Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/6280 E. , 2025/2313 K.
"İçtihat Metni" T.C.
D A N I Ş T A Y
ONUNCU DAİRE
Esas No : 2021/6280
Karar No : 2025/2313
TEMYİZ EDEN (DAVACILAR): 1- Kendi adına asaleten; ... ve ... adına velayeten ...
2- ...
3- ...
4- ...
5- ...
6- ...
VEKİLLERİ : Av. ...
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı / ANKARA
VEKİLİ : 1. Hukuk Müşaviri Yrd. V. ...
İSTEMLERİN_KONUSU : ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacılar tarafından, yakınları ...'nin 09/04/2016 tarihinde Mardin ili, Derik ilçesi, ... Mahallesinde yaşanan trafik kazasında güvenlik güçlerinin şüpheli şahsı kovalaması ve sonrasında şüpheli şahsa ve etrafa ateş etmesi neticesinde hayatını kaybettiğinden bahisle olayda davalı idarenin sorumluluğu bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın eşi ... için 3.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 237.667,24 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 4.776,97 TL) ve ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 45.878,12 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, diğer davacı çocukları için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla; maddi tazminat istemi yönünden, dava konusu olayın meydana gelmesinde hizmet kusurunun bulunduğu, dava dosyasına sunulan 24/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda hesaplanan ... için 234.667,24 TL, ... için 4.776,97 TL, ... için 45.878,12 TL'nin ödenmesi gerektiği, manevi tazminat istemi açısından, manevi zararı doğuran ölüm olayının gerçekleşmiş olması ve mütevaffaya atfı kabil bir kusurun bulunmaması, zarar gören davacılar ile hayatını kaybeden kişi arasındaki yakınlık derecesi dikkate alınarak davacıların duyduğu elem ve ızdırabın bir nebze dindirilmesi amacıyla davacı eş ... için 40.000,00 TL, çocuklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı olmak üzere 15.000,00 TL manevi tazminatın idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerektiği gerekçesiyle maddi tazminat istemlerinin kabulüne, manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından; ... için talep edilen maddi tazminat miktar artırımı ile 237.667,24 TL'ye yükseltilmesine rağmen Mahkemece sehven 234.667,24 TL talep edilmiş gibi karar verildiği, hükmedilen manevi tazminat miktarının düşük olduğu, olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği ileri sürülmektedir. Davalı idare tarafından; dava konusu zarar ile idarenin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığı, olayın terör eyleminden kaynaklanıp kaynaklanmadığının araştırılmadığı, maddi tazminat isteminin reddi gerektiği, 5233 sayılı Kanun'da manevi tazminatın düzenlenmediği, manevi tazminata idareye başvuru tarihinden itibaren faiz yürütülmesinin hatalı olduğu ileri sürülmektedir.
TARAFLARIN_SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, davacıların temyiz istemlerinin reddi gerektiği savunulmaktadır. Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...
DÜŞÜNCESİ : Bölge İdare Mahkemesi kararının kısmen onanması, kısmen bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dosyanın incelenmesinden; 09/04/2016 tarihinde Mardin ili, Derik ilçesi, ... Mahallesinde yaşanan trafik kazasında güvenlik güçlerinin şüpheli şahsı kovalaması ve sonrasında şüpheli şahsa ve etrafa ateş etmesi neticesinde olay yerinde tesadüfen bulunan davacıların yakını ...'nin hayatını kaybettiği, davacılar tarafından maddi ve manevi zararlarının tazmini talebiyle davalı idareye başvuruda bulunulduğu, başvuru dilekçesinin Mardin Valiliğine yönlendirildiği, Mardin Valiliği Zarar Tespit Komisyonunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile süre yönünden talebin reddine karar verilmesi üzerine, müteveffanın eşi ... için 3.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 237.667,24 TL) maddi ve 100.000,00 TL manevi, çocukları ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 4.776,97 TL) ve ... için 1.000,00 TL (miktar artırımı sonucu 45.878,12 TL) maddi, 30.000,00 TL manevi, diğer davacı çocukları için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT:
Anayasanın 125. maddesinde, idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolunun açık olduğu belirtildikten sonra, son fıkrasında, idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlü olduğu hükme bağlanmıştır.
İdare, kural olarak yürüttüğü kamu hizmetiyle nedensellik bağı kurulabilen zararları tazminle yükümlü olup; idari eylem ve/veya işlemlerden doğan zararlar idare hukuku kuralları çerçevesinde, hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkeleri gereği tazmin edilmektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
A) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı ile maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, İdare Mahkemesi kararının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin kısmına karşı taraflarca yapılan istinaf başvurularının reddine dair kısmı ile maddi tazminat istemlerinin kabulüne ilişkin kısmına karşı davalı idarece yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmı usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
B) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının, İdare Mahkemesi kararının davacı ...'nin maddi tazminat isteminin kabulüne ilişkin kısmına karşı davacılar tarafından yapılan istinaf başvurusunun reddine dair kısmının incelenmesi:
Davacılar tarafından dava dilekçesinde davacı eş ... için 3.000,00 TL, yaşı küçük çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 1.000,00 TL maddi tazminat talep edilmiş, Mahkemece alınan 24/02/2019 tarihli bilirkişi raporunda ... için 237.667,24 TL, ... için 4.776,97 TL, ... için 45.878,12 TL maddi tazminat hesabı yapılmış, davacılar tarafından 04/03/2019 havale tarihli miktar artırım dilekçesi ile maddi tazminat miktarlarının bilirkişi tarafından hesaplanan ... için 237.667,24 TL, ... için 4.776,97 TL, ... için 45.878,12 TL olarak artırıldığı belirtilmiştir.
