 TL, annesi ... için 25.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, olmak üzere toplam 180.000,00 TL tazminatın davacılara idarenin temerrüte düştüğü 16/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat talebinin ise reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesinin maddi tazminat isteminin reddine ilişkin kısmının kaldırılmasına yönelik, davacıların istinaf başvurularının reddine, davacıların manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile takdiren müteveffanın babası ... için 25.000,00 TL, annesi ... için 25.000,00 TL, eşi ... için 50.000,00 TL, çocukları ... için 40.000,00 TL, ... için 40.000,00 TL, olmak üzere toplam 180.000,00 TL tazminatın davacılara idarenin temerrüte düştüğü 16/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine, fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin ise reddi ile davalı idarelerin kabul edilen tazminat tutarına yönelik istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, maddi tazminatın belirlenmesinin olaya göre farklılık arz ettiği ancak bilirkişi raporu ile ortaya konulabileceği, imzalanan sulhnameye konu ödemede somut olayın özelliklerinin gözardı edildiği için bağlayıcılığının bulunmadığı, sulhnamenin olaydan 1 ay sonra imzalandığı, gabin niteliğinde olduğu, 10 ay boyunca 100'ün üzerinde roket düştüğü, olayın önlenemez olduğunu söylemeye imkan bulunmadığı, idarenin kusuru bulunduğu, manevi tazminat düşük takdir edilerek hakkaniyetsiz davranıldığı iddialarıyla; davalı İçişleri Bakanlığı tarafından, önlenemez nitelikteki olay nedeniyle sorumlulukları bulunmadığından manevi tazminata hükmedilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğu iddialarıyla; davalı Milli Savunma Bakanlığı tarafından, nedensellik bağı bulunmadığından tazmin sorumluluğunun olmadığı, manevi tazminata faiz yürütülmesi halinde başlangıç tarihinin karar tarihi olması gerektiği, idarelerinin harçtan muaf olduğu, manevi tazminat talebinin sebepsiz zenginleşme niteliğinde fahiş olduğu iddialarıyla; davalı Kilis Valiliği tarafından ise, önlenemez nitelikteki olay nedeniyle sorumlulukları bulunmadığından manevi tazminata hükmedilemeyeceği, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğu, 5233 sayılı Kanunda manevi tazminatın düzenlenmediği, sulhname imzalandığı için tazminata hükmedilemeyeceği iddialarıyla temyize konu kararın aleyhlerine olan kısımlarının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMALARI : Davalı idareler tarafından davacıların temyiz isteminin reddi gerektiği, davacılar tarafından da davalı İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığının temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmakta olup davalı Kilis Valiliğinin temyiz dilekçesine karşı savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacıların temyiz isteminin kısmen kabulü kısmen reddi, davalı idarelerin temyiz istemlerinin reddi ile temyize konu kararın davacılardan ..., ... ve ...'nın maddi tazminat istemine yönelik kısmı ile ...'nın manevi tazminat istemine yönelik kısmının onanması; ..., ..., ... ve ...'nın manevi tazminat istemlerine yönelik kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Davacılar tarafından, 12/04/2016 tarihinde Suriye ülkesinin kuzeyindeki DAEŞ terör örgütünün hakimiyetinde bulunan bölgeden fırlatıldığı tespit edilen roket mermisinin Kilis iline düşerek patlaması sonucunda yakınları ...'nın vefat etmesi nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zarara karşılık müteveffanın eşi ... için 30.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi; çocuklar ..., ... için ayrı ayrı 35.000,00 TL maddi, 150.000,00 TL manevi, annesi ... ve babası ... için ayrı ayrı 150.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 850.000,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
Yine, Anayasa'nın 2. maddesinde, Devletin nitelikleri sayılmış ve sosyal bir hukuk devleti olduğu vurgulanmış; 5. maddesinde, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak, kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak surette sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli şartları hazırlamaya çalışmak Devletin temel amaç ve görevleri arasında sayılmış olup, "Kişinin dokunulmazlığı, maddi ve manevi varlığı" başlıklı 17. maddesinde, herkesin yaşama, maddi ve manevi varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahip olduğu vurgulanmıştır.
Bu düzenlemelerden, tüm vatandaşların yaşama haklarının, devlet güvencesi ve onun pozitif yükümlülüğü kapsamı içinde koruma altında olduğu anlaşılmaktadır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize Konu Kararın Davacılardan ..., ... ve ...'nın Maddi Tazminat İstemine Yönelik Kısmı ile ...'nın Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Bölge idare Mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın belirtilen kısımları usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın anılan kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize Konu Kararın Davacılardan ..., ..., ... ve ...'nın Manevi Tazminat İstemine Yönelik Kısmının İncelenmesi:
Manevi tazminat, kişinin malvarlığında meydana gelen eksilmeyi gidermeye yönelik bir tazmin aracı değil, manevi değerlerinde bir eksilme meydana gelen ve yaşama sevinci ve zevki azalan kişinin manen tatminini sağlamaya yönelik bir tazmin aracıdır. Manevi zararın başka türlü giderim yollarının bulunmayışı veya yetersiz kalışı manevi tazminatın parasal olarak belirlenmesini zorunlu kılmaktadır. Manevi tazminat, olay nedeniyle duyulan elem ve ızdırabı kısmen de olsa hafifletmeyi amaçlar. Belirtilen niteliği gereği manevi tazminatın, zenginleşmeye yol açmayacak şekilde belirlenmesi gerekmekte ise de, tam yargı davalarının niteliği gereği takdir edilecek manevi tazminat miktarının, olayın ağırlığını ortaya koyacak, hukuka aykırılığı özendirmeyecek, bir başka ifade ile benzeri olayların bir daha yaşanmaması için caydırıcı ve aynı zamanda cezalandırıcı bir miktarda olması gerekmektedir.
Müteveffanın babası ..., annesi ... ile çocukları ... ve ...'nın manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile her biri için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminat istemlerinin kabulü yolundaki İdare Mahkemesi kararına karşı davalı idarelerin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı 25.000,00 TL, çocukları için ayrı ayrı 40.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmişse de ilgililerin duyduğu elem ve üzüntünün kısmen giderilmesini sağlayan manevi bir tatmin aracı olduğu gözetildiğinde, dava konusu olay nedeniyle yakınlarını kaybetmeleri dikkate alındığında davacıların manevi varlığında meydana gelen zararın giderilebilmesi için hükmedilen manevi tazminat tutarının yetersiz kaldığı kanaatine varıldığından, temyize konu kararın belirtilen kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.
Nitekim dava konusu olay tarihine yakın bir tarihte aynı bölgeden gerçekleştirilen roket mermisi saldırısında babaları vefat eden kişiler tarafından açılan tazminat davasında, İdare Mahkemesince müteveffanın çocukları için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, manevi tazminata yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, akabinde tarafların temyiz istemi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 15/09/2021 tarih ve E:2021/3999, K:2021/4096 sayılı kararı ile manevi tazminata ilişkin kısmın onanarak kesinleştiği, benzer başka bir dosyada ise müteveffanın anne ve babası için ayrı ayrı 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği, bu kısma yönelik istinaf başvurularının reddine karar verildiği, akabinde tarafların temyiz istemi neticesinde Danıştay Onuncu Dairesinin 23/05/2023 tarih ve E:2019/11559, K:2023/2700 sayılı kararı ile anılan kısmın onanarak kesinleştiği görülmektedir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz isteminin kısmen KABULÜNE, kısmen REDDİNE; davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE,
2. Temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacılardan ..., ... ve ...'nın maddi tazminat istemine yönelik kısmı ile ...'nın manevi tazminat istemine yönelik kısmının ONANMASINA, ..., ..., ... ve ...'nın manevi tazminat istemine yönelik kısmının BOZULMASINA,
3. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 05/10/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!