İdare Mahkemesince, davacılardan ... için talep edilen maddi tazminatın 234.667,24 TL'ye yükseltildiği kabul edilerek maddi tazminat istemlerinin kabulüne, 234.667,24 TL maddi tazminatın davacı ...'ye ödenmesine karar verildiği, Bölge İdare Mahkemesince de davacıların bu husustaki istinaf başvurusunun reddine karar verildiği görülmektedir.
Oysa, davacılar tarafından maddi tazminat miktarlarının bilirkişi tarafından hesaplanan rakamlar doğrultusunda artırıldığı ve davacı ... için 237.667,24 TL'ye yükseltildiği görülmekte olup, İdare Mahkemesince sehven karar verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda, davacılardan ... yönünden miktar artırımı ile artırılan tazminat tutarı üzerinden maddi tazminatın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönden hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
C) Temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararının hükmedilen maddi tazminatın miktar artırımı suretiyle artırılan kısmına miktar artırımı dilekçesinin davalı idareye tebliğ edildiği tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi yönünden incelenmesi:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 13. maddesinde, idari eylemlerden hakları ihlal edilmiş olanların dava açmadan önce, bu eylemleri yazılı bildirim üzerine veya başka suretle öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her halde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde idareye başvurarak haklarının yerine getirilmesini istemeleri gerektiği kuralı yer almakta olup, anılan maddede, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, görevli olmayan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda dava açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştayın içtihatlarıyla kabul edilmiştir.
Kanun'un 16. maddesinin 4. fıkrasına 30/04/2013 tarihinde yürürlüğe giren 6459 sayılı Kanun'un 4. maddesi ile, “Ancak, tam yargı davalarında dava dilekçesinde belirtilen miktar, süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin nihai karar verilinceye kadar, harcı ödenmek suretiyle bir defaya mahsus olmak üzere artırılabilir ve miktarın artırılmasına ilişkin dilekçe otuz gün içinde cevap verilmek üzere karşı tarafa tebliğ edilir.” cümlesi; aynı Kanun'un Geçici 7. maddesiyle de, “Bu maddeyi ihdas eden Kanunla, bu Kanunun 16. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen hüküm, kanun yolu aşaması dahil, yürürlük tarihinde derdest olan davalarda da uygulanır.” cümlesi eklenmiştir.
Aktarılan düzenlemeyle, nihai karar verilinceye kadar harcı ödenmek ve bir defaya mahsus olmak üzere, “süre veya diğer usul kuralları gözetilmeksizin” dava dilekçesinde gösterilen tazminat miktarının artırılmasına imkan verilmektedir. Böylelikle, artırılan miktar açısından da dava dilekçesinin verildiği tarihteki hukuksal koşullar geçerli bulunmaktadır.
Nitekim Danıştay İçtihatları Birleştirme Kurulunun 16/04/2025 tarih ve 32872 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 24/10/2024 tarih ve E:2021/5, K:2024/2 sayılı kararıyla da tam yargı davalarında miktar artırımında bulunulması halinde, dava dilekçesinde talep edilen miktara hangi tarihten itibaren faize hükmedilecekse artırılan miktara da aynı tarihten itibaren faize hükmedilmesi gerektiğine karar verilmiştir.
Yapılan bu açıklamalar karşısında, miktar artırımına ilişkin dilekçenin yeni bir dava niteliğinde olmayıp mevcut davada talep edilen tazminat miktarının miktar artırımı suretiyle artırımına olanak sağlayan yasal bir hakkın kullanımına ilişkin olduğu da göz önünde bulundurulduğunda, artırılan tazminat miktarı yönünden davanın kabul edilmesi halinde, yasal faizin başlangıcının bu miktar yönünden de, idarenin uyuşmazlığın esasında ihtilafa, bir başka anlatımla temerrüde düştüğü tarih olduğu, aksi bir durumun hakkaniyete aykırı olacağı sonucuna varılmaktadır.
Bu durumda, artırılan tazminat miktarı bakımından da, idareye başvurunun yapıldığı tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğinden Bölge İdare Mahkemesi kararında bu yönden de hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacıların temyiz istemlerinin KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, davalı idarenin temyiz isteminin REDDİNE,
2. ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı temyize konu kararının manevi tazminat istemleri ile davacı çocukların maddi tazminat istemleri yönünden ONANMASINA, davacı eş ...'nin maddi tazminat istemi ile miktar artırımı ile artırılan maddi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönlerinden BOZULMASINA,
3. Bozulan kısımlar yönünden yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 30/04/2025 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Dilekçeniz oluşturuluyor. Bu süreç biraz zaman alabilir, ancak sıkılmamanız için aşağıda dilekçe oluşturulmasını istediğiniz konuda benzer içtihatları listeledik. İncelemek isteyebilir veya bekleyebilirsiniz. Dilekçeniz oluşturulduktan sonra ekranda sizinle paylaşılacaktır. Sabrınız için teşekkür ederiz